Hürmet edin, ancak hürmet beklemeyin!
Bir şahsın hürmet beklememesi bizim ona hürmet etmemize mani değildir. Meselâ, Efendimiz (sas) kendisi için ayağa kalkan sahabeyi her defasında ikaz etmiş ve “Acemlerin büyüklerine ayağa kalktığı gibi ayağa kalkmayın.” buyurmuştur.
Ama, sahabe de her defasında, O’na hürmeten ayağa kalkmıştır. Biz bu tabloda her iki tarafın kendine âit vazifeyi nasıl dengede tuttuklarını görmekteyiz. Ve yine Efendimiz (sas), hakemlik için gelen Sa’d b. Muaz’ı kastederek yanındakilere, “Efendiniz için ayağa kalkın.” buyurmuşlardır. Bu bir edep öğretisidir. Ne var ki, kendisine hürmet edilen şahıs da mutlaka kendine düşeni yerine getirmelidir. Yani, insanlardan katiyen hürmet etmelerini beklememelidir. Zaten Allah Rasulü, “Kim kendisi için kıyam edilmesini arzu ederse cehennemde yerini hazırlasın.” buyurarak bu hususa da ışık tutmuştur. Ancak, bu mevzuda da biz, bize düşen görevi yerine getirmek zorundayız.
Zorundayız, zira büyüklerin iç muhasebesini sağlamak bir manada bizim vazifemiz değildir.
ALİ BUDAK
Ailem Dergisi
Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak.
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks