Ailenin herhangi bir üyesinin hastalanması veya vefatı son derece sarsıcı bir durumdur. Anne baba veya evlatlardan birinin kaybı, aile bireylerinin tamamını üzüntü ve yasa boğar. Beklenmeyen ölümler; trafik kazaları, kalp krizleri, beyin kanaması veya afet sonrası kayıplar (deprem vb.) ailede travmaya neden olur. Aslında şairin de dediği gibi her ölüm erken ölümdür. Kişinin kendini toplayıp hayata dönebilmesi zaman alacaktır. Ailenin, özellikle küçük çocuklara ölüm haberinin verilmesi konusunda danışmanlık alması gerekir. Hayatta en çok korkulan şey, sevilen kişilerin kaybı olduğuna göre yetişkin veya çocuk, herkesin bu üzücü süreçte desteğe ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. Öte yandan aileden birinin yatağa bağlı hastalığa yakalanması da üzücü ve yıpratıcıdır. Özellikle, felç, kanser ve sakatlık gibi sorunları bu bağlamda sayabiliriz. Hastalık sonrası, yeni sürece uyum konusunda, ailenin psikolojik destek alması önerilir.