+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 1 2 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 17 Sayfa bulundu
  1. #1

    Üyelik Tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1,811

    Standart Perinçek Tescilli Vatan Haini







    Aşağıdaki sözler İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'e aittir:


    "Kürt sorununa çözüm demokratik, federal, emekçi cumhuriyetidir. Türk milliyetçisi ve piyasacı düzen partileri Kürt illerinde iflas etti... Kürt milleti kaderini tayin hakkına kayıtsız şartsız sahiptir. Eğer isterlerse ayrı bir devlet kurabilir. Emekçilerin çıkarı, tam hak eşitliği ve özgürlük temelinde, gönül birliği gerçekleştirmektedir. Kürt illerinde referandum yapılmalıdır. Referandumda ayrılığı savunanlar da özgürce propaganda yapabilmelidir..." (Doğu Perinçek, 2000'e Doğru Dergisi, 15 Eylül 1991)

    30 bin insanın katili bölücü terörist Abdullah Öcalan'ın DGM savcıları tarafından İmralı Cezaevi'nde alınan ifadelerindeki şu sözleri, Perinçek'in kimliğini en iyi şekilde gözler önüne seriyor:

    "Doğu Perinçek'in 1991 yılında kampımıza geldiği ve benimle görüşmeler yaptığı doğrudur. Doğu Perinçek bana 'siz bu şekilde muvaffak olamazsınız, benim siyasi yapılanmam içinde yer almanız daha doğru olur' şeklinde telkinlerde bulunuyordu."

    Vatan haini Perinçek, 1991 seçimleri öncesinde çeşitli yerlerde ve televizyonda yaptığı bu gibi konuşmalarda, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda" suçu işlediği için Ankara 1 No'lu DGM'de hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha sonra doğu ve güneydoğu illerindeki İşçi Partisi teşkilat binalarına PKK bayrağı ve Abdullah Öcalan'ın resmini astırmaktan hüküm giyerek bir kez daha hapis yattı...

    Henüz birkaç sene öncesine kadar oy uğruna kürtçülükten medet uman, üstüne üstlük 30 bin kişinin katili bölücü terörist Abdullah Öcalan'a siyasi işbirliği dahi teklif eden vatan haini Perinçek, tüm bu çabalarına rağmen katıldığı tüm seçimlerde %0.2 (binde iki)'den yüksek alamayınca, çareyi taktik değiştirmekte bulup "ulusalcılık" diye adlandırdığı milliyetçilik maskesini takındı ama 3 Kasım seçimlerinde de ancak %0.5 (binde beş) oy kapabildi. 35 yıllık siyasi hayatı boyunca aldığı en yüksek oy budur; yani Türk Milleti gömlek değiştirir gibi fikir değiştiren bu ne idüğü belirsiz kişiyi kaale almadığını göstermektedir.

    Dün maocu, kürtçü; bugün ise "ulusalcı" olan bir kişinin yarın başka birşey olmayacağının garantisi var mı?... Yok...

    İleride Türkiye'de şartlar değişirse, başka bir akım yükselişe geçerse, Perinçek'in oraya transfer olacağını tahmin edebilmek için kâhin olmak gerekmiyor. Tüm hayatı bu şekilde geçmiş, günün şartlarına göre ideoloji değiştirmiştir.

    Gelelim 12 Eylül öncesine... O dönemde Maocu olan Perinçek'e ait Aydınlık adlı paçavrada resimleri ve açık kimlikleri teşhir edilmek suretiyle hedef gösterildikleri için, dev-sol ve dev-yol mensubu kızıl köpekler tarafından şehit edilen subaylarımızı, polislerimizi ve ülkücü gençlerimizi unutmadık. Perinçek ve yandaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin mevcut anayasal düzenini silah zoruyla değiştirerek komünist rejimi tesis etmek amacıyla oluşturdukları terör örgütlerini ve bölücü - yıkıcı faaliyetlerde bulunmak için kurdukları siyasi partileri de unutmadık...

    "Cinayete azmettirmek" suçunu yüzlerce kez işleyen Perinçek'in yaptırdığı katliamlardan bir tanesini örnek vermek istiyoruz:






    1980 öncesi dönemde vatan haini Perinçek'e ait Aydınlık adlı paçavrada "faşistlerin lideri" ve "amerikan 6. filosunun İstanbul'a geldiği zaman yaşanan olayların sorumlusu" şeklinde hedef gösterilen Türkçü gazeteci-yazar İlhan Darendelioğlu'nun Adalet Partisi milletvekili olduğu dönemde, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan adlı teröristlerin idam dosyalarının meclis onayına sunulduğu gün T.B.M.M. kürsüsünde yaptığı konuşma esnasında sarfettiği "Bugün burada karara bağlayacağımız konu, elini kana bulamış, hıyaneti ve mutasavver cinayeti tespit edilmiş üç komünist anarşist hakkındaki idam cezasının uygulanması, bir formalitenin yerine getirilmesidir..." şeklindeki sözleri yıllar boyunca Aydınlık adlı paçavrada kasıtlı olarak sık sık yayınlanmıştır. Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği Genel Başkanı, 37 yıl boyunca kesintisiz yayınlanan aylık Türkçü dergi Toprak'ın sahibi, Ortadoğu Gazetesi'nin başyazarı ve "Türkiye'de Milliyetçilik Hareketleri", "Türk Milliyetçiliği Tarihinde Büyük Kavga", "Nazım Hikmet Vatan Şairi mi, Vatan Haini mi?", "Türkiye'de Komünizm Hareketleri" gibi eserleriyle Türk gençliğine ışık tutan yiğit Türk evladı İlhan Darendelioğlu'nun 1979 yılında komünist katiller tarafından şehit edilmesinin başlıca sebebi, Aydınlık adlı paçavrada yapılan yayınlar suretiyle hedef gösterilmesidir...

    Buna benzer yüzlerce örnek vermek mümkündür...

    Yukarıda saydığımız tüm bu icraatların sahibi Perinçek, günümüzün en hızlı milliyetçilerinden (!) biri haline geldi. Henüz birkaç sene önce parti teşkilatlarının binalarına PKK bayrağı astırdığı için cezaevinde yatan bu tescilli vatan hainini, bugün elinde Türk bayrağı, dilinde "ulusalcı" söylemler ile her ortamda sıkça görmekteyiz. Sadece Perinçek'i görsek gene iyi; beş - altı sene öncesine kadar marksizmi savunduğu halde birdenbire Türkçü kesilen kerameti kendinden menkul "Türk aynştaynları", MHP'den çeşitli sebeplerle dışlanan yanardönerler ve kendi ideolojilerinin çöktüğünü görünce milliyetçilik mefkuresini iyice sulandırıp yumuşatılmış sol ile sentezlemek suretiyle icad ettikleri "ulusal solculuk" fikrini piyasaya sürerek "Türkçülük" adı altında pazarlamaya çalışan bilumum sahte Türkçü takımının Aydınlık adlı paçavrada toplandığını görüyoruz. Bu kişiler Perinçek'in kim olduğunu, geçmişteki icraatlarını ve bugünkü amacını bilmiyorlar mı? Elbette biliyorlar. Bildikleri halde Perinçek gibi tescilli bir vatan haini ile işbirliği içerisine girmelerinin sebebi nedir? Cevabı çok basit: Doğru düzgün bir lidere sahip olmadığı için lider arayışı içerisine giren milliyetçi kesimi kendi eksenlerine çekerek sandıktaki oy haline dönüştürebilmek...

    Nitekim Perinçek'in dört koldan birden milliyetçi gençlere çengel attığını görmekteyiz. Konuya hakim arkadaşlarımız, İşçi Partisi teşkilatlarında "Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur!" sloganlarının atılmaya başladığını söylüyorlar. Bu sözün sahibi büyük Türkçü Nihâl Atsız eğer bugün yaşasaydı, Perinçek'in suratına tükürmeye bile tenezzül etmezdi ama 20'li yaşlardaki gençlerimiz bu sahte söylemlere kolayca kanıyorlar. Okumuyorlar, araştırmıyorlar; bugün elinde Türk Bayrağı ile Kıbrıs mitinglerinde vatanseverlik gösterileri yapan bu sahtekarların beş sene önce kimlerle ne yaptığını öğrenme ihtiyacı hissetmiyorlar. Bir kısmı ise neyin ne olduğunu bildiği halde maalesef hiç aldırış etmiyor, "dün dündür, bugün bugündür" mantığıyla hareket ederek Perinçek'e hoş gözle bakıyor.

    Hülasa, Aydınlıkçı takımı milliyetçilerin arasına fena sızmıştır, kirli bir oyun oynanmaktadır... Bu acizane satırları okuyan genç kardeşlerimize tek bir tavsiyemiz olur: Perinçek'e hiçbir şekilde inanmayın, güvenmeyin. Onunla birlikte hareket edenlere de güvenmeyin... 1960'lı yıllardan bu yana önce sol terör, sonra da PKK terörüne şehit verdiğimiz binlerce Türk evladını unutmayın. Tescilli vatan haini Perinçek, tüm bu olayların içerisinde doğrudan veya dolaylı bir şekilde yer almıştır. Bunu sakın unutmayın...

    18 Aralık 2002
    Konu alternatif tarafından (29.08.09 Saat 09:33 ) değiştirilmiştir.

  2. #2

    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk

    Alıntı alternatif´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster



    PERİNÇEK Abdullah Öcalan ile neden görüştü?

    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.


    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.




    Perinçek Abdullah Öcalan ile niçin görüştü?
    DOĞU PERİNÇEK’İN
    APO İLE GÖRÜŞMESİ

    1. GÖRÜŞMENİN ZAMANI VE NEDENİ

    Görüşme ne zaman oldu
    Perinçek, 1989 Ekim ayında ve 1991 Nisan ayında Abdullah Öcalan ile iki kez görüştü. Perinçek, o zaman İP Genel Başkanı değil, 2000’e Doğru dergisinin Genel Yayın Yönetmeni idi. Türkiye’nin hemen hemen bütün önde gelen gazetecileri, Güneri Cıvaoğlu, Fatih Altaylı, Hasan Cemal, Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar ve diğerleri de, Apo ile görüşmeler yaptılar. En son MİT Müsteşarı Emre Taner’in Apo ile görüşmesi basına yansıdı (Hürriyet, ….2005).

    Sistemin istihbarat servislerinin ve gazetecilerinin Apo ile görüşmesine ses çıkaran yok. Ama Batı işbirlikçisi sistemin denetimi dışında, Türkiye için, Türkiye halkı için, görüşme yapılınca, yıllardır sistemin bütün güçleri seferber edilerek kapsamlı bir propaganda kampanyası yürütülüyor. Görülüyor ki, bir tek Doğu Perinçek’in görüşmesi, ABD merkezli sistemi rahatsız etmiş. SüperNATO merkezli psikolojik savaşın boyutları, Doğu Perinçek’in mücadelesinin etkisini ve büyüklüğünü gösterir.

    Perinçek, Apo ile niçin görüştü?
    Perinçek’in amacı, Batı devletlerinin, özellikle ABD’nin Körfez Savaşı öncesi ve başlangıcında, Kürt sorununa müdahale zeminlerini daraltmaktı. Nitekim görüşme bu eksen üzerinde cereyan etmiştir. Görüşmeden sonra yayınlanan çeşitli yazılarda “Apo Perinçekçi olmuş” yorumları yapıldı. Apo’nun bu görüşmelerdeki vurguları şöyleydi: Bende Kürtlük aşkı yok. Türkiye’nin Aydınlanma hareketinin bir parçasıyız. Başlangıçta TC düşmanlığı yok. Bulgaristan’ın Türklere baskısı. Eski Genelkurmay Başkanı Üruğ’a suikast. Mustafa Kemal’in Kürtlere müracaatı. Avrupa bana tapulansa da... Amerika gitsin okyanusun ötesine. Tıpış tıpış Sevr’e yürüyorlar. Amerika varsa özgürlük olamaz. Sevr’in hortlatılmasında AT, Özal ve diğerler var. Evet Keloğlan’la birleşeceğiz, Özgürlüğe sarılan Türkiye özlem. Birliği devrimle gerçekleştirmek vb.

    Özetle Perinçek, ABD’nin Yeni Dünya Düzeni projesiyle bölgemizde milliyetleri ve mezhepleri birbirine düşürmek istedikleri koşullarda, Türkiye’nin ve halkın birliğine hizmet eden bir çaba gösterdi. Abdullah Öcalan, yakalandıktan sonra verdiği ifadede görüşmeyi şöyle özetledi: Perinçek, bize ABD’nin ve Avrupa’nın peşinden gitmeyin. Bu yoldan bir yere varamazsınız. PKK’yi dağıtın, Türkiye’nin bütünlüğü içinde yer alın telkinlerinde bulundu (Apo’nun ifadeleri ve Hürriyet, 18 Mart 1999).

    Perinçek, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki siyasetini uyguladı
    Büyük Devrimci Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı başlarında İngiliz emperyalizminin Kürt sorununu kullanmasına karşı hangi siyaseti izlediyse, Perinçek de o siyaseti izledi. Perinçek de Atatürk gibi, Kürtlerin “Kürdistan Teali Cemiyeti” gibi Batı güdümlü ayrılıkçı örgütlerde değil, Müdafaai Hukuk Cemiyeti gibi milli ve devrimci örgütlerde Türklerle birlikte örgütlenmesini savundu. Mustafa Kemal’in çeşitli Kürt liderleriyle ilişkilerinde ve yazdığı yazılardaki tavrı ne ise, Perinçek’in tavrı da, o’dur. Bu tutum, Amasya Tutanağı’nda, Erzurum ve Sivas Kongresi Nizamname ve Beyannameleri’nin birinci maddelerinde ifade edilen saptama ve politikalara dayanır. Türk ve Kürdü birleştirmek; Türkiye’ye yönelik tehditleri göğüsleme ve Cumhuriyet Devrimi’ni tamamlama görevinin gereğidir. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı aynı zamanda Kürtleri kazandığı için başarmıştır.

    Ucuz değil doğru ve cesur politika
    Bugün de izlenmesi gereken politika budur. Perinçek, halk kitlelerini avlamaya yönelik ucuz politikaların adamı değildir. Arkadaşlarıyla birlikte gereğinde tehlikeleri üstlenir ve çözüme yönelik doğru ve cesur politikaları üretir ve izler.

    Erdal İnönü-Deniz Baykal’ın yönetimindeki SHP, PKK ile seçim ittifakı yaptı. Çeşitli partilerin başkanları, Apo’nun dört-beş kademe altındaki yöneticilerle görüşmeler yapar. Mehmet Ağar, “Abdullah Öcalan’a çok iş düşüyor” diyerek, Apo’yu federasyonlaşmada muhatap haline getirir. Devlet Bahçeli, İran’daki Azerileri kışkırtıp, ABD’nin Türkiye’yi İran ile karşı karşıya getirme ve Kürdistan’ı büyütme politikasında rol üstlenir. ANAP, DYP, CHP, DSP, MHP ve AKP, iktidar dönemlerinde Çekiç Güc’e oy verir,Habur kapısını açık tutar ve ABD ile birlikte Kukla Devlet’i kurarlar; Apo ile birlikte AB üyeliğini savunurlar. Bunlar sistem içindeki uygulamalardır ve hücuma uğramaz. Ama sistemin dışındaki girişimler, sistemin psikolojik savaş kampanyasının hedefidir.

    Halkımızın her kesimi üzerindeki baskılara ve eşitsizliklere karşı mücadele etmek görevimizdir
    Perinçek’in önderlik ettiği Parti’nin Güneydoğu bölgesi halkımıza yapılan baskılara karşı çeşitli düzlemlerde yürüttüğü mücadeleler de eleştiri konusu olmaktadır.

    Partimiz, Körfez Savaşı öncesinde veya sonrasında, Kürt halk kitleleri üzerindeki baskı ve eşitsizliklere karşı kararlı olarak mücadele etti. Türkiye’nin birliğinin ve bağımsızlığının eşitlik ve özgürlük sağlanarak, sağlam bir temele oturtulacağını savunduk. Türkiye, Kürt kitlelerinin taleplerini karşılamalı ve kendi Kürdünü kazanmalıydı. Bu tavrımız doğrudur. Doğu Perinçek’in önderlik ettiği İşçi Partisi, her zaman halk kitleleri üzerindeki baskı ve eşitsizliklere karşı mücadele etti. Bu mücadeleyi, ABD emperyalizmine karşı bütün milletimizin birliği açısından yürüttü.

    Eğer Türkiye Perinçek’in tutumunu benimseseydi
    Eğer Türkiye Körfez Savaşı öncesinde Perinçek’in politikasını benimseseydi, Türkiye halkı birleştirilebilir, bölücülük etkisiz hale getirilebilir ve bugünkü bölünme ve parçalanma tehdidi çok daha zayıf olurdu. 1990 öncesinde Kürtlerin hak ve hukukunu tanımayan hükümetler, daha sonra ABD ve AB’nin dayatmalarıyla İkiz İhanet Yasalarını bile çıkardılar. Türkiye’nin vereceği demokratik hakları Batı devletleri sağlamış oldu. Kürt halk kitleleri böylece Türkiye’ye değil, Batı’ya bağlandı.


    2. ÜÇ AYRI AKLAMA KARARI
    Apo görüşmesinin 2000'e Doğru’da yayınlanması üzerine açılan ceza davalarında, iki ayrı aklama kararı ve bir takipsizlik kararı verilmiştir. (İstanbul 2 Nolu DGM’nin, 27. 6. 1990 tarih, E 1989/277, K 1990/148 ve 4.12.1991 tarih, E 1991/216, K 1991/454 tarihli kararları ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Hazırlık 1997/1777, K 1997/237 sayılı takipsizlik kararı)

    3. PERİNÇEK APO’NUN SHP LİSTESİNDEN
    DÖRT MİLLETVEKİLLİĞİ ÖNERİSİNİ REDDETTİ

    SHP’nin PKK ile seçim ittifakı
    1991 genel seçimlerinde Erdal İnönü-Deniz Baykal’ın yönetimindeki SHP, PKK ile seçim ittifakı yaptı. Ama hiç kimse bu konuda bir kampanya yürütmedi; yürütmez. Çünkü o ittifak, ABD merkezli sistemin içindeydi. Bu ittifakın içine 1991 seçiminde Doğu Perinçek’in genel başkanı olduğu Sosyalist Parti’yi de katmak istediler. Ancak Doğu Perinçek bunu reddetti.

    Öneri nasıl yapıldı
    PKK’nin Avrupa temsilcisi, 1991 genel seçimi öncesinde Perinçek’i Ankara’daki evinden telefonla arayarak, Apo’nun Perinçek’in Partisine, SHP’nin bir protokolla HEP’e verdiği 21 milletvekilliğinden dördünü önerdiğini belirtti. Hatta bu öneride, Diyarbakır, Şırnak ve Mardin gibi illerin birinci sıra adaylığı da belirtildi. Perinçek, öneriyi parti organlarında tartışmaya bile gerek görmeden anında reddetti.

    Perinçek açısından bu öneriyi kabul etmenin herhangi bir tehlikesi de yoktu. Perinçek ve arkadaşları, SHP listelerinden milletvekili olacaklardı. Ama Perinçek’ler için mesele, milletvekili veya bakan olmak değil, Türkiye’nin bağımsızlığına, bütünlüğüne ve emekçilere bağlı bir çizgide ısrar etmekti.

    Öcalan’ın Milliyet, Sabah’a ve Gündem gazetelerine açıklaması
    Bizzat Apo, 1991 yılı sonunda, Milliyet ve Sabah gazetelerine yaptığı açıklamalarda, Perinçek’e dört milletvekili önerdiğini ve parlamentoya girerek, SHP listesinden seçilecek 21 milletvekilinin başına geçmesini rica ettiğini açıklamıştır (Milliyet ve Sabah, 7 Aralık 1991).

    Apo: “Perinçek tenezzül etmedi”
    Apo, Perinçek’e dört milletvekili önerisini, 3 Mayıs 1993 tarihli Gündem gazetesinde de anlatmış ve bu öneriyi reddettiğimi birkaç kez vurgulayarak dile getirmiştir:

    “Sayın Doğu Perinçek de buraya geldi. İlk pratik politika önerim şu oldu. Dedim ki, bir devrim merkezi var, onun parlamenter sözcüsü ol. Bu güzel bir şey. Eğer bir parlamenter sözcüsü olsaydı, Kürt-Türk birlikteliği de çok iyi gelişebilirdi. Kim kardeşlik istemiyor. Bize ikide bir milliyetçi diyorsunuz. Seni kendi ülkesinde ve devrimin bir merkezinde milletvekili adayı önerecek kadar Enternasyonalizme yatkınlık gösteren bir hareket mi milliyetçidir, yoksa buna tenezzül etmeyen, kendini çok üstte gören bir anlayışın sahibi mi milliyetçidir? Ve ben fazla anlamlı bulamadım...Tenezzül etmediler.” (Gündem, 3 Mayıs 1993)

    Öcalan, Hasan Cemal ile söyleşisinde de gerçeği söyledi
    Yine Öcalan, Hasan Cemal’e 14 Nisan 1993 günü yapılan söyleşide, Doğu Perinçek’in SHP listesinden milletvekilliği önerisini reddettiğini belirtmektedir (Hasan Cemal, Kürtler, s.39)

    Perinçek, SHP-PKK seçim ittifakına niçin katılmadıklarını Anayasa Mahkemesi’nde anlattı

    Apo’nun SHP listesinden dört milletvekilliği önerisini niçin reddettiğimizi ve PKK ile SHP arasındaki seçim ittifakına niçin katılmadığımızı, 12 Mayıs 1992 günü Anayasa Mahkemesi’nde yaptığım savunmada anlattım. Anayasa Mahkemesi tutanağından aynen aktarıyorum:

    “Bugün koalisyonu paylaşan Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin listeleri içinde milletvekillikleri bize teklif edilmiştir. Bakın şimdi çok önemli bir şeyi açıklayacağım. PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan, Milliyet ve Sabah gazetelerine açıkladığı için ve gazetelerde yazıldığı için bunu söylüyorum. Orada diyor ki, ‘Sosyalist Parti’ye, bize SHP’den verilen milletvekilliklerinden 4 tanesini vermek istedik. Reddettiler bizi.’ Demek ki, SHP seçimlere girerken PKK’ya 21 tane milletvekilliği vermiştir. PKK da bunun 4 tanesini Sosyalist Parti’ye önermektedir. ‘Gelin 4 tane de size verelim, ayrı parti olarak girmeyin, hepimiz SHP olarak girelim’ demiştir. Sosyalist Parti bunu reddetmiştir. Demiştir ki, ‘ben ayrı, bağımsız bir partiyim, fikirlerim var, hiç kimsenin sırtından da Meclis’e girmem, ayrı kimliğimle ve kişiliğimle toplumun karşısına çıkarım’. Ben bunu niçin söyledim?... Bunu şunun için söyledim: En yasadışı olan PKK bile Türkiye’de yasal politik hayatın içine girmiştir. O kadar içine girmiştir ki, Parlamentoda sandalye pazarlığı yapabilmektedir. İktidar partileriyle anlaşmalar yapabilmektedir. İktidar partisi olacaklardan milletvekillikleri alabilmektedir ve o aldığı milletvekilliklerini sağa sola dağıtabilmektedir. Teklif de edebilmektedir.”


    4. REKOR KIRAN FOTOĞRAFLAR

    Perinçek’in Abdullah Öcalan ile görüşme fotoğrafları
    Bu fotoğrafların gizli saklı bir tarafı yoktur. Perinçek, 2000’e Doğru Genel Yayın Yönetmeni olarak Apo ile görüşme yaptı ve görüşme dergide yayımlanacağı için fotoğraflarla da görüntülendi. Görüşme sırasında hem 2000’e Doğru muhabiri hem de PKK görevlileri fotoğraf çektiler. 2000’e Doğru, kendi çektiği fotoğrafları yayımladı. Basında kampanya halinde çıkan fotoğraflar ise, ilginçtir PKK’nin çektiği fotoğraflar.

    Perinçek, ne zaman Türkiye’yi savunan bir meseleyi kamuoyu önüne getirse, ne zaman ABD emperyalizminin planlarını bozsa, Apo ile görüşme fotoğrafları, basında boy gösterir. Bu görüntüler, son on yılda en çok yayımlanan fotoğraf ünvanını kazanmış bulunuyor.

    MİT fotoğraflar karşılığında PKK’ya ne verdi?
    Daha önemlisi, fotoğrafların MİT’e PKK tarafından teslim edilmiş olmasıdır. Perinçek’in Apo ile görüşmesinin fotoğrafları 2000'e Doğru dergisinde çıkmıştı. Hatta Apo’nun Perinçek’e karanfil uzatan bir fotoğrafını derginin kapağında yayınlanmıştı. Bu fotoğraflardan utanılsa, herhalde yayınlanmazdı. Nitekim bütün gazeteciler, Güneri Cıvaoğlu, Fatih Altaylı, Hasan Cemal, Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar ve diğerleri kendilerinin Apo ile görüşme fotoğraflarını yayımladılar. Ancak Şeriatçı-Ülkücü gazetelerde yayınlanan fotoğraflar, 2000’e Doğru’nun çektikleri değil. Bunlar, PKK’nin MİT'e gönderdiği fotoğraflar. Bu fotoğraflar karşılığında MİT’in PKK’ye ne verdiği araştırılmalıdır.
    Fotoğraf bombardımanının arkasında MİT içindeki CIA ekibinin bulunması, yapılan işin karakteri gereğidir. Türkiye düşmanı güçler, Sevr tehdidine karşı en kararlı tavrı alan İşçi Partisi’ni yıpratabilmek için ne yapacaklarını şaşırmışlardır.

    Yüzlerce kez yayınlanan bu fotoğraflar, İşçi Partisi’nin ve Doğu Perinçek’in hiçbir açığının, hiçbir lekesinin bulunmadığının en güzel kanıtıdır. Bütün MİT dosyaları karıştırılmış, CIA’dan yardım istenmiş, İşçi Partisi’nin bir açığını bulmak için özel araştırma birimleri kurulmuş, telefonlar yıllarca dinlenmiş, ancak bir şey bulunamamış ve bir dergi röportajında çekilip, benzerleri yayımlanmış fotoğraflara muhtaç kalmışlardır.


    Kaynak
    Konu devimsel tarafından (29.08.09 Saat 23:29 ) değiştirilmiştir.

  3. #3

    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Doğu Perinçek:PKK'yi MİT kurdu...16 Kasım 2007

    Doğu Perinçek:PKK'yi MİT kurdu...16 Kasım 2007


    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.


  4. #4

    Üyelik Tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1,811

    Standart

    pkk çapulcuları ile tokalaşmadan evvel merhaba asker de demiştir kesin

    fotoğraflar pek bi samimi çıkmış apo i** nasılda sırıtıyor görüyorsunuz değilmi kankisi gelmiş nede olsa
    Konu TUGBA tarafından (31.08.09 Saat 03:12 ) değiştirilmiştir.

  5. #5

    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk

    Alıntı alternatif´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    pkk çapulcuları ile tokalaşmadan evvel merhaba asker de demiştir kesin

    fotoğraflar pek bi samimi çıkmış apo i** nasılda sırıtıyor görüyorsunuz değilmi kankisi gelmiş nede olsa
    Boş konuşuyorsun arkadaş.Bu safsatalarına yanıt verecek değilim derdin varsa Perinçek'le,Silivri cezaevine git kendisine sor!
    Ama gerçekden bir insanı tanımak istiyorsan ben sana çok video bulurum.
    İletini editlemişsin orada Deniz Gezmiş ve Nazım Hikmet'e yönelik vatan hainliği gibi çok ağır ithamlarda bulunmuştun.Bunu cahilliğine veriyorum.Bilmemek değil öğrenmemek ayıp.Seni bu konularda aydınlatmak da benim görevim olsun.



    İşte vatan haini dediğin Nazım Hikmet:







    Nazım Hikmet - Vatan Haini şiiri (Genco Erkal)

    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.








    VATAN HAİNİ

    "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
    hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    NAZIM HİKMET



    Bu klipde Nazım Hikmet'i anlamayıp,safsatalarla onu karalayanlara ithaf olunur ancak bir mazlumun arkasından atıp tutup da sonra pişman olanlar muaf tutulur.
    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.




    Bir de Deniz Gezmiş'e mi vatan haini demiştin.Yazık çok yazık...
    Erinmez de okursan,izlersen tanıyabilirsin bizim Deniz'i.
    Ne kadar yürekli bir insan olduğunu.Gerçek yurtsever olduğunu.

    Deniz Gezmiş, (d. 28 Şubat 1947, Ankara – ö. 6 Mayıs 1972, Ankara), Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun kurucusu Marksist-Leninist bir siyasi aktivist.
    Deniz Gezmiş, 28 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Dedeleri İkizdere, Rize ilçesine bağlı Cimil köyündendir. Babası Erzurum, Ilıca nüfusuna kayıtlı ilköğretim müfettişi Cemil Gezmiş, annesi ise Erzurum'un Tortum ilçesinden ilkokul öğretmeni Mukaddes Gezmiş'tir. Ailenin üç erkek çocuğundan ikincisidir. Ağabeyi Bora Gezmiş, hukuk fakültesinden ayrılıp bankacılık yapmıştır. Hamdi Gezmiş ise, mali müşavirdir.
    Gezmiş, ilk ve ortaöğrenimini Sivas'ta, liseyi İstanbul'da okudu. Henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu.



    Siyasi yaşamı





    6. Filo eyleminden sonra denizden çıkarılan Amerikan askerleri.




    1965'ten sonra, Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. 7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukukçular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.




    6. Filo eyleminden sonra denizden çıkarılan Amerikan askerleri.




    TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Devran Seymen, Cevat Ercişli, M. Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT (Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı) , AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi.




    Mustafa Kemal yürüyüşü posteri.




    Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.
    İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart 1969'da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı. Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldılar.







    Not: videolar Türk-Kan rumuzlu arkadaşdan alıntıdır.



    Konu TUGBA tarafından (31.08.09 Saat 03:14 ) değiştirilmiştir.

  6. #6

    Üyelik Tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    3,994
    Blog Entries
    7

    Standart

    VATAN HAİNİ

    "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
    hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    NAZIM HİKMET

    Sevgili devimsel tskler guzel paylasimin icin..
    Bir el tutmak istersin ya bazen, yada birine sarılmak. Malesef izin vermez buna hayat. Kendine sarılmalısın sen de hayata inat !!
    Can Yücel

  7. #7

    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    Standart

    Alıntı LAViNYA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    VATAN HAİNİ

    "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
    hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    NAZIM HİKMET

    Sevgili devimsel tskler guzel paylasimin icin..
    Rica ederim LAViNYA.Beğendiğine sevindim.

  8. #8

    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Doğu Perinçek'le Çıkış Yolu / 26 Ocak 2008

    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.



    Teoman ALİLİ sunuyor, Doğu PERİNÇEK anlatıyor.





    Görüntü: XVID 25.00fps [Stream 00]
    Ses: MPEG Audio Layer 3 48000Hz mono 101Kbps [Stream 01]
    Süre: 135 dk. 06 sn.
    Boyut: 479 MB
    Çözünürlük: 512x384




    Şifre
    guncelmeydan

    Linkler
    Parça I
    Parça II
    Parça III
    Parça IV
    Parça VI

    Ram rumuzlu arkadaşdan alnıtıdır.


    Konu devimsel tarafından (31.08.09 Saat 09:18 ) değiştirilmiştir.

  9. #9

    Üyelik Tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1,811

    Standart

    Boş konuşuyorsun arkadaş.Bu safsatalarına yanıt verecek değilim derdin varsa Perinçek'le,Silivri cezaevine git kendisine sor!


    konu açmışım perincek ile ilgili pkk capulcuları ile cekilmis resimleri yayımlamışım sonra sen cevap vermişssin

    Apodan başka kürtmü yok sayın perincek illa onun karargahında onunla görüştünüz çabulcu takımı ile tokalaştınız yoksa apoyu bir lider olarak mı tanıyorsunuz sayın perincek

  10. #10

    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Konuş bakalım Programı ~ Dr.Doğu Perinçek

    Konuş bakalım programının konuğu Dr.Doğu Perinçek
    1.kesim:
    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.


    2.Kesim:
    Video linkini bulunca ekleyeceğim.


 

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

     

Benzer Konular

  1. Ey vatan/ şehitler ölmez vatan bölünmez
    By alternatif in forum Video
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.05.09, 20:45
  2. Fazil Say - Vatan Haini - Nazım Hikmet Ran
    By guNes in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.12.08, 00:34
  3. Nazım Hikmet Vatan Haini Kaldı
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23.11.08, 01:43
  4. ALTIn Vatan!!
    By tweety in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.11.08, 22:27
  5. Vatan
    By Dj_İntikam in forum Şehitlerimiz ve Şehitlik Makamı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.10.08, 08:33

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO
Hacks por vBsoporte - vBulletin en Español
aLeMiM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360