1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Susmanin Fazileti............

  1. #1
    Hatira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    4,427

    Arrow Susmanin Fazileti............

    SUSMANIN FAZİLETİ

    Dili muhafaza etmek her zaman ve her yerde en mühim işlerdendir.
    Çünkü dil, kalp de bulunanların tercümanıdır.


    Bu yüzden dilin hatalardan arındırılması ancak kalbe bağlı kalmasıyla mümkün olabilir.


    Düşündüklerimiz dile getirilmeden evvel bizim hakimiyetimizde iken,
    ağzımızdan çıktıktan sonra biz onların hakimiyetine gireriz.


    Hepimiz hayatımızın bir anında mutlaka dilimizden dolayı zor durumda kalmışızdır!
    Sonra keşkeler birbirini kovalayıp, Dilimi eşek arısı soksun diye geçirsekte içimizden
    artık yapacak bir şey yoktur.


    Hz. Ebubekir Sıdık (r.a) ağzına küçük taşlar koyar,
    onlarla nefsini konuşmaktan menederdi.
    Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir
    Beni tehlikeli ve zor işlere sokan, budur!
    (Kimya-yı Saadet)


    Sarfedilen her bir kelime bizim sorumluluğumuzda karşıdakine gönderilmiş kişilik mesajlarıdır.
    Her zaman düşünerek konuşmadığımızı ve farklı ruh hallerinin bizi düşürdüğü farklı durumlarda
    ise konuşmalarımız, geri dönüşü olmayan birer ok misali muhatabını yaralar.


    Oysa Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği emin kişidir.


    Hasan-ı Basri (k.s)
    Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir.


    Derken dinine bağlı samimi bir müslümanın dilini her türlü lüzumsuz söz
    ve konuşmalardan arındırması gerektiğini kastetmiştir.


    Yanıltır bizi çok konuşmak, yalana sevk eder! Bazen ekleriz biraz üstüne,
    bazen hoşlanmadığımız yerlerini kırparak anlatırız.
    Çünkü artık bizim olaya bakışımızı aktarmalıdır cümleler;
    yeni haline bizim kelimelerimiz yön verir, bizim ağzımızdan çıktığı için.


    Kimi zaman konuştukça batılla dolarız. Bir kavganın fitilini ateşler kimi sözlerimiz.
    Hakikat, hakikat olmaktan çıkar da kendimizi bile inandırırız bu yeni haline.
    En çirkin hali ise halka eziyet eden boş sözlerimizdir.
    Başkalarının namusuna uzanan bir dil aynı zamanda,
    günde beş vakit nasıl tesbih eder kelamullahı?


    Peygamber Efendimiz Aleyhisselatı Vesselamın;


    susan kurtulmuştur.
    (Tirmizi),


    Susmak hikmettir. Susan ise pek az!...
    (Deylemi)


    buyurmaları bütün bu saydığımız (gıybet, fitne, yalan, alaya almak, kovuculuk, riya,..)
    kötü hallerden bizi kurtaracağı içindir.


    Yapılması gerekeni ise yine başka hadis ile anlamamızı istiyor:


    Size ibadetlerin en kolayını haber vereyim mi?
    Diliniz susun.
    (Müslim, Buhari, Saffan b. Selimden rivayetle)


    Konuşma-susma konusunda kurulan en iyi dengeyi Hz. Muhammed Mustafa
    aleyhisselatı vesselamın hayatın da görüyoruz.


    Cevamiul kelim sıfatıyla; duruma ve ihtiyaca göre, genellikle kısa ve özlü,
    sade ve iddiasız konuşurlardı. Konuşmaları her zaman batıl ve gereksiz unsurlardan uzaktı.
    Ya Kuran-ı Kerimi açıklamak, ya herhangi bir hükmü beyan etmek, ya bir iyiliğe çağırmak,
    ya kötülükten uzaklaştırmak, ya da insanların dünya ve ahirette faydalanacakları bir hikmet
    ortaya koymak için konuşurlardı. Yerine göre konuşmadaki fazileti; İslama davet ettiği
    herkesin nasılda hemen kalplerinin yumuşayarak iman etmeleriyle bizlere defalarca kez
    göstermiştir. Tıpkı ayeti kerimede buyrulan;
    Sadaka ve hayır buyurmak ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur.


    Peygamber Efendimizde bizlere
    dilimize sahip olmamız için öğütler vermiştir.


    Ademoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile
    hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki:
    Bizim hakkımızda Allah(cc)tan kork!
    Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz.
    Eğer sen inhirat edersen, biz de inhirat eder, haktan ayrılırız
    (Tirmizi, Said b. Cabirden rivayetle.)


    Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz.
    Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz.
    Komşusunun şerrinden emin olmadığı bir kimse cennete giremez.
    (Haraiti; Enes b. Malikten rivayetle)


    Kişi konuşurken Ya hayır söylemeli ya da susmalı kendine bir nimet bilip oturmalı.
    Aksi halde kendisine zarar dan başka bir şey gelmez.


    Susmak ibadetin başıdır.Dilini gönlüne indirip yalnızca Allah(cc)ın razı olacağı işi,
    hareketi yapma gayretine girince sonuçta muhakkak hayır olacaktır.


    Elimizden geliyorsa,
    Emri bil maruf için konuşmalıyız ancak gücümüz yetmiyorsa
    sükut ile selamet bulacağımız gerçeğine sığınmalıyız.
    Çünkü şeytanı ancak sükut ile mağlup edebiliriz.


    Kutsi bir hadiste Allah(cc)-u Teala;
    Ademoğlunun cesedi üçe ayrılır.
    Kalbi, dili ve diğer duyguları
    Kalbe kendi zatını bilmeyi, şehadeti ikram etti.
    Dile de kuran okumayı, ihsan eyledi.
    Diğer duygularada namaz, oruç vb. ibadetleri yapmayı ihsan etti.


    Kalbi korunmasını bizzat kendisi üzerine aldı.


    Dilin korunmasına hafaza meleklerini tayin etti.
    (İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen
    dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın (Kaf Suresi 18 ayet)


    Diğer duygular için ise emri ve yasağı getirdi.


    Kalpten beklenen vefa imanda sebat, kimseye haset düşmanlık hile etmemek iken,
    dilden beklenen vefa gıybet etmemek yalan söylememek, üstüne düşmeyen sözü etmemektir.


    Bir kimse kalbinden gelen vefayı bozarsa münafık olur.


    Aynı şeyi dile getirirse kafir olur.


    Diğer duygularının vefasını bozan ise asi olur.


    Susmanın faziletini konuşarak anlayamayacağımıza göre
    bu fazileti hayatlarına uygulayan örnek şahsiyetlerin sözlerine yer verelim;


    Hz. Süleyman şöyle demiştir:
    Eğer söz gümüş ise sükut altındır.


    Abdullah b. Mesud der ki:
    Kendisinden başka ilah olmayan Allah(cc)a yemin ederim,
    uzun hapsetmeye dilden daha fazla müstehak olan hiçbir şey yoktur.!


    Hasan-i Basri:
    Mümin bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır.
    Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir;
    münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.


    Hz. İsa (a.s) şöyle demiştir:
    İbadet on parçadır. Bu on parçanın dokuzu susmak,
    bir parçası da insanlardan kaçmaktadır.


    Yahya b. Ebi Kesir (r.a):
    Bir kimsenin konuşması düzgün olunca bundan diğer işlerinin de düzgün olduğu,
    konuşması bozuk olunca, diğer işlerininde bozuk olduğu anlaşılır.
    (Tenbihul Gafilin. Büstanül Arifin adlı eserden)


    Lokman Hekime sordular:
    Seni bu gördüğümüz makama ne ulaştırdı?
    Doğru söz, emaneti yerine teslim etmek, bana faydası olmayan sözü bırakmak.
    AsLa BiriLerinin Umudunu Kirma,
    BeLkide Sahip oLduklari Tek Sey O'dur.



    "BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE"
    Hem Maliyeti Ucuzdur
    Hem De Değerine Paha Biçilmez...

    Kötümser yanlız tüneli görür,
    Iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
    Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.

  2. #2
    ByFilozoF - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    Londra
    Mesajlar
    1,957

    Standart

    Orhan Gencebay'in Dil Yarasi Sarkisi Aklima Geldi (:

    Paylasimin Icin Tesekkurler...

    Selametle...


    Istisna Bensem,Kaideyi Bozarim...
    Ne Kadar Dayanırsan Atese O Kadar Gunah Isle
    Sukut Altinsa Sapini Gumusle...


    Beni Tanimiyorsunuz Ahkam Kesmeyin...
    Arkaniza Golge,Icinize Korku...
    Mezariniza Konu Olurum...

    Cehaletinin Alameti Dilinin Felaketidir...

  3. #3
    Palästina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    Österreich
    Mesajlar
    2,307

    Standart --->: Susmanin Fazileti............

    Sukut ikrardandın.Tesekkür ederim paylasım icin (:

    Sert ilklimin Mert Genci 66

    "Ayriligin Firaki Düsmeli Sineye,
    Dudaklar Küsmeli Kahkahaya Gülmeye!..
    _____________________
    Dügümlenirken Uzun Yollarin Ufukta Ucu,
    Bugünde Gelmedi Hasretle Beklenen Yolcu!
    N.F.K


    Ben Mahkum Olmusum Kirecli Dört Duvara,
    Gözyasi Dökme Yusuf Kirli Mektuplara!..



Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Iftar vermenin fazileti
    By aLfa in forum Ramazan Ayı ILe ILgili Bilgiler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13.09.08, 15:08

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372