1 den 8´e kadar. Toplam 8 Sayfa bulundu

Konu: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

  1. #1
    eMeKLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    2,939

    Yeni 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun





    CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…



    Asırlar boyunca dünya tarihinde şanlı sahifeler açmış olan Yüce Türk Milleti ve onun ayrılmaz parçası Ankara ve Ankaralılar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşunun 87’nci yılını kutlamanın coşkusu ve engin sevinci içerisindedir. Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.

    Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 87’nci kuruluş yıldönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kahraman Silah Arkadaşları ile kanlarıyla canlarıyla bu toprakları vatan yapan Aziz Şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz

    İnsanlık tarihi, milletlerin böylesine sarsılmaz ortak iradesiyle kaderini kendi elleriyle ve kanlarıyla yazdıklarına çok nadir şahit olmuştur. Bu anlamda Cumhuriyet, Türk Milletinin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır.

    inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşunun yüzüncü yılında medeniyet dünyasına bir güneş gibi doğacaktır.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her alanda yaptığı ve giderek gayretlerini arttırarak yapacağı muhteşem ataklarla daha da yücelecek ve nice Cumhuriyet Bayramlarını gururla ve güvenle kutlamaya devam edecektir. Cumhuriyetin 87’nci yılı, dünyanın bütün başarılarını hak eden Devletimize, Yüce Türk Milletine kutlu olsun.



    Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.

    Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet Mesajı

    Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.
    Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
    Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
    Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.
    Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.
    Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.
    Cumhuriyet fazilettir.





  2. #2
    eMeKLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    2,939

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    CUMHURİYET'İN İLANI



    Lozan'n kabulü ve barışın sağlanması ile geride Türk Devleti'nin siyasal yapısını belirleyecek devlet şeklinin ve adının ne olacağı sorunu kaldı. T.B.M.M.'nin varlığı ile egemenliğin kayıtsız - şartsız ulusa ait olan, insan haklarına dayanan bir devlet sistemi kurulmuştu. Fakat gerek halkın, gerekse Meclis içinde bulunanların büyük kısmı Padişah'a dinsel ve geleneksel bağlarla bağlıydılar. Padişah'ın işgal ettiği Saltanat - Hilafet makamı yüzyıllardır kökleşmiş bir teokratik sistemdi. 1300 yılından beri de Osmanoğullarından başka hiçbir aile iktidar olmamıştı. Egemenlik biri dinden, diğeri gelenekten gelen iki kaynaktan çıkıyor ve Padişah'ta toplanıyordu. Gerçi İttihat Terakki bu gücü kırmıştı, fakat sistemin özünü, yani egemenliğin kaynağını ve kullanılış biçimini değiştirememişti. Egemenliğin, tanrı hakları sisteminden, insan hakları sistemine geçişin bir sonucu olarak Padişah'tan ulusa geçişi, bir ilke ve ülkü olarak Amasya Genelgesi'nde ortaya konmuş ve 23 Nisan 1920'de B.M.M.'nde somutlaşmıştı. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu da bu temel üzerine oturmuştu.

    Kurtuluş Savaşı ulusal bağımsızlık yanında ulus egemenliğini de açık bir biçimde ortaya koyduğu için Padişah daha başından beri milliyetçilerin amansız düşmanı kesilmişti. M. Kemal Paşa Padişah'ın ihanetini bildiği halde, henüz zamanı olmadığı için Padişah'ı hedef almadı. Genç subaylık yıllarından beri inandığı ve Erzurum'da Mazhar Müfit'e not ettirdiği "Cumhuriyet" inancını "Ulusal bir sır" olarak sakladı. Kurtuluş Savaşı içinde "Cumhuriyetçi" bir düşünceyi ortaya atmak, iç parçalanmaya yol açacağı için bu yola gitmedi. Hatta Sivas Kongresi sırasında "Cumhuriyet" ilan edelim önerilerini red etmişti. Fakat Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı, Türk Ulusu'nun kurtarıcısı M. Kemal, Türkiye'nin siyasal yapısını değiştirmenin ilk adımını Saltanat'ın kaldırılmasını sağlamakla attı. Saltanat'ın kaldırılışına en yakın arkadaşları bile karşı çıkmışlardı. Meclis'te tutucu kanat direndiyse de, M. Kemal Paşa'nın kararlı ve sert tutumu sonucu Saltanat'ın kaldırılışı sağlandı. Fakat onun bu sert tutumu endişe doğurdu. Bunun bir başlangıç olduğunu görenler çeşitli yöntemlerle M. Kemal Paşa'yı engellemeye çalıştılar.

    2 Aralık 1922'de Meclis'e muhalif grup tarafından bir öneri verildi. "İntihab-ı Mebusan Kanunu"nda değişiklik yapılmasını isteyen önergede "Büyük Millet Meclisi'ne üye seçilmek için Türkiye'nin bugünkü sınırları içindeki yerler halkından olmak ve seçim çevresine yeni gelenlerin ise en az beş yıl oturmuş olmaları" gerektiği kanun hükmü haline getirilmek isteniyordu. M. Kemal Paşa'yı milletvekili seçilmekten yoksun bırakmak isteyen bu önerge üzerine söz alan M. Kemal Paşa, doğum yerinin Türkiye'nin sınırları dışında kaldığını ve bir yerde beş yıl oturmadığını belirttikten sonra, düşmanlara karşı savaştığını, vatanı kurtarmak için hiç bir yerde beş yıl oturamadığını hatırlatıp, ulusun sevgisisi kazanmış bir insan olmasına rağmen kendisini yurttaşlık haklarından yoksun bırakmak isteyen bu kimselerin bu yetkiyi kimden aldıklarını sordu. Önerge red edildi.

    Mustafa Kemal'in kamuoyu yoklaması yapmak üzere 14 Ocak 1923'de Batı Anadolu'da bir geziye çıkmasını fırsat bilen muhalif grup, O'nun Ankara'dan ayrıldığının ertesi günü "Hilafet-i İslamiye ve Büyük Millet Meclisi" başlıklı bir broşür yayınladılar. Broşürün önceden hazırlanmış olduğu ve M. Kemal'in Ankara'dan ayrılmasını fırsat bilerek dağıtıldığı anlaşılıyordu. Broşürün ana fikri, islam kamuoyunun son gelişmelerden (Saltanatın Kaldırılışı) büyük ızdırap içinde bulunduğu, Hilafet'in hükümet demek olduğu ve Hilafet'in hukuk ve görevlerini yok etmenin hiç kimsenin, hiç bir meclisin elinde olmadığı esaslarına dayanıyor, "Halife Meclisin, Meclis Halife'nindir." sözleriyle bitiriyordu. Yürütme yetkisinin Halife'ye verilmesini ve Meclis'in aldığı kararların ve kanunların Halife'yi bağlamayacağı, dolayısıyla Meclis'in çıkardığı Saltanat ve Hilafet ile ilgili yasaların meşru olmadığı görüşü savunuluyordu. Bu bildiri, M. Kemal'e ve O'nun gerçekleştirmek istediği devrime bir tepki idi.

    İzmit'e gelen M. Kemal, din ve hilafet konusunda yaptığı açıklamada "Türkiye Büyük Millet Meclisi Halife'nin değildir ve olamaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi yalnız ve yalnız Ulusundur." dedi. T.B.M.M.nin büyük programının tam bağımsızlık, kayıtsız şartsız ulusal egemenlik esaslarına dayandığını, teokratik devlet biçiminin ve buna bağlı bütün toplumsal düzenin ve çıkarların yıkılacağını belirtti. 16 Ocak'ta yaptığı toplantıda, Hilafet'in dinle ilgisi olmadığını, siyasi bir mevki olduğunu, idare-i maslahatçılıkla devrim yapılamayacağını belirttikten sonra "Devrimin kanunu mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafamızdaki cereyanı boğmadıkça başladığımız devrim ve ilerleme bir an bile durmayacaktır" diyerek gericilere gerekli yanıtı verdi. Basınla iyi ilişki kurmak istediği için İzmit'te yaptığı basın toplantısında, "Devrim" yapılacağını açıklarken, Meclis'te birliğin sağlanması için "Müdafaa-ı Hukuk Gurubu"nun gerekli olduğunu bunun dışındaki grupların yararlı olmadığını belirtti ve İttihatçılardan ülke yararı için politikaya karışmamalarını istedi. Bu sırada Annesi Zübeyde Hanım'ın ölüm haberi geldi. İzmir'de annesinin mezarı başında devrimci inancını "Ulusal hakimiyet uğrunda canımı vermek benim için bir vicdan ve namus borcu olsun" sözleriyle bir kez daha yineledi. Bu sırada Lozan'ın ilk görüşmeleri kesildiği için İsmet Paşa ile Ankara'ya döndü. Meclis'te gizli oturumlar çok sert geçti. Trabzon mebusu Şükrü Bey'in Topal Osman tarafından öldürülüşü, M. Kemal'e saldırılara yol açtı. M. Kemal'i kendilerine buyük engel gören, tutucu, gerici, ittihatçılar, çıkarcı gruplar, O'na karşı muhalefette birleşiyorlardı. Yakın arkadaşlarından Rauf Bey, Kazım Karabekir, Refet Bele, Ali Fuat Paşa'lar da yavaş, yavaş yanından ayrılıp, Hilâfetçilere kuvvet veriyorlardı. Saltanatı geri getirmek isteyen gericilerin çalışmaları karşısında arkadaşlarının kendisini yalnız bıraktığını gören M. Kemal, 20 Mart 1923'te Konya'da yaptığı bir konuşmada Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına çekmek isteyen gericilere karşı tutumunu açıkça şu sözleriyle belirtti: "Eğer onlara karşı benim şahsımda bir şey anlamak isterseniz, derim ki, ben şahsen onların düşmanıyım. Onların olumsuz yönde atacakları bir adım, yalnız benim şahsi imanıma değil, yalnız benim amacıma değil, o adım benim ulusumun hayatıyla ilgili, o adım benim ulusumun hayatına karşı bir kasıt, o adım ulusumun kalbine yöneltilmiş zehirli bir hançerdir. Benim ve benimle aynı fikirde olan arkadaşlarımın yapacağı şey mutlaka o adımları atanları tepelemektir... Sizlere bunun da üstünde bir söz söyleyeyim. Örneğin eğer bunu sağlıyacak kanunlar olmasa, bunu sağlayacak meclis olmasa, öyle olumsuz adım atanlar karşısında herkes çekilse ve ben kendi başıma yalnız kalsam; yine tepeler ve yine öldürürüm."



    Cumhuriyet'e doğru gidiş bu kararlı sözlerle açıkça görülüyordu. M. Kemal Paşa, 8 Nisan 1923'de dokuz ilkede görüşlerini toplatarak, programını belirlerken, siyasi biçimlenmeyi de hazırladı.
    Savaş zamanının T.B.M.M.'nin görevi son bulmuştu. Bu sebeple Meclis kendini dağıtıp, seçime gitme kararı aldı. M. Kemal, dağılmadan önce Meclisten 15 Nisan'da, Saltanatı geri getirmeye çalışanları vatan haini kabul eden bir kanun değişikliği ile "Hıyanet-i Vataniye Kanunu"na, ileride gerekirse yine İstiklal Mahkemeleri kurma fırsatını veren bir ek getirdi.

    Yeni kurulacak Meclis'te kuvvetli bir kadro oluşturmayı ve böylece Cumhuriyet'i ilan etmeyi düşünen M. Kemal'in bu çalışmaları yakın arkadaşlarının kendisinden uzaklaşmasını hızlandırdı. Rauf Bey ve arkadaşları, M. Kemal'in partiler üstü kalmasını, politikaya karışmamasını, önererek, O'nu pasif duruma getirmek istiyorlardı. Rauf Bey'in İsmet Paşa ile aralarının açılması da bu ayrılığın başka bir yönü idi. Lozan'dan dönen İsmet Paşa'yı karşılamak istemeyen Rauf Bey Başbakanlık'tan bile istifa etti.
    İkinci Meclis, toplandıktan sonra Lozan'ı onayladı. Artık sorun Türkiye'nin rejiminin belirlenmesiydi. M. Kemal 22 Eylül 1923'de "Neue Treie Presse" adlı bir Viyana gazetesi muhabiriyle yaptığı görüşmede, 23 Nisan 1920'de kurulan sistemin Cumhuriyet olduğunu fakat adının açıklanamadığını belirtip, yapılacak işin yalnızca isim koymak olduğunu söyledi.

  3. #3
    eMeKLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    2,939

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    CUMHURİYET YÖNETİMİ



    Türkiye Büyük Millet Meclisinin Saygıdeğer Üyeleri!

    Büyük Millet Meclisinin hayırlı ve bereketli elinin, Türk milletinin geleceğini yönetmeye başladığının beşinci senesini kutluyoruz. Bu vesileyle yüksek heyetinizi saygıyla selâmlarım.

    Geçen sene Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin gerçek arzularına uygun olarak devlet şeklini Cumhuriyet olarak kararlaştırdı. Cumhuriyet yönetimi, ülkemizin en uzak köşesine kadar büyük bir heyecanla ulaştı, kabul gördü. Millet; cumhuriyetin,Türk vatanını asırların kötü yönetiminden kurtaracak ve ülkeyi lâyık olduğu gelişme seviyesine ulaştıracak yegâne yönetim şekli olduğunu anladı. Millet, cumhuriyetin şu anda ve gelecekte her türlü tehlikeden korunmasını talep etmektedir. Milletin talebi, cumhuriyetin denenmiş, sınanmış ve olumlu sonuçları alınmış bütün esaslara bir an evvel ve tam anlamıyla geçilmesi şeklinde ifade edilebilir. Yüksek Meclisin büyük bir önem vererek uğraştığı teşkilâtı esasiyede (Anayasa'da), milletin talebini karşılamak hepimizin görevidir. Diger taraftan, hükûmetin görevi, gelişmiş ve medenî yönetimin bütün gereklerini anlaşılır ve çok hızlı bir şekilde ülkemizin tamamında uygulamak, aksaklıkları gidererek geliştirmektir.

    Görevimizi, milletin arzularına uygun olarak yapabilmeyi bütün gönlümle temenni ederim.


    Mustafa Kemal ATATÜRK
    1 Mart 1924

  4. #4
    eMeKLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    2,939

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    ATATÜRK DİYOR Kİ



    Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.

    Benim nâçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

    Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

    Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur.

    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftandır. Samimî ve meşru olmak şartıyla, her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir.

    Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

    Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.

    Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.

    Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir.

  5. #5
    eMeKLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    2,939

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    ONUNCU YIL MARŞI


    Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;
    On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.
    Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
    Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan.

    Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi
    Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

    Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,
    Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız
    Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;
    Tarihten önce vardık, tarihden sonra varız.

    Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
    Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri.

    Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,
    Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.
    Bütünledik her yönden İstiklâl kavgasını,
    Bütün dünya öğrendi Türklüğü saymasını.

    Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
    Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

    Örnektir milletlere açtığımız yeni iz,
    İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış kitleyiz.
    Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülküye, biz;
    Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.

    Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
    Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

    Behçet Kemal ÇAĞLAR



    xxxxxxx

    CUMHURİYETİN 50. YIL MARŞI


    Müjdeler var yurdumun toprağına taşına.
    Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına.
    Bu rüzgârla şahlanmış dalga dalga bayrağım.
    Başka bir tuğ yaraşmaz Türk'ün özgür başına.

    Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu.
    Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.
    Yıllan bir çığ gibi aşarak hafta hafta
    Koşuyoruz durmadan kadın - erkek bir safta...

    Elimizde meşale, ilke Atatürk,
    Işıklarla donattık ülkeyi her tarafta...
    Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
    Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

    Aynı kandan feyz alır bunca toprak, bunca taş.
    Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş.
    Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika,
    Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş.

    Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
    Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.
    Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yola.
    "Yurtta barış" ilk hedef. "Cihanda sulh" parola.

    Koparamaz hiçbir güç bizi millî birlikten,
    Ata'mızın izinde koşuyoruz kol kola...
    Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
    Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

    Yaşasın hür ulusum, soylu gencim, benliğim,
    Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim.
    Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara.
    Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim.

    Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu,
    Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

    Bekir Sıtkı ERDOĞAN

  6. #6
    eMeKLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    2,939

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    10. YIL NUTKU



    Türk Milleti;
    Kurtuluş savaşına başladığımızın onbeşinci yılındayız. Bugün, Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramıdır.
    Kutlu olsun.

    Yurtdaşlarım,
    Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan, Türkiye
    Cumhuriyetidir. Buradaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzun, dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil; asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nisbetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve
    kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sa’natları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek inkişaf ettirmek, milli ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak olacaktır.
    Bugün, aynı inan ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir
    bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük milletinin, büyük
    millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha
    tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük
    medeni vasfı ile, atinin yüksek medeniyet ufkunda, yeni bir güneş gibi doğacaktır.
    Türk Milleti;
    Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük bayramını, daha büyük şereflerle saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı, gönülden dilerim.

    Ne mutlu Türküm diyene.!

  7. #7

    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    25
    Mesajlar
    6,185

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    Cumhuriyet bayramı coşkusunun bütün milletimizce derinden yaşanması temennileriyle…
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.Nice 87.yıllara..

  8. #8
    meLek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    Hollanda
    Mesajlar
    2,822
    Blog Entries
    3

    Standart --->: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

    Alıntı aNgeL87´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cumhuriyet bayramı coşkusunun bütün milletimizce derinden yaşanması temennileriyle…
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.Nice 87.yıllara..
    Guzel calisma olmus paylastigin icin tesekkurler.
    Boyle gunlerde uzulmekten baska birsey yapamiyorum ne yazikki.. Bize emanet edilene ihanet etmekten baska birsey yapmiyoruz..
    Insallah daha nice nice 87 yillar surer fakat bu gidisat baska seyleri gostertiyor..
    "Ölüm, mümin için hediyedir."
    "*Zucht*"



Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Bayramınız Kutlu Olsun Avatarları
    By eMeKLi in forum Avatar Sunum Bölümü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.10.10, 15:44
  2. Şeker Bayramınız Kutlu Olsun,Ramazan Bayraminiz Kutlu Olsun
    By eMeKLi in forum Özel Günler ve Kutlamalar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.09.10, 17:11
  3. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 86. Yıl Dönümü ve Önemi
    By MeVSiM in forum Özel Günler ve Kutlamalar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03.11.09, 14:02
  4. Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun
    By ARZUHAL in forum Özel Günler ve Kutlamalar
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 21.09.09, 23:58
  5. Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun
    By n@r_cicegi in forum Özel Günler ve Kutlamalar
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 04.10.08, 02:02

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372