1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: EvHam Bir Hastalıkmıdır?

  1. #1
    CASPER_CASPER_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    MaRDiN
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13,022
    Blog Entries
    7

    Question EvHam Bir Hastalıkmıdır?

    Evham bir hastalık mıdır?
    Yaygın Anksiyete Bozukluğunun (YAB), birinci derece akrabalarda görülme oranının normallere kıyasla 5 kat daha yüksek olduğu bulgusuna dayandırılarak, kalıtsal olduğu düşünülmektedirBunun dışında ailenin çocuğa yaklaşımının da hastalığa neden olduğu iddia edilir. Bu hastalığın ortaya çıkmasında ana-babanın çocuğu aşırı derecede koruyup, kollaması şeklinde bir ortamın rolü olabildiği gibi, bunun tam tersi çocuğun bakımının ihmal edilmesi ve ilgi gösterilmemesi de etken olabilmektedir. Son olarak yapılan bir çalışmaya göre hastaların % 30’unda, hastalığın stresli bir olayla başladığı ve stresli olaylarla alevlenebileceği de hatırlanmalıdır.
    Halk arasında sık sık vesveseli veya evhamlı olarak adlandırılan insanlar vardır. Bunların bir çoğu, sanılanın aksine sadece evhamlı kişiler olmayıp aynı zamanda Yaygın Anksiyete Bozukluğu(YAB) diye de bilinen bir psikolojik rahatsızlığa sahiptirler. YAB tanısı konulabilmesi için kişinin en az 6 ay süreyle, hemen her gün ortaya çıkabilen olay ya da durumlar hakkında aşırı kaygı, endişe, “evham” ya da huzursuzca bir beklenti içinde olması gerekir. Kişi gerginliğini ve endişesini kontrol etmekte zorlanır. Bu kaygı durumuna huzursuzluk, kolay yorulma, düşüncelerini yoğunlaştırmada güçlük çekme, iskelet kas sisteminde gerginlik hissi ve uyku bozukluğu belirtilerinden en az 3’ü de eşlik etmelidir ki tanı konabilsin.
    Hastalıktan söz edilebilmesi için bu kaygı durumunun aşırı derecede olması, eşlik eden semptomların bulunması ve bu durumun kişinin hayatını önemli bir oranda etkilemesi gerekir. Bu hastalık, kadınlarda erkeklere oranla 2 kat fazla görülmektedir. Genellikle çocukluk ve ergenlikte başladığı bilinse de, 20 yaş sonrasında da ortaya çıkma olasılığı vardır. Stresli durumlarda alevlendiği, kronik, dalgalı bir seyir gösterdiği bilinmektedir.
    YAB hastalığına sahip kişiler huzursuz, genellikle sabırsız, çabuk heyecanlanan ve ürkek kişilerdir. Pek çok kişiye önemli gelmeyen konularda bile endişelendikleri ya da bu konuların olumsuz olabilecek sonuçları hakkında düşünmeden edemedikleri görülür. Korku duyulan olayın gerçek olabilme olasılığına ya da ortaya çıkabilecek etkileriyle kıyaslandığında, kişinin hissettiği endişe ve üzüntüsünün yoğunluğu, süresi ve miktarı, bu kötü durumun yaratacağı etkiden çok daha fazladır. Herhangi bir olayda, olası en kötü olayın başına gelebileceğini düşünüp, kendilerini devamlı olarak diken üzerinde ve ağlamaya hazır hissederler. Bu yüzdendir ki bu kişiler sürekli olarak “aman sen de amma evhamlısın. Yeter artık biraz endişe etmeyi bırak, abartıyorsun” gibi tepkilerle karşılaşırlar. Her türlü tepkiye rağmen anksiyeteleri devam etmekte hatta endişe ettikleri konular zaman içinde değişebilmekte, biri bitip öbürü başlayabilmektedir.
    Bu kişilerde sıklıkla görülen somatik şikayetlere örnek olarak, kas gerginliğine bağlı olarak titreme, seğirme, kendini sarsak hissetme ve kaslarda ağrı verilebilir. Ayrıca, soğuk, nemli eller, terleme, mide-bağırsak yakınmaları solunuma ait yakınmalar, idrar yolları ve cinsel sistem ile ilgili şikayetler, kardiovasküler yakınmalar, sese karşı irkilme(kolay irritabilite), bulanık görme, el ve ayakta uyuşma, kulak çınlamaları sıklıkla görülen diğer somatik yakınmalardır.
    YAB tek başına bir hastalık olarak kendini gösterebilirse de, sıklıkla panik bozukluğu, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, hipokondriazis(hastalık hastalığı), anoreksiya nervoza gibi diğer hastalıklara ek olarak bulunur. Günlük olaylar karşısında yaşanan normal anksiyeteden ayırt etmek güç olabilir.
    Normal anksiyete kontrol altında tutulup, ertelenebilirken, YAB da kişi endişelerini kontrol edemediğinden yakınır ve işlevselliği bozulmuştur. Hastalık durumunda kişinin endişe duyduğu olayların ve alanların birden fazla olmasıyla da normal anksiyeteden ayrılabilir.
    Bu hastalığa çekingen, bağımlı kişilik yapılı ve kendilerine güvenleri az olan kişilerin daha fazla yatkınlığı vardır. Yapılan araştırmalarda YAB tanısı konulan kişilerin büyük çoğunluğunun toplumsal ilişkilerinde arka planda durmayı yeğlediği, aşırı kırılgan, utangaç, eleştiriye çok duyarlı ve çabuk pes eden kişiler oldukları görülmüştür. Hastalığın birinci derece akrabalarda görülme oranının normallere kıyasla 5 kat daha yüksek olduğu bulgusuna dayandırılarak, kalıtsal olduğu da düşünülmektedir. Bunlar dışında bazı araştırmalarda ailenin çocuğa yaklaşımın etkili olduğu da iddia edilmektedir. Bu kaynaklara göre, ana-babanın çocuğu aşırı derecede koruyup, kollaması seklinde bir ortamın rolü olabildiği gibi, bunun tam tersi çocuğun bakımının ihmal edilmesi ve ilgi gösterilmemesi de etken olabilmektedir. Son olarak yapılan bir çalışmaya göre hastaların % 30’unda, hastalığın stresli bir olayla başladığı belirlenmiştir. Hastalığın stresli olaylarla alevlenebileceği de hatırlanmalıdır.
    YAB, geçici bir evhamdan ayırt edilmeli, tanısı koyulup tedavi süreci hemen başlatılmalıdır.
    Çünkü:
    a) Bu hastaların intihar riski her zaman manidardır. Bu depresyon gelişimi ile ilgili olabileceği gibi, çıkabilecek ailesel sorunlar nedeniyle ve kişinin kendini güçsüz ve çaresiz hissetmesi ile ilgili olabilmektedir.
    b) YAB hastaları aynı zamanda yüksek oranda alkol ve uyuşturucu madde kullanımına sahiptirler. Kişiler başlangıçta kaygılarını azaltmak için bu maddeleri kullanmakta ancak sonra bunlar hastalığın gidişini daha kötü bir şekilde etkilemektedir.
    c) Bu hastalığa bağlı olarak başka stresle bağlantılı hastalıklar(gastrit, irritable kolon, gerilim tipi baş ağrıları gibi) de ortaya çıkabilir.
    d) Kişinin endişeleri nedeniyle çevresindekileri kısıtlaması sonrasında da ailesel ve mesleki sorunlar yaşamaya başlaması bunun sonucunda da kişinin sosyal ortamlardan uzaklaşması, ayrılıklar, boşanmalar ve erişkin-çocuk uyuşmazlıkları oluşabilmektedir.
    YAB’ın en etkili tedavisi terapötik ve farmakolojik tedavinin birlikte uygulanmasıyla gerçekleştirilebilir. En az 1 yıl süre ile ilaç tedavisi yanı sıra, kişinin beklentilerini, düşünüş biçimini değiştirme üzerinde durulduğu psikoterapi uygulanmalıdır. Psikoterapi sürecinde düşünce biçimlerini ve düşünce sistemindeki yapısal bozuklukları hastalara göstermek hedeflenir. Düşünce sistemini yeniden yapılandırma, gerçek yaşam şartlarında üzerine gitme denemeleri, derecelendirilmiş ev ödevleri yanında solunum eğitimi, kas gevşetme teknikleri de kullanılır.

  2. #2
    Mavis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    GuRBeTTeN
    Mesajlar
    5,187

    Standart

    tam benlik emegine saglik
    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

  3. #3
    CASPER_CASPER_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    MaRDiN
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13,022
    Blog Entries
    7

    Standart

    Senın için yazdım zaten
    Rica ederim...

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351