1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Utandıran 5 Hastalık

  1. #1
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Arrow Utandıran 5 Hastalık

    Sağlığımızla ilgili günlük hayatta yaşanan öyle sıkıntılar var ki, nedense utanıp kimseyle paylaşamıyoruz. Doğal olarak doktora gitmekten de çekiniyoruz. İdrar kaçırma, ağız kokusu, hemoroid bunlardan sadece birkaçı. İşte anlatmaktan utandığımız sorunlar ve onlar için uzmanlarımızın sunduğu çözüm önerileri...


    'Başım yine çatlayacakmış gibi ağrıyor', 'Diyabetim var, artık beslenmeme özen göstermeliyim'… Sağlıkla ilgili bu tarz yakınmalar eş dost toplantılarında sıkça konu ediliyor. Ancak hangimiz 'Cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalandım' demeye cesaret edebiliyor? Veya, hapşırırken idrarını tutamadığını itiraf edebiliyor? Bazı sorunlar var ki yargılanma, dışlanma veya ayıplanma kaygısıyla ağzımıza kilit vuruyor, sorunumuzu en yakınlarımıza bile açıklamakta güçlük çekiyoruz. Hatta, çoğu zaman utancımızdan doktora başvurmaktan kaçındığımız bile oluyor. Sorun da zaman içinde büyüyerek bizi toplumdan uzaklaştıran, içimize kapanmamıza neden olan bir problem haline gelebiliyor. Tedavide geç kaldığımız için hastalığın ilerleme ve geriye dönüşü olmayan ciddi tablolara ulaşması ise işin başka bir boyutu. Aslında iş ve sosyal hayatımızı olumsuz etkileyen bu hastalıkların çoğu, erken tanı konulduğunda kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Önemli olan, utanmayı bir kenara bırakmak, herkesin böyle sorunlar yaşadığını düşünerek vakit kaybetmeden doktora başvurmak!

    1. SABAHLARI AĞZINIZ KOKUYOR


    Akşam yemeğinde kuru fasulyenin yanında çiğ soğan tüketir veya sarımsaklı mantıya karşı koyamazsanız, ertesi sabah ağız kokusu ile uyanmanız son derece olağan bir durum. Ancak ağzınızdan her sabah hoş olmayan bir koku yayılmaya başlamışsa ve siz konuşurken insanların geriye çekildiğini fark ediyorsanız, işte o zaman sorununuz kronik hale gelmiş demektir.

    Nedenlerİ neler? Nefeste oluşan kötü kokudan genellikle hidrojen sülfür bileşikleri oluşturan bakteriler sorumlu tutuluyor. Diş hekimi Metin Ağca, ağız içinde gelişen enfeksiyonun, diş eti hastalıklarının, çürük dişlerin veya birkaç saatten uzun süre kalmış besin atıklarının, bu bakterilerin yaşamalarına ve üremelerine uygun ortam hazırladıklarına dikkat çekiyor. Bunun sonucunda da ağız bölgesinden, hem kendimizi hem de çevremizi rahatsız eden koku yayılmaya başlıyor. Ayrıca tükürük salgısının azalması, diyabet, kronik nezle, sinüzit, yutak ve gırtlak iltihapları, akciğer, karaciğer, mide ve bağırsak hastalıkları ile metabolizma sorunları gibi dış etkenler de ağız kokusunda 'sanık' olarak karşımıza çıkabiliyor.

    Nasıl kurtulabilirsiniz?

    Öncelikle sarımsak ve soğan gibi ağız kokusuna neden olan besinlerden kaçının. Tükürük, ağız kokusu ile savaşmanızın en güçlü yollarından biri. Çünkü tükürüğün içinde besin parçacıklarını dilin üzerinden söken güçlü enzimler ve bakteri öldüren maddeler yer alıyor. Dilinizin kurumasını önlemek ve tükürük salgısını artırmak için bol bol su tüketin. Ayrıca dişlerinizin tüm yüzeylerini ve dilinizin sırtını , günde 3 kez, 3 dakika boyunca özenle fırçalamalı, sonrasında da diş ipi kullanmalısınız. Alkolü sınırlı tüketmeli ve içiyorsanız sigarayı da hemen bırakmalısınız. Diş hekiminizden randevu almayı da unutmayın. Çünkü diş taşlarınızın temizlenmesi, çürüklerinizin veya diş eti hastalığınızın tedavi edilmesi gerekebilir. Ağız kokusu hala geçmezse, diğer nedenlerin araştırılması için farklı branşlarda detaylı bir muayeneden geçmeyi ihmal etmeyin.

    2. OTURDUĞUNUZDA CANINIZ YANINIYOR

    Oldukça yaygın bir hastalık olan hemoroid, makatta kanama ve şişlik, ödem, kızarıklık, akıntı, kaşıntı ve ağrı gibi yakınmalara neden olarak bizi zor durumda bırakabiliyor. Hemen herkeste birinci dereceden dördüncü dereceye kadar hemoroid olduğu biliniyor. Ancak bu hastalığın patolojik olarak ortaya çıkması için tetikleyici bazı unsurlar gerekiyor ki bunların başında yaşam tarzımız geliyor.

    Nedenleri neler?

    Egzersizden uzak, hareketsiz bir yaşam sürmek, hatalı beslenme nedeniyle sürekli kabızlık çekmek veya tuvalette fazla zaman geçirmek, uzun süre ayakta durmak ya da aşırı güç gerektiren bir meslek sahibi olmak ve hamilelik, hemoroidin en yaygın nedenlerinden. Ancak hemoroidde en önemli sebep ise genetik faktörler.

    Nasıl kurtulabilirsiniz?

    Anadolu Sağlık Merkezi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuncay Çelenk, hemoroidden yakınıyor veya kabızlık sorunu yaşıyorsanız, sıvı ve posalı besin alımını artırmanız gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun için de her gün ortalama 8 bardak su içmeli ve 25 gram kadar posalı besin tüketmelisiniz. Stres vücudunuzun direncini kıran bir etken olduğu için gergin ortamlardan da kaçının. Antiseptik ılık suyla doldurduğunuz küvetin içinde 10 dakika oturmanız, ağrı ve kaşıntının hafiflemesine katkıda bulunabiliyor. Hemoroid birinci veya ikinci derecede ise doktorunuz size cerrahi tedavi önermeyebilir, ilaç tedavisi yeterli gelebilir. Bazı kremler şişliklerin küçülmesinde etkili olabilirken, kas gevşetici ve spazm çözücü etkiye sahip olanlar da ağrı ve kaşınma gibi yakınmalarınızın hafiflemesini sağlayabiliyor. Ancak kremlerinizi düzenli kullanmanıza rağmen 10 gün içinde bir iyileşme olmamış, kanama veya ağrı yakınmaları gerilememişse tekrar doktorunuza başvurun. Bu durumda kolonoskopi yöntemi ile altta 'rektal kanser' gibi ciddi bir sorun olup olmadığının netleştirilmesi çok önemli. Kanama, şişlik ve enfeksiyon oluşmuşsa, medikal tedaviden sonra cerrahi tedavinin devreye girmesi gerekiyor. Geliştirilen cerrahi metodlar (longo metodu, infrared koagülasyon, hemoroidal arter ligasyonu, lazer) sayesinde hemoroid artık herhangi bir cerrahi kesi olmaksızın tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer alıyor.

    3. TERDEN SIRILSIKLAM OLUYORSUNUZ

    Terleme, sıcak ve soğuk karşısında vücudumuzun ısı düzenini sağlayan bir sistem. Hemen hepimizin ter bezleri aşırı efor sarf ettiğimizde veya çok sıcak havalarda en üst düzeyde çalışabiliyor ki bu normal bir durum olarak kabul ediliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre; her 100 kişiden biri, aşırı terlemekten dert yanıyor. Acıbadem Bursa Hastanesi'nden Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ayhan Okumuş, tıp dilinde hiperhidrosis olarak adlandırılan aşırı terleme ataklarının en çok ellerde olmak üzere, ayak tabanları, yüz, koltuk altları ve gövdede oluştuğunu belirtiyor. Nedenlerİ neler? Hiperhidrosis, ter bezlerinin çalışmasını sağlayan sinir sisteminin aşırı çalışmasından kaynaklanıyor. Bu soruna pek çok faktör neden olabiliyor. Genetik geçiş, stres, tiroid bezinlerinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinden kaynaklanan bazı hastalıklar, şişmanlık, menopoz, ağır psikiyatrik hastalıklar, antidepresan veya uyku ilaçları ile bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan hormonlar aşırı terlemeye yol açabiliyor.

    Nasıl kurtulabilirsiniz?

    Aşırı terliyorsanız sizi serin tutacak giysileri seçmeniz gerekiyor. Öncelikle talk pudrası veya bazı solüsyonları denemenizde yarar var. Eğer aşırı terleme sorununuzla başa çıkamıyorsanız, tedavi için bir doktora başvurun. Op. Dr. Ayhan Okumuş, terlemeye karşı uygulanan çeşitli tedavi yöntemlerini şöyle sıralıyor: Gerekirse terlemeyi azaltmak için ilaçlardan yararlanılabiliyor. İlaç tedavisiyle sinir aktivitesi azaltılmaya çalışılıyor. Ancak, bu tedavi yeterli gelmeyebiliyor. Aşırı el ve ayak terlemelerinde iyontoforez yöntemine başvuruluyor. Bu yöntem, küçük su banyosu içinde el ve ayaklarınıza hafif elektrik akımı verilmesi esasına dayanıyor. Hafif ve orta derecede terlemeniz varsa iyi yanıt alınan bu yöntemin sık tekrarlanması gerekiyor. Cerrahi tedavi ile koltuk altlarındaki aşırı terlemelerde, sorunlu bölgedeki ter bezleri harap edilerek veya çıkartılarak çözüm sağlanabiliyor. Ancak bu müdahale sadece koltuk altındaki aşırı terlemelerde yararlı olabiliyor. Cerrahi olarak sempatektomi yöntemi ile de aşırı terlemeye neden olan sinir sistemine müdahele edilerek sorun önlenmeye çalışılıyor. Fakat bu teknik yan etkileri fazla olan ağır bir cerrahi müdahale olduğu için günümüzde pek sık kullanılmıyor. Op. Dr. Ayhan Okumuş, günümüzde aşırı terleme sorununda en sık botoks yönteminden faydalanıldığını belirtiyor. Sculpture Therapy Center'den Dermatoloji Uzmanı Dr. Betül Şengör'de, botoksun özellikle koltuk altı olmak üzere el, yüz ve kasık terlemelerinde etkili olduğunu söylüyor. Deri altına çok az miktarda enjekte edilen botoks, ter bezlerini çalıştıran sinirleri felç ederek yarar sağlıyor. Botoks'un etkisi genellikle 4-10 ay sürüyor. Etki geçmeye başladığında ikinci uygulama yapılıyor.

    4. Hapşırırken idrarınızı tutamıyorsunuz...

    Yapılan çalışmalar, 18 yaşından büyük kadınların yüzde 25'inin idrarını kaçırdığını ortaya koyuyor. Hatta bu sorun, bazılarımızda günlük yaşamı sınırlandıracak kadar sıkıntı yaratabiliyor. Eğer siz de güldüğünüzde, öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda idrar kaçırıyorsanız doktora başvurun. Ayrıca idrar yapma hissi geldiğinde tuvalete yetişemiyor ve hiçbir zaman idrarınızı tam olarak boşaltamadığınız hissine kapılıyorsanız da uzman görüşü almayı ihmal etmeyin.

    Nedenleri neler?

    Pelvik taban kasları zayıfladığında öksürme ve egzersiz gibi karın iç basıncını artıran durumlar, üretranın açılarak idrar kaçırmasına yol açabiliyor. Bir başka neden ise mesane boşalmasını kontrol eden kasların istemsiz olarak gevşemeleri. Çok sayıda müdahaleli doğum yapmak, iri bebek doğurmak, ailesel yatkınlık, obezite ve menopoz da idrar kaçırmaya neden olabiliyor. Güçlü bir idrar yapma ihtiyacı hissettiğiniz anda idrar kaçırmanız, mesane kaslarınızın aşırı aktif olmasından kaynaklanıyor.

    Nasıl kurtulabilirsiniz?

    En doğru tedavi idrar kaçırma tipine göre belirleniyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ebru Füsun Işık, bazı idrar kaçırma tiplerinde uygulanan ilaç tedavisi ile başarılı sonuçlar alındığını belirtiyor. Özellikle sıkışma tipi idrar kaçırmalarda, buradaki kası gevşetmeye yönelik ilaçlar kullanılıyor; bu ilaçlar tuvalete gitme sayısını azaltıyor veya tuvalete giderken kaçırma riskini önlüyor. Kegel egzersizleri olarak adlandırılan pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler, stres tipi idrar kaçırmada etkili olabiliyor. Bu tedavi ile idrar torbası ve idrar yapma ile ilgili kasların kontrol altına alınması sağlanarak pelvik taban kasları güçlendiriliyor. Stres tipi idrar kaçırmada ilaçla tedavi başarı sağlayamıyor. Günümüzde idrar kaçırmanın tedavisine yönelik çok sayıda cerrahi seçenek var. Lokal anestezi altında, daha az kesi ile çok kısa sürede yapılabilen bu yöntemler sayesinde yüzde 85-90 oranında iyileşme sağlanıyor. Doktorunuz sizin için en uygun yöntemi önerecektir.

    5. CİNSEL YOLLA BULAŞAN BİR HASTALIĞINIZ VAR...


    Cinsel yolla bulaşan hastalıkların genellikle birden fazla sayıda partneri olan veya günlük ilişkileri benimseyen kişilerde ortaya çıkması ve bulaşıcı özellik taşıması nedeniyle bu tarz bir hastalığa yakalandığımızda utancımızdan adeta yerin dibine giriyoruz. Hatta yadırganabiliriz kaygısıyla doktora başvurmaya bile çekiniyoruz. Bunun sonucunda hastalık ilerleyerek geri dönüşü olmayan ciddi sorunlara neden olabiliyor ve enfeksiyon partnerimize de bulaşabiliyor.
    Nedenleri neler?

    Birden fazla sayıda partnerle birlikte olmak ve sık sık partner değiştirmek, cinsel yolla bulaşan hastalıkların en önemli nedenlerinden. Eğer tek eşliliği benimsiyorsanız, eşinizin de size sadık kaldığından emin olmalısınız. Bu hastalıklara yol açan bir başka önemli etken de korunmasız, yani prezervatif kullanmadan ilişkiye girmek.

    Nasıl kurtulabilirsiniz?

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt, tek eşliliği benimser veya her ilişkide prezervatif kullanırsanız, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan yüzde 99 gibi yüksek bir oranda korunabileceğinize dikkat çekiyor. Ancak eğer bu tarz hastalıklara yakalanmışsanız, zaman kaybetmeden doktorunuzla görüşün. Unutmayın ki belirtiler kaybolsa bile hastalığınız tedavi edilmeden geçmez. Tedavi görmezseniz kısırlık veya dış gebelik gibi ciddi sorunlar gelişebilir, enfeksiyon partnerinize bulaşabilir. Ayrıca herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanmak, AIDS'e neden olan HIV virüsü almış olma ihtimalini de artırıyor. Aslında bu hastalıkların çoğu erken evrede tespit edildiğinde kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Hap, enjeksiyon veya ciltteki yaraların üzerine pomat şeklinde sürülerek kullanılan ilaçlar yarar sağlıyor. Ancak belirtiler kaybolsa bile tedavinizi mutlaka tamamlayın ve partnerinizle ilişkiye girmeyin.



    Alıntı..
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  2. #2
    VorteX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Nerden
    Samsun
    Mesajlar
    541

    Standart

    Hepsi güzel açıklayıcı ama neden utandırıcı olsun onu anlamadım. Allah ' a şükür hiç biri yok bende ama Utanılcak hiçbir Hastalık olduğunu Sanmıyorum.


  3. #3
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Alıntı VorteX´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hepsi güzel açıklayıcı ama neden utandırıcı olsun onu anlamadım. Allah ' a şükür hiç biri yok bende ama Utanılcak hiçbir Hastalık olduğunu Sanmıyorum.
    Başlık öyle olduğu için orjinalini bozmak istemedim Ayrıca bencede utanılacak bir şey yok kasten yazmış gibi olmayayım Bir de utanması gereken hastalık sahibi değil hastalığa utandırmak suretiyle bakandır diye düşünüyorum şahsen ben bu durumdan oldukça muzdaribim Neyse onlar utansın(bu hastalıklardan değil) Teşekkürler arkadaşlar
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Bel kalınlığı hastalık habercisi
    By YaGiZ in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.05.08, 14:16
  2. Soyulan Tırnaklar Hastalık Belirtisi
    By alaraa-- in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.04.08, 09:50
  3. Kadınları en çok öldüren hastalık : KALP
    By CaTLaQQQ in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.04.08, 01:02
  4. Aşkın hastalık olduğu kanıtlandı
    By alaraa-- in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.03.08, 10:04
  5. Bir fotoğraf olarak hastalık
    By ChaoS in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.03.08, 13:08

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372