1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Toprak Ana Bizleri Affet !

  1. #1
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    download Toprak Ana Bizleri Affet !

    Soğut savaş dönemlerinde sömürgecilik savaşarak olurdu. Şimdi çephelerde savaş dönemi bitti.Sömürünün tarzı da değişti. Özellikle gelişmiş ekonomilere sahip ülkeler sağlık, enerji, gıda vb gibi daha birçok alanda kendi tekellerini kurmaktadırlar.

    Hedef az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler

    Her konuda olduğu gibi “genetiği değiştirilmiş organizma”larla kısa sürede tanıştırılan bu ülkelerdeki siyasiler ve yetkililer, yarınların hesabını yapmadan, kısa gün çıkarlarıyla uğraşarak almış oldukları yanlış kararlarla dönüşü olmayan bir yola girmektedirler.
    GDO projesi, önceleri kamuoyunda ‘Dünyada açlığı önleyecek proje’ olarak tanıtılmıştı. İlerleyen zaman içinde “genetiği değiştirilmiş organizma”GDO’larla üretilen gıdaların “insanlık adına zararlı gıdalar” olduğu anlaşıldı. Bu konuda az gelişmiş ve gelişmekte olan bazı ülkelerin pazarlarına kolaylıkla girebilen üretici firmalar girdikleri pazarlarda tekel oluşturmaktadırlar. Verimli topraklar kısırlaşmakta ve bu topraklarda tek tip çoğaltılıp üretilemeyen tohuma bağımlılık başlamaktadır.

    Gelişmiş ülkeler “genetiği değiştirilmiş organizma’’ lardan oluşan gıdaları neden yasakladı?

    Fransa’da başkan Sarkozy “Bu tür gıdalar Fransa’ya giremez’’ dedi ve konuyla ilgili acil yasa çıkarttı. Yunanistan, İsviçre gibi ülkelerin yanı sıra birçok gelişmiş ülkelerde de yasaklanan “zararlı gıda, GDO”lar sadece sebze ve meyvelerle sınırlı olmayıp, bu ürünlerden yapılan bebek mamasından salça’ya ve şekere kadar birçok mamulde kullanılmaktadır.
    Avrupada kanserojen olduğu kanıtlanan bu ürünlerin en çok bağışıklık sistemine zarar verdikleri de biliniyor. Karaciğeri tahrip eden , kan yapısını bozan, sindirim sistemine zarar veren, erken doğuma Alerjik reaksiyona neden olan, Antibiyotik direncini zayıflatan,Toksik etki yaratan, kısırlığın yanı sıra birçok hastalığa sebep olan genetiği değiştirilmiş ürünlere gelişmiş ülkelerde yasak gelirken, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde neden satış serbestliği vardır? Bilerek kimler kendi insanlarının canlarını kastedebilir? İnsanlığa verdiği zararın yanısıra birçok canlı türünün neslinin tükenmesine kimler ve neden izin verebilir?

    Ekonomik güç için insanoğlu ‘GDO’ların esirimi olmalı?

    Ekonomik güç için asırlardır dünyada değişik sömürü düzenleri oluşturulmuştur. Kendi çıkarları uğruna başkalarını düşünmeyen toplumların tarih sayfalarındaki yerleri ve sonları bellidir. Son zamanlarda gelişen teknolojiyle insanoğlu tüm değerleri hiçe sayıp açımasız bir rekabet savaşının içine girmektedir. Hastalıklı bir dünya insanoğlunun yaşam yeri olamaz. ‘Toprak Ana’ hiçbir zaman kendine yapılan kötülüklere seyirci kalmamıştır. Yaradan bu dünyanın her türlü güzelliğini insanoğlunun önüne sermişken, dünyanın güzelliklerinden kısa gün çıkarları uğruna vazgeçilebilir mi? Bu dünyanın ‘etme bulma’ dünyası olduğunu unutmak mümkün mü?

    Erhan Yurdayüksel






  2. #2
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    Standart

    ‘GDO’lu ürün fareden tavuk, kargadan inek!

    Deneyimli ekonomi yazarı Güngör Uras, bugünkü yazısında "sağlık skandalı", "halkın sağlığıyla oynanıyor" şeklinde tepkilere yol açan GDO'lu ürünlerle ilgili bir yazı kaleme aldı. Halkın büyük bir kısmının "GDO ne demek?, Nedir bu GDO'lu ürün?" sorularına Uras'tan çok çarpıcı örneklerle yanıt geldi.

    Son olarak Almanya'nın da dahil olduğu Fransa, Avusturya, Macaristan, Yunanistan, Lüksemburg gibi Avrupa Birliği ülkeleri GDO'yu yasaklarken, Türkiye'de Tarım Bakanlığı'nın genetiği değiştirilmiş organizmalı ürünlerin ticaretini tamamen serbest bırakmasına tepkiler sürüyor.

    Milliyet gazetesinden Güngör Uras, bugünkü köşesinde halkın kafasını karıştıran sorulara çok çarpıcı örneklerle yanıt verdi. İşte o yazı:

    ‘GDO’lu ürün fareden tavuk, kargadan inek!

    "ABD'de bazı şirketler var. Bu şirketlerde dünyanın en cin uzmanları çalışıyor. Bu uzmanların “cinliği” canlının hücre yapısıyla oynayarak “pireyi deve yapmak”. Örneğin, tavuk yumurtadan çıkar. İnek doğum yaparak ürer. Onlar farelerin hücre yapısıyla oynuyor, fareden tavuk yapıyor. Kargaların hücre yapısıyla oynuyor, kargalar inek oluyor.

    İnsanlar tavuk yerine fare, inek eti yerine karga eti yiyor.

    İyi de bunları yapan şirketlerin, bunları yapmaktan yararı ne? Yararı: Para... Çünkü insanlar buna alışırsa, bundan sonra tavuk yumurtadan çıkmıyor. İnekler doğum yapmıyor. Tabiatın doğal üretim sistemi çöküyor. Tavuk yetiştirecekler her seferinde o şirketin fareden üretilmiş civcivini, inek yetiştirecekler kargadan üretilmiş buzağıyı satın almak zorunda oluyor.

    Canlıların hücre yapısıyla oynanması ve doğal yapının değiştirilmesi sonunda elde edilen ürünlere “genetiği değiştirilmiş organizmalar“ (Kısaca: GDO) deniliyor.

    SAĞLIK TEHLİKE ALTINDA
    Şimdilerde mısır, soya ve pamuk üretiminde giderek daha fazla GDO esaslı tohum kullanılıyor. GDO esaslı tohum kullandığımızda iki sorun var:

    (1) Bu tohumla tarım yapılırsa, tarladan 5-10 km çevreye yayılan polenler o alandaki her türlü bitkiyi zehirliyor. Kısırlaştırıyor.

    (2) Bu tohumlarla üretilen mısır ve soya ve de pamuğun yağı değişik gıda ürünlerinde ve de özellikle çocuk mamalarında kullanıldığında, insan vücudunun dengesini bozuyor. İnsanı bir anlamda zehirliyor.

    İşte bu nedenle, dünyada her ülke GDO’lar konusunda “halkını koruyucu” önlem alıyor.

    (1) GENEL ÖNLEM: Halkı GDO’lu ürünler konusunda uyarmak oluyor. Satılan gıda maddelerinin üzerinde GDO içerip içermediğinin yazılması zorunluluğu konuluyor. Bunun için devlet GDO’lu ürünleri sıkı denetim altına alıyor.

    (2) ÖZEL ÖNLEM: Bazı ülkeler GDO’lu ürünlerin kullanımını, ülkeye girişini sınırlıyor. Özellikle Avrupa ülkeleri bu konuda çok duyarlı.

    Bizim hükümetimiz bugüne kadar GDO konusuna ilgisiz kaldı. Bilindiği gibi, biz yurtdışından (1) Hem tohum olarak (2) Hem de yetişmiş şekilde mısır ve soya ithal ediyoruz. Bugüne kadar ithal ettiğimiz tohumlar, bugüne kadar ithal ettiğimiz mısır ve soya ürünleri GDO’lu mu, değil mi bilemiyoruz.

    HÜKÜMET GDO'YA KAPIYI AÇTI
    GDO‘lu tohum ve ürün konusunda bir kanunla düzenleme yapılması beklenirken, bir yönetmelikle hükümetimiz GDO‘ya ülkenin kapılarını açtı.

    Yayımlanan yönetmeliğe göre, GDO’lu ürünler (örneğin GDO’lu mısır,soya,pamuk yağı ve bunlar ile üretilen gıda maddeleri)bundan böyle ülkeye girebilecek.Satılabilecek. Şimdilik GDO’lu tohum ithalatı ve GDO’lu tohumdan üretim yok ama…İleride “dışarıdan alıyoruz,neden biz üretmeyelim” diyerek o da başlayacak.

    Yayımlanan yönetmeliğe göre, (1) Bir ürünün içinde binde 9’a kadar GDO’lu madde varsa, bunun etikete yazılmasına gerek yok. Halkımız bilmeden GDO’lu ürürünü afiyetle yiyebilir.

    YÖNETMELİK SATICIYI DESTEKLİYOR
    (2) GDO’lu ürüne karşı olan bir üretici halk sağlığına önem verir ve de ürününün üzerine GDO’suz üründür diye yazmak isterse yazamaz. Çünkü bunu yazarsa halk hangi ürün GDO’lu hangisi değil diyerek sağlığına dikkat eder. GDO’lu ürünler satılamaz.

    Açık anlatımıyla, yönetmelik halk sağlığını korumayı değil, yabancı GDO’lu ürün satıcılarını desteklemeyi hedef alıyor.

    Bu olağandır. GDO’lu tohum üreten az sayıdaki şirket, bu kazançlı işi büyütebilmek için dünyanın her yanında büyük harcamalar yapıyor. Adam tavlıyor. Medyaya yansıyan haberlere göre, bizim ülkemizden de çok sayıda politikacı ABD’ye davet edilerek “beyin temizliğine tabi tutuldu”. Böylece “alelacele” yönetmelik çıktı.

    Ne yazık ki GDO’lu ürünler halkımızın sağlığını, Türkiye’nin doğasını nasıl bozacak bunu tartışan yok.

    (Gazeteport/03.11.2009)






  3. #3
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    Standart

    Frankenstein gıdalara hayır!

    Genetiği ile oynanan gıda ürünlerinin üretimi ve ithalatını serbest bırakan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na duyulan tepki sürüyor.
    GDO'ya Hayır Platformu İzmir Üyeleri de GDO'ların sakıncalarını anlatan bir toplantı düzenledi.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Bakanlar Kurulu kararı ile 26 Ekim'de yürürlüğe giren, ‘Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimi’ne dair yönetmeliğe gösterilen tepki büyüyor. Yönetmelik ile GDO ihracatının önünün açıldığını savunan GDO'ya Hayır Platformu İzmir üyeleri, basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirdi. Toplantıya Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, GDO'ya Hayır Platformu İzmir Dönem Sözcüsü Vezan Karabulut, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Tayfun Özkaya ve gıda ile ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    KONUNUN ÖNEMİ DİKKATLERDEN KAÇIRILDI
    Prof.Dr. Tayfun Özkaya, Türkiye'nin yıllardır beklediği Biyogüvenlik Yasası'nın hala çıkartılmadığını hatırlatarak, GDO ticaretinin yasa ile değil yönetmelikle düzenlenmesini eleştirdi. Prof.Dr. Özkaya “Türkiye'de yaşayan tüm vatandaşların sağlığını yakından ilgilendiren bu konu, Bakanlar Kurulu'nda değil, TBMM'de görüşülmeli ve sonuçları hakkında kamuoyu bilgilendirilmeliydi. Yönetmeliğin çıkartılması ile millet iradesi ihlal edildi ve konunun vahim içeriği halkın dikkatinden kaçırıldı” diye konuştu.

    GDO'lu ürünlerin ülkeye girişi sırasında ortaya çıkabilecek riskleri değerlendirmek için Bakanlar Kurulu Bünyesinde oluşturulan kurulu da eleştiren Prof.Dr. Özkaya “Gerek uzmanlar listesi, gerekse bu listenin Bakanlık tarafından seçilecek olması, risk değerlendirmesinin tarafsız yapılacağı umudunu ortadan kaldırmaktadır. Ülkemiz, biyolojik çeşitlilik yönünden bir gen bankası gibidir. GDO'lu ürünler, vatandaşların gıda tercihlerini, alışkanlıklarını ve inançlarını derinden sarsack bir nitelik taşıyor” dedi.

    NE YEDİĞİMİZİ BİLMİYORUZ
    Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi de “Vatandaşlar istediği ürünü yemekte serbest. Bu yönetmelik ile yediğimiz gıdanın genetiği ile oynanıp oynanmadığını anlayamıyoruz. Bu da inançlarımız ve tercihlerimiz noktasında sıkıntı yaratıyor” dedi.

    GDO'ya Hayır Platformu İzmir Dönem Sözcüsü Vezan Karabulut da GDO'ları Frankenstein Gıdalar olarak tanımladıklarını açıkladı. Karabulut “Biz domates yediğimizi sanarken, aslında farklı bir gıdanın genlerini yiyor olacağız. İstemediğimiz bir gıdayı da zorla yiyeceğiz. Üstelik hangi gıdanın içinde hangi genin olduğunu etikete yazmak da yasak. Karardan bir an önce vazgeçilmeli” diye konuştu.

    (Hürriyet/04.11.2009)






  4. #4
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    Standart

    Türkiye GDO’yu tartışıyor!

    Genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesi bu konudaki tartışmaları hızlandırdı.


    GDO’lu ürünlerin ithalatına izin verilmesinin sağlık açısından riskine dikkat çekilirken, öncelikle risk analizlerinin yapılması gerektiğini savunanlarda var
    Kısaca ‘GDO’ adı verilen, insan sağlığına ve çevreye zararları olduğu tartışılan, genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünler hakkındaki yönetmeliğin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca 26 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi, sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Uzmanlar, meslek odaları, bilim adamları ve gazeteciler de konuyu tartışmaya açtı. GDO’ya Hayır Platformu’nu oluşturan sivil toplum örgütleri, GDO konusundaki yönetmeliği, halk sağlığı, tarım üretimi ve biyolojik çeşitlilik açısından endişeyle karşıladıklarını bildirerek, yaptıkları ortak açıklamada şöyle dediler:

    “GDO, pek çok ülkede kısıtlama ve tüketici reddi ile karşı karşıya. Çıkarılan yönetmelik bazı düzenlemeler içerse de, bugün kesin bir yasaklamayı sadece bebek gıdalarında yaparak, herhangi bir ürün üzerinde ‘GDO’suzdur’ ifadesinin kullanımını yasaklayarak ve birçok maddede denetim ve GDO mevcudiyeti konusunu yorum ve keyfiyete bırakarak amaç kapsamı dışına çıkmıştır.” Gıda Mühendisleri Odası yetkilileri de, “GDO’lu ürünlerin sağlığa zararı olmadığı kanıtlanıncaya kadar işlenmesi ve tüketime sunulmasına izin verilmemelidir” dediler.

    *Bu konuda ne dediler?
    Gökhan Günaydın (TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı): “1998’den beri, her yıl en az GDO’lu 2 milyon ton soya, 2 milyon ton mısır ülkeye rahatça giriyordu. Şimdi GDO’lu ürünlerin ekimine de izin veren yasa tasarısı taslağını Bakanlar Kurulu’ndan geri çektiler, yerine ekime izin vermeyen bir yönetmelik çıkardılar. Ekimine Türkiye’nin ihtiyacı yok, yenilmesine de izin verilmemeli. Türkiye’de 800’den fazla üründe GDO’lu gıda olduğu kanıtlandı.”

    *Prof. Dr. Tayfun Özkaya (Ege Ü. Ziraat Fak.): “Yeni yönetmelik Türkiye’ye GDO’ların ithalatı ve kullanımını serbest bırakıyor. GDO’lu ürün üretimine izin vermiyor ama ithalatına izin veriyor. 5. maddeyle zararları da kabul edilmiş oluyor. Avusturya’da hayvanlar üzerindeki deneyler sonucu, GDO’lu ürünlerin vücutta organ hasarı, karaciğer ve böbrek yetmezliği, kısırlık, erken doğum ve düşük gibi önemli rahatsızlıklara yol açtığı kanıtlanmıştır.”

    *Prof. Dr. Selim Çetiner (Sabancı Ü. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fak.): “Bir ekonomik yararı var ki, dünyada çok önemli oranda GDO’lu tarım yapılıyor. Araştırmamda Türkiye’nin her yerinden toplanan 51 hayvan yeminden 50’sinde genetiği değiştirilmiş soya çıktı. AB de, Türkiye’nin ithal ettiği soyaları ithal ediyor. Bilimsel verilere dayalı olarak, risk analizleri yapılsın, insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri araştırılsın, yasal çerçevesi çizilsin, sonra katkı sağlayacağını düşünen çiftçi eker, düşünmeyen ekmez.”

    *Prof. Dr. Sabahattin Özcan (Ankara Ü. Tarla Bitkileri Böl.): “Zararlı olduğunu gösteren bulgular da var ama bunlar kendi içinde çelişkili. İnsan ve hayvan sağlığı için riskleri varsa araştırılsın, olmadığına kanaat getirilirse bu ürünleri üretelim ve kullanalım.”

    *Necati Doğru (Vatan gazetesi yazarı): “Yönetmelik bütün canlı deseni ve türünün de sağlığını, varlığını tehlikeye attığı için yılanlar, çıyanlar, akrepler ve fareler size diş biliyor olacaklar...”

    *Güngör Uras (Milliyet gazetesi yazarı): “Kanunla düzenleme beklenirken, bir yönetmelikle hükümetimiz GDO’ya ülkenin kapılarını açtı.”

    *Ahmet Atalık (TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şb. Bşk.): “Yönetmelik gerçek bir komedi. GDO’lu ürünlerin bebeklerin besinlerinde kullanılması yasak. Çocuk için zararlı olan, büyükler için zararlı değil mi?”

    Hangi ürünlerde var?
    Gökhan Günaydın bu konuda şu bilgileri verdi: “Mısır, soya, pamuk ve kolza, genleriyle oynanmış bitkiler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bunlardan üretilen ürünler, GDO’lu olma riski taşıyor. Bu dört üründe de dışa bağımlıyız. Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar, bisküvi, kraker, pudingler, bitkisel yağlar, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk vb hayvanlardan elde edilen gıdalar, hazır mamalar, çorbalar, sıvıyağlara kadar 800çeşit ürün sayabiliriz.”

    Nasıl ortaya çıktı?

    Ahmet Atalık, GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girişinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı:

    “GDO’lu ürünleri bakanlık 1998’den beri sürekli reddetti, ta ki 2003’te Arjantin’den kalkan bir soya gemisinin Brezilya açıklarında Greenpeace aktivistlerince, ‘GDO’lu bu yük’ diye durdurmasına kadar. Sonra yapılan analizler sonucu ürünlerin GDO’lu olduğu ortaya çıktı. Yoksa o gemi bizim Mersin limanımıza yanaşacaktı. Bakanlık bu olaydan sonra reddedemedi.”

    GDO nedir?
    Genleri bir canlıdan alıp başka bir canlıya nakletme işine, ‘Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)’ deniyor. Bu şekilde sıcağa, soğuğa, böceklere ya da virüslere karşı dirençli yeni ‘tür’ler yaratılmış oluyor. Amaç açlığa çözüm. Çünkü GDO teknolojisiyle, çok daha fazla ürün elde edilmesi ve besin değerlerinin artırılması hedefleniyor. Genetiği değiştirilmiş gıdaların sağlığa zararları tüm dünyada tartışma konuları arasında en önemli yeri tutuyor. Farklı gen türlerinin karıştırılması yoluyla elde edilen yeni organizmalar, GDO karşıtlarınca, ‘Frankeştayn gıda’ olarak tanımlanıyor.
    Frankenstein gıdalara ‘hayır’
    GDO’ya ilişkin yönetmeliğe bir tepki de İzmir’den, ‘GDO’ya Hayır Platformu’ndan geldi.
    Platform İzmir Dönem Sözcüsü Vezan Karabulut, GDO’ları ‘Frankenstein gıdalar‘ olarak tanımladıklarını belirterek, “Biz domates yediğimizi sanırken, aslında farklı bir gıdanın genlerini yiyor olacağız” diye konuştu.

    Eker: Mahkeme GDO’ya kapı açar
    Genetiği değiştirilmiş organizmalı ürünlere ilişkin yönetmelik dün TBMM Genel Kurulu’nda tartışma konusu oldu. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, yönetmeliğin amacının GDO’lu ürünlerin ithalatını kolaylaştırmak değil, aksine ithalatını zorlaştırmak, kontrol ve denetim altına almak olduğunu söyledi. Eker, “‘Biz bunu mahkemeye götürürüz’ demek, açık söylüyorum ki kesinlikle GDO’ya kapı açmak demek olur” dedi. Yönetmeliğin yanlış aktarıldığını ve Türkiye’nin GDO’larla ilgili herhangi bir mevzuata sahip olmadığını belirten Eker, işlemlerin 1998’de çıkarılan bir bakanlık talimatıyla ve beyana tabi olarak yapıldığını ifade etti.

    *Baykal: Yönetmelik iptal edilmeli
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin, Kürt ve Ermeni açılımının ardından, milletin önüne GDO olmak üzere yeni bir açılım daha getirdiğini belirterek, hükümetin gıda tuzağı olan GDO’lara izin veren yönetmeliği iptal etmesi gerektiğini söyledi. Hükümet yapmazsa, kendilerinin yönetmeliği iptal ettireceklerini söyleyen Baykal şunları kaydetti: “Yasa taslağı geldi diye beklerken, ‘yasaya falan gerek yok biz yönetmelik çıkarıyoruz’ dediler. Şimdi bunu sessizce, vurkaç operasyonu ile, bir gıda tuzağını yürürlüğe koydular. Bu 70 milyonun sağlığını, geleceğimizi istikbalimizi tehlikeye atan bir olay.”

    *AB’de sıkı denetim var etiket zorunlu

    GDO, Avrupa Birliği’nin (AB) yıllardır gündeminde. AB bu ürünlerde sıkı bir denetim ve etiketleme politikası uyguluyor. GDO etiketlemesi yapılabilmesi için ilgili ürünün yüzde 0.9 oranında GDO içermesi gerekiyor. AB bu konudaki uygulamalarını 2003’te yürürlüğe giren 1829/2003 sayılı yönetmeliğe göre yürütüyor.

    Yönetmeliğin etiketlemeyle ilgili bölümünde, bu uygulamanın ‘GDO içeren ya da GDO’dan oluşan gıda maddeleri için’ ve ‘GDO içeren ya da GDO’dan oluşan ürünlerle üretilen gıda maddeleri için’ geçerli olacağı belirtiliyor. GDO içermesine karşın etiketlemeye gidilmeyecek durumlar ise 18.10.2003 tarihli AB Resmi Gazetesi’nde şu şekilde ifade ediliyor: “Bu bölüm, yüzde 0.9 oranından daha yüksek olmayan oranda GDO içeren, GDO’dan oluşan ya da GDO’yla yapılan gıda ürünleri için uygulanmayacaktır.”

    Yüzde 0.9 oranının aşıldığı durumlarda ise spesifik bir etiketleme yöntemi uygulanıyor. İlgili yönetmeliğe göre:

    1- Birden fazla malzeme içeren ürünlerde, içindekiler listesinde ‘genetiği değiştirilmiş’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiş’ ifadelerinin ilgili malzemenin hemen arkasından parantez içinde yazılması gerekiyor.

    2- Malzemenin bir kategorinin ismi olarak gösterildiği durumlarda, ‘genetiği değiştirilmiş ... içerir’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiş ... içerir’ ifadelerine içindekiler listesinde yer verilmesi gerekiyor.

    3- İçindekiler listesinin bulunmadığı durumlarda ‘genetiği değiştirilmiş’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiştir’ ifadelerinin etiketin üzerinde açıkça görülür şekilde yer alması gerekiyor.

    4- İlk iki maddedeki GDO vurguları, içindekiler listesinin altında dipnot olarak yer alabilir. Bu durumda en az içindekiler listesinde yer alanların boyutunda yazılması gerekir. İçindekiler listesinin bulunmadığı durumlarda etiketin üzerinde açık şekilde yer almalıdır.

    5- Gıda ürünün nihai tüketiciye satıldığı aşamada, paketlenmemiş ürünlerde olduğu kadar büyüklüğü 10 cm2’yi geçmeyen paketlerde satılan ürünler için
    GDO’yla ilgili ifadeler sürekli ve görülür bir şekilde ürünün sergilendiği tezgâhın üstünde ya da hemen yanında ya da paketleme malzemesinin üzerinde kolay şekilde tespit edilebilecek ve okunabilecek büyüklükte olmak kaydıyla yer almalıdır.

    GDO’lu ürünlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt ya da yumurtalar için GDO etiketlemesi yapılmıyor. AB içinde GDO’larla ilgili yasal düzenlemeye yönelik yeni bir değerlendirme süreci başlatılmış durumda. Bu çalışmada mevcut yasal düzenlemeyle ilgili risk değerlendirmesi, onay süreci ve etiketleme unsurlarına yoğunlaşılıyor. Değerlendirme raporunun 2010’un yaz aylarında yayımlanması bekleniyor. AB içinde GDO üretimini yasaklayan 6 ülke var. Bunlar Avusturya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, Almanya ve Lüksemburg.

    (Milliyet/04.11.2009)






  5. #5
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    Standart

    'GDO'lu ürünü ben yemem'

    Tarım Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları içeren ürünlere ihtiyacı olmadığını söylerken ''Ben GDO'lu ürün yemem. Doğadaki dengenin hikmeti var. Başbakanımız da buna inanıyor'' dedi.
    Tarımve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) Türkiye’ye sokulması ve kullanılması konusunda, “Ben bu ürünleri
    yemem.
    Türkiye’nin de bunlara ihtiyacı yok” dedi. Bakan Eker şöyle konuştu: “Ben de GDO’lu ürünlere şüpheyle yaklaşıyorum. Ben tabiata müdahaleyi kişi olarak doğru bulmuyorum.
    Felsefe olarak söylüyorum. Doğadaki dengeninbir hikmeti vardır. Islah doğal yollarla olmalı. Buna inanıyorum. Başbakanımız da buna inanıyor. Bizimkalkıp GDO’yu meşrulaştırmak gibi bir amacımız olamaz. Ben GDO’lu ürün yemem.”
    TarımBakanlığı tarafından GDO ile ilgili yönetmeliğin kamuoyunda büyük tartışma oluşturması üzerinegazetecilerle bir araya gelen Eker, bu tebliğin piyasadaki boşluğu doldurmak için çıkarıldığını ve bir iki ay içinde konuyla ilgili Bio güvenlik Kanunu’nunyürürlüğe girmesiyle her şeyin doğru zemine oturacağını söyledi.

    MUHALEFET EDEN GDO GETİRECEKTİR
    Yönetmelik çıkmadan önce bu ürünlerin beyan usulü Türkiye’ye girdiğini, rasgele denetimlerle bunun önüne geçilmeye çalışıldığını vurgulayan Eker, “Şimdi elimizde bu ürünlerle ilgili yol haritası var. Bu konuda ucuz bir muhalefet yapılıyor. Bazılarının ise neler olduğundan haberi yok. Ben yönetmeliğe muhalefet edenlerin GDO’lu ürün getirmek isteyenler olduğunudüşünüyorum” dedi. GDO’lu ürünlerin bugüne kadar beyan usulüne dayalı olarak tespitinin yapıldığını bildiren Bakan Eker yeni yönetmelikle yaşanacak süreci ise şöyle özetledi:
    GDO pamuk, mısır, kolza ve soyada var. Diğerlerinde üretimi yok,
    denemeleri var.
    Bir ürün GDO’lu diye beyan edilmeden ithal ediliyorsa GDO’lu mu
    diye bakacağız. Tespit edildiğinde içeri sokmayacağız.

    Eğer birisi GDO’lu ürün getireceğini beyan ederse, o zaman bize müracaat
    edecek. 13 ayrı belge getirecek. Komiteye gidecek ve 3 ay incelenecek. Risk yok derse bu bilgi kamuoyu ile paylaşılacak.
    20 üniversiteden 91 bilim adamı belirlendi. Bunlar kendi branşlarına göre oluşturulacak 11 kişilik komisyonlarda yer alarak, GDO’lu ürün izni
    verirken 4 açıdan risk analizini yapacak.
    Komisyon ürünün insan, hayvan sağlığı, bitki florası ve sosyo ekonomik durumuna bakacak. İnceleme süreleri 3 ay. Şirketler ek süre alabilecekler. Komisyon literatürü tarayacak ve karar verecek.

    27 ÜLKEDE GDO'LU ÜRÜN SERBEST
    Bakan Eker’in verdiği bilgiye göre AB’de 9 ülkede GDO’lu ürün üretiliyor. EFSA(European Food Standart Autority) diye bir kurum var, bizim bilim kuruluna benziyor. Avrupa’da 125 bin hektar alanda üretim yapılıyor. Yunanistan ve Avusturya gibi bazı ülkelerde yasak. AB’de genel kurallar var ama kendi içlerinde ihtilaf da var. Dünyada GDO’lu ürünün serbest olduğu ülkeler ise şöyle: ABD, Kanada, Arjantin, Hindistan, Çin, Avustralya, Brezilya, Paraguay, GAC, Uruguay, Bolivya, Meksika, Romanya, Filipinler, İspanya, Şili, Honduras, Mısır, Burkino Faso, İran, çek Cumhuriyeti, Almanya, Fransa,
    Polonya, Slovenya.

    YÖNETMELİK BİZİ DAVALARDAN KORUYACAK
    Türkiye’nin Biogüvenlik Sözleşmesi’ne taraf olduğunu ve bu nedenle uluslararası arenada sorumlulukları bulunduğunu kaydeden Eker şunları söyledi: “Yönetmelikle bütün gümrük kapılarına talimat verdik. GDO tespit edildiği zaman geri gönderilmesini ve Türkiye’ye sokulmamasını istedik.
    Bu ürünleri getirmek isteyenler bize müracaat ediyor. Ellerine kocaman bir dosya veriyoruz. ‘Gidin bunları tamamlayın’ diyoruz. Öyle 3 madde var ki; bu şartları sağlayıp Türkiye’ye bu ürünleri sokmaları mümkün değil. Bu yönetmelik bizi uluslararası ticaret mahkemeleri karşısında da koruyor. Bir yönetmeliğiniz olmadığı zaman bu işi yapan şirketler sizi ‘Dünya ticaretini engellemekten’ mahkemeye veriyor.”

    10 SORUDA GDO
    Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarla ilgili yönetmeliğin yayınlanmasıyla birlikte, ‘GDO’lar zararlı mı değil mi?’ tartışmaları yeniden alevlendi. Peki 26 Ekim’de yürürlüğe giren yönetmelik neler getiriyor?

    GDO TARTIŞILIYOR?
    Bu ürünlere ilişkin bazı bilim adamları insan sağlığına zararları olduğunu söylüyor. Ancak araştırmalar henüz tamamlanmış değil.

    GDO’LAR NEDEN ZARARLI?
    Alerjik reaksiyona neden oluyor, antibiyotik direncini zayıflatıyor, toksik etki yaratıyor, kısırlığa ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Ekosistemde normal ve organik tarımı tehdit ediyor.

    GDO’LARIN AVANTAJI NE?
    Tarıma uygun olmayan alanlarda tarım yapılabilmesini sağlaması, tarımsal verimi artırması, tarım ilacı azaltması gıdanın besleyiciliğini artırması, üretim verimliliğini 10 kata kadar artırması avatajları arasında yer alıyor.

    ÇIKAN YÖNETMELİKLE GDO’LU ÜRÜNLERE İZİN VERİLECEK Mİ?
    Evet. Her bir GDO için, bilimsel esaslara göre değiştirilmiş gen ya da genler esas alınarak Komisyonlar tarafından risk değerlendirmesi yapılacak.

    GDO’LU HANGİ ÜRÜNLERE İZİN VERİLMEYECEK?
    İthal edilen, üretilen veya dağıtımı yapılan GDO’lu gıda veya yem çevre, insan veya hayvan sağlığı açısından olumsuzluğu tespit edildiğinde geri çekilecek.

    GDO’LU ÜRÜNLER NERELERDE KULLANILAMAYACAK?
    GDO'lu ürünlerin, bebek mamaları, devam mamaları ve küçük çocuk ek
    besinlerinde kullanılması yasak. Antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO’nun ithalatı yasak.

    ÜRÜNLERİN RİSKLERİ NEYE GÖRE BELİRLENİYOR?
    Her bir GDO için, bilimsel esaslara göre değiştirilmiş gen ya da genler esas alınarak bir defaya mahsus olmak üzere Komisyonlar tarafından risk değerlendirmesi yapılacak.

    İÇİNDE GDO OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLAYACAĞIZ?
    Gıda veya yem, GDO’lardan biri ya da birkaçını toplamda en az yüzde 0.9oranında içeriyor ise GDO’lu olarak kabul edilecek. GDO’suz ürünlerin
    etiketinde bu ifadeler bulunamayacak.

    BAKANLIK GDO’LU ÜRÜNLERİN İZİN İPTALİ MÜMKÜN MÜ?
    İzin, karar belgesindeki koşulların ihlali veya olası zarar ve risklerle ilgili yeni bilimsel bilgilerin edinilmesi, kullanımıyla olumsuz sonuçların ortaya
    çıkması halinde iptal edilebilecek.

    ÜLKEYE GİRİŞLERDE GDO DENETİMİ NASIL SAĞLANACAK?
    GDO’lu olduğu tespit edilen ürünün ülkeye girişine izin verilmeyecek. Sözkonusu ithalatçı ve ihracatçı firma ve ülke risk listesine alınacak. İzin için
    başvuran da Komisyona girecek.

    (Gazeteport/06.11.2009)






  6. #6
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    Standart

    BU KONUYA SU FIKRA IYI GIDER ÖYLE DEGILMI

    ..:: ÇEKİRDEKSİZ KARPUZ ::..

    Bir genetik kongresinde herkes icraatlarını anlatıyormuş;
    İngilizler bizler balık ve devenin genlerini birleştirdik, kollestrolsüz et ürettik demişler.
    Fransızlar; tavuk ve inek genlerini birleştirdiklerini bu sayede hızlı bir üreme gerçekleştirip et problemini ortadan kaldırdıklarını anlatmışlar.
    Temel de; -Biz, karpuz ve hamam böceği genlerini birleştirdik demiş. Bu sayede karpuzu kesince çekirdekler sağa sola kaçıyor ve çekirdeksiz karpuz yiyoruz.






Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Affet
    By alaraa-- in forum Resimli Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 17.03.09, 23:28
  2. Affet
    By Fidem in forum ResimLi Güzel SözLer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.11.08, 02:51
  3. Affet
    By Fidem in forum ResimLi Güzel SözLer
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.06.08, 01:04
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.04.08, 19:14

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351