Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 22 Sayfa bulundu

Konu: Devletin anayasasımı? Kurumların yasasımı?

  1. #1
    NuMiii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Ankara
    Mesajlar
    29

    Standart Devletin anayasasımı? Kurumların yasasımı?

    Türbanlı öğrencilere üniversiteye girmeleri için özgürlük veren anayasa çalışmalarında ve çıktıktan sonra bazı rektörlerin anayasa değişsede yök yasası değişmeden asla izin vermiyeceklerini açıkladılar. Sizce Devletin Anayasasımı yoksa kurumların yasasımı önde gelir?

  2. #2
    ßesgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Gun£sin ßattıgı Y£rd£n
    Mesajlar
    393

    Standart

    Bu ne sacma bir dusunce ve uygulama. Tek yumruk olmak diye bi taraflarını yırtanlar simdi Devlet/Kurum ayrımı mı yapıyorlar.Devlet dedigimiz sey zaten kurum, birim hatta tek bir insanı bile ihtiva etmiyor mu? Bunu yapan insanlar profesorum diye gecinen insanlar bir de. Bu ne mantık acmazıdır yahu.Pess diyorum ve eshefle kınıyorum
    Konu ßesgen tarafından (27.02.08 Saat 14:00 ) değiştirilmiştir.
    عَ شَ ق
    Farzet
    şeb-i yeldanın son bulması vuslat demekmiş
    Ayn ‘dan şin’den kaf’tan geçip aşk ile vasl olmakmış
    Farzet...

  3. #3
    UGURLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    TÜRKiYE
    Mesajlar
    601

    Standart

    Onlar aydın kesim olduklarından. Baş örtülü kızların dinimizde olmadığı halde baş örtüsünün din emriymiş gibi gösterildiğini düşünüyorlar. Kızlarımızın bu uykudan uyanmaları gerekiyormuş =)

    Yani onlarda; aydın kesim denilen kesim kendileri bir mezheb oluşturmuş aslında ve onların mezhebinde baş örtüsü dinin gereği değil bunuda tüm islam aleminin anlayıp kabul etmesini bekliyorlar olayın özeti budur.

    Devlet yasasımı / kurumlar yasasımı üstün zaman gösterecek acelemiz yok.

  4. #4
    Bir GüLsen Yeter hAkAnN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    2,315

    Standart

    Soru GüzeL.. prosedure göre gitsek Devlet'in Yasalari Daha Agir Basar.. ama Kurumlarida göz Ardi Etmekte yanLis oLur.. demokratik bi ülkede Yasiyoruz..kisinin özgürLük Haklari Zaten eLinDe, Bazi kesimlerin kaLkipta olayi Saptamasi Veya TurBani ortaya Atmasi cok Sacma Geliyo Bana... yasalar yok diyosa yoK.. Bu Kadar Basit.. prosedure uyuyoruz sonucta.. ama Neden bi Yasa DegistiriLmek istenilio ona Anlam Veremiyorum..
    Hayat Mucizelerle Dolu Bir Cizgi !!!
    Ve Bu Cizgideki En Büyük Mucizemsin ...


    i Love you ALemim



  5. #5
    ßesgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Gun£sin ßattıgı Y£rd£n
    Mesajlar
    393

    Standart

    Ya ne demokrasisi ya. Ne cabuk unuttunuz atalarınızı, Osmanlıyı seriat hukumlerini, basındaki ortusu yuzunden o gerici dediginiz insanlar da , 3 kıtaya 600 kusur sene hukmetmis insanlar gibi degil mi.Bugun bir Fatih yahut Kanuni yasıyor olsaydı eminim ki sizlerden utanacaklardı, boyle nesiller bıraktıkları icin uzuntu duyacaklardı. Utanmasanız biz Osmanlı da degiliz batılıyız diyeceksiniz de tarihinizden ovunc duydugunuz icin bunu soylemeye diliniz varmıyor..
    Yazık ki aynı topragın, aynı ulkenin aynı milletin insanlarıyız...


    Bu hakikattir bu, sasmaz, bildigin usluba sok:
    Halimiz merkeple kurdun ayni, asla farki yok.
    Konu ßesgen tarafından (27.03.08 Saat 09:02 ) değiştirilmiştir.
    عَ شَ ق
    Farzet
    şeb-i yeldanın son bulması vuslat demekmiş
    Ayn ‘dan şin’den kaf’tan geçip aşk ile vasl olmakmış
    Farzet...

  6. #6
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Standart

    Anayasanın 14. maddesindeki muğlaklık giderilmelidir


    Temel hak ve hürriyetlerin en başta gelenlerinden olan din ve vicdan hürriyeti, Anayasanın 24. maddesinde garanti altına alınmıştır. Ancak 24. madde ile garanti altına alınan din ve vicdan hürriyeti 14. maddenin hükmüyle içeriği tam belli olmayacak şekilde daraltılmıştır. 14. madde ile din, vicdan ve ibadet hürriyetine evhamlı ve müphem bir anlam yüklenmiş ve bu hürriyetlerin devletin bölünmez bütünlüğünü bozacak ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldıracak şekilde kullanılamayacağı ifade olunmaktadır. Tesettür de bir ibadet olduğuna göre Türkiye’de tesettürü kısıtlayan ve ortadan kaldırmaya çalışan zihniyetin Anayasanın öncelikle 24. maddesini ihlâl ettiğini söylemek mümkündür. Ancak 14. madde Türkiye’deki siyasal kültürün önyargılarını açıkça belli ettiği için tesettür yasakçılığının kaynağını 14. maddede aramak mümkün olsa gerektir. Zira Türkiye’de kamu ve eğitim kurumlarında tesettüre müsamaha etmeyen ve tesettürü “gericilik” ile özdeşleştiren zihniyet tesettüre “siyasal simge” etiketini yapıştırarak yasakçılıklarına anayasal bir kılıf bulmaktadırlar. Ayrıca tesettürün devletin temel niteliklerini değiştirmeye yönelik hareket ve fikirlerin simgesi şeklindeki yakıştırmalar da tesettüre siyasal mânâ yüklenmesinin uzantılarıdır. Türkiye gündeminde her zaman dramatik bir şekilde yer alan tesettür meselesinin “özgürlükler hukuku”na uygun şekilde çözülebilmesi için 14. maddenin muğlaklığının giderilmesi gerekmektedir. Türkiye’de “kısıtlanan bir ibadet” olan tesettürün devletin temel niteliklerine aykırı bir ibadet olarak yorumlanması, tesettürün siyasî ve ideolojik önyargılarla değerlendirildiğini göstermektedir. Eğer tesettür böyle bir tehlike taşımıyorsa tesettürlü insanlara Anayasanın 24. maddesinde tanınan din, vicdan ve ibadet hürriyetinin tam anlamıyla sağlanması devletin temel görevlerinden olmalıdır. Tesettürlü insanların böyle anayasal suçlara iştirak bile etmedikleri düşünülürse, en azından suç işlemesinin tesettürü ile ilgisi olmadığı göz önüne getirilirse, Anayasanın 14. maddesinin ideolojik ve siyasi önyargılar ile yorumlandığı görülebilecektir. Anayasanın 5. maddesindeki “...kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak” şeklindeki hükme göre devletin bütün vatandaşlarına maddî ve mânevî imkânlar sunmakta eşit davranması gerekmektedir. Anayasanın 10. maddesi “herkesin kanun önünde eşit olduğunu ve hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağını” düzenlemektedir. Türkiye’nin siyasal ve kültürel şartlarına bakıldığı takdirde tesettürlü insanların başta eğitim olmak üzere bir çok anayasal haktan mahrum edildikleri görülmektedir. Bu yüzden Türkiye’deki tesettürü yasaklayan düşünce yapısı, başta Anayasanın 24. maddesinde düzenlenen din ve ibadet hürriyeti ilkesini ve kamusal imkânlardan vatandaşları eşit faydalandırma zorunluluğunu düzenleyen 5. maddeyi ihlâl etmektedir. Din ve ibadet hürriyetinin kısıtlanabilirliğini düzenleyen 14. madde ise Türkiye’nin siyasal şartlarında geniş şekilde yorumlanabileceği, ideolojik önyargılar ile değerlendirilebileceği için tesettür meselesinin temel hak ve hürriyetler, özgürlükler çerçevesinde çözülmesini imkânsızlaştırmaktadır.


    Sonuç

    Türkiye’de devletin tesettüre önyargı ile yaklaşması, gericilik ile bir tutması ve tesettüre siyasal mânâ yüklemesi Cumhuriyet sonrası modernleşme anlayışımızın muhtevasını en net ortaya koyan olgulardan birisidir. Tesettür meselesinde özgürlük ile otorite arasında denge kurup, özgürlük alanını genişletmek yerine, tesettür kamusal alandan kovulması gereken simge olarak değerlendirilmiştir. Bu yasakçılığın temel sebebi de tesettüre hukuk ve adalet penceresinden bakmak yerine tesettürü siyasî ve ideolojik önyargılarla algılamaktır. Tesettür tartışmalarının arttığı dönemlerde bu vesile ile irtica paranoyası gündeme rahatlıkla getirilmiştir. Tesettür konusundaki bu gerginlik modernleşme anlayışımızın din ile hesaplaşmayı da içeren çatışmacı yönünü göz önüne sermiştir. Tesettür probleminin çözülme imkânı devletin laiklik anlayışının özgürlükler lehine değişmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Tesettür yasakçılarının kültürel ve sosyal gerçekleri göz ardı edip, meseleye ideolojik önyargı ile yaklaşmaları devam ettiği sürece tesettür meselesi çoğulculuğun değil çoğunlukçuluğun galip gelmesi anlamına gelecektir. Çoğulculuk ise demokrasinin vazgeçilmez niteliklerindendir. 14. madde muhtevası itibariyle çoğulculuğa engel olabilecek niteliktedir. Tekrar gözden geçirilmesi ve belli bir standarda bağlanması şarttır...
    ben de üniversitedeyim ve kanun gelmesine rağmen açık giriliyor.........


    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


  7. #7
    YaRDıM SeVeR KoKoPtR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Gelmek isteyen "Cesaret edebilen" varsa Cehennemde
    Mesajlar
    203

    Standart

    Adi uzerinde Anayasa bir kanun(yasa) anayasadaki kurallara uymuyor ise degisir vea reddedilir
    Bir kurum kurulusunda anayasadan aldigi yetkiler ortaya cikar ve kendi icinde yasalari olusur ama bu yasalar asla anayasaya aykiri olamaz bu sebeple bence bu soru yanlis
    Ayrica kisisel hak ve ozgurlukler ana yasa ile koruma altina alinmistir.
    kisisel haklar bir baskasinin haklarina engel olmadigi surece de tartisilmaz / elinden alinamaz.
    Bir kisinin dusuncesi ne olursa olsun hayat felsefesi ne olursa olsun anayasanin gerektirdigi sekilde ona toplumun bir ferdi olarak yaklasilmalidir.
    ve toplumun duzenine aykiri bir davranisi olmadigi surece de onun hic bir hakki elinden alinmamalidir
    hukukta bir kural vardir sucu ispatlanmayan bir kisi asla suclu olarak gosterilemez simdi bas ortusu ve (ya) bas ortusu takan suc unsuru yaratmadigi surece suclu olarak gosterilemez.
    Ki ben yillardir goruyorum egitim/devlet kurumlarinda meydana gelen olaylarda basi acik kisiler daima on saflarda gidiyor ? Peki buna ne demeli ?


    Yillar oncesinde sag sol vardi simdilerde basortusu
    Toplumu ikiye bolup zit kutuplarin carpistirilmasi ulkemiz icin gelenek halini aldi
    Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.


    Rar Sifreleri: www.alemim.net

  8. #8
    ßesgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Gun£sin ßattıgı Y£rd£n
    Mesajlar
    393

    Standart

    Ozgurlugumuzu ifa etmeyi bir kenara bıraktık da dusuncelerimizi suraya acıklıgıyla yazabilme ihtimalimiz bile yokken....
    Cok sey istiyoruz yahu. Cunta olup cıkacagız...
    عَ شَ ق
    Farzet
    şeb-i yeldanın son bulması vuslat demekmiş
    Ayn ‘dan şin’den kaf’tan geçip aşk ile vasl olmakmış
    Farzet...

  9. #9
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Standart

    Başörtüsü takanlar ve başörtüsüne takanlar

    İskilipli Atıf Hoca "Frenk Mukallitliği" isimli kitabından muhakeme edilirken, hâkim diyor ki: "Hoca, bir metre bez için bu kadar ısrara gerek var mı?"

    Atıf Hoca direkte dalgalanan bayrağı gösteriyor, diyor ki: "Hâkim bey, şu bayrak da iki metrelik bir bezdir. Yırtıp atabilir miyiz?"


    İşte o bayrak nasıl ki bizim istiklalimize alâmettir, başörtüsü de kadının istiklaline alâmettir.

    Nasıl ki bir hanım başı açık okuluna girebiliyor, başı örtülü hanım da okuluna girebilmeli. Buna izin verilmemesi, insan haklarıyla, özgürlükle bağdaşmaz!
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


  10. #10
    alaraa-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    istanbul
    Mesajlar
    4,827

    Standart

    dinimizde tesettür yerlere kadar pardesü yok ama bu ünide olmaz arkadaşlar uygun bir kıyafet giyip gelmek warken eden tesettür sıkma bas falan güselmi normalmi bende karsı diğilim ama kitapda warmı yerlere kadar giyin sıkma bas örtün diye ??bu tarz kiyafetleri kadınlarına giydiren bağnaz gerici insanların yaptırımları olduğunu biliyoruz.üniwersiteye bu sekilde gelmek hoşmu peruk takıp gelinebiliniyo bu böylede dewam edebilir bukadar dert warken tesettür bu zamanda bu modern yasamda hala gündemde olması çok üzücü ....

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351