Katarakt, göz tansiyenu, sarı nokta hastalığı, göz tembellikleri gibi göz hastalıklarından bahseden Dr. Özbilen, göz sağlığıyla ilgili önemli bilgiler verdi.
Radyo 7 programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programının dünkü konuğu göz sağlığı uzman Dr. Turgay Özbilen oldu. Göz hastalıklarının neler olduğunu anlatan Özbilen göz sulanması ve göz batması hastalıklarından bahsetti. 40’lı yaşlardan sonraki kişilerin gözlerinin daha hassas olduğunu kaydeden Turgay Özbilen bu kişilerin düzenli aralıklarla göz doktoruna gitmesi gerektiğini söyledi.

EDA: Gözlerimiz yaşamımızı güzelleştiren ya da güzel olan her şeyi görmemizi sağlayan en önemli organlarımızdan biridir. Göz hastalıkları nelerdir?
TURGAY ÖZBİLEN: Çok küçük olmasına rağmen çok fazla hastalığı olan bir organımız. Dünya ile iletişimimizde en büyük aracımız olması açısından da çok önemlidir. En bilinen hastalığımız katarakt. Bu yaşlılık hastalığı olarak bilinmekte. Son zamanlar da daha popüler olan ve olması da gereken göz tansiyonu. Daha sonra kronik hastalıkların eşlik ettiği özellikle diyabet, şeker hastalarının göz bozuklukları olan sarı nokta hastalığı var. Çocuklarımızda doğuştan kanal tıkanıklıkları daha sonra şaşılıklar, göz tembelliği gibi hastalıkları sayabiliriz.

EDA: Bebeklikten başlayan göz hastalıklarına örnek olarak göz tıkanıklığını verebiliriz. Bu gerçek bir hastalık mıdır yoksa genetiğe bağlı geçici bir durum mudur?

TURGAY ÖZBİLEN: Genetik olduğu kesin bir şekilde ispatlanmamıştır. Ama göz tıkanıklığı çok sık karşılaştığımız bir hastalık. Genelde ilk 6 ay içinde ortaya çıkan, tek taraflı, kendini gözde sulanma ve çapaklanma şeklinde gösteren bir hastalıktır. 6. aydan sonra genelde kendiliğinden düzelme eğilimi gösterir. O yüzden bu bulguları olan çocukların %95’i kendiliğinden düzeliyor. Ancak %5’i ekstradan tedavi ihtiyacı duyuyorlar. Bu konuda çocuğun takibi, ailenin bilinçli davranması, masaj tedavileri gibi yaklaşımlar var. Bu konuda ameliyat başvurduğumuz en son tedavi yöntemi oluyor.

EDA: 40 – 50 yaşın üzerindeki yetişkinlerde göz tıkanıklığı nasıl olur? Bazen belirli bir işe odaklandığınızda göz sulanmaya başlar. Bu da göz tıkanıklığından mı kaynaklanıyor?

TURGAY ÖZBİLEN: Bu durum her zaman göz kanalı tıkanıklığı yüzünden olmak zorunda değil. Ama böyle olduğu zamanlar da şiddetli bir göz sulanması oluyor. Özellikle yakına baktığımızda bu durum gözün uyum dediğimiz yapısının sulanmasına yani gözyaşına neden oluyor. Normalde gözyaşı, gözyaşı kanallarıyla burna oradan da genze gidiyor. Ama kanalda tıkanıklık olduğu için fazladan üretilen madde sağlanamadığından daha çok dışarı sulanma şeklinde karşımıza çıkıyor. 40’lı yaşlardan sonra özellikle kadınlarda çok sık karşılaşıyoruz.

EDA: Neden kaynaklanıyor?
TURGAY ÖZBİLEN:
Özellikle kadınlarda olması muhtemelen menopoz yaşlarındayken menopozdan kaynaklanıyor.

EDA: Bunun tedavi şekli nasıl oluyor?
TURGAY ÖZBİLEN:
Bu konuda büyükler çocuklar kadar şanslı değiller. Çoğunluğu ameliyat ihtiyacı duyuyor. Bunun için kişi uzman bir hekim tarafından muayene edilmeli, gerekli tetkikleri yapılmalı ve ameliyattan fayda görüp görmeyeceği saptandıktan sonra buna uygun cerrahi yöntemin seçilmesi gerekir.

EDA: Her ameliyat başarılı oluyor mu?

TURGAY ÖZBİLEN: Hiçbir hastanın hastalığını %100 tedavi etmek mümkün değil. Ama oldukça başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz. Bunun olması için gereken tedavi uygulandığı zaman %95’in üzerinde başarılı sonuçlar alabiliyoruz.

EDA: Ameliyat olmadığı zaman hastalığın ilerleme durumu olabiliyor mu? Körlüğe kadar gidiyor mu?

TURGAY ÖZBİLEN: Körlüğe kadar gitmese bile hastanın hayat konforunu oldukça düşürüyor. Çünkü sosyal olarak gözü sulanan bir kişi özellikle bir özgüven sorunu yaşıyor. Sık sık enfeksiyon olma durumu oluyor, göz kapakları şişiyor, kızarıklıklar, çapaklanma oluyor.

EDA: En çok karşılaşılan durumlardan biri de göz tansiyonu. Göz tansiyonu riski kimlerde fazladır?

TURGAY ÖZBİLEN: Göz tansiyonunda artık gerek sağlık programları olsun, gerek bazı reklamlar olsun halkımızın duyarlılığı gelişti. Bu çok önemli çünkü göz tansiyonu özellikle 40 yaşından sonra her iki cinste de sık olarak görülen ve geri dönüşümsüz körlük nedenlerinden birisidir.

EDA: Ölçtürülüp takip edilmediği için mi körlüğe kadar gidiliyor?

TURGAY ÖZBİLEN: Tedavi edilmediği zaman geri dönüşümsüz olarak körlükle sonuçlanan bir hastalık, o yüzden çok önemli. Göz tansiyonu her yaşta çıkabilir, doğuştan da olabilir. Ama bunlar çok düşük olasılıklardır. Sıklıkla 40-50 yaşlarından sonra karşılaşıyoruz. Bu yaşlanmanın bir sonucu da olabilir, genetik bir yatkınlıkta olabilir. Özellikle ailesinde göz tansiyonu olduğu bilinen kişilerde bu konuda yüksek derecede risk vardır. 40 yaşından sonrakiler 2 yılda bir, ailesinde göz tansiyonu olan kişiler ise yılda bir göz tansiyonu ölçümleri ve bazı testler yaptırmalıdırlar. Eğer tanı konursa gözün durumuna göre belli sıklıklarla takip ve tedavi etmek gerekiyor.

EDA: Bunun için nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

TURGAY ÖZBİLEN: Göz tansiyonu beslenmeyle veya hayat tarzıyla çok bağlantılı değil. En azından bugüne kadar ispatlanabilen bir nedeni yok. Ama genetik yönü çok kuvvetli. Tansiyonu engellemek için de bildiğimiz kısıtlanacak bir şey yok.

EDA: Gözyaşlarımızın akmadığı zamanlar vardır. Göz kuruluğu olur. Göz kuruluğu neden kaynaklanır? Belirtileri nelerdir?

TURGAY ÖZBİLEN: Göz kuruluğunda hastalarımız kendilerinde gözlerine kum kaçmış hissi olduğunu söylüyorlar. Bunlarda genelde 40 yaşın üstünde, menopoza yaklaşmış ve sıklıkla bayan hastalarımız oluyor. Ama onun dışında ikinci sırada göz kuruluğuna genelde eşlik eden iltihaplı romatizma hastalıkları oluyor. kişinin günlük yaşantısında büyük ölçüde sorun oluşturuyor. Üstelik bu başka hastalıklara yol açan bir durum. Çünkü göz yüzeyinde belli bir kayganlığın olması gerekiyor. göz yaşımız olmadığı zamanlar ciddi sorunlar yaşıyoruz.

EDA: Ne zaman tıbbi yardım almalıyız?
TURGAY ÖZBİLEN:
Bilirsiniz göz çok hassas bir şey. Gözünüze bir şey kaçtığı zaman onu hemen çıkarmak istersiniz. Kuru göz hastaları bunu sürekli yaşıyorlar. Bunun çok rahatsız edici bir durum olduğunu bilmek gerekir. Böyle şikâyeti olan her kişi ileri ya da hafif bir şekilde yardım almalı veya tedavi görmelidir. Tabi tedavide mevcut hastalığın durumuna göre değişmekte.

EDA: Lazerle göz çizme olduğu zaman gözlük kullanmaya gerek kalmıyor mu? Bu işlem belirli bir yaş grubuna özel mi?

TURGAY ÖZBİLEN: Her yaşta olabiliyor demek mümkün değil. Genelde biz göz çizmesini hastalarımıza 21 yaşından sonra yapmaya gayret ediyoruz. 21 genelde miyobun durduğu yaştır ama 18’e kadar düşebiliyor. Bunun kesin garantisi verilemez. Genelde 0–25, 0-50 gibi bozukluk kalabilir ama gözlük kullanmadan hayatına devam edebileceği için bu önemsiz olarak kabul edilir. Tekrarlamayacağının garantisi yoktur. Korneada bir genişleme, tekrardan eski bozukluğun nüksetmesi, farklı bir bozukluğun ortaya çıkması söz konusudur. Ama bu ameliyattan önce iyi planlanmış cerrahi lazer uygulanmış kişilerde bu sorunları çok nadir görüyoruz. 40 yaşından sonra ki kişilerde de kişinin lazerle uzağı görmesini sağlayabiliyoruz ama doğal bir süreç dediğimiz yaşlılıktan kaynaklanan yakını görememe sorununu düzeltmemiz şu an için pek mümkün değil. Yani yakında yine gözlük kullanmak zorunda kalabilirler.

EDA: Behçet hastalığı nedir?

TURGAY ÖZBİLEN: Behçet hastalığı ülkemiz açısından çok önemli bir hastalıktır. Özellikle tarihi ipek yolunun geçtiği Türkiye ve orta Asya, Japonya’ya kadar uzanan yerlerde çok sık görülen bir hastalık. Bu vücudun kendi kendine yaptığı bir hastalık. Bu hastalık 1937’de tanımlanmış. Pek çok hastalığı tutan bir hastalık ve bizi ilgilendiren de gözü de tutuyor olması. Özellikle genç erkeklerde çok şiddetli seyreden, tedavi edilmediği takdirde körlükle sonuçlanabilen komplikasyonları var. Bu açıdan Behçet şüphesi olan veya Behçet tanısı konan hastalar periyodik olarak göz muayenesini yaptırmalıdır. Ya da gözleriyle ilgili en ufak bir rahatsızlık hissettiklerinde muhakkak göz hekimine başvurmalarını şiddetle öneriyorum.

EDA: Bu hastalığın belirtileri nelerdir? Hasta Behçet hastalığını nasıl anlayacak?

TURGAY ÖZBİLEN: Genelde bulanık görme, gözde ağrı, gözde sinek uçuşması, şiddetli kızarıklık şikayetleri vardır.

EDA: Uykusuzluk ve yorgunluk sırasında ortaya çıkan batmalara uzun sürmedikçe normal denebilir belki ama devamlı göz batmaları herhangi bir hastalığın belirtisi olabiliyor mu?

TURGAY ÖZBİLEN: Göz batmaları kuru göz hastalığının belirtisidir

EDA: Kaşıntı veya rüzgarlı ortamların dışındaki göz sulanmaları herhangi bir hastalığın belirtisi mi?

TURGAY ÖZBİLEN: Kaşıntı en önemli alerji belirtisidir. Vücudun neresinde kaşıntı varsa öncelikle alerjiyi düşünmek gerekir. Özellikle de gençlerde veya çocuklarda mevsimsel olarak özellik gösteren bahar aylarında polenin sık olduğu aylarda gözlerde kaşınma, kızarma, sulanma şeklinde seyreden alerjik durum söz konusudur. Bu konuda ailesel yatkınlıkta önemlidir. Ayrıca bu kişiler astım ya da cilt alerjileri açısından da risk altındadırlar. Ama genelde 20’li yaşlarda kendiliğinden azalırlar.

EDA: Lens kullanımının avantajları nelerdir?

TURGAY ÖZBİLEN: Lens kullanımının en büyük avantajı sosyal avantajı. Kişinin gözlük kullanması, gözlüğün ağırlığı ya da kişinin gözlükle çirkinleştiği hissi açısından lens önemlidir. Ama renkli lensler, estetik lensler kontrollü olduğu, hijyen koşullarına uyulduğu, doktor tavsiyesiyle alındığı takdirde kullanılabilir. Kontak lensler çok yüksek teknolojiyle üretiliyorlar. Eskisi gibi korkmaya çok fazla gerek yok. Bazı durumlarda bir kez kontak lens alıp 3-5 sene kontrole gitmeden kullanan insanlar var. Ama tabi bu biraz riskli…