1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Hangi kişilik tipleri yalana yatkındır?

  1. #1
    MeVSiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    3,690

    okk Hangi kişilik tipleri yalana yatkındır?

    Yalan toplumu kemiren en önemli sosyal bir hastalık aynı zamanda. Çocuklar arasındaki kavgaya neden olan yalan akrabaları da zehirler. İş yaşamında kişileri birbirine düşürebildiği gibi ailede mutluluğun en önemli düşmanıdır aynı zamanda. Boşanmaların artışındaki sinsi düşman olarak yalan çıkar karşımıza. Politik kavgaların temel nedeni de yalanlardır. Çocukluk çağında başlayan yalanların ergenlik ve yetişkinliğe taşınmaması için neler yapılabilir? Yalanların arka planında neler var? Hangi psikolojik etkenler kişiyi yalana iter? Tüm bunları Hürriyet Gazetesinden Uğur İlyas CANPOLAT Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan ile değerlendi.

    -Yalanı yalan yapan şey nedir?
    Söyleyenin inanmamasıdır.

    -Yalan bir psikolojik kaçış olabilir mi?
    Bazı kişiler sadece ilgi çekmek için çok renkli hikayeler uydururlar. Hedefleri zor bir durumdan kurtulmak veya çıkar sağlamak değildir. Sadece ilgi odağı olmaktır. Bu tür yalanlara 'pseudologia fantastica' denir 'fantastik laflar uydurma'. Bunlar genellikle 'histriyonik' dediğimiz 'oyuncu' kişiliklerdir.

    -Kişi hangi durumlarda kendini yalan söylemek zorunda hisseder?
    Antisosyal kişilikler çıkar sağlamak için hem de hiç pişman olmadan yalan söylerler. Histriyonikler ise ilgi odağı olmak için yalan söylerler.

    -Yanan söyleyen kişileri katagorize etmek mümkün müdür? Örneğin; yarar için yalan söyleyenler narsistik duyguların tatmini için zarar görmekten korunmak için vs..
    Evet tabii kabaca yukarıdaki tasnif yapılabilir: Antisosyaller ve histriyonikler. Ama herkes yalan söyleyebilir.

    -Peki yalanı bir başka açıdan da sınıflamak mümkün müdür? Mesela adi yalanlar entelektüel yalanlar gibi..
    Antisosyallerin yalanı adi yalana iyi örnek olur. Bu kişilerde sahte kimlikler sahte adlar adi suçlardan ceza evine girişler gırla gider. Üstelik hep kendilerini haklı görürler. Histriyonikler çıkar gütmezler ama doktorlarını bile kandırabilirler. Entelektüel yalana iyi örnek 20nci yüzyılın ünlü bilim felsefecisi Popper'in 'pseudoscience' yani 'sahte bilim' dediği şey olabilir. Sahte bilime marksizm ile psikanalizi misal gösteriyordu. Çünkü marksistler ve psikanalistler hipotezlerini 'yanlışlanmaya' değil 'doğrulanma'ya açık olarak kuruyorlar ve ne olursa olsun daima haklı çıkıyorlardı. Halbuki Einstein 1919'da güneş tutulması olacağını yıllar evvel yazmıştı güneş tutulmasaydı hipotezi yanlışlanacaktı bu yüzden Einstein'in bilimi doğru bilimdi.

    -Yalan bilgisizlik bağlantısı kurulabilir mi?
    En bilgili insanlar bile yalan atabilirler. Bilgisizler belki yalana daha çok muhatap olabilirler. Ama entelektüel yalanların muhatabının genellikle okumuş kesim olduğunu da unutmamak gerekir.

    -Biraz değiştirerek şöyle sorayım o halde. Sizce cahiller mi daha çok yalan söyler okumuş yazmış tabaka mı?
    Okumuş yazmışlar entelektüel yalana maruz kalır ve entelektüel yalan atarlar. Ama iyi niyetli samîmî oldukları için buna yalan demek zordur. Kanabilirler ama kandırmazlar.

    -Zekice üretilen yalanlar gerçekten zeka işareti midir?
    Yalanın bile iyisini uydurmak zekâ gerektirir. Mesela henüz olgunlaşmamış olan çocukların yalanları hemen anlaşılacak tarzdadır çok masumanedir.

    -Politik yalanlar konusunda ne düşünüyorsunuz?
    Turgut Özal sağlığında İncirlik'e Çekiç Güç'ü konuşlandırmıştı. Saddam Kürtleri Irak'ın kuzeyine doğru kovalıyordu ve kendisini katliamdan alıkoyacak vicdanı yoktu. Ya sınır kapısını Kürtlere açacaktık (nitekim bir süreliğine açtık da) veya Saddam'ın gözünü korkutacak askerî gücü güney bölgemize yığacaktık. Bu askeri gücün Türk ordusu olması her an Türkiye'yi savaşa sokmaya çalışmak demekti. Tatsız bile olsa en makul ve ehven çözüm İncirlik'e Amerikan kuvveti yığmaktı yani Çekiç Güç'tü. Ama muhalefet Çekiç Güç'e şiddetle karşı çıktı ülkemiz ABD tarafından işgal edilecekti vesaire. O devirde muhalefette olan bütün partiler 90'lı yıllarda iktidara geldiler ve hepsi de Çekiç Güç'ün görev süresini uzattılar. Yalan Türk siyasetinin en büyük zaaflarından biridir. Bu kötü mirastan kurtulmadıkça ülkemizde iyi şeylerin olması çok zor…

    -İddia ve yalan sizce nasıl bir ikilidir?
    İddia sahibi kişiler yalana inanmaya da yalan söylemeye de daha yatkındırlar. İnançlarını ateşli biçimde savunan sonra fikir değiştiren fikir değiştirdikten sonra sanki hiç öyle bir geçmişleri olmamış gibi yeni inançlarını çok yüksek sesle haykıran kendileri gibi düşünmeyenleri ihanetle suçlayan insanlar aramızda eksik değil. Hepimiz yanılabiliriz ama iddiacı kişiler yanılgılarını fanatikçe savunurlar ve başkalarını inandırmak için söylenecek yalanları meşru görürler.

    -Kişilerin yalanları olduğu gibi devletlerin de yalanları var. Bunu nasıl değerlendirmek gerekir?
    Yalan modern devletin temelidir desek yanlış olmaz belki de. Benedict Anderson meşhur 'Hayalî Cemaatler' kitabında tarihte millet diye soyut bir cemaatin olmadığını 19uncu yüzyılda milliyetçilik akımı doğduktan sonra milletin icat edildiğini sonra bu milletlerin savaşarak devletlerini kurduklarını anlatır. Yunanlılar Bulgarlar Arnavutlar Macarlar Romanyalılar Sırplar Macarlar Çekler önce kendilerine bir geçmiş yaratmışlar bu geçmişte kendilerine kahramanlar bulmuşlar tarih müzeleri kurmuşlar hamasî bir edebiyat oluşturmuşlar sonra da Osmanlı ve Avusturya-Macaristan'dan bağımsızlaşmışlardır. 19uncu yüzyıl ortalarında İtalyan milliyetçiliğinin çalışmalarıyla İtalya Birliği kurulmuş ama çeşitli İtalyan şehirlerinden gelen kişiler birbirleriyle anlaşamadıkları için Fransızca konuşmak zorunda kalmışlardır. Devlet yalanları konusunda Türklerin de sicili temiz değildir. Eti Türkleri Sümer Türkleri Güneş Dil Teorisi gibi icatlar yalan konusunda pek de başarılı olamadığımızı gösterir.

    -Biraz söyleşinin yönünü değiştirelim müsadenizle… İnsan yaşamına dönelim. Yalanın mayalandığı dönem size göre hangi yaşlardır?
    Çocuklukta yalan sıktır ve bu pek de anormal değildir. Ancak bir insanın ileride yalancı olup olmayacağı genellikle ergenlik yıllarında kendisini belli eder.

    -Yalan aileden veya büyüklerden öğrenilen bir durum mudur?
    Bütün huylar gibi yalancılıkta da öğrenmenin rolü büyüktür. Fakat bazen çocuklarını aşırı dürüst yetiştirmeye çalışan aileler katı ve cezalandırıcı davranarak çocuklarını yalan söylemeye itebilirler.

    -Peki yalana yatkın olmaktan söz edilemez mi? Aynı aileden yetişmiş iki kişi bu konuda çokta farklı olamazlar mı?
    İkizler bile pek çok konuda birbirinden farklılık gösterirler. Kardeşler aynı ortamda büyüseler bile aynı şartlarda büyümemişlerdir. Bir tarlanın verdiği ürünün lezzeti her sene farklı olabilir. Kardeşlerin huyları da farklı olabilir.

    -Hastalık haline gelmiş olan patolojik yalanı tarifler misiniz? Hangi unsurları içerir?
    Antisosyallerin çıkara yönelik yalanları ve histriyoniklerin pseudologia fantastica'ları.

    -Yalan söyleyen kişilerin her konuda yalan söylerler şeklindeki bir genelleme doğru mudur?
    Çoğu insan yalan söyler ama bunların çok azı yalancıdır. Sadece bazı konularda yalan söyleyenleri yalancı kabul etmek doğru olmaz. Ama antisosyaller ve histriyonikler sürekli yalan söylerler.

    -Yalancılığı yaşam tarzı haline getirmiş kişi düzelebilir mi peki?
    Düzelmeleri zordur. Düzelmelerinden çok bir miktar değişmelerini beklemek daha gerçekçi olur.

    -Sizce toplum olarak en çok hangi konularda yalan söylüyoruz?
    Gülten Kazgan birkaç sene evvel İstanbul gençliğinin değerleri konusunda yaptığı araştırmada geçler arasında milliyetçiliğin yaygın olduğunu görmüştü. Fakat Türk olmakla böbürlenen bu gençler fırsat bulur bulmaz yurt dışında yaşamayı tercih edeceklerini söylüyorlardı. Demek ki kendi üstünlüğümüz konusunda söylediğimiz şeyler kendimizin bile inanmadığı kadar abartılı.

    -İnsanların “Ben kötü niyetle söylememiştim” savunmalarının bir anlamı olabilir mi?
    Kötü niyetle söylenen yalanın yol açacağı zarar elbette daha fazladır. Yalan şüphesiz onaylanamaz ama niyetin kötü olmaması bir hafifletici sebep olabilir.

    -Yalan bir savunma aracı olarak da kullanılıyor mu? Ne dersiniz?
    İnsanların çoğu zor bir durumdan kurtulmak için yalan atarlar. Kendilerini iyi durumda göstermek için de yalan söyleyenler vardır.

    -Yalan mutlaka söze dökülen kelimeler ile mi söylenir? Takınılan tavrında yalan oluşundan söz edebilir miyiz?
    İletişimin daha önemli bölümü sözel olmayan iletişimdir. Yani beden diliyle gözlerle bakışlarla tavırla edayla ses tonuyla kurulan iletişimdir. Tavırla yalan söylemeye verilen güzel bir de ad vardır: 'yapmacık'.

    -Yalan ile özgüven eksikliğinin bağlantısı nedir? Ya da var mıdır?
    Hayır. Özgüveni fazla olanlar daha az yalan söylerler. Çünkü olumsuz durumlarla yüzleşmeye daha fazla hazırdırlar. 'Obsesif' dediğimiz mükemmeliyetçi titiz kılı kırk yaran inceleyip sık dokuyan insan türü de hastalık derecesinde dürüsttür.

    -Korku ile yalan ikiz kardeştir diyebilir miyiz?
    Korku insanı yalana götürür. Ama asıl tehlikeli yalan içinde korku değil çıkar unsurunun bulunduğu yalandır.

    -Dünyayı uyutan yalanlar desem neler gelir aklınıza…
    Futbol fado fiesta...

    -Keyifle okuduğumuz masallar romanlar ve tiyatrolar nedir? Buna yalandan ya da hayalden doğru çıkartmak çabası denebilir mi?
    Edebiyat elbette tabiatı gereği 'kurmaca'dır 'fiction'dur. Ancak iyi edebiyat eseri insanı anlama yönünde en değerli çabadır. Meselâ Dostoyevski'yi veya Marcel Proust'u bu kadar sevmemizin sebebi insan ve hayat hakkında bize çok şey öğretmeleridir.

    -Kişinin kendine yaptığı övgülerin ne kadarı yalan olarak değerlendirilebilir?
    Kendilerini övenler yalan uydurmaktan çok iyi yönlerini abartarak vurgularlar.

    -Yalanın tedavisi var mıdır?
    Elbette yapılabilecek çok şey var. Ancak kişilik bozukluklarında (bu bağlamda antisosyaller ve histriyonikler) bu problem geç ve güç düzelir.
    Konu MeVSiM tarafından (14.12.09 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir.






  2. #2
    MeLDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    Hamburg, germany, Germany
    Mesajlar
    5,763

    Standart

    Süper calisma, okumalarini tavsiye ederim bir cok insanin. Tesekkürler canim güzel paylasimina. Mucukss




    Allah`ım Her dem Sen'i anmayı,Sen'i anlayıp anlatmayı,Sen'i sevip sevdirmeyi nasip et bizlere.
    YA İLAHİ ! SENDEN KIYAMETE KADAR BÜTÜN ESMA-İ HÜSNAN İLE ,
    DUA EDEN BİR DİLİMİN OLMASINI İSTİYORUM !!!


Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Bayan Tipleri
    By MeLDa in forum ErkekLere ÖzeL
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.07.09, 08:50
  2. Ellerinize ve Yalana Dair - Nazim Hikmet
    By MeLDa in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.06.09, 19:51
  3. Bayan Tipleri
    By aSiBey in forum BayanLara ÖzeL
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19.12.08, 13:30
  4. Kız Tipleri
    By ChaoS in forum Özlü Sözler (Genç)
    Cevaplar: 43
    Son Mesaj: 24.06.08, 12:08
  5. Kıyı TipLeri
    By anastasia in forum Fiziki Coğrafya
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.04.08, 21:32

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372