IMFnin ve DÜNYA Bankasının Yoksulluğa çözüm bulma adı altında Prag ta yaptığı toplantı daha sonuçlanma dan, gazetelerde dünyanın en zenginlerinin isimleri yayınlanmaya başlandı.

Burjuva basına bakıyoruz; Dünyada milyonlarca insan açlık sınırında yaşarken, çeşitli ülkelerde binlerce insan açlıktan ölürken 400 Amerikalının zenginliklerin den, başarıların dan övgüyle söz ediliyor.


5 Amerikalı nın servetinin Türkiye nin yıllık bütçesinden daha fazla olduğunu yazıyor gazeteler. Bill GATES in 63 milyar dolarlık servetiyle Perudan daha zengin olduğu, W. Bufftın 28 milyar dolarlık servetiyle Kuveyt gibi bir ülkeye bedel olduğu, Ted TURNERin 9.1 milyar dolarlık servetiyle Panamanın milli gelirinden fazlasına sahip olduğu söyleniyor. Ve bu zenginlerin çoğunun üniversiteli dahi olmadığına vurgu yapılarak, İsteyen herkes zengin olabilir denilmek isteniyor.


Nasıl Zengin Olduklarını Sormuyor Kimse...
63 milyar dolarlık servetiyle Peru dan zengin olan Bill GATES, dünya bilgisayar tekelini elinde bulunduruyor. Sahip olduğu tekelin gücüyle bilimin, tekniğin başka ülkelerde gelişmesine izin vermiyor. Bilgisayar programları yapıyor ve bu programları istediği zaman etkisiz hale getirip yeni programlar yaparak pazara sürüyor. Gelişmesine bu tekelci devletlerin izin vermediği ülkelerse bunları satın almak zorunda kalan sömürü alanları olmaktan öteye geçemiyor. Gatesin bilimi sömürü aracı olarak kullandığı için zengin olduğunu kimse yazmıyor.

28 milyar dolarlık servetiyle Kuveytten daha zengin olan W. Bulftın borsa krallığından kimse söz etmediği gibi, dünya ekonomisinin bağlı olduğu ABD borsasında dönen sahtekarlıkları da kimse yazmıyor. İstediklerinde hemen her şeyi borsada düşüş yaratmak için kullandıklarını, borsa canavarlarının başında ABDnin geldiğini söylemiyor kimse.

Ted TURNERin medya patronu olduğunu, medyanın ise dünya ülkelerinin yönetimindeki rolünü, medya aracılığıyla tezgahlanan darbelerin, komploların, şantajların karşılığında neler alındığını da kimse yazmıyor.


Dünyanın En Zengini İlan Edilenler, Dünya Halklarını Sömüren Tekellerin Patronlarıdır
Dünyayı bu tekeller yönetiyor. Savaşlar bu tekellerin çıkarları için yapılıyor. Ekonomik politikalar bu tekellerin çıkarına göre belirleniyor. IMF, Dünya Bankası, NATO gibi emperyalist kurumlar bu tekellerin çıkarları için çalışıyor. MAI, MIGA, Tahkim Yasaları onların çıkarlarını korumak için yapılıyor.
IMFnin, bu tekellere sömürü kaynağa yaratmak için yaklaşık 70 Ülkede uygulattırdığı programlar sonucu;
Özelleştirmelerle binlerce işçi işten çıkarıldı. İşçi memur ücretleri kısıtlandı.

Köylüyü üretemez hale getirip her şeyin kendilerinden alınacağı bağımlılık ilişkileri yaratıldı.
Kısacası; işçiden, memurdan, köylüden, yoksul halktan çaldıklarıyla zengin oldular. Zenginlik haberlerinin, hikayelerinin özü bu kadar.


Emperyalist Tekellerin Zenginlikleriyle Övünenler,
Dünya Halklarının Yoksulluğu Sizi Utandırmıyor Mu?

Amerika, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Japonya gibi emperyalist ülkeler, bu dünyayı sömürerek zengin oluyorlar. Zenginlikleriyle övünenler bir avuç eşkıya ve haydut...Ya halklar?..

6 milyara yakın nüfuslu dünyanın yarısını oluşturan 3 milyar insan, iki doların altında bir gelirle yaşıyor. Çünkü en zengin yüzde 20nin dünya gelirinden aldığı pay yüzde 86, en yoksul yüzde 20nin aldığı pay ise sadece yüzde birdir. İşte adaletsizliğin korkunç boyutları.

Ve işte adaletsizliğin sonuçları:
Dünyada açlık 1985ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. 35 ülkede açlık çekiliyor... Buğday stokları son dört yıldır ilk defa tükenme noktasına geldi.(Dünya Tarım Örgütünü Raporundan)

Güney yarım kürede her yıl 300 milyon kişi açlıktan ölüyor.
Geri bıraktırılmış ülkelerde 1 milyar 300 milyon kişi temiz sudan yoksun. Bu ülkelerde içme suyu kirliliğinden her yıl 300 milyon çocuk ölüyor


Bizler açlıktan ölürken emperyalistler daha zengin oluyor.
İnsanlık açlık, yoksulluk içinde ekmeğe, suya muhtaç yaşayıp acılar içinde kıvranarak ölürken, dünyanın zengin tabakası olan bir avuç soyguncu haydutun köpek mamalarına yılda 17 milyar dolar, kozmetiğe 12 milyar dolar harcaması 2000li yıllarda utanç kaynağı değil mi?

Bu utancın sahipleri emperyalistler ve emperyalizmin, tekellerin çıkarı için halkları sömüren, katleden, yoksulluğa ve açlığa mahkum edenlerdir. Ama utanmıyorlar. Her doları kana bulanmış katrilyonluk servetleriyle övünüyorlar aksine. Boy boy pozlar veriyorlar gazetelere, tvlere...

Ama bu böyle gitmeyecek. O servetler bir gün gerçek sahiplerinin yani yoksul emekçi halkların olacak...

Vatan Dergisinden Alinti