1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Küresel Isınma Biliçlendirme Platformu

  1. #1
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart Küresel Isınma Biliçlendirme Platformu

    DÜNYANIN SUYU ISINIYOR
    GÜNSELİ IŞIK





    Amerika seçimlerinde George W. Bush’un rakibi olarak tanıdığımız Al Gore, üniversiteden bu yana küresel ısınma konusuyla ilgileniyor. Bu alandaki ilk araştırmaları yapan bilim adamları, onun hocaları.
    Altı yaşındaki oğlunun ciddi bir trafik kazası geçirmesi, ablasının akciğer kanserinden ölümü ve son olarak seçimlerdeki mağlubiyeti gibi kişisel acılar da bu bilgilere eklenince kendini yollara vuran Al Gore, dünyanın pek çok yerinde küresel ısınma tehdidiyle ilgili binden fazla konferans vermiş. Şimdi de “Uygunsuz Gerçek” adlı belgesel filmle bu şovları geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. Ayrıntılar Al Gore ile yapılmış söyleşide…

    Üniversiteden bu yana küresel ısınmayla ilgilisiniz. Bu ilgiyi gezici şova dönüştürmeye karar vermenizin sebebi nedir?
    Küresel ısınma çalışmalarıma 60’ların sonlarında başladım. Beni harekete geçirense üniversite profesörlerimden Roger Revelle oldu. 1970’lerin sonunda seçimleri kazanarak ABD Temsilciler Meclisi’ne girdikten sonra Amerikan Kongresi’nde konuyla ilgili ilk oturumun organize edilmesine yardımcı oldum. 80’li yıllardan itibaren diğer ülkelerin liderleriyle görüşmelere başladım ve dünyanın dikkatini bu soruna çekmek amacıyla uluslararası nitelikli bir yasa koyucular ağı organize ettim. İlk dönemde Amerikalı senatör sıfatıyla, daha sonra Başkan Yardımcısı olarak çeşitli müzakerelere katıldım. Bunlar arasında 1992 Rio de Janeiro Dünya Zirvesi ve 1997 Kyoto Protokolü müzakereleri vardı. Yeni yapılan bilimsel çalışmalar onaylandıkça bu konuya ilgim derinleşti. Krizin aciliyeti konusunda iletişimi sağlama görevini kendime misyon edinmem gerektiğini anladım.
    Küçük oğlunuzun yaşadığı trafik kazasının da bu misyona etkisi oldu galiba.

    Oğlumu kaybetme ihtimali son derece acı verici bir deneyimdi. Acı verici olayların insanları birbirine bağladığını, bunun insan davranışlarının en gizemli boyutlarından birisi olduğunu o güne kadar hiç anlayamamıştım. Hissettiğim acının benzerini daha önceden yaşamış insanlarla daha kolay bağlantı kurabildiğimi gördüm. Ruhlar arasındaki bu bağlantının geçişken ve tedavi edici niteliği vardı. Ardından dünyamızı kaybedebileceğimiz ihtimalini tamamen farklı açılardan anlamaya başladım. Dünyamız binlerce yıldır insanlara sunduğu ‘yaşanılabilirlik’ özelliğini kaybetmek üzereydi. Bu muhtemel felaketin acısını daha önce hiç bu kadar duygusal ve ruhsal açıdan algıladığımı sanmıyorum.

    Aynı zamanda filmin adı olan “Uygunsuz Gerçek”le neyi kastediyorsunuz?


    Bazı gerçeklere katlanmak zor olduğu için duymak istemeyiz. Çünkü o gerçekleri duyarsak bizim de değişmemiz gerekir. Bildiğiniz gibi değişebilmek oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Bu konuyla ilgili olarak uygarlığımız ne yazık ki hâlâ ‘beşinci düzey yok sayma’ noktasında. Ancak yok saymak da bu sorun üzerinde yol alabilmenin başlangıcıdır. Gezegenimizle ilgili acil durumlarla yüz yüze geldikçe bu sorun daha geniş çapta tanınmaya başlayacak. Öncelikle bu krizin çözülemeyecek kadar büyük olduğu şeklindeki yanılgıya karşı durmak zorundayız. Elimizde bazı çözümler var. Eksik olan tek şey politik iradedir ki, zaten o da yenilenebilir bir kaynaktır.

    ——————————————————————————–

    Küresel ısınma nedir?

    Dünya atmosferindeki karbondioksit ve ısıyı tutan diğer gazların düzeyinin yükselmesi, küresel ısınmaya yol açar. Dünya üzerinde kalın bir battaniye işlevi gören bu gazlar, güneş ısısını tutmak suretiyle gezegenimizin ısınmasına sebep olur. Gaz miktarının artmasıyla sıcaklık da artar. Arabalarımızda ve sanayi tesislerinde fosil yakıtlar kullandığımız sürece, ormanların ve tarımın yok olması sürdükçe bu gazlar oluşmaya devam edecektir. Bu da şiddetli fırtınaların ve kuraklığın hızla artmasına, buzulların erimesine, deniz düzeyinin yükselmesine, hava şartlarında değişikliklere, salgın hastalıkların yayılmasına yol açacaktır. Amerika’daki iki büyük karbondioksit kaynağından biri otomobiller, diğeri ise kömürle çalışan enerji santrallarıdır. Dünya çapındaki en büyük problem ise ormanların azalmasıdır. Bilim adamları, küresel ısınmanın yayılmasını önleyemediğimiz takdirde bu yüzyılın sonuna kadar ortalama sıcaklık düzeyinin 3 ile 9 derece arasında yükseleceğini söylüyor.

    ——————————————————————————–
    Adım adım tehlike sinyalleri
    Antarktika’daki buz kütlelerinden elde edilen son verilere göre, karbondioksit toplanma miktarı son 650.000 yılın en yüksek düzeyinde.

    Atmosfer sıcaklıklarının ölçülmesine başlandığından bugüne kadar en sıcak yıl 2005. En sıcak on yıl ise 1990-2005 arasında ölçüldü.

    Ortalama dünya ısısı, son 50 yılda en yüksek hızda arttı.

    2003 yılında sıcak hava dalgaları Avrupa’da 30 bin, Hindistan’da bin 500 ölüme yol açtı.

    Kuzey Buz Denizi, 1978’den beri her 10 yılda bir yüzde 9 küçülüyor.
    2000 yılında Kuzey Kutbu’nda ilk kez martılar görüldü.
    Afrika’daki Klimanjaro Dağı’ndaki karların erimesi bu hızla devam ederse 2020’ye kadar burada hiç kar
    kalmayacak.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  2. #2
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    küresel Isınmanın Genel Hatları



    Küresel ısınma
    , dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.

    Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1].

    Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

    Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.

    Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,

    yeşil bitkilerin fotosentez olayında,
    karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle,
    atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

    Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.

    Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır
    Etkileri
    II. Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusu 2 kat, buna karşılık enerji kullanımı 4 kat artmıştır. 1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur. ABD dünya nüfusunun %4'üne sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir.

    The Observer gazetesinin Şubat 2004'te yayımladığı Pentagon'a ait Küresel Isınma Raporu'na göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde Avrupada birçok kıyı kenti sular altında kalacaktır. Guardian gazetesinde 2004 yılında yer alan küresel ısınma haritasına göre bundan en az etkilenen bölgeler Türkiye ve Ortadoğu ile kıyı kesimleri hariç Kuzey Afrika'dır.

    Dünya'nın ısınma tarihçesi
    Ölçümlere göre 1860-1900 yılları arasında, denizde ve karadaki küresel sıcaklık her ikisinde de 0,75°C yükseldi. 1979'dan beri kara sıcaklığı deniz sıcaklığının iki katı hızla yükseldi. Uydudan yapılan sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979'dan beri 0.12 ile 0.22°C arasında yükselmiştir.

    NASA'nın hesaplamalarına göre, güvenilir ölçümlerin yapılabildiği 1800'lerden beri 2005 yılı, 1998'i geçerek, en sıcak yıl olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma Biriminin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından hala ikinci sıradadır.

    Nedenleri
    İklim sistemi içsel ve dışsal (insani etkiler, güneş hareketleri ve sera gazları, vb.) nedenlerden etkilenmektedir. İklimbilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hemfikirdirler. Bu değişimin detaylı nedenleri açık bir araştırma alanıdır ama bilimsel çoğunluk sera gazlarının son zamanlardaki sıcaklık artışının başlıca nedeni olduğunu belirtmektedir.

    Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve metan (CH4) oranlarındaki artış dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltmektedir. CO2 oranındaki artış dünyanın yüzeyini ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktadır. Kara ve suların buza oranla daha az yansıtıcı olması güneş ışınımı emilimini arttırmakta ve dolayısıyla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktadır.

    Şubat 2007 tarihli BM Raporu
    Konu ile ilgili Birleşmiş Milletler raporu, Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan Hükümetlerarası İklim Değişiklikleri Paneli'nde açıklanmıştır.[2] Raporda küresel sıcaklık artışının olası etkileri aşağıdaki biçimde özetlenmektedir.

    +2.4 derece: Su sıkıntısı başlayacak
    Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

    + 5.4 derece: Denizler 5 m. yükselecek
    Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.

    + 6.4 derece: Göçler başlayacak
    Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  3. #3
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    TEMA Diyor ki; Toprağı Koruyun-Küresel Isınmaya El Koyun!..


    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Raporu (IPCC), küresel ısınmanın son 50 yılda % 90 oranında insan eliyle arttığını ve asırlarca süreceğini resmen ilan etti. Rapora göre, sera gazlarından biri olan karbondioksitin küresel düzeydeki artışı büyük ölçüde fosil yakıt (petrol, petrol türevleri,doğalgaz ve kömür) kullanımından ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanıyor. Metan ve diazot mono oksit(N20) oranlarındaki değişimlerin kaynağı da yine tarımsal faaliyetler.

    ABD, Rusya ve Japonya Atmosferi En Çok Kirleten Üç Ülke
    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Raporu’na (IPCC) göre; atmosfere karbon salarak dünyayı en çok kirleten ilk üç ülke 5,5 milyar ton ile ABD, 2.8 milyar ton ile Rusya ve 1.3 milyar ton ile Japonya gibi, sanayileşmiş ülkeler. Türkiye bu sıralamada 2004 yılında atmosfere bıraktığı 294 milyon ton ile 13’ncü olarak üst sıralarda yer aldı. Sadece bu üç ülkenin yılda atmosfere saldığı 9.6 milyar ton olduğu göz önünde bulundurulursa, Türkiye’nin 294 milyon ton ile neden olduğu zarar çok düşük oranda kalıyor. Ancak, Raporda Türkiye’nin 1990-2004 yılları arasında %72,6’lık bir artış kaydederek atmosferi kirletme konusunda dünyada en hızlı artış kaydeden ülke olması ise endişe verici. Yeni Rapor da TEMA Vakfı’nın daha önceki IPCC ve NASA Raporları’na dayanarak 15 yıldan bu yana söylemekte olduğu, eğer tedbir alınmaza Türkiye 40 yıl sonra çöl olacak uyarısının artık çok uzak bir gelecek olmadığını destekler nitelikte.

    Uzmanlar, küresel ısınmanın etkilerinin asırlarca süreceğini kaydediyorlar. Ama mücadele için kararlı olursak ve harekete geçersek, bu etkiyi azaltabilir, en aza indirgeyebiliriz. IPCC Raporu’na göre, karbondioksit sera etkisine neden olan en etkin gazdır. Eğer topraklarımızı doğru yöntemlerle işler ve akılcı kullanırsak hem sera etkisi yaratan bu gazın azalmasını hem de organik karbon tutulmasını sağlayarak toprağın verimini arttırırız.

    Topraktaki Organik Karbonu Yöneterek, Toprağın Verimini Arttırabilir, Küresel Isınmanın Etkilerini Azaltabiliriz. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde toprağın tarımsal üretkenliğinin azalması tarım, mera, orman vb alanların amacı dışında kullanılarak kısmen insan etkili toprak kalitesi kaybına neden olmaktadır. Toprak kalitesi ve tarımsal verimlilik arasındaki pozitif ilişki aynı şekilde toprak organik karbonu ve toprak kalitesi arasında da mevcuttur. Dolayısıyla devam eden bozunma süreci toprak kalitesini azaltmaktadır. Bozulan ekosistem ve tarımsal topraktaki organik karbon da çözünerek CO2 ve CH4 formunda atmosfere salınmakta ve iklim değişikliği nedenleri arasında yer almaktadır.

    TEMA Diyor ki; Küresel Isınmaya Karşı Mücadelede Çaresiz Değiliz
    TEMA Vakfı, Dünyaca kabul edilen bilimsel veriler ve toprak konusundaki 15 yıllık bilgi ve deneyimleri ışığında; toprakların doğru ve verimli kullanılarak toprakta organik karbon oluşumunun ve tutulmasının arttırılmasının, küresel ısınma, açlık, erozyon, çölleşme, ormansızlaşma ve tarım alanı kaybı gibi sorunların çözümü için atılacak büyük bir adım olduğu değerlendirmektedir.

    Toprakta organik karbon tutulması her yönüyle kazanç sağlayan bir süreçtir. Verimliliğini kaybetmiş toprakların rehabilitasyonundan, kaynağı belli olmayan kirliliğin azaltılarak yüzey, yer altı sularının temizlenmesi gibi yan faydalarla ekosistem kalitesinin yükseltilmesine ve fosil yakıt emisyonunu azaltarak atmosferdeki CO2 miktarının azaltılmasına kadar bir çok yönü vardır. Nitekim, yapılan bilimsel tespitler; toprak işleme yöntemleri, bitkilendirme, tarımsal ormancılık(ağaç tarımı) gibi uygulamalar ile hektar başına 1.3 tona kadar organik karbonun toprakta tutulmasının sağlanabildiğini göstermiştir.

    İnsan Neslinin Devamı İçin Kararı Biz Vereceğiz
    TEMA Vakfı; Tarım, Çevre ve Orman ile Enerji Bakanları’nın biraraya gelerek ortak eylem planı oluşturmasının olumlu bir gelişme olduğunu değerlendirmektedir. Ancak bu planda sivil toplum kuruluşlarının görüş ve çözüm önerileri de mutlaka yer almalıdır. Kaybedecek vakit yoktur. Karar vericilerin bu konuda sürdürülecek mücadeleyi kağıt üzerinde değil, bizzat uygulayarak gerçekleştirmesi gerekliliği kamuoyunun beklentisidir. Kararı bizim neslimiz alacaktır, ama bu karar bizden sonraki tüm insan neslinin devamlılığını belirleyecektir.

    Toprak Yoksa Hayat Yok...El Koyun; Türkiye Çöl Olmasın !..
    TEMA Vakfı, “Türkiye Çöl Olmasın!” sloganıyla başladığı ve “Toprak Yoksa Hayat Yok. El Koyun!” mesajı devam eden mücadelesine hız kesmeden sürdürüyor. Ülke genelinde başta halkımız, kurum ve kuruluşlar olmak üzere 300.000’ni aşkın TEMA Gönüllüsü ve Temsilcisi ile gerçekleştirilen çalışmalar, küresel ısınmanın etkilerinin azaltılması için ülkemizin yaptığı çalışmalara katkı sağlamaya devam edecektir.



    Saygılarımızla;

    Toprağına Sahip Çık ! TEMA Vakfı


    Kaynak



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  4. #4
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    ABD, Rusya ve Japonya Atmosferi En Çok Kirleten Üç Ülke


    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Raporu’na (IPCC) göre; atmosfere karbon salarak dünyayı en çok kirleten ilk üç ülke 5,5 milyar ton ile ABD, 2.8 milyar ton ile Rusya ve 1.3 milyar ton ile Japonya gibi, sanayileşmiş ülkeler. Türkiye bu sıralamada 2004 yılında atmosfere bıraktığı 294 milyon ton ile 13’ncü olarak üst sıralarda yer aldı. Sadece bu üç ülkenin yılda atmosfere saldığı 9.6 milyar ton olduğu göz önünde bulundurulursa, Türkiye’nin 294 milyon ton ile neden olduğu zarar çok düşük oranda kalıyor. Ancak, Raporda Türkiye’nin 1990-2004 yılları arasında %72,6’lık bir artış kaydederek atmosferi kirletme konusunda dünyada en hızlı artış kaydeden ülke olması ise endişe verici. Yeni Rapor da TEMA Vakfı’nın daha önceki IPCC ve NASA Raporları’na dayanarak 15 yıldan bu yana söylemekte olduğu, eğer tedbir alınmaza Türkiye 40 yıl sonra çöl olacak uyarısının artık çok uzak bir gelecek olmadığını destekler nitelikte.

    Türkiye, Küresel Isınmanın Zararlı Etkilerini En Önce ve En Şiddetli Biçimde Yaşayacak


    Küresel ısınma süreci başladı ve bilimadamlarına göre daha asırlarca devam edecek. Bu süreci geri çevirmek imkansız ama en azından daha fazla ilerlemesini engelleyebiliriz. Bilimsel verilere göre; ülkemiz küresel ısınmanın zararlı etkilerini en önce ve en şiddetli biçimde yaşayacak. Bu nedenle ormansızlaşmanın önüne geçilmesi ve ağaçlandırma çalışması yapılması ülkemizin sera gazlarının atmosfere salınmasında yarattığı etkiyi en aza indirgemesinde önemli rol üstlenecektir.

    Yetişkin Bir Ağaç Bir Saatte 2.3 Kg Karbondioksiti Bünyesine Alır


    Yetişkin normal bir ağaç bir saatte ortalama 2.3 kg karbondioksiti bünyesine alır, fotosentezle 1.7 kg oksijen üretir. Bu da ağaçlandırmanın küresel ısınmayla mücadelede en etkin yöntemlerden biri olduğunu ispatlamaktadır. TEMA Vakfı, yaptığı ağaçlandırma çalışmaları çerçevesinde 15 yılda 4 milyonu aşkın fidanın ve 600 milyonu üzerinde meşe tohumunun toprakla buluşmasını sağlamıştır. Ağaçlandırma çalışmalarımız sonucunda yaklaşık 100 yıl sonra toplamda 8.673.720 ton CO2 emilimi yapılmış olacaktır.

    TEMA Vakfı’nın ağaçlandırma faaliyetleri, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın ülke genelinde yürüttüğü başarılı ağaçlandırma çalışmalarına verilen TEMA katkısıdır. 1 hektar (iki futbol sahası büyüklüğünde) Ağaçlandırma alanında 100 yıl sonra iğne yapraklılarda 263.000 kg, kışın yaprağını döken ormanlarda 541.400 kg. CO2 tutulmaktadır. Ayrıca bu değer içerisinde ormanlardaki çalı, ot yosun vb. canlıların yokettiği CO2 yer almamaktadır.

    Ağaçlandırma Küresel Isınma İle Mücadele de En Kolay Uygulanacak Yöntemdir

    Ağaçlar, atmosferdeki sera gazlarını emdikleri için, küresel ısınmanın tehditlerini azaltma konusunda, en kolay uygulanacak yöntemlerden biridir. İster kazmanızı küreğinizi alın ağaçlarınızı kendi ellerinizle dikin, ister TEMA Vakfı gibi başarılı ağaçlandırma çalışmaları yapan sivil toplum kuruluşlarının ağaçlandırma çalışmalarına destek verin.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  5. #5
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    TEMA Karbonmetre İle Kişisel Karbon Emisyonu Miktarınızı Öğrenin, El Koymak İçin Ağaç Dikin.

    aşağıdaki linkte yer alan Karbonmetre, sayesinde yıllık kişisel tüketiminizden kaynaklanan karbon emisyonu miktarını hesaplayabilir, yılda kaç ağaç dikmeniz gerektiğini hesaplayarak El koyabilirsiniz.


    TEMA Karbonmetre
    Konu n@r_cicegi tarafından (12.04.08 Saat 23:19 ) değiştirilmiştir.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  6. #6
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Arkadaşlar bu konuyu güncel tutalım ve konuyla ilgili resim makale video burada paylaşıp sergileyelim
    Sorunları çözümleri buradan öğrenelim.

    Ülkemiz yada dünyamız adına sonu hazırlamaya yardımcı olmak yerine,en azından kendi adımıza birşeyler yapalım. Ve en önemlisi BİLİNÇLENELİM!!!

    İnsan dünyadan başka bir gezegende yaşayamaz.

    Gezegenine sahip çık!

    Şunu asla unutmayın doğa her zaman en acı intikamı alandır...


    Şimdiden paylaşımlarınız ve UMURSADIĞINIZ için
    TEŞEKKÜRLER


    İşte küresel ısınmayla ilgili bazı istatistikler ve görüntüler
    (tıklamanız yeterli)


    dünya alarm veriyor
    siz uyurken dünya biraz daha ısındı
    dünyada ısınma oranı



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Küresel ısınma alerjilerle vuracak
    By alaraa-- in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.04.08, 23:20
  2. 2008'de Küresel Sıcaklık Azalacak
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.04.08, 22:42
  3. Küresel Isınmada Güneş'in Suçu Yok
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.04.08, 22:32
  4. Küresel Isınma Türkiye'yi Ne Kadar Yakacak
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.04.08, 23:49

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351