1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Osmanlı Devletinde Yapılan Anlaşmalar Ve sonuçları

  1. #1

    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    608

    Standart Osmanlı Devletinde Yapılan Anlaşmalar Ve sonuçları

    Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

    Kasr-ı Şirin antlaşması, IV. Murat'ın Bağdat Seferi neticesinde imzalanmış olup anlaşma gereğince Bağdat tarafından hudut, Bedre Hassan, Hankın, Mendeli, Deme, Dertenk'ten, Sermenel mevkiine kadar arada olan sahralar ve burada Caf aşireti'nin bazı kabileleri ve Zincir kalesi'nin batısındaki köyler ve Şehr-i zor yakınındaki Zalim Ali kalesi'nin civarı Osmanlılarda kalacaktı; bundan başka kuzey hududundaki Kars, Ahisha, Van ile, Şehr-i zor, Bağdat ve Basra hudutlarına Şah tarafından katiyyen taarruz edilmeyecekti. Zincir kalesi, Van hududundaki Kotor, Bakû, Kars taraflarında olan kaleler her iki tarafça da yıktırılacaktı. Muahedenin sonunda eğer barışa riayet edilecekse Şeyheyn yani Ebu Bekir ile Ömer'e ile Osman ve Peygamber'in zevcelerinden Ayşe ile diğer bazı eshaba seb ve lanet edenlerin men'i de sulh şartları arasında idi. İşte bu suretle 1623'den 1639 Mayısına kadar (1049 Muharrem) on altı sene süren İran muharebesinin üçüncü safhası da sona erdi; bu sırada İran şahı, Şah Abbas'ın torunu olan Şah Safî idi.

  2. #2

    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    608

    Standart

    Zitvatoruk Antlaşması


    Avusturya ile savaş devam ederken ara sıra her iki taraf barış yapmak için birbirlerini yokluyorlar, fakat hiç birisi fedakârlık yapmadıkları için anlaşamıyorlardı. Yine böylece vezir-i âzam Lala Mehmet Paşa da bir taraftan savaşırken diğer taraftan barış işini takip eylemekte idi.
    Son başarılar ve Estergon'un geri alınması, Erdel ve Eflak işlerinin halledilmesi imparatoru adam akıllı sarsmıştı. Bundan dolayı bu defa yüksekten atmayarak ciddî olarak barış müzakeresine girişti; bu sırada Lala Mehmet Paşa vefat etmiş olduğundan yerine evvelâ Avusturya serdarı ve sonra da vezir-i âzam ve serdar-ı ekrem olan Kuyucu Murat Paşa müzakerelere devam etti; Murat Paşa bir kaç sene evvel henüz Diyarbakır beylerbeyi iken ilk sulh yoklamasını yapmış olduğundan cereyan eden görüşme safhalarını biliyordu; sulhun akdini geciktiren meselelerden biri Estergon'un Osmanlı devletine iadesi şartı idi; Avusturyalılar da bunu kabul etmiyorlardı; buranın geri alınması aradaki anlaşmazlıklardan en önemlisini ortadan kaldırmıştı; vaziyetin aleyhlerine dönmesi dolayısıyla başkumandan Arşidük Matyas imparatora tekrar tekrar başvurmuş ve nihayet muvafakatını almıştı.

    Barış Murahhasları



    Osmanlılar tarafından veziri âzam Murat Paşa'nın damadı Budin valisi Ali Paşa ile Budin kadısı Habil Efendi ve Murat Paşa kethüdası Kadim Ahmet Efendi ve Budin eşrafından Nasreddinzade Mustafa Efendi Sulh murahhası oldular; bilhassa ilk ikisi daha evvel denberi sulh temaslarında bulunmuşlardı. Erdel beyi Boçkayi tarafından da dört murahhas vardı.
    İmparatorun başlıca murahhasları Komorin valisi olup antlaşma metninde Amorladi Yanoş denilen Molar ile Kont Adolf Altan, Turzo Görk (Jorj Turço) Iştuvan Mikloş, Nikola İstuanfi vesaire idiler.
    Murahhaslar, Estergon ile Komorin (Komaran) arasında Zitva çayının Tuna'ya döküldüğü yerde buluştular. Avusturya murahhasları, bilhassa senelik verilen 30,000 dukanın kaldırılmasını ve birde kendi aleyhlerine ayaklanan Erdel (Transilvanya) voyvodasının antlaşmaya karıştırılmamasını barışın mümkün olduğu kadar uzun olmasını, Erdel'in Avusturya'ya ait olduğunu ve Eflâk'ın tarafsızlığını istemek ve ısrar etmek üzere sıkı talimat almışlardı.

    Zitvatoruk Antlaşması'nın Başlıca Şartları <A name=Zitvatoruk+Antla%FEmas%FD%27n%FDn+Ba%FEl%FDca +%DEartlar%FD>



    Müzakereler üç hafta sürdü; nihayet 1015 Receb ve 1606 Kasım aylarının başlarından itibaren 20 sene müddetle ve 17 madde üzerine bir ahidnâme imzalanmış ve antlaşma imzalanmadan evvel Boçkayi'nin de muvafakatı alınmıştır.
    Antlaşmanın 2. maddesi mucibince Osmanlı hükümdarının bundan sonra imparatora gönderdiği nâmelerdeki kral tabiri yerine çesar (imparator) elkabı kabul edilmek suretiyle akran muamelesi yapılacak ve üç senede bir hediyelerle gönderilecek Osmanlı elçileri, divan çavuşu, müteferrika, çaşingir rütbelerinde olmayıp sancak beyi derecesinde olacaktı.
    Antlaşmanın 10 ve 13. maddeleri gereğince de murahhaslar arasında kararlaştırıldığı üzere <A href="http://www.osmanlimedeniyeti.com/Bilgi/Kanuni%20Sultan%20Süleyman">Kanuni Sultan Süleyman zamanındaki muahede icabı Avusturya'da kalan Macaristan için imparatorun vermekte olduğu senevî 30,000 duka kaldırılarak ancak bu muahedenin akdinde yalnız bir defaya mahsus olarak imparator, duka altının üçte ikisine muadil olan 200,000 kara kuruş vermeyi kabul ediyordu.
    Bu 10 ve 11. maddelerin kabuliyle Osmanlı devleti kendisinin telâkki ettiği Macaristan'ın Avusturya idaresinde kalan yerler dolayısıyla her sene aldıkları vergiden vazgeçmeleriyle zaten ellerinde olmayan bu toprakları resmen de imparatora terk etmiş oluyorlardı.
    Zitvatoruk antlaşmasının 1. maddesi mucibince Osmanlı hükümeti, imparatorla Erdel beyi Boçkayi arasında imzalanmış olan Viyana antlaşmasını tanımış olduğundan Boçkayi'nin zehirlettirilerek ölmesinden sonra imparator, bu Viyana antlaşması gereğince Boçkayi'nin Erdel'i kendisine terk etmiş olduğundan bahis ile Türklerin kılıç ile aldıkları bir yerde hak iddiasına kalkışmış fakat bunu tanımayan Osmanlı hükümetiyle arada daimi bir ihtilâf devam etmiştir.
    Antlaşmanın 15, 16 ve 17. maddeleri mucibince evvelce Osmanlılara ait iken muharebe esnasında Avusturyalıların ellerine geçen Yanık (Rab) Estergon, İstuni-Belgrat ve Peşte kaleleri geri alındıktan başka fazla olarak Eğri (Egreerlav) Kanije, Uyvar mevkileri de yeniden zaptedilmişti.
    Zitvatoruk antlaşmasının bazı maddeleri sonraları Erdel ve diğer hudut işleri yüzünden tadilâta uğramıştır. Bunlardan biri 1025 cemaziyelâhır başında (1616 Haziran) 12 madde üzerine 20 sene olarak tecdit edilmiştir. Bu yeni antlaşma Türkçe, Almanca, Macarca yani üç dil üzerine düzenlenmiştir. Bu son antlaşmada da Avusturya'nın Erdel'e taarruz etmemesi kafi surette mukayyetti.
    Bu tarihten sonra 1037 rebiulâhır (1628 Ocak) da 11 madde üzerine ve yine 20 sene müddetle antlaşmada da ikinci bir yenileme olmuştur. Asıl ihtilâf Boçkayi'nin, Viyana antlaşması ile ölümünden sonra Erdel'i imparatora terk etmesi ve Osmanlı murahhaslarının da bu antlaşmayı kabul etmiş olmalarından çıkmış ve bu dikkatsizlik, imparatora Erdel üzerinde bir hak iddiasına yol açmıştır ki bu ihtilaf Karlofça antlaşmasına kadar sürmüştür.

    Antlaşmanın Değerlendirilmesi



    Bu antlaşma zahirde Osmanlıların bir kaç kale ve şehir almasıyla üstün olarak kazanılmış, fakat hakikatte ise devletin manen çöküşünün birinci kademesini teşkil etmiştir. Savaşın 14 sene sürmesi Osmanlı ordusunun artık Kanunî devrindeki enerjisini kaybettiğini göstermiştir. O tarihe kadar Osmanlı hükümdarı ile aynı derecede sayılmayan ve kendisine kral diye hitap edilen imparatora bundan sonra çesar denilmek suretiyle Osmanlı padişahı ile aynı derecede olduğu kabul edilmekte idi.
    Zitvatoruk antlaşması gereğince imparatorun elindeki Macaristan toprakları için her sene Osmanlılara verdiği verginin kalkması, bu yerlerin ismen de terkinin kabul edilmesi demekti; birde Boçkayi ile Osmanlılar arasında imzalanan antlaşma Erdel'in Osmanlı elinden çıkmasına doğru atılmış bir adım olup bu hususta daha sonraki tarihlerde epey kan dökülmüştür. Bu Avusturya savaşı, siyasî cepheden Osmanlı devletinin kudret ve nüfuzunun kırıldığını gösterdiği gibi memleketçe de askerî, malî, hukukî ve ekonomik buhranlar doğurmuş, Anadolu yer yer celâlî eşkiyası ile dolmuş, memleket üzerindeki pâdişâh ve hükümet otoritesi çok zedelenmiştir. Bundan başka Avusturya harbi Doğu Anadolu'da İran'dan alınan Azerbaycan taraflarının elden çıkmasında da etkili olmuştur.

  3. #3

    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    608

    Standart


    Pasarofça Antlaşması


    Osmanlı hükümeti barışa karar verdikten sonra bundan evvelki Karlofça Antlaşması'nda İngiltere ve Hollanda elçilerinin aracılıkta bulunmalarına binaen Viyana yoluyla İstanbul'a, gelmekte olan İngiltere'nin yeni elçisi Stanyana Avusturya devlet adamlariıyla görüşüp onlar tarafından aracılık yapmasına izin verildiğinden bu suretle İngiltere elçisi ile beraber Felemenk elçisi de istanbul'dan Edirne'ye davet olunup oradan da Niş'teki Osmanlı ordugâhına gönderildiler.
    Vezir-i âzam Belgrad'ın terkinden bahsetmeyerek 19 Ekim 1718 de Öjen'e bir mektup yazarak mütareke ve sulh teklif etti; Ojen Belgrad'ın terki şartıyla barış yapılabileceğini ve bu hususta Viyana'dan talimat beklediği cevabını verdi, daha sonra da kendisine sulh talimatı geldi; bunda imparator VI. Şarl Venedik cumhuriyetinin de barışa katılmasını bildirmişti.
    Osmanlı murahhası olarak sabık Nişancı Silâhdar İbrahim Efendi ile tophane nazırı olan Yirmisekiz Çelebi diye meşhur Süleyman Ağazâde Mehmet Efendi tayin edildiler. Bunlara derhal şıkk-ı sânî ve şıkk-ı sâlis defterdarları memuriyetiyle Osmanlı hükümetini temsil ettiler. Avusturyalılar, Eflak voyvodalığının Küçük Eflâk denilen batı kısmını işgal etmiş olduklarından yapılacak barışta Eflak voyvodası Yanaki'nin de bulunması ve aynı zamanda tercümanlık da yapması uygun görülüp kendisinin orduya çağırılması üzerine Eflâk muhafazasına Özi valisi memur edilip Bükreş'e davet olundu ve aynı zamanda Osmanlı murahhaslarının son Belgrad muhafızı Mustafa Paşa'nın direktifi ile hareket etmeleri emredildi (1717 Aralık).
    Avusturyalılar tarafından da Kont Virmond ile bundan evvel Avusturya'nın İstanbul elçisi ve bilfiil imparatorluk harp meclisi azasından Talman murahhas tayin edildiler; sulhe tavassut eden İngiltere elçisi Montague imparator sarayı tarafından sevilmediğinden daha doğrusu Türklere dost olduğundan dolayı yerine Suttan gelmişti. Fransa elçisi ile Rakoçi Ferenc'in ve İspanya mutemedinin sulhe mani olmak için sarfettikleri gayretlere rağmen pâdişâh ile sadaret kaymakamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın şiddetli barış arzuları üzerine 1 Şubat 1718 de bir antlaşma imzalandı, antlaşmanın imzalanmasında da Venedik'in sulhe katılmasının esas olduğu Osmanlı hükümetine bildirildi.
    İngiltere'nin eski istanbul elçisi Sir Robert Suttan ile Felemenk elçisi kont Yakomu Kolyer de gelmişlerdi; her iki taraf Semendire'nin güney doğusundaki Pasarofça yakınında bir yerde toplandılar. Osmanlı hükümeti, barışın kesintiye uğraması ihtimaline binaen mümkün mertebe hazırlık yapmıştı. Bu sırada yani 8 Cemaziyelâhir 1130(9 Mayıs 1718)'de vezir-i âzam Nişancı Mehmet Paşa azlolunarak yerine sadaret kaymakamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tayin edilmiş ve yeni sadrâzam da ordu ile Edirne'den Sofya'ya hareket etmiştir.

  4. #4

    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    608

    Standart

    1740'ta başlayarak 1748 senesine kadar sürmüş olan Avusturya veraseti savaşı nihayet Ekslaşapel (Aachen = Aix-la-Chapelle) antlaşması ile sona erdi ise de antlaşmayı imzalayan devletlerden hiç birisi bundan memnun kalmadıkları için antlaşma bir mütareke mahiyetini aldığından savaşan devletler askerî kuvvetlerini terhis etmeyerek hepsi emellerini tatmin etmek için fırsat bekliyorlardı.
    Avusturya veraseti savaşında İngiltere ile Hollanda, Avusturya İmparatoriçesi Mari Terez'e yardım etmişler, Prusya Silezya'yı elde ederek genişlemiş ve Fransa ise nüfuz ve kuvvetinden endişe ettiği Almanya İmparatorunu zayıf düşürmek için harbe atılmışlardır.
    Bu veraset muharebesi esnasında imparatoriçeye yardım eden İngiltere'ye karşı krallık tacına hak iddia etmekte olan İstuvart hanedanından III. Jak'ın oğlu Şarl karşı taraftan yardım görmüş ve Fontenova savaşını kazanarak İskoçya ile Britanya adasının Londra'ya yakın bazı yerlerini elde ettiği için Hanover hanedanından olan İngiltere kralı II. Jorj taç ve tahtını kaybetmek tehlikesini geçirmişti. Harpte başarı kazanmış olan Fransa, siyasetindeki gafleti sebebi ile EkslaŞapel antlaşmasından eli boş çıkmış ve Avusturya ise en büyük düşmanı olan Prusya'ya Silezya'yı kaptırmış ve İngiltere ile Fransa arasındaki çekişmeli sömürge işini de halletmemişti; Mari Terez Prusya'ya kaptırdığı Silezya'dan dolayı pek etkilenerek burasını geri almak için zamanını bekliyordu.

  5. #5

    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    608

    Standart

    Küçük Kaynarca Antlaşması


    Osmanlı Devleti ile Rusya arasında, 1768-1774 yılları arasında vuku bulan harbe son veren ve Osmanlı Devleti'nde önemli toprak kayıplarına yol açan antlaşma. Güney Dobruca’daki Küçük Kaynarca kasabasında imzalandığından bu adı almıştır.
    Osmanlı ordusunun, 1773’te Ruslara karşı kazandığı Ruscuk, Silistre ve Varna zaferlerinin intikamını isteyen Çariçe İkinci Katerina, Tuna ordusunu takviye etmişti. Başkumandan Mareşal Romanzoff, Osmanlı ordusunu, merkezinde muhasara için Şumnu’ya doğru hareket etti. Bu sırada rahatsız olan Vezîr-i âzam ve Serdâr-ı ekrem Muhsinzâde Mehmet Paşa, düşmanı karşılamak üzere Yeniçeri Ağası Yeğen Mehmed Paşa kumandasında bir kuvvet sevk ettiyse de, bu kuvvetler Kozluca’da mağlup oldu. Romanzoff’un, bu başarıdan sonra Şumnu önlerine gelip Varna yolunu kesmek suretiyle, Osmanlı ordusunu iâşe ve mühimmattan mahrum etmesi, askerin dağılmasına yol açtı ve orduda on iki bin kişi kaldı. Yanındaki az sayıdaki kuvvetle mukavemet etmenin bir fayda sağlamayacağını anlayan Serdâr-ı ekrem, mütareke istemek zorunda kaldı. Sadrazam kethüdâsı Resmi Ahmed Efendi, nişancı rütbesi ile birinci, Reîsül-küttab İbrâhim Münib Efendi de ikinci murahhas tayin olunarak, 12 Temmuz 1774’te Şumnu’dan hareketle Balya Boğazına yakın Küçük Kaynarca kasabasına geldiler. Ruslar tarafının murahhası, General Repnin idi. Mareşal Romanzoff, mütareke kabul etmeyerek birinci sulh müzâkeresinde esasları iki tarafça kabul edilmiş olan esaslara göre derhal sulh akdini istediğinden, mecburen teklif kabul olunup, iki günde ve iki celsede antlaşma imzalandı.
    Rus başkumandanı, sulh görüşmesi yapabilmek için başlangıçta Kılburun, Kerç ve Yenikalenin Ruslara terkini şart koydu. Osmanlı murahhasları, bütün fırsatların elden çıkması ve kendilerine zaman verilmemesi üzerine, Rus isteklerini çaresiz kabul ettiler. 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalanan ve henüz tahta yeni çıkan Birinci Abdülhamid Han tarafından tasdik edilen, yirmi sekiz maddelik bu antlaşmaya göre:
    1. Kırım Hanlığı'yla Kuban ve Bucak Tatarları siyâsî bakımdan müstakil olup, ancak dînî işlerinde Hilâfet makamına tâbi olacaklardır.
    2. Kılburun, Kerç, Yenikale ve Azak Kalesiyle Dinyeper (Özi) ve Buğ (Aksu) nehirleri arasındaki arazi, Rusya’ya terk edilmiş ve Aksu hudut kabul edilmiştir.
    3. Ruslar tarafından işgal edilen Besarabya, Eflak, Boğdan ve Gürcistan ülkeleriyle Akdeniz adaları Osmanlılara iade olunacaktır.
    4. Rus ordusu, Bulgaristan’da Tuna’nın sağ sahilinden, bir ay içinde sol sahiline çekilecektir.
    5. Bâbıâlî, İmparatorlukta Hıristiyan diniyle kiliselerini, daimî surette himaye edecektir.
    6. Rus sefirlerinin, Eflâk ve Boğdan vaziyetleri hakkındaki müracaatları dikkate alınacaktır. (Bu madde mucibince memleketin işlerinde Rus müdahalesine devamlı açık kapı bırakılmış oluyordu.)
    7. Rus ticaret gemileri, Karadeniz’le Akdeniz’de hareket serbestisine sahip olacak ve istedikleri zaman boğazlardan geçebilecekler ve Osmanlı limanlarında kalabileceklerdi. Ayrıca Ruslar, Osmanlı şehir ve kasabalarında münasip görecekleri yerlerde konsolosluklar ihdas edebileceklerdi.
    8. İngilizlerle Fransızlara verilen kapitülasyonlar, Rusya’ya da aynen tanınacaktır.
    9. Osmanlı Devleti, savaş tazminatı olarak, üç senede ve üç taksitte, Rusya’ya on beş bin kese akça verecektir. Osmanlı Devleti, arazi itibariyle fazla kayba uğramamakla beraber, Rusların Eflak ve Boğdan’a karışmaları, istedikleri yerlerde konsolosluk açabilmeleri ve Ortodoksların hâmisi sıfatını takınmaları gibi maddeler sebebiyle, zayıf anlarında, devamlı olarak bu devletin saldırılarına mâruz kalmıştır.

  6. #6

    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    608

    Standart

    Edirne-Segedin Anlaşması



    Edirne'ye gelmiş olan Macar murahhaslarıyla 1444 Haziran'ın 12'sinde (25 Safer 848) 10 sene üzerine bir anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma gereğince Sırplardan alınan yerler (Başlıca, Semendire, Kolombaç, Kruşevaç (Alacahisar) Topliçe tarafları, Leskofça ve Zelenigrad) yine Jorj Brankoviç'e bırakılarak Sırbistan'ın tekrar kurulması ve Despot'un Osmanlıların yanında bulunan iki oğlunun iadeleri kabul ediliyor ve Sırp despotu da Osmanlılara vergi vermeyi taahhüd ediyordu; bundan başka Eflâk, Osmanlılara vergi vermekle beraber Macarların nüfuzu altına bırakılmakta idi; Kolombaç (Güvercinlik) kalesinin verilmemesi için Osmanlı murahhasları ayak diredilerse de mümkün olmadı.
    Sultan Murad, anlaşmaya sadık kalacağına dair Macar elçilerinin önünde yemin etti. Bu muahedenin Macaristan kralı Vladislas tarafından tasdiki için Macar murahhas heyeti ile beraber bir Osmanlı heyeti de Macaristan'a gidecekti. Anlaşma gereğince, despotun Osmanlılar tarafından hapsedilmiş oln iki oğlu da serbest bırakılacak ve muharebede esir düşen ve Despot'un muhafazasında bulunan padişahın eniştesi Çandarlızade Mahmud Çelebi de 70.000 duka fidye-i necat mukabilinde tahliye edilecekti. Bundan sonra gerek Türkler ve gerek Macarlar birbirlerinin topraklarına tecavüz etmeyerek dost yaşayacaklardı.
    Edirne'ye gelen Macar murahhas heyeti ile beraber pâdişâhın tasdik ettiği anlaşmayı Vladislas'a vermek ve onun tasdik edeceği muahedeyi de alıp getirmek üzere Kapıcıbaşı Baltaoğlu Süleyman Bey riyasetinde bir Osmanlı heyeti Macaristan'a gönderildi. Osmanlı murahhas heyeti evvelâ Jan Hunyad'a müracaat ettilerse de o bunları Segedin'de bulunan millî meclise yolladı. Yüz atlı maiyyetiyle hareket eden heyet Segedin'e vardı. Diyet meclisinin toplanmasını emreden Macaristan kralı da ordusunun hazırlanmasını emrettikten sonra Temmuz sonlarında Segedin'e gelmişti. Bu sırada Macar siyasî mahfillerinde barış ve savaş isteyen iki grup vardı; muharebe isteyen tarafı Papa destekliyordu ve Papa'nın mümessili Kardinal Sezarini bunların başında bulunuyordu.
    Venedik'te muharebeye iştirak edeceğini Macar ve Leh kralına bildirmiş, harbe başlandığı takdirde vaad ettiği gemilerini Çanakkale boğazına göndereceğini yazmıştı. Denizden bir donanmanın Çanakkale'ye geleceğini duyan savaş taraftarları kuvvetlendiler. Vladislas, muharebeye devam için müttefiklerinin vaad eyledikleri kuvvetlerin gelmesini ilkbahara kadar beklemiş fakat bu kuvvetler gelmemişti; Papa ile Bizans imparatoru kendisini anlaşmayı onaylamaması için gayret sarf ediyorlardı; buna mukabil Edirne anlaşması ile memleketini kurtarmış olan Sırp despotu, muhar*****n devamından bir fayda görmeyeceğini ve belki de zarar göreceğini düşünerek barış anlaşmasını istediği gibi, aynı zamanda Jan Hunyad da anlaşmanın geçici olarak kabulü için Vladislas'a ısrar ediyordu; nihayet kral bunların mütalaalarını kabul ederek 12 Temmuz 1444'te Segedin'de anlaşmayı imzalayarak Türk heyetine verdi. Barışı bozmayacağına mukaddes kitaplarına el basarak Osmanlı heyeti önünde yemin etti. Muahedenameler iki dilde yazılıp karşılıklı alınıp verildi.

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Mail-Msn Hacklemenin Hukuki Sonuçları
    By n@r_cicegi in forum Bilişim Hukuku & Internet Hukuku
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 30.08.09, 02:40
  2. OsmanLı TabLoLarı
    By Fidem in forum Osmanli Tarihi
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 13.06.08, 23:23
  3. OsmanLı VezirLeri
    By Fidem in forum Osmanli Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.03.08, 02:18
  4. Şubat Ayı İhracat ve İthalat Sonuçları
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.03.08, 18:11

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372