Bu konunun kaynağını net olarak yazabilirmisiniz.
Psikolojik Danışmanlık ile Psikoloji Bölümlerini Tanıtıcı Bir Yazı
Bu yazıda şöyle bir yol izledik: Önce Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikoloji ve Psikiyatri alanları arasındaki farkları ele aldık. Daha sonra, psikoloji biliminin genel akademik alanları, bu akademik alanların olanaklı kıldığı çalışma alanlarını belirttik. Daha sonra eğitimle ilgilenen kişiler için yüksek lisans olanakları ve kimlerin bu bölümleri seçmelerinin iyi olacağı hakkında bilgi verdik.
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikoloji ve Psikiyatri Arasında Farklar
Psikolojik danışmanlar üniversitelerin eğitim fakültelerinden mezun olur. Okullarda çalışan psikolojik danışmanlar, rehber öğretmen olarak adlandırılmaktadırlar. Yetiştirilme amaçları temel olarak şunlardır:
Okullarda öğrencilerin gelişimini takip etmek,
sorunları önleyici hizmetlerde bulunmak,
sorunu olan öğrencileri uzmanlara yönlendirmek,
okulda bireysel ve grup çalışmaları (psikolojik danışmanlık oturumları) yaparak öğrencilere yardımcı olmak,
sınav kaygılarını gidermede destek olmak,
etkili ders çalışma yöntemleri ve zamanı verimli kullanma konularında bilgi vermek, vb.
Ancak psikolojik danışmanlar mezuniyet sonrası belirli alanlarda uzmanlaşarak kendilerini eğitirlerse, yukarıda söz ettiğimiz bireysel ve grup çalışmalarını (psikolojik danışmanlık oturumlarını/terapilerini) özel muayenehanelerde yapabilmektedirler. Ayrıca, psikolojik danışmanlar dershanelerde ve Milli Eğitim Müdürlükleri’ne bağlı olan Rehberlik Araştırma Merkezleri’nde (RAM) de çalışabilmektedir.
Psikoloji bölümleri üniversitelerin fen-edebiyat fakültelerinde yer alır. Değişik üniversitelerin psikoloji bölümlerinin müfredat programlarına ulaşmanız mümkündür. Biz bu yazıyı yazarken google’dan “psikoloji bölümü” başlığını girdik ve araştırdık ve belli başlı tüm üniversitelerin psikoloji bölümlerinin müfredat programını bize gösterdi. Psikoloji bölümü öğrencileri daha genel teorik bir eğitime yönlendirilirler, psikolojik danışma öğrencileri uygulamaya yönelik bir bilinç içinde eğitim görürken, psikoloji öğrencileri onlara kıyasla daha soyut bilgilere yönlendirilir. Mezuniyet sonrası bir dalda uzmanlığa yönelebilirle; uzmanlık dalları psikoterapi ise, uzmanlaştıkları alanda terapi yapabilirler. Şu anda Türkiye’de psikolog denince genelde ‘klinik psikolog’ anlaşılıyor. Bu, psikolojinin diğer alanlarını bilmemekten kaynaklanıyor. Klinik psikologlar, terapi yapan psikologlardır; hastanelerde ya da özel muayenehanelerde çalışırlar. İlerde değineceğimiz gibi klinik psikologluk dışında psikoloji mesleğini uygulayan başka psikologlar da vardır.
Psikiyatristler, üniversitelerin tıp fakültelerinden mezun olur. Daha sonra akıl hastalıkları, davranış bozukluklarıyla ilgili uzmanlık eğitimi alırlar. Temelde hekimdirler ve bu temel üzerine klinik psikolojisi eğitimi alırlar. İnsanın sinir sisteminin çalışışıyla ilgili araştırmaları yakından izlerler. Hekimdirler; ilaç yazabilir ve terapi yapabilirler.
Psikolojik bir sorunu olmayan ama kendini geliştirmek isteyen kişi bir rehber, danışman yardımcı olabilir. Ve bu yeterlidir. Sorun büyüdükçe psikoterapiye ve psikiyatrik müdahaleye gerek oluşabilir. Psikolojik danışmanlar sorunları olmayan ve kendini geliştirmek isteyen kişilerle çalışıp önleyici hizmetler ya da gelişim çalışmaları yapabilirler. Ancak, kişilerin sorunların yoğunluğu arttıkça o kişilerle ya o sorunla ilgili alanda özel olarak eğitilmiş psikolojik danışmanlar ya psikologlar ya da psikiyatristler ilgilenir. Ağır hastaların psikolog veya psikolojik danışmandan terapi alıyorken aynı zamanda psikiyatriste gidip ilaç yazdırmaları da gerekebilir.
Tabi psikologlar ya da psikiyatristler de isterlerse ‘sorunları olmayan’ kişilerle çalışabilirler. Örneğin, bazı klinik psikologlar kendini geliştirmek isteyen kişilerle grup çalışması yapabilir ya da kendilerini yetiştirmiş bazı deneyimli psikiyatristler hastalarla çalışmak yerine meslektaşlarını eğitebilirler.
Psikoloji denince genellikle klinik psikoloji ve psikolog denince de genellikle klinik psikolog anlaşılmasına rağmen, aslında psikolojinin pek çok alanı vardır. Şimdi psikolojinin alanlarına bir bakalım.
Psikolojinin Alanları
Deneysel Psikoloji
Deneysel psikoloji davranışı etkileyen çevre koşullarını ve uyarıcıları ayrıntılı bir biçimde tanımlayıp ölçerek, uyarıcının hangi davranışı, nasıl ve ne derece etkilediğini bulmayı amaçlar. İnsanlarla çalışmanın güçlüğü ve bazı engeller nedeniyle, deneysel psikologlar genellikle laboratuarda hayvan davranışlarını incelerler. Psikolojinin bugün “öğrenme,” “motivasyon,” alanlarında kullanılan önemli birçok temel kavramı hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle geliştirilmiştir.
Fizyolojik Psikoloji
Duyu organlarının yapısı ve işleyişi, hormonların bedene ve dolayısıyla davranışa etkisi ile yiyecek ve içeceklerin davranışa etkisi fizyolojik psikolojinin alanına girer. Örneğin, beynin hangi bölgesinin konuşma davranışını etkilediği fizyolojik psikologlarca incelenebilir. İlaç türleri ile bireyin duygu, düşünce ve davranışı arasındaki ilişkiyi inceleyen psikofarmakoloji, fizyolojik psikolojinin bir alt dalıdır.
Gelişimsel Psikoloji
Gelişimsel psikoloji kişinin yaşıyla davranışı arasındaki ilişkiyi inceler. Örneğin, kişinin konuşma davranışı hangi yaşlarda nasıl bir gelişim izlemektedir? Ayrıca, çocuğun içinde yetiştiği ortamın özellikleriyle davranışları arasındaki ilişki var mıdır; varsa nasıl bir ilişki vardır? Örneğin, boşanmış anababalarla boşanmamış olanların çocuklarının gelişimlerinde herhangi bir fark olup olmadığı gelişim psikologları tarafından izlenebilir. Gelişim psikologları, çocuk gelişiminin yanı sıra, yaşlılık konusuyla da ilgilenmektedir. Yaşlılık da insanın gelişim dönemlerinden biridir.
Kişilik Psikolojisi
Kişilik psikolojisi bireylerin kendilerine özgü davranış, düşünce ve duygu biçimleriyle ilgilenir. Kişiliğin nasıl ortaya çıktığını araştıran kişilik psikolojisi, kişiliğin yapılaşmasını etkileyen değişkenleri çeşitli boyutlarda inceler. Örneğin, kişinin davranışının onun anababasında da görülüp görülmediği (genetik, biyolojik yaklaşım boyutu), aynı davranışın kişinin yetiştiği kültürde sıklıkla gözlenip gözlenmediği (kültürel yaklaşım boyutu) ve davranışın kişinin yaşama bakış biçimiyle ilgisi (fenomenolojik yaklaşım boyutu) bu alanda çalışanlar tarafından araştırılabilir.
Sosyal Psikoloji
Bireyler birbirlerinden yalıtılmış olarak tek başlarına yaşamazlar. Başkalarıyla etkileşim içindedirler. Bireylerin birbiriyle etkileşimini inceleyen psikoloji dalına sosyal psikoloji denir. Sosyal psikologlar iletişim içindeki insanı konu edinir; tutumlar, kişisel çekicilik, uyma, itaat, ikna gibi konuları incelerler.
Bilişsel Psikoloji
Bellek, algılama, düşünme, karar verme, seçme, hatırlama, unutma, problem çözme ve dil davranışının altında yatan süreçler bilişsel psikolojinin alanına girer.
Klinik ve Danışma Psikolojisi
Bireye düşünsel, duygusal ve davranışsal düzeyde yardımcı olmak, çevresiyle daha uyumlu bir ilişki kurmasını sağlamak klinik psikolojinin amaçlarıdır. Danışmanlık psikolojisi ise bireyin kendi yaşamının değişik yönleriyle ilgili kararlar vermesine ve yaşamında değişiklikler yapmasına yardımcı olabilecek bilgi ve yetenekleri bireyde geliştirmeyi amaçlar.
Okul ve Eğitim Psikolojisi
“Hangi konu, kime ve nasıl öğretilmelidir?” sorusuyla okul ve eğitim psikolojisi ilgilenir. Bu dal, psikoloji biliminin bulguları çerçevesinde, okul ortamını ve eğitim sürecini, en etkin düzeye getirmeyi amaçlar. Eğitimde verimin en üst düzeye ulaşması için öğretmen nasıl yetiştirilmeli, öğretim programı içerik ve biçim olarak nasıl düzenlenmeli, sınıf ortamını etkileyen değişkenler nasıl değerlendirilmeli gibi sorular, okul ve eğitim psikolojisinin ilgilendiği konulara örnektir.
Endüstri Psikolojisi
Endüstri Psikolojisi işe en uygun kişiyi veya kişiye en uygun işi seçmeyle ilgilenir. Endüstriyel psikolog, hem araştırmayla hem de uygulamayla ilgilenir. Örneğin, bir endüstri kuruluşundaki yeni bir makine geliştirilirken, değişik seçenekler arasından hangi makinenin düzeninin en düşük hata riskiyle çalışabileceğini endüstriyel psikolog araştırır. Ayrıca, kurumda çalışan bireylerin işten doyum almalarını sağlamayı ve üretimde verimlilik düzeylerini yüksek tutabilmeyi amaçlayan çevresel, psikolojik ve sosyal düzenlemeler getirir.
Adalet Psikolojisi
Yasaların hem yapılması hem de uygulanmasıyla ilgilenir. İnfaz sistemlerinin verimliliği, hapishane ve ıslahhanelerdeki koşulların bireyleri nasıl etkilediği bu alanın ilgilendiği konulardandır.
Çevre Psikolojisi
Bireyin veya grubun davranışlarını etkileyen çevresel değişkenleri inceler. Çevresel etkenler renk, mekânın boyutları, ısı, ışık gibi fiziksel değişkenler olabileceği gibi; cenaze, düğün, cinayet, evlilik, kız kaçırma gibi toplumsal olaylar da olabilir.
Sağlık Psikolojisi
Amaçları, sağlığı korumak, sağlığı geliştirici davranış ve yaşam biçimleri geliştirmek, hastalıklardan korunmak ve hızla iyileşmek, sağlık bakım sistemlerine işlerlik kazandırmaktır. Sağlık psikologları, zihnin bedeni nasıl etkilediğini araştırırlar. Bu tür araştırmalardan elde edilen verileri, insanın sağlıklı yaşam kalitesini yükseltmede kullanırlar. Sağlık psikologları bireyin sağlığa ilişkin değerlerini ve sağlık davranışlarını tarayıp bilişsel-davranışsal yaklaşımlar uygulayarak bireyin sağlığının her yönüyle gelişmesine olanak sağlar.
Spor Psikolojisi
İlgi alanları şunlardır: Sporcu seçimi, sporcuların hazırlanmasında iradenin rolü, sportif yarışmalara psikolojik hazırlık, sporda küçük grupların psikolojisi, spor ve kişilik, sportif etkinlikleri sürdürmede hazır oluş ve sportif etkinliklerin psikolojik özellikleri.
Psikolojinin alanları bunlarla sınırlı değildir. Trafik Psikolojisi, Ordu Psikolojisi, Kriminal Psikoloji, Pozitif Psikoloji, Grup Psikolojisi, Aile Psikolojisi, Hümanistik Psikoloji, Nöropsikoloji gibi daha pek çok alan bulunmaktadır. Eko psikoloji gibi yeni alanlar da şu anda aktif olarak araştırma yapılan ve gelişmekte olan alanlardır.
Uygulama ve Çalışma Alanları
Şimdiye kadar sözü edilen alanların gelişimiyle bizzat bu alanlarda iş bulabilmek olanakları artmakla birlikte, bu alanların dışında başka çalışma alanları da bulunmaktadır. Psikoloji ve Rehberlik ve Danışmanlık bölüm mezunları şirketlerde insan kaynakları bölümünde çalışmayı seçebilirler. Bilindiği gibi, bu bölümde çalışanlar şirket için eleman seçimi, doğru işe doğru çalışanı yerleştirmek, çalışanların eğitimi ve gelişimi, kariyer planlaması gibi konularla ilgilenmektedir. Ayrıca, şirketlerde eğitim koordinatörlüğü yapmak da seçenekler arasındadır. İşletmelerde satış ya da ürün müdürü olarak çalışanlar ile yöneticilik yapanlar da mevcuttur.
Her iki bölümün mezunlarından da şirketler için dışarıdan eğitim ve seminer çalışmaları yapanlar ile koçluk, kişisel ya da kurumsal danışmanlık yapanlar da bulunmaktadır.
Bunlar dışında, araştırma şirketlerinde anket geliştirip inceleme ve raporlama yapmak, pazar araştırmalarında grup çalışmaları yapmak, herhangi bir projede araştırmacı olarak görev almak veya akademik kariyer yaparak üniversitede kalıp araştırma yapmak araştırma alanındaki seçeneklerdendir. Bu yolda ilerleyenlerin, vakıflardan ya da şirketlerde proje koordinatörü olması da olasıdır.
Ayrıca, çocuk yuvalarında psikolog, danışman ya da müdür olarak çalışanlar da vardır. Ülkemizde henüz çok fazla sayıda bulunmayan kariyer merkezlerinde kariyer danışmanı olarak çalışmak da söz konusudur.
Yazı alanında kendini ifade etmek isteyenler, yayınevlerinde, gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde konularıyla ilgili yazarlık, araştırma, editörlük veya yabancı dil konusunda yeterliyseler çevirmenlik yapabilirler.
Tamamen farklı bir alanmış gibi görünse de, halkla ilişkiler alanına geçiş yapmak da seçenekler arasındadır. Psikoloji eğitimi almış dünyaca tanınan şarkıcılar da vardır ve şarkı sözleri yazarken aldıkları psikoloji eğitiminin yararını gördüklerini söylemektedirler. Tüm bunlar dışında, tabi ki, çalışmamak da olası seçeneklerdendir ve bir meslek olarak görülmese de çocuk büyütme konusunda da kuşkusuz bu alanlarda eğitim almanın yararı tartışılmaz.
Yüksek Lisans
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile Psikoloji mezunları kariyer amaçlarına ve ilgi alanlarına göre, yüksek lisans yapmayı seçebilirler. Her iki bölümden mezun olan kişiler de Psikolojinin Alanları bölümünde söz edilen bölümlerden herhangi birinde yüksek lisans yapabilecekleri gibi, her ikisinin de sosyoloji gibi bir alanda öğrenimine devam etmesi de mümkündür. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunları, yine kendi bölümlerinde çalışmalarını sürdürmeyi seçebilir ya da Okul Öncesi Eğitim, Yetişkin Eğitimi, Eğitim Yönetimi gibi alanları da yüksek lisans için seçebilirler.
Her iki bölümün mezunları, yüksek lisans yapmak yerine Türkiye’de çeşitli özel kurumlar ve dernekler tarafından verilen Aile ve Eş Terapisi, Bilişsel Terapi, Cinsel Tedaviler, Psikodrama gibi alanlarda eğitim alarak danışmanlık yapabilirler.
Yurtdışında böyle bir hizmetin verilmesi için yüksek lisans gerekebiliyor ancak şu an Türkiye’de yüksek lisans bir zorunluluk değildir. Kişinin çeşitli eğitimler alarak kendini yetiştirmiş olması yeterli sayılmaktadır. İlerde bu durum değişebilir ama değişmesi için oldukça zaman geçebilir.
Türkiye’de yüksek lisans yerine çeşitli kuruluşlardan eğitim almanın bir nedeni, Psikolojinin Alanları bölümünde söz edilen her alanda Türkiye’de yüksek lisans programı bulunmamasıdır. Türkiye’de bulunan yüksek lisans programları Klinik Psikoloji, Gelişim Psikolojisi, Sosyal Psikoloji, Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, Deneysel Psikoloji, Adli Psikoloji, Uygulamalı Psikoloji, Rehabilitasyon Psikolojisi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile yönelinebilecek diğer alanlar olan Okul Öncesi Eğitim, Yetişkin Eğitimi, Eğitim Yönetimi gibi alanlardır. Yüksek lisans düşünülerek lisans programı tercihi yapılacaksa bu durumun, yani hangi yüksek lisans programlarının olduğunun, göz önünde bulundurulması iyi olur.
Kimler seçmeli?
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile Psikoloji bölümlerini seçecek olan kişilerde şu özelliklerin bulunması iyi olur:
İnsan davranışlarının nedenlerini ve etkilerini merak eden,
İnsanları seven ve insanlarla ilgilenen,
Kendini geliştirmeye istekli,
Öğrenmeye açık,
Coşkulu ve yaratıcı,
İletişim becerileri güçlü olan ya da geliştirilebilecek ve geliştirmeye niyetli kişiler,
Sabırlı,
Hoşgörülü,
İşbirliğine ve ekip çalışmasına açık.
Son Söz :
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile Psikoloji alanlarında eğitim almak, iletişim becerileri gelişmiş, olayların ardındaki gerçekleri görebilen, sıradan insanın görebildiğinden daha fazlasını görebilen kişiler olmaya yardım eder.
Ancak, akıldan çıkarılmaması gereken çok önemli gerçek şudur ki, bu alanda ilerlemeye karar veren kişilerin eğitimi hiçbir zaman bitmez. Sürekli öğrenmeleri, sürekli kendi gelişimleri için emek ve zaman yatırımı yapmaları gerekir.
Burada söz edilen çalışma fırsatlarının her biri için sadece lisans eğitimi yeterli değildir. Asıl iş üniversiteden mezun olduktan sonra başlar. Deneyim kazanarak, yeni yayınları takip ederek, yeni eğitimlere katılarak öğrenme süreci devam eder ve çok emek ister.
Ayrıca, bu yazı uzun erimli kariyer olanakları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Hiçbir zaman bölümden mezun olur olmaz, kişinin bir şirkette yönetici olarak işe başlaması ya da meslektaşlarına eğitim vermesi söz konusu olamaz. Her meslekte olduğu gibi, bu alanlarda ilerlemek ancak çok çalışmak, sürekli kendini geliştirmek ve sürekli öğrenmekle mümkündür.
Zor yollardan başarıyla geçmiş ve engelleri aşmış kişiler olan üniversite adaylarının, üniversite mezuniyeti sonrasında da başarılı kişiler olarak topluma katkıda bulunmaları ülkemizin kültürel zenginliğini arttıracaktır. Kendilerine üniversite ve meslek yaşamlarında başarılar dileriz.
Üniversite adaylarına son olarak söylenecek bir şeyler varsa, o da şunlardır:
Seçim yapacağınız alanı meslek olarak seçmiş ve bu alanda bir süre çalışmış biriyle konuşun, soracağınız soruları hazırlayın ve onlara sorun. Bütün bu temasların sonunda gerçekten gönlünüzden gelen sese kulak verin.
Üniversiteye yerleştirilmeleri tam olarak istedikleri gibi olmasa bile, başarılı öğrenciler için üniversitede başka alanlara geçiş yapmak mümkün olabildiği gibi, mezuniyet sonrası da çok değişik alanlarda çalışma fırsatları vardır.
Meslek seçimi sadece bir kerelik bir olay değildir. Bir ömür boyu sürer ve çeşitli aşamalarda çeşitli yollara yönelme olanağı bulunur. Yaşam esnektir, katı değildir. Kendilerine bol seçenekli olan yaşamda başarılar ve mutluluklar dileriz.
bursadan arastirmaci bi abinin yazisi umarim faydali olur.
♫ ♥ ♪ sadece müzik...
![]()
Bu konunun kaynağını net olarak yazabilirmisiniz.
Bir el tutmak istersin ya bazen, yada birine sarılmak. Malesef izin vermez buna hayat. Kendine sarılmalısın sen de hayata inat !!
Can Yücel
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks