~~Sevmeyi seviyorum~~


Sevmek de, sevilmek de kadının tabiat-ı asliyesi.. Hele ki sevmek, sevmek gibisi yok!.. Bir hanım olarak sevilmek ne kadar elzemse, sevmek, sevebileceği insanlarla olabilmek çok daha elzem… Ne kadar yakışır kadına kucaklamak, bir yavrucağın üstünü başını düzeltmek, bağrına basmak, beyinin yakasındaki tozu silme siyâsetiyle onu sahiplenmek, kaşkollar sarmak…

Bir sınıfta biri düşse, ilk yardıma koşan kızlar değil midir? Ya da bir hayvancık yaralansa “Ay canım!..” deyip şefkat göstermek öncelikle erkeğe mi yakışır? Veya hemşirelik, en çok kimde güzeldir? Sevmek güzel, herkes için… Ama bu kadın için bir fıtrat… Bu yüzden fıtratını bozan kadınlardaki en büyük eksik, şefkat ve müsâmaha; en bâriz sıfat ise kapris ve bencillik… Mâsum naz kaprise, sevilme ihtiyacı bencilliğe tebdîl oluyor ve sevmek, ancak bedel karşılığı veriliyor.

Zor, biliyorum ama “sâliha hanım” olmak istiyorum. Herkesi ve her şeyi sevebilmek, bedelsiz… Sıkılmadan, teşekkür beklemeden, çileme râzı olarak, sevgi dolu, gülümseyerek yaşamak… Çilenin bakışlarındaki ağırlığını gördüğüm hâlde gülümseyip etrafına sıcacık sevgi iklimi yayan hanımlara hayranım. “Ben”den geçip hayatını sevdiklerine harcayan hanımlara…

Seviyorum, çünkü bu benim tabiatım!.. Sevilmek istiyorum, çünkü bu da benim en önemli ihtiyacım…

Ey Allâh’ım! O gülücüklerle dolu, sıcacık duyguların anası, paylaşmanın en sevgili dostu, çilenin en sessiz ve teslim yâri, edebin en nâzenin evlâdı sâliha hanımlardan bir hisse de bizim gönüllerimize ihsan et… Âmin.

*
~~Huriye Yılmazer~~