1 den 9´e kadar. Toplam 9 Sayfa bulundu

Konu: İnanç, Çanakkale ve Ötesi

  1. #1
    NUR
    NUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    NUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    30

    Standart İnanç, Çanakkale ve Ötesi

    İnanç, Çanakkale ve Ötesi
    Ahmet SEYFİ

    Çanakkale zaferi tarihin zirvesine diktiğimiz ölümsüz bir abide, kanımızla yazdığım iz silinmez bir kitabe, yüreklerimizi heyecan ve iftihar dalgasıyla kabartan ebedi bir kahramanlık destanıdır.

    Çanakkale, Müslüman Türk’ün yenilmezliğini, bütün dünyaya bir kere daha ilan eden muhteşem bir zaferdir.

    Evet, Çanakkale ne kutlu bir yerdi ki, böyle bir kahramanlık destanına sahne oluyordu.

    Tarihe insanlık adına şan ve şerefle dolu nice hatıralar bırakan, düşmanlarımızın korkulu rüyası koca imparatorluk yavaş yavaş gurup ediyordu. Üç kıtaya hükmeden o koca dev çöküyordu. Fakat imparatorluğun bu durumu bile düşmanlarımızı korkutuyordu. Tek kurtuluş çaresi “Hasta adam”ın vücudunun ortadan kaldırılmasıydı. Yani Müslüman Türk Milleti tarihten silinmeliydi. Ve bu karar uygulamaya konularak dörtbir taraftan taarruzu geçiliyor, birbiri ardına gelen Trablusgarb ve Balkan harplerine maruz bırakılıyor, şanlı tarihimiz kara bulutlarla örtülmek isteniyordu.

    İşte bunlardan biri de 18 Mart 1915 de Çanakkale’de vuku buluyordu. Milli şairimiz bu olayı şöyle dile getiriyor:


    “Eski dünya, yeni dünya, bütün akvamı beşer,
    Kaynıyor kum gibi tufan gibi mahşer mahşer,
    Yedi iklimi cihanın duruyor karşısında,
    Ostralyayla beraber bakıyorsun, Kanada,
    Çehreler başka, lisanlar başka, deriler rengarenk,
    Sade bir hadise var ortada, vahşetlere denk.”[
    (M. A.) .

    Evet! bu adeta bir hac!, ordusuydu. Çehreleri derileri, lisanları bambaşka insanlar vatanımıza, Çanakkalemize saldırıyorlardı. ileri sürdükleri sebepte Rusya’ya yardım etmekti.

    Sözde Rusya’ya yardım maksadıyla Çanakkale’ye saldıranlar, Müslüman Türkün yenilmez ve geçilmez iman dolu göğsü ile karşılaştılar. Müthiş bir boğaz harbi başlamıştı. Anadolu’ nun kalbi Çanakkale’de atıyordu. Vatanı ve milleti uğruna canını seve seve vermeye hazır olan Mehmetçik, şanlı destanlarına bir destan daha eklemeye hazırlanıyordu. “Ser”den geçecek, fakat vatanına namahrem eli değdirmeyecekti.

    Canını dişine takan Mehmetcik düşmanı boğazdan bir adım ileri geçirmemeye adeta yemin etmişti. Anadolu bozkırının o zamana kadar deniz görmemiş çocukları, kırk yıldır denizlerde savaşmış ve pişmiş kişilere has becerileriyle zırhlı düşman gem ilerine geçiş hakkı tanımıyordu.

    Gelibolu’da şimşekler çakıyor, atılan bombalar, elleri, kolları, bacakları koparıyor gözleri fırlatıyordu. Sözü burada yine milli şairimize bırakalım:

    “Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin:
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam;
    Atılan her lağamın yaktığı yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O ne müthiş tipidir; savrulur enkaz-ı beşer...”

    ................

    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
    Boşanır sırtlara vadilere, sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
    Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere
    Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından
    Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
    Çünkü tesis-i İlahi o metin istihkam.
    (M.A.)

    Bir düşman subayı Mehmetçiğin bu kahramanlığı karşısında daha sonra söyle diyecektir:
    “Türk askeri gibi ölüme gülerek giden bir askerİ başka hiçbir millette bulamazsınız.”

    Acaba Türk askerini böyle ölüme gülerek ***üren sebep ne idi. Bilmem bunu idrak edebiliyormuyuz.

    Çanakkale’de akıllara durgunluk veren savaş, bütün şiddetiyle devam ediyordu. Savaşanların Saadet asrındaki müslümanlarla aynı ruh yapısına sahip olduklarını isbat eder gibi Asr-ı Saadetteki Ebu Akil (r.) hadisesi Yüce Yaratıcı tarafından, biraz değişikliklerle Çanakkale ‘de de sahneye konuluyordu. Türkiye’nin ilk hastabakıcısı Bayan Safiye Hüseyin anlatıyor:
    “Çanakkale’de facialar kopuyordu. Ölüler ve yaralılar devamlı artıyordu. Yaralılar için bir gemiyi seyyar hastane yapmaya karar verdik. İşte bu gemiye birgün Bekir Çavuş isminde bir ağır yaralı getirdik. Onu cephenin ön saflarında bulmuştuk. Bir ayağı kangren olmuştu. Hemen seyyar hastanede ameliyat masasına yatırdık. Ayağının birini kestik. Bir tek ayağı kalmıştı. Aynı zamanda çok kan kaybetmişti. Durumu çok tehlikeliydi. Adeta ölmesini bekliyorduk. 0 gece sabaha karşı odamın kapısı hızlı hızlı vuruldu. Kalktım. Dışarıda bir ses:
    “Baş hemşire.. baş hemşire” diye bağırıyordu. Hemen giyinip fırladım. Genç bir hastabakıcı:
    “Hani bir ayağını kestiğimiz yaralı yok mu?”
    “Bekir Çavuş mu?”
    “Evet.”
    “Ne oldu peki?”

    “Kendisine bir hal geldi hemşire. Tek bacağıyla ayağa kalktı. Odanın içinde dolaşmak istiyor.”

    Hemen koştum. Bekir Çavuş kesik ayağından kanlar aka aka ayakta dolaşıyordu. Yanına koştum, bileğinden tuttum. Müthiş ateşi vardı.

    “Aman Bekir Çavuş” dedim. “Ne yapıyorsun. Bu halde ayağa kalkılır mı hiç?”

    Bekir Çavuş kendini kaybetmiş, beni duymuyordu bile. Kendisini hala savaşta zannediyordu.

    “Aman” dedi. “Sen ne diyorsun? Emir geldi emir. Emri yerine getirmem lazım. Kalkıp gitmem lazım.” diyordu.

    Bekir Çavuşu zorla yatırabildik. Sabaha kadar kollarım izin arasında kaldı. Sabaha karşı gözlerini ebedi âlemde açmak üzere kapamıştı.

    Evet...! 0 sahabe—misal Bekir Çavuş son dakikasında bile kesik ayağını, ailesini, çoluk çocuğunu değil, vat anını düşünüyordu. Ölüm anında bile kumandanın emrini yerine getirmekten, kendisine verilen vatan vazifesini yapmaktan başka bir şey düşünmeyen Bekir Çavuş’a bu yüce duygu nereden geliyordu.

    “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir Hilal uğruna, Ya Rab, ne güneşler batıyor.
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
    Ne büyüksünki kanın kurtarıyor Tevhid’ i,
    Bedr’ in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

    ..................

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    “Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.
    (M.A.)
    İşte Çanakkale’yi geçilmez yapan, böyle yüce duygular taşıyan Mehmetciğin, vatanı ve imanı uğruna akıttığı kan deryası olmuştur.

    Dur Yolcu!
    Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak
    Bir devrin battığı yerdir,
    Eğilde kulak ver, bu sessiz yığın
    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

    Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme tanı
    Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehid oğlusun, incitme yazık tır, atanı
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı,
    (M.A.)
    ALINTI

  2. #2
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    cok güzel paylasim tskler NuR
    ♪ sadece müzik...





  3. #3
    NUR
    NUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    NUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    30

    Standart

    Gözlerine saglik GuLCe..
    Konu NUR tarafından (27.05.08 Saat 13:21 ) değiştirilmiştir.

  4. #4

    Üyelik Tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    13

    Standart

    Nur bunu nerden kopyala yapıştır yaptın bilmiyorum ama;
    hem bunu hazırlayan, hemde senin tarihi bilmediğine eminim...
    çanakkale deniz savaşları 3 kasım 1914 te başlamış, 18 mart 1915 te bitmiştir...
    kara savaşları ise;
    şaşırtma çıkarmalar hariç (kumkale savaşları - halileli saldırıları) 25 nisan 1915 başlar, 9 0cak 1916 da biter...
    yani 18 mart günü sadece düşmn donanması batmıştır...
    hiç bir türk evladı vurulmamıştır.....
    tarih soyut olursa gerçek olursa güzeldir, değerlidir....
    yoksa hurafelerle, birtakım görüşlerle şekillendirildiğinde sadece pembe dizi olur....
    bu gün herkesin dilindedir çanakkale...
    ama biliyormusun türk halkı çanakkaleyi 1967 de bir grup avustralyalının geliboluya gelmesiyle öğrenmiştir...
    1967 ye kadar kimsenin umrunda değildir çanakkale...
    aynı şu an dumlupınar, sakarya, inönü'nün olduğu gibi...
    biz çanakkale savaşı deyince sadece geliboluyu biliriz....
    hiç duydunmu kumkaleyi..
    halileli'yi........
    yabancılara ayıp olmasın diye sırf onlara şirin görünmek için şehitlikleri yapmışız...
    ama kumkale'de halileli'de halaa şehit kemikleri yol üstlerinde.. tarlalarda....
    oraları hatırlayan yok...
    bi tutturmuşuz gelibolu...
    onuda yok yeşil sarıklı yok aksakalı diye aklımızca kutsallaştırıyoruz...
    daha düne kadar ordaki şehit sayısını bilmiyorduk...
    türk'ü fransızı, ingilizi, anzacı toplam 240 küsür bin kayıp var.. (şehit,esir yaralı)
    ama dilimize dolamışız 250 bin şehit diye...
    bunun için arkadaşım tarihi doğru bilelim, doğru paylaşalım....


  5. #5
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Standart

    evet haklısın arkadaşım tarihi iyi bilelim okuyalım mümkünse sadece belli görüşlere sahip tarihçileri okumayallım.Yeşil sarıklıları biz demiyoz bunlar itilaf devletlerinin kaynaklarında var.Sen o zaman Seyit Çavuşada inanmazsın
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


  6. #6
    hanay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1,671

    Standart

    Yol kenarlarında ve tarlalarda kemikler kuru kafalar söylemlerini yakınlarda bir seminerde duymuştum.
    Yeşil sarıklılar deyimlerine bizzat şahit olan benim öz ve öz halamoğludur. Çanakkale gezisinde ordan koparılıp getirilen bir kır çiçeğinin yerine geri getirilmesini söyleyen, tarih sayfalarından çıkıp gelmiş bir asker, sabah namazına giderken onun önüne geçip söylemiş. O, bunu anlatırken nasıl titriyordu, yüzü sapsarı kesiliyordu bir görseniz.

  7. #7

    Üyelik Tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    13

    Standart

    Alıntı cokgen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    evet haklısın arkadaşım tarihi iyi bilelim okuyalım mümkünse sadece belli görüşlere sahip tarihçileri okumayallım.Yeşil sarıklıları biz demiyoz bunlar itilaf devletlerinin kaynaklarında var.Sen o zaman Seyit Çavuşada inanmazsın
    dediğin gibi ben onada inanmıyorum.. (seyyit onbaşı'ya)
    eğer güzelyalı'da ki topları görseydin bana hak verirdin..
    90 derece dik 14 basamağı sırtındaki mermiyle çıkacağına kimse inanmıyor zaten.. bu olay fatih'in tepelerden gemi yürütme olayına benziyor...
    yabancı kaynaklara gelince..
    avustralya anzac kuvvetlerinden yüzbaşı andrew var..
    askerlerimiz kırılınca geride kalanların moralleri bozulmasın diye beyaz bulut masalını komutanımız uyduırdu diyor...
    çanakkaleliyim..
    karış karış heryeri biliyorum...
    tarihinide ezbere biliyorum..
    ihtiyaç duyduğunda sana her konuda yardımcı olurum...

  8. #8
    'Bir Duamiz Vardi' aLfa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    KaLbinin Sesini DinLe..Iste Ben Ordayim..
    Mesajlar
    3,378

    Standart

    Alıntı canturk_´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    dediğin gibi ben onada inanmıyorum.. (seyyit onbaşı'ya)
    eğer güzelyalı'da ki topları görseydin bana hak verirdin..
    90 derece dik 14 basamağı sırtındaki mermiyle çıkacağına kimse inanmıyor zaten.. bu olay fatih'in tepelerden gemi yürütme olayına benziyor...
    yabancı kaynaklara gelince..
    avustralya anzac kuvvetlerinden yüzbaşı andrew var..
    askerlerimiz kırılınca geride kalanların moralleri bozulmasın diye beyaz bulut masalını komutanımız uyduırdu diyor...
    çanakkaleliyim..
    karış karış heryeri biliyorum...
    tarihinide ezbere biliyorum..
    ihtiyaç duyduğunda sana her konuda yardımcı olurum...
    ne mutlu sana canakkaleyi adim adim bildigine..ama biseyi ogrenememissin galiba..Rabbim dilerse hersey olur..ve Seyit Onbasi Allahin izniyle kaldirdi o topu..bunada inanmiyorum diyorsan..sana diyecek baska biseyim kalmiyor

    Suskunluğum AsaLetimdendir.
    Her Lafa verecek cevabım var.
    Ama bir Lafa bakarım, Lafmı diye. Birde söyLeyene bakarım Adammı diye

  9. #9
    NUR
    NUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    NUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    30

    Standart

    Canakkale tarihini teorik olarak bilebilirsin ama ruhundan bi habersin,canturk_ arkadasim
    Konu NUR tarafından (01.06.08 Saat 23:07 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Mor ve Ötesi Finalde!
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.05.08, 10:58
  2. Orda Kal ötesi Yok
    By alaraa-- in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.04.08, 18:20
  3. İnanç kapasitesi beyinde gizli
    By CaTLaQQQ in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.04.08, 00:09
  4. .:@ ÖLüm Ötesi @:.
    By anastasia in forum HikayeLer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.03.08, 23:50

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372