Sayfa 4 Toplam 6 Sayfadan BirinciBirinci ... 23456 SonuncuSonuncu
31 den 40´e kadar. Toplam 52 Sayfa bulundu

Konu: Şehitler Tarihi

  1. #31
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart



    KOMANDO OLMAK ONURUMDUR

    Olur ya, bir çatışmada ölürsem,
    Arkamdan yas tutmayın.
    Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım.
    Bedenimden komandomu çıkarmayın,
    Onlar benim onurumdur,
    Ölünce kefenim olacak...
    Başımdan mavi beremi çıkarmayın,
    O benim şanım,şerefim olacak...
    Ayağımdan botlarımı çıkarmayın,
    Onlar nice yollar aşacak,
    Şehit olursam Sırat köprüsünden geçecek...
    Elimden tüfeğimi almayın,
    O benim mezarıma sembol olacak...
    Yaramın kanını silmeyin,
    Ahirette hesabı sorulacak...
    Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın,
    O benim madalyam olacak...

    * Bu şiir, Hakkari - Çukurca - Üzümlü Jandarma Sınır Karakolu'nda görevliyken 12 Aralık 1993 günü saat 21.00 sıralarında bölücü eşkiya ile yapılan silahlı çatışmada kahramanca çarpışarak şehit düşen Mustafa oğlu, Sakarya 1972 doğumlu Jandarma Komando Onbaşı Zekeriya Gülyaman'ın (1972/4) şahsi eşyaları içerisinden çıkmıştır.
    ♪ sadece müzik...





  2. #32
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart






    Mardin Valiliği, terör örgütüne yönelik yapılan operasyonda yaralanan er İmam Tan’ın şehit olduğunu bildirdi.

    Mardin Valisi Mehmet Kılıçlar, yaptığı yazılı açıklamada, dün saat 19.15 sıralarında Nusaybin ilçesi ile Şırnak’ın İdil ilçesi kırsalı arasında bulunan Eskihisar köyü yakınlarında yürütülen planlı operasyon sırasında Ömerli İlçesi Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde görevli jandarma komando er İmam Tan’ın, bölücü terör örgütü teröristleri tarafından açılan ateş sonucu yaralandığını bildirdi. Tan’ın helikopter ile kaldırıldığı Diyarbakır Asker Hastanesinde müdahalelere rağmen bugün saat 07.45 sıralarında şehit olduğunu ifade eden Kılıçlar, "Bölgede bölücü terör örgütüne karşı operasyonlar sürdürülmektedir. Şehit erimize Allah’tan rahmet, ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başsağlığı dilerim" dedi.
    ♪ sadece müzik...





  3. #33
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    BU HESAP SORULACAK


    Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler
    Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler
    Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler
    Bunların soyu bozulmuş Türk'e düşman göbekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    ***

    Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız
    Oğuz size yar olmadı budüz idi adınız
    Senelerdir bu vatanın ekmeğini yediniz
    Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    ***

    Dağlar, taşlar bu ovalar bilin ki Türk'ün yurdu
    Aslımız insan neslidir Türk'e semboldür Kurd'u
    Soyu ermeni olanlar nerden bilecek Kürd'ü
    İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    ***

    Alperenler şehadeti seslenirken çağrına
    İbrahim'in dedikleri nişan oldu bağrına
    Mehmetçik'ler şehit düştü bu vatanın uğruna
    Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten?
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    ***

    Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun
    Ne dinin var, ne imanın sen ne biçim gavurdun?
    Hem korkaksın, hem zavallı zoru gördün kıvırdın!
    Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten!
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Aşık Sefai

    ♪ sadece müzik...





  4. #34
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    ...ili kırsalında teröristlerin dur ihtarına ateşle karşılık
    vermesi sonucu çıkan çatışmada güvenlik görevlisi şehit oldu.

    Ya da.....ilinde devriye görevini yerine getiren aracına
    açılan ateş sonucu..güvenlik görevlisi şehit oldu.

    Ya da ......ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının
    patlaması sonucu asker yaralandı..

    Bu nasıl başlar biliyor musunuz?

    Hava o kadar sıcaktır ki beyninizdeki sıvının buharlaşıp
    uçtuğunu düşünürsünüz. Oluştuğu anda kuruyup giden ter
    damlacıklarından geriye kalan tuzlar yüzünüzün ve hatta
    elbisenizin her yanını kaplamıştır.

    Avucunuzun içindeki ter, yüzünüzdeki gibi kolay kurumadığı
    için elinizdeki tüfeğinizin ****l kısmı avucunuzun içinde
    vıcık, vıcık oynar. Ter ile ıslanan çeliğin kokusu
    avucunuzun içine ve elinizi sürdüğünüz her yere siner.

    Önünüzde yürüyen adamın, ayağının kuru toprakla her temas
    edişinde çıkan toz, ağzınızın kupkuru olmasına ve zor
    nefes almanıza sebep olur.

    Sırt çantanızın askı kayışları yüzünden omuzlarınızı
    hissetmezsiniz. Kült ağrıları ancak çantayı sırtınızdan
    çıkardığınızda fark edersiniz.

    Bastığınız her taş parçası, her çalı ve bir ayağınızın
    kaplayabildiği her yeryüzü parçasından çıkan sesi duyarsınız.

    Yürüdüğünüz yerdeki her Ağustos böceğinin sesini, dallardaki
    kuşları, yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan
    arıların kanat seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da herhangi
    bir yerinizdeki küçük yaraların üzerine konmaya çalışan
    sineklerin vızıltılarını, ayağınızı bastığınız yerden
    havalanan yeşil çekirgenin küçücük cüssesine rağmen çıkardığı
    tok kanat sesini en ince ayrıntısına kadar duyarsınız.

    Sonra, kendi teçhizatınızın ve önünüzdeki arkadaşınızın ve
    arkanızdaki arkadaşınızın teçhizatlarının çıkardığı düzensiz
    seslerin her birini ayrı ayrı duyarsınız.

    Ve aynı anda önünüzdeki arkadaşınızın nefes alışlarını
    duyarsınız, öksürmesini ve hapşırmasını da duyarsınız.

    Telsizinizden çıkan seslerin ve cızırtıların her biri
    ayrı ayrı katılır bu senfoniye.

    Ter ve tozun birleşmesinden oluşan kaygan çamur, postalın
    içindeki tüm ayağınızı kaplamıştır, çoraplar önce su toplayıp
    sonra patlayan yerlere adeta bir deri gibi yapışmıştır.

    En çok yapmak istediğiniz şey ayaklarınızı yıkayıp,
    çoraplarınızı değiştirmektir.
    Ama bu çok büyük bir lükstür o anda.

    Çünkü...

    Çünkü hangi çalının dibinde, hangi kayanın arkasında sizi
    beklediğini bilmediğiniz ihaneti arayıp bulmanız ve yok
    etmeniz gerekmektedir.

    Bütün masumların hayatı ve huzuru size emanet diye,
    öğretmenler bayrak direğine asılmasın diye, kundaktaki
    bebekler kurşunlanmasın diye, binlerce yıllık emanete halel
    gelmesin diye kahpeliği ve ihaneti yok etmeniz gerekmektedir.
    Çünkü bunun için bayrağın, silahın, namusun ve şerefin
    üzerine yemin etmişsinizdir.

    Çünkü önemli olan ayağınız değil, ülkeniz, bayrağınız ve
    onurunuzdur. İşte bu yüzden lükstür ayak yıkamak, çorap
    değiştirmek. İşte bu yüzden senfoniye dönüşmüştür bütün o
    düzensiz sesler güruhu.

    Sonra!..

    Sonra birden tüm sesler kesilir, bıçağın dalı kestiği gibi,
    makasın kâğıdı, pensenin bir hoparlör kablosunu kestiği gibi.
    Bir anda... Kuşların sesleri, arıların ve sineklerin
    vızıltıları, çekirgenin kanat sesleri hepsi bir anda biter.

    Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı değil,
    gökyüzünü görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç
    saniye sürer.

    Tek hissettiğiniz kesif bir barut ve yanık et kokusudur,
    yüzünüzün toprak parçalarıyla kaplandığını fark edersiniz,
    temizlemek için çalışmazsınız.

    Arkadaşlarınızın bağırarak koşuşturduğunu görür ama
    kulağınızdaki çınlama ve uğultudan seslerini duyamazsınız.
    Sesleri yavaş yavaş duymayabaşladığınızda ayağa kalkmaya
    çalışırsınız ama başaramazsınız.

    Yine birkaç saniye sonra arkadaşlarınızın sesleri arasında
    "mayın" kelimesini ayırt eder ve kalkmaya çalıştığınızda
    ayağınızdaki yoğun ağrıyı fark edersiniz.

    Ayağınız yoktur ama yine de ağrıdığını hissedersiniz.

    Ne olduğunu anlamak için baktığınızda ise parçalanmış
    pantolonunuzun ve kopmuş ayağınızın farkına varırsınız.
    İşte her şey o anda başlar.

    Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Sonra, nefesiniz biter.
    Sonra, yeniden nefes alırsınız ve yeniden bağırmaya
    başlarsınız. Sonra yine nefesiniz biter ve yeniden,
    yeniden ve yine...

    Yanınıza ilk gelen arkadaşınız size, "fazla bir şey yok,
    sadece küçük bir yara" gibi telkinlerde bulunur. Ama siz
    arkadaşınız konuşurken de, helikopterle hastaneye
    götürülürken de artık bir ayağınızın olmadığını
    biliyorsunuzdur. Hep bir soru çınlar kafanızın içinde
    "neden ben, neden ben, neden ben ?"

    Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen yıllar
    sonunda, diz kapağınızın on iki santim altından takılı olan
    ve her akşam yatarken veya banyoya girerken çıkarıp kenara
    koyduğunuz takma bacak artık bir uzvunuz olmuştur.

    Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakârlığınız sayesinde
    vatan var olacaktır. Sizin bir bacağınızın ne önemi vardır ki!

    Artık koşamayacak olmanızın, yazın herkes gibi havuza,
    denize giremeyecek olmanızın da hiç önemi yoktur.
    Vatan sağ olsun yeter.

    Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle Fransız
    televizyonlarında, uğruna yarım kaldığınız vatan hudutlarını
    hiçe sayan programlara finans sağladığını okursunuz.
    Aynı dillerin bundan pişmanlık duymadıklarını söylediklerini
    de okursunuz.

    Pamuk'ları, Dink'leri, okursunuz, Bizans çocuğuyum diyenleri
    duyar, Ali Kemallere tanık olursunuz, "koçlar gibi satanları"
    görürsünüz. .

    Türk Bayraklarının yakıldığını, görürsünüz. Başlarına çuvallar
    geçirilip aşağılanarak elleri arkalarından bağlanan Türk
    askerlerini görürsünüz.

    Bu aşağılanmaya cevap verecek tankların motor seslerini,
    helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam
    yeminlerini duymayı beklersiniz ama duyamazsınız.

    Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen çaputlara
    "bayrak" diyenleri görürsünüz, "uçaklarını çek", "valiyi çek"
    diyen başkanları ve karşılarında kekeleyen riyaseti görürsünüz.

    Bu da yetmez Türk askerlerinin kendi mahkemeleriniz tarafından,
    "çete" diye suçlandığını,yargılandığınıgörürsünüz.

    Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, öğretmene ateş eden, yol
    kesip soygun yapan, köy yakan, okul yıkan, mayın döşeyen
    teröristlerin sadece "ben bir şey yapmadım" demelerinin esas
    kabul edilip, "suçsuz" sıfatıyla serbest bırakıldığını görürsünüz.

    Susanları, konuşması gerektiği halde susanları görürsünüz,
    konuşanlar her konuştuğunda, kekeleyenler her kekelediğinde
    ve susanlar her sustuğunda siz yeniden vurulursunuz,
    yeniden ölürsünüz her defasında.

    Gövdenizden o toprağa akan kan, bu defa içinize akar,
    inandıklarınıza, uğrunda savaşarak kendi kanınızı akıtmak
    pahasına tertemiz tuttuğunuz değerlerinize akar.

    Sizin kaya arkalarında, çalı diplerinde aradığınız ihanet gelir
    aklınıza, o mayınları yerleştiren eller gelir. Sorgulamaya
    başlarsınız: "Biz bu ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda
    dolaştığımız yılanın başı, hep gözümüzün önünde miydi yoksa?"
    diye sorarsınız kendinize.

    Onlara verilen maaş'ın sizin vergilerinizden ödendiğini, içinize
    sindiremezsiniz, uykularınız kaçar, neden bu vatanı sizin kadar
    sevmediklerini düşünürsünüz.

    Bu vatan onların da vatanı değil mi?

    Onlar da, tıpkı benim gibi namusun ve şerefin üstüne yemin
    etmedi mi? diye sorarsınız kendi kendinize.

    Sinirlenirsiniz, üzülürsünüz, on beş yaşında bir askeri okul
    öğrencisi iken her adımda söylediğiniz, beyninize ve yüreğinize
    nakşettiğiniz sözler gelir aklınıza": VATAN, SANA CANIM FEDA"

    Geri kalan tüm hayatınızın ilk beş dakikası, böyle başlayacak
    işte ve hayatınız böyle devam edecektir. Son nefesinize kadar
    savaşacaksınız ihanetle, her şeye ve herkese rağmen, bu yolda
    ölene ya da bu ihaneti bitirene kadar.

    Siz diyorum, çünkü bu vatan için bedel ödeyen insanların neler
    yaşadığını, neler hissettiğini, size rağmen ve sizin için neler
    yaptıklarını, neler yapabileceklerini bilin istiyorum. Okuduğunuz
    ya da televizyonda duyduğunuzdan daha fazladır yaşananlar.

    Yani aslında gazetelerin iç sayfalarındaki, minicik karelerde
    okuduğunuz;
    "...ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu,
    bir güvenlik görevlisi yaralandı!" haberi aslında o kadar da kısa
    değildir.

    Sizin, daha okuduğunuz gazetenin arka sayfasına geçerken unuttuğunuz,
    falanca mankenin otel odası maceralarına, ya da uyuşturucu komasından
    ölen oğluna "şehit" deyip Türk bayrağı "örten kadının haberine
    ayırdığınızdan daha uzun zaman ayırmadığınız bu küçük haber,
    birileri için bir ömür boyu sürecek ve asla unutulmayacaktır.

    Ve siz unuttuktan sonra da başka birileri, "ne için?" dendiğinde
    "vatan için" diyecekleri fedakârlıklarını size rağmen yapmaya devam
    edeceklerdir.

    Sizin uyuşmuşluğunuza, duyarsızlığınıza rağmen, sizin rahatlığınıza,
    sizin vicdanlarınıza rağmen bu kahramanca fedakârlıklar ve bu ilk
    beş dakikalar yaşanmaya devam edecektir.

    Asla unutmayınız başınızın üstündeki egemenlik örtüsünün payandası
    kopan bacaklar, bedeli ise size rağmen bu vatan için akan kanlar,
    feda edilen canlar, sıcak yuvalarını, babalarının yüzlerini unutan
    küçücük çocuklarını düşünmeden vakfedilen hayatlardır.

    Ne kadarını anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mı
    bilmiyorum, ama birileri bunları yaşadı, birileri hala yaşıyor
    ve emin olun yaşlı dünya döndükçe, Türk vatanı ve Türk Bayrağı için
    birileri daha tüm bunları yaşayacak.

    Gördüğünüz gibi size bir hayli uzak bir yaşam biçimi bu.
    Masalarda oturup "aydınca" sohbetler etmeye hiç benzemiyor değil mi?

    Bir an için bile olsa kendinizi onların yerine koyasınız diye "siz"
    diyerek yazdım, sizin onlardan biri olamayacağınızı biliyorum.

    "Siz" kim misiniz?
    Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz!
    Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz.
    "Siz" de bilin ki biz asla unutmayacağız.

    "VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"
    ♪ sadece müzik...





  5. #35
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart


    Hainler Mehmet'e, tatbikat için gittiği Şile'de kıydı. Araziye mayın döşeyen PKK'lıar, tatbikat alanını kana buladı. Şehit anası Güler Ayabak "Allah kimseye evlât acısı yaşatmasın" diyor.

    Henüz 20 yaşındaydı, ileriye dönük hayalleri, umutları vardı. Askerden döndükten sonra evlenip mutlu bir yuva kuracaktı. Ta ki o kara gün gelene kadar.

    Tarih, 24.11.1987. Mehmet, bağlı olduğu bölükle beraber, Şile'de bulunan bir araziye tatbikat için gitti. Araziye vardıklarında Mehmet herkesten önce araçtan inerek ilerlemeye başladı. Cesurdu, korkmuyordu, gözüpek bir askerdi. Mehmet Ayabak'ın tek düşüncesi vardı. "Hedefini 12'den vurup, düşmanların gözünü korkutan bir asker olmak"

    ÖLDÜREN ADIM

    Arkadaşlarından önde giden Mehmet henüz arazide birkaç yüz metre yürümüştü ki, kulakları , sağır eden bir patlama oldu. Gencecik fidan Mehmet Ayabak'ın vücudu toprağa yığıldı patlamanın ardından. Ve acı haber çabuk duyuldu baba ocağında. Güler Ana oğluna hem babalık hem de analık etmişti.
    Babası onları terk etmiş ve Güler Ana, Mehmet ve kızını tek başına yetiştirmişti. Oğlu askere gitmeden önce evi geçindiriyor ve annesinin her ihtiyacını karşılıyordu. Askere gittikten sonra ise kız kardeşi evi geçindirmeye başladı. Annesinin artık en büyük hayali tezkeresini almış oğluna kavuşmak ve onu evlendirmekti. Ancak Şile'den gelen acı haber Ayabak ailesini perişan etti. Güler Ana'nın bu acıya dayanacak gücü kalmamıştı. Tek oğlu biricik Mehmet'i 20 yaşında toprağa verecekti. Buna ne beyni ne vücudu dayandı.

    Oğlunun öldüğünü duyunca ana kalbi dayanamadı ve Güler Ana o dakika kısmi bir felç geçirdi. Oğlunun öldüğünü kabullenemeyen ana yüreği artık Şirinevlerdeki evinde Mehmet'inden kalan üç mektup ve bir fotoğrafla teselli buluyor. Şehit annesi oğlu Mehmet'in acısı anlatırken sesi titriyor.

    "Oğlumun hasreti beni yakıp kavurdu, Artık ağlaya ağlaya göz pınarlarım kurudu. Diğer şehit anaları gözünde oğullarının değeri neyse, benim de, oğlumun değeri o kadar çok büyük.

    Oğlum çok iyi dürüst ve çalışkan birisiydi. Ailesine çok düşkün ve benim sözümden dışarı çıkmayan, kimsenin hakkını yemeyen, haksızlığı sevmeyen bir insandı. Oğluma devamlı gel oğlum askerden önce seni evlendirelim diyordum. Oğlum da bana, Anne tamam evlenirim de, gitmek var dönmek yok, demişti. Bundan dolayı oğluma, tamam, sen askere git-gel seni evlendireceğim, dedim. Askere gitti ve dönemedi. Şimdi ondan kalan 3 tane mektupla ve bir fotoğrafla avunuyorum. Onlara bakıp bakıp ağlıyorum. Bazen Allah'a dua ederken "Neden onun canını aldın keşke benim canımı alsaydın diyorum. Onun önünde yaşayacak daha çok yıllar vardı. Evlenecek yuva kuracak ve çocukları olacaktı. Oysa benim hayatım sadece onlardı. Bir oğlum ve bir kızım, işte bazen bunları düşünüp hayata isyan ediyorum."

    Güler Ana oğlu için şehit olacağını anlamıştı sanki diyor. Sürekli konuşmalarında "Ben gencim ama bu vatan için ölmeye hazırım. Yeter ki vatan sağ olsun. Şehitlik en önemli mertebedir" diyordu. Hatta bir gün genç Mehmet annesine şu cümleleri sarf etmişti:

    ŞEHİT OLACAĞINI BİLİYORDU

    "Acemi birliği bittiği zaman, 10 günlük iznine geldi. Askerlerin boyunlarına taktığı kolyeyi gösterdi ve bana, Anne, bak bu kolyeyi, şehit olacağım zaman, dilimin altına koyacaklar, dedi. Ben de, öyle konuşma yavrum, Allah korusun, dedim. "Meğer oğlum herşeyi hissetmiş ve şehit olacağını düşünmüştü. Onu öylesine çok özlüyorum ki, özellikle geceleri burnumun direkleri sızlıyor. Hatta çoğu zaman onu rüyamda görüyorum ve birbirimize sarılıp ağlıyoruz, işte o zaman rüyamın hiç bitmemesini istiyorum. Çünkü uyandığım zaman kollarım bomboş gözlerim yaşlı yataktan kalkıyorum. Bu çilenin ne zaman biteceğini bilmiyorum. Hayatta en acı şey evlat acısıymış yeni anladım."

    ANNE OĞULUN SON KONUŞMASI

    Güler Ana oğluyla yaptığı son konuşmasını ise hiç unutmuyor. Onun sesi kulaklarında çınlıyor. Bakın nasıl anlatıyor Güler Ana oğlu Mehmet'le konuşmasını: "Mehmedim bana telefon açtı ve anne abim yanıma gelmesin, biz tatbikata çıkacağız. Tatbikat bittiği zaman belki izin alıp yanınıza gelebilirim dedi. Bu onunla son konuşmam oldu. Bir daha oğlum Mehmet'i ne görebildim, ne de konuşabildim. Şimdi diyorum ki keşke onunla daha uzun konuşsaydım. Şu an sanki o anı yaşıyorum. Çok üzgünüm. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın."

    BİNLERCE ŞEHİTTEN BİRİ

    Şehit Mehmet'ten kalan tek hatıraya ise gözü gibi bakıyor Güler Ana. Oğlundan kalan 3 mektup neredeyse onu hayata bağlıyor. Okuyup okuyup gözyaşlarına boğuluyor acılı anne. Oğlunun kendi el yazısıyla yazdığı mektubu bazen öpüyor ve kokluyor. Evet, Mehmet Ayabak da vatan uğruna şehit verdiğimiz binlerce kişiden biri. Onun da askere giderken hayalleri vardı. Ama O da diğer şehitler gibi herşey bir yana "Vatan Sağolsun" deyip ölümün üzerine korkusuzca gitti.

    Belki hayalleri gerçekleşmedi ama en kutsal makamlardan birine yani ŞEHİTLİĞE yükseldi.

    Şehit Künyesi
    Adı-Soyadı: Mehmet Ayabak
    Yaşı: 20
    Ölüm Tarihi: 24.11.1987
    Doğum Yeri: Siverek

    MEHMETlN SON MEKTUBU

    İşte Güler Ana'nın ağzından oğlunun mektubu:

    "Sevgili ve canımdan çok sevdiğim anneciğim. En güzel günlerin seninle olmasını dilerim. Eğer sen de oğlun, Mehmet'ten nasıl olduğunu soracaksan, Allah'a şükür çok iyiyim? Anneciğim burası çok güzel bir yerdir. Size mektup yazmamın sebebi, kafamın karışıklığından kaynaklanıyor. Ben sizleri çok merak ediyorum. Babam nasıl, çalışıyor mu? Çalışıyorsa bana bildir. Anneciğim benim yanıma gelirsen çok sevinirim, eğer gelmek istersen, Cumartesi-Pazar günleri gelin.

    Bütün kardeşlerime sonsuz selamlarımı sunar, en güzel günlerin onların olmasını dilerim. Anneciğim, teyzemlerden mektup alıyor musunuz? Bana bildirin. Mektubuma son verirken, tekrar sonsuz selamlarımı sunar, hasretle ellerinden öperim."
    ♪ sadece müzik...





  6. #36
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    Siirt Eruh'ta PKK saldırısı: 8 şehit

    Siirt Eruh'ta PKK saldırısı: 8 şehit

    Turan KOYUNCU/SİİRT, (DHA)

    Siirt'in Eruh ilçesinde meydana gelen PKK saldırısında 7 asker bir korucu şehit oldu.

    Siirt’in Eruh ilçesi kırsal kesiminde dün gece güvenlik kuvvetleriyle PKK’lı teröristler arasında çıkan çatışmada 7’si asker, 1’i korucu 8 güvenlik görevlisi şehit oldu. Bölgede operasyonlar devam ediyor.

    Eruh ilçesine bağlı Dağdöşü köyü kırsal kesiminde arazi arama tarama faaliyeti yürüten güvenlik güçleri, dün saat 22.00 sıralarında kalabalık bir grup teröristle sıcak temas sağladı. Burada çıkan çatışmada 7’si asker, 1’i korucu 8 güvenlik görevlisi şehit oldu. Karanlıktan yararlanarak dağlık kesime doğru kaçan teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla operasyon bölgesine Şirvan, Eruh, Pervari ve Siirt’ten de takviye askeri timler sevkedildi.

    Havanın aydınlanmasıyla birlikte Kobra helikopterleri PKK’lıların kaçtıkları yöne doğru olan alanı yoğun biçimde bombaladı. Sikorsky helikopterleri de, teröristlerin kaçış güzergahlarını kesmek amacıyla stratejik bazı noktalara özel eğitimli komando timleri indirdi. Çok sayıda korucunun da katıldığı operasyon aralıksız sürüyor.

    ŞEHİTLERİN KİMLİKLERİ

    3. Tugay Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz 2006 günü Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Dağdüşü köyü Yassıdağ bölgesinde terör örgütü mensuplarıyla yaşanan çatışmada 7 er ve erbaş ile 1 korucunun şehit olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

    “Çatışmada, Mersin doğumlu jandarma komando çavuş Yalçın Duman, İzmir-Ödemiş doğumlu jandarma komando onbaşı Kamil Alkan, Konya doğumlu jandarma komando er Orçun Yaldır, Tekirdağ-Şarköy doğumlu jandarma komando er Emrah Öztürk, İzmir-Kemalpaşa doğumlu jandarma komando er Mustafa Akmansoy, Tunceli doğumlu jandarma komando er Erdal Güneş, Ankara-Polatlı doğumlu piyade komando er Sedat Akça ve Siirt doğumlu geçici köy korucusu Osman Sarın şehit olmuştur.”

    ŞEHİTLERN İÇİN TÖREN DÜZENLENDİ

    Siirt'te şehit olan 7 er ve erbaş ile 1 geçici köy korucu için tören düzenlendi. Törene Vali Vekili Aytekin Yılmaz, Belediye Başkanı Mervan Gül, Belediye Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri ile askeri erkan katıldı.

    Törenin ardından şehit olan 7 er ve erbaşın cenazelerinin memleketlerine gönderiliyor.

    Törene, basın mensupları alınmadı.

    AYNI AİLEDEN BAŞKA ŞEHİTLER

    Terör örgütü PKK mensupları arasında çıkan çatışmada şehit olan Konyalı jandarma komando er Orçun Yaldır'ın amcasının oğlunun 11 yıl önce Şırnak'ta, 6 yıl önce de dayısının Mardin'de şehit olduğu öğrenildi.
    Şehit Yaldır'ın üvey kardeşi İbrahim Sualp, yaptığı açıklamada, bugün kapıları çalındığında, evlerinin önünde Jandarma İl Komutanlığından askerleri görünce kardeşinin şehit olduğunu anladığını söyledi.

    Yaldır'ın şehit düştüğü haberini aldığında olduğu yere çöktüğünü belirten Sualp, annelerinin de fenalık geçirdiğini kaydetti. Yaldır'ı acemi birliğini bitirmesinden sonraki yemin töreninden itibaren hiç görmediklerini dile getiren Sualp, “Orçun Yaldır'ın amcasının oğlu 11 yıl önce Şırnak'ta yine bir çatışmada şehit olmuştu. 6 yıl önce de dayımızı Mardin'de şehit verdik. Annem bir kardeşini bir de oğlunu kaybetmenin acısını yaşıyor. Vatan sağ olsun. Türk askeri kardeşimin kanını yerde bırakmayacaktır” diye konuştu.

    ŞEHİTLER MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLİYOR

    Siirt'te, terör örgütü PKK mensuplarıyla çıkan çatışmada şehit olan 7 erden Tunceli doğumlu jandarma komando er Erdal Güneş'in cenazesi karayoluyla Tunceli'ye gönderildi.

    Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Dağdüşü köyünün Yassıdağ bölgesinde güvenlik güçleri ile terör örgütü PKK mensupları arasında çıkan çatışmada şehit olan 7 er ve erbaş için Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığında düzenlenen törenin ardından, jandarma komando er Erdal Güneş'in cenazesi karayoluyla Tunceli'ye götürüldü.

    Çatışmada şehit olan Mersin doğumlu jandarma komando çavuş Yalçın Duman, İzmir-Ödemiş doğumlu jandarma komando onbaşı Kamil Alkan, Konya doğumlu jandarma komando er Orçun Yaldır, Tekirdağ-Şarköy doğumlu jandarma komando er Emrah Öztürk, İzmir-Kemalpaşa doğumlu jandarma komando er Mustafa Akmansoy, Ankara Polatlı doğumlu piyade komando er Sedat Akça'nın cenazeleri helikopterle Diyarbakır'a gönderildi.

    Şehitlerin cenazelerinin bu akşam Diyarbakır'dan memleketlerine gönderilecekleri öğrenildi.

    EVLİLİK YILDÖNÜMÜNDE ŞEHİT DÜŞTÜ

    Siirt'in Eruh ilçesinde güvenlik güçleriyle terör örgütü PKK mensupları arasında çıkan çatışmada şehit olan jandarma komando er Mustafa Akmansoy'un, evlilik yıldönümünde şehit düştüğü öğrenildi.

    Er Akmansoy'un, İzmir'in Kemalpaşa ilçesi Ulucak beldesindeki evinde büyük bir hüzün yaşanıyor.

    6 aylık asker olan Mustafa Akmansoy'un eşi Zeliha Akmansoy, 16 Temmuzun, evliliklerinin birinci yıldönümü olduğunu söyledi.

    Zeliha Akmansoy, eşiyle son olarak geçen hafta cuma günü görüştüğünü ve kendisine 3 günlük göreve gittiğini söylediğini anlattı.

    Baba Veli Akmansoy ise “Oğlumuzu şehit verdik, vatan sağ olsun” dedi.

    Şehit er Mustafa Akmansoy'un cenazesinin yarın, Kemalpaşa'nın Ulucak beldesinde öğleyin kılınacak namazının ardından defnedileceği bildirildi.

    Öte yandan, aynı çatışmada şehit düşen jandarma komando onbaşı Kamil Alkan'ın cenazesinin, memleketi Ödemiş'in Konaklı beldesinde yarın düzenlenecek törenle toprağa verileceği öğrenildi.
    ♪ sadece müzik...





  7. #37
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    Tezkeresine 20 gün kala şehit oldu

    15:2005 Haziran 2006 / Pazartesi

    Tezkeresine 20 gün kala şehit oldu

    Ferah IŞIK- Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA)


    DENİZLİ'ye şehit acısı düştü. Teröristlerin, Bingöl- Elazığ Karayolu'nda
    seyir halindeki askeri araca düzenlediği saldırıda, tezkere almasına 20
    gün kala şehit olan piyade er Ömer Yankayış'ın ailesi yasa boğuldu.
    Dün saat 22.00 sıralarında, Bingöl- Elazığ Karayolu'nun 15'nci
    kilometresinde seyir halinde olan askeri araca teröristler saldırı
    düzenledi. Saldırıda 8 asker yaralanırken, Denizlili piyade er Ömer
    Yankayış şehit oldu. Tezkeresine 20 gün kala şehit düşen Ömer Yankayış'ın ölüm haberi, ailesine bu sabah verildi.
    Tavas İlçesi'ne bağlı Yukarıboğaz Köyü'nde oturan Ömer Yankayış'ın
    ailesi şehit olduğunu öğrenince gözyaşlarına boğuldu. Dokuz çocuk annesi
    Huri Yankayış, dün saat 22.00 sıralarında oğluyla telefonla konuşmak
    istediğini, ancak birliğinin telefonunun sürekli meşgul çalması üzerine
    görüşme yapamadığını belirterek, “Oğlum 20 gün sonra terhis olacaktı.
    Kahrolsun PKK. Oğluma ve askerlerimize kurşun atanların Allah cezasını
    verecek'' diye konuştu.
    Şehit er Ömer Yankayış'ın ağabeyi Ramazan Yankayış da babaları Ali
    Yankayış'ın 7 ay önce felç geçirip öldüğünü, kardeşi Ömer'in izin yapmayı
    düşünmezken, babasının vefatı üzerine 25 gün izin kullandığını anlattı,
    “Babam ölmeseydi kardeşim de şehit olmayacaktı. Ömer, izne gelmeseydi,iki gün önce terhis olup köye dönmüş olacaktı. Bize, terhise gelen arkadaşlar ile fotoğraflarını göndermişti'' dedi.
    Şehit erin ablası Hacer Yankayış ise 7 ay önce izne gelen
    kardeşinin, “Bizim oralar karıştı, şehit olabilirim, sakın ağlamayın''
    dediğini söyleyerek gözyaşı döktü. Ömer Yankayış'ın şehit olduğu haberini
    alan köylüler ailenin evine akın etti. Ömer Yankayış'ın cenazesi yarın
    sabah Denizli'ye getirelecek, Yeni Cami'de öğleyin kılınacak cenaze
    namazının ardından köyünde toprağa verilecek.
    ♪ sadece müzik...





  8. #38
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    Antalya'da polis helikopteri düştü: 5 şehit

    Antalya'da devriye görevi yapan polis helikopterinin düşmesi sonucu, ilk belirlemelere göre 5 polis hayatını kaybetti.

    Alınan bilgiye göre, D-600 Notar McDonalds Douglass tipi 8 kişilik helikopter, henüz belirlenemeyen nedenle Antbirlik tesislerinin önündeki yola düştü. Çıkan yangın söndürülürken, yolda bulunan 2 aracın da zarar gördüğü bildirildi.

    #########################

    Tezkeresini aldı şehit düştü

    Şemdinli Irak sınırında bulunan karakolda terhis olan askerleri taşıyan helikoptere bu sabah PKK'lı teröristler tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla ateş açıldı.

    Şemdinli'de Irak sınırında bulunan karakolda vatani görevini tamamlayıp terhis olan askerleri taşıyan helikoptere bu sabah PKK'lı teröristler tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Roketatar, helikoptere isabet etmezken, uzunlu namlulu silahlardan çıkan bir kurşun teskeresini alan erlerden Hüseyin Ay'ı şehit etti.

    Irak sınırının sıfır noktasında bulunan Aktütün Sınır Karakolu'nda terhis olar erler, memleketlerine uğurlanmak için bu sabah Hakkari Dağ ve Komando Tugayı'na getirilmek üzere Sikorsky helikoptere alındı. Askerleri Hakkari'ye götürülmek üzere havalanan helikoptere kısa süre sonra PKK'lı teröristler uzun namlulu silahlar ve roketatarlarla ateş açtı.

    ARKADAŞLARININ KUCAĞINDA ŞEHİT OLDU

    Roketatar isabet etmezken, uzun namlulu silahlardan çıkan kurşunlardan biri helikopterdeki erlerden Hüseyin Ay'ın göğsüne saplandı. Helikopter pilotu, ağır yaralı er Hüseyin Ay'ı hemen hastaneye yetiştirmek için bölgeden uzaklaştı ancak er Hüseyin Ay, hastaneye ulaştırılamadan arkadaşlarının kucağında helikopterde şehit oldu. Hüseyin Ay'ın cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Çanakkale'ye gönderildi. Güvenlik güçleri bölgede hava destekli operasyon başlattı.
    ♪ sadece müzik...





  9. #39
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    Uzman çavuş şehit oldu

    Van’ın Gürpınar ile Başkale ilçeleri arasında güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çıkan ve 5 teröristin ölü ele geçirildiği çatışmada, yaralanan 4 askerden Uzman Çavuş Süleyman Danacı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

    Van-Hakkari Karayolu’nu Başkale İlçesi’nin Güzeldere Mevkii'nde kesip propaganda yapan teröristlere yönelik Gürpınar İlçesi’nin Çatakdibi Köyü yakınlarında operasyon yapan güvenlik güçleri, dün saat 09.00 sıralarında bir grup teröristle sıcak temas sağladı. Çıkan çatışmada 5 terörist öldürülürken, Uzman Çavuş Süleyman Danacı ve 3 asker yaralanmıştı. Van'daki 100'üncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastahanesi’nde tedavi altına alınan uzman 2 çocuk babası Uzman Çavuş Süleyman Danacı, tüm madahalelere rağmen kurtarılamayarak bu sabah şehit oldu. Şehit olan Danacı’nın cenazesi Osmaniye’ye gönderilecek.

    Bu arada Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Selahattin Uğurlu’nun koordinesinde başlatılan operasyonun genişletilerek sürdüğü belirtildi.

    CENAZESİ GÖNDERİLDİ

    Şehit olan Uzman Çavuş Süleyman Danaca'nın cenazesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ndin alınarak Van İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Burada yapılan tören ardından cenazesi ambulansla Van Ferit Melen Havaalanı’na götürülen Şehit Uzman Çavuş Süleyman Danacı’nın Türk Bayrağı'na sarılı cenazesi memleketi Osmaniye'ye götürülmek üzere THY uçağı ile Ankara'ya gönderildi

    Hakkari'de mayına basan çoban yaşamını yitirdi

    Hakkari'den 80 kilometre uzaklıkta bulunan Kaymaklı köyü Çalakeşe mevkiinde koyunlarını otlatan Süleyman Yiğit (25), terör örgütü PKK üyeleri tarafından araziye döşenen mayına bastı. Yiğit, mayının patlaması sonucu olay yerinde öldü.

    Olayın ardından bölgeye Jandarma Komutanlığı ekipleri ile 112 Acil Servis ekipleri gitti.
    Soruşturma sürdürülüyor.
    21/07/2006
    ♪ sadece müzik...





  10. #40
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    Kışlada kazan patladı: 4 şehit


    Van'da Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Kışlası'nda buhar kazanında meydana gelen patlamada 4 asker şehit oldu, 11 asker de yaralandı. Olay yerinden görüntü almak isteyen gazetecilerin makinelerine el konularak çektikleri fotoğraflar silindi.

    Van'da Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Kışlası'nda dün sabah saatlerinde buhar kazanında gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 4 asker şehit oldu, 1'i ağır 11 asker de yaralandı. Yaralı askerler Van Askeri Hastanesi ve diğer hastanelerde tedavi altına alındı. Patlamanın olduğu bina büyük hasar gördü. Şehir merkezine 5 kilometre mesafedeki Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Kışlası'nda dün sabah saat 09.30'da büyük bir patlama meydana geldi. Kışlanın mutfak bölümü olan 2 katlı bir binada meydana gelen patlamanın buhar kazanındaki gaz sıkışmasından kaynaklandığı belirtildi.

    Büyük hasar var

    Patlamada 4 asker şehit olurken, 11 asker de yaralandı. Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Şehit olan 4 askerin isimleri şöyle: Jandarma Levazım Çavuş Fatih Şahin ile Jandarma Levazım erler Ercan Çukurçayır, Ali Basar ve Hasan Taşkın. Yaralı askerler Van Askeri Hastanesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Patlamanın meydana geldiği bina büyük hasar görürken, patlama kışlanın yakınındaki Hacıbekir Mahallesi'ndeki evlerde de hissedildi. Patlamadan sonra güvenlik güçleri, Hacıbekir Mahallesi'ndeki kışladan görüntü almak isteyen gazetecilere müdahale etti. Patlamanın olduğu bölgede araç ve yaya trafiğini kesen güvenlik güçleri çevrede kuş uçurtmazken, fotoğraf çeken gazetecilerin fotoğraf makineleri ve kameralarına el koydu. Askerler, makinelerin içindeki resimleri sildikten sonra tekrar iade etti. Patlamanın ardından açıklama yapan Van Valisi Niyazi Tanılır, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı kışlasında sabah saat 09.30'da mutfak bölümündeki buhar kazanında gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldiğini, 4 askerin şehit olduğunu, 1'i ağır 11 askerin yaralandığını söyledi. Vali Tanılır, yaralı askerlerin Van'daki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındığını kaydetti.

    Ercan DEMİRCİ / VAN-MERKEZ

    ##############################





    Ankara 3. Jet Komutanlığı'ndan geçici görevli gittiği Konya'da Pilot Yüzbaşı Akgün Sezginer'in kullandığı F- 5A tipi uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybeden Hava İstihkam Er Erdoğan Alagöz, İstanbul'da toprağa verildi. Ailesi ve yakınları, terhisine 11 gün kala şehit olan Alagöz'ün ardından uzun süre gözyaşı döktü. Ataköy 5. Kısım Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde anne Gülizar Alagöz, baba Aligül Alagöz, şehit erin kardeşleri Zehra ile Elif Alagöz, yakınları ve komutanlar katıldı. Törende hazır bulunan Alagöz'ün kız arkadaşı Tuğba Topuz üzerindeki tişörtte yer alan 'Her annenin oğlu asker olur ama her kızın sevdiği havacı olamaz' yazısı dikkat çekti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da cenazeye çelenk gönderdi. Alagöz'ün cenazesi, bir süre omuzlarda taşındıktan sonra Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.
    ♪ sadece müzik...





Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Şehitler Haftası (14-20 Nisan)
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.04.08, 12:54
  2. Kızılderili Tarihi
    By Fidem in forum Tarih
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 10.04.08, 16:57
  3. Tarihi Devirler
    By Fidem in forum Tarih
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.04.08, 16:11
  4. Eğitim Tarihi
    By Fidem in forum Dünya Kültürü ve Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.03.08, 01:30
  5. Araba Tarihi
    By BoDrUmLu1905 in forum MotorLu TaşıtLar (tanıtım)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.03.08, 18:36

Eklenmis Olan Tag'lar

16 ekim, abd, acemi, adalet, adam, aile, akrep, alemi, alev, almak, almanya, ambulans, ameliyat, ankara, anlamı, anneler, aral, arzu, asker, askerimiz, askerlik, aslan, ata, babalar, bakan, bana, bebek, belge, belirli, benim, beyaz, beyin, bilgi, bilgiler, bilmiyorum, biri, bitki, bizde, bizler, böyle, bulundu, burun, büyük, cami, cep, cep telefonu, cevap, cevaplar, ceza, cilt, çok, çorap, cumhuriyet, cumhuriyeti, cümle, daha, dava, deniz, devlet, dikkat, dili, dinle, doktor, dönem, dönük, dönüş, dost, doğa, dünya, dünyada, dünyam, egemenlik, ekim, elif, emre, endüstri, erkek, etme, etmek, evlilik, eylül, fatih, fatura, filistin, font, forum, fırsat, garip, geceler, gelecek, gelin, gelsin, geri, gif, git, gök, görmek, göz, gözlerin, gücü, günler, güzel, haber, hafta, hain, hakan, hakim, hamile, hamilelik, hasan, hasta, hata, hayal, hayat, hayvanlar, haziran, hedef, helikopter, hepsi, hesap, hüseyin, icra, iki, ikinci, ilahi, ilgili, imza, indir, ishal, istihbarat, ithal, itiraf, iyi, kabul, kader, kafa, kahraman, kalp, kanser, kavga, kaya, kendi, kesici, kesmek, kimi, kitap, komutan, konu, korku, kova, krizi, kül, kurban, kutlama, mahkeme, mahkemede, marka, medine, melekler, memeden, memnun, meslek, mi?, milletvekili, milli, milliye, model, motor, mutfak, namus, nasil, neden, neler, nerdedir, nimet, nisan, öfke, okul, olaylar, öldürmek, olsun, ölüm, ömür, önemli, onlar, opel, operasyon, osmaniye, otobüs, öyle, özel, öğrendim, pasta, pazar, pilot, polis, raki, ramazan, renk, ruhu, saat, saha, savurdu, sağlık, sehit, sen, seni, seninle, servis, servisi, sevgili, siir, sivas, sonrası, soru, sözler, sözleri, spor, suat, subay, süresi, sütü, sır, tabu, takip, tansu, tarif, tarih, tedavi, telefon, temmuz, tepki, terk, terör, ticaret, time, torba, türkiye, ülke, uyku, uyuşturucu, uzman, uzun, var, verir, vize, yangın, yardım, yas, yasa, yavrum, yazar, yedek, yeni, yunan, yürek, zaman, zarar, zeki, şehit

View Tag Cloud

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372