Anadolu'yla ilgili ilk oyku Orta Anadolu'dan. Ankara'nin guneybatisindan bugunku Polatli yakinlarinda Frigyalilarin unlu Gordion kenti vardi bir zamanlar. Bu kentin de iyi yurekli bir krali vardi. Kral olunce yerine gececek oglu olmadigindan ulke bassiz kaldi. Sonunda kentin yaslilariyla ileri gelenleri soyle bir karara vardilar: Sabahleyin kentin kapisindan ilk girecek olan kisi kral ilan edilecek. Ertesi gun gunes dogar dogmaz, kentin kapilari ardina dek acildi. Kentin yaslilari, ileri gelenleri ve halk dort gozle kapidan ilk girecek olani beklemeye koyuldu. Ogleye dek giren olmadi. Tam ogleustu bir kagni arabasi belirdi. Bugday yuklu bu arabanin ustunde yasli bir koylu uyuklayarak girdi kent kapisindan.
Yasli koylu, her seyden habersiz, kagnisiyla kentin alanina dogru agir agir ilerlerken kalabalik iki yanli cevresini sardi. Halk, "Yasasin Kral!" diye bagirmaya basladi. Koylu olan biteni saskinlikla izliyordu. Alanin ortasina varinca kentin yaslilariyla ileri gelenleri karsiladilar koyluyu. Onunde saygiyla egilerek bu kentin krali secildigini bildirdiler. Gordios adli basit bir koyluydu adam. Frigya Krali olunca kentin adi kendi adiyla Gordion diye anilmaya baslandi. Kral Gordios, ona krallik bagislayan ugurlu kagnisini oldugu gibi koruyarak kentin tapinagina koydurttu. Yaniz Kral Gordios kagninin okunu boyunduruga oyle bir dugumle dugumledi ki, "Bu kordugumu cozecek olan yalnizca Frigya'ya ve Anadolu'ya degil, butun Asya kitasina egemen olabilir" diye ilan etti. Ama ne kendi zamaninda, ne de yerine gecen oglu zamaninda dugumu kimse cozemedi. Buyuk Iskender, kalabalik ordusu ile Asya seferine ciktiginda Anadolu'yu da egemenligi altina aldi. Gordion kentindeki bu kordugumu gormek istedi. Soylentiyi duymustu. Kagninin basina gelince, "Yuzyillardir kimsenin cozemedigi kordugum bu mu?" diye sordu.
Gordionlular, "Evet sayin kralim! Unlu kordugum budur," diyerek onunde egildiler.
Iskender, "Pek guzel," diyerek kasla goz arasinda kilicini cekti. Keskin kilic, kordugumun ustune simsek gibi indi. Kordugumu bir darbede iki parcaya boldu. Ok, boyunduruktan ayrildi. Boyunduruk yere dustu. O zaman imparator kendini tutamadi, sevincle, "Asya benim artik!" diye haykirdi. Ama Buyuk Iskender, belki de boylesine kolay bir yolla ve kaba bir bicimde dugumu cozdugunden Asya'yi tam olarak egemenligi altina alamadan oldu. Bu olaylarin ustunden cok uzun yillar gecti. Turkler, bu bereketli topraklara gelip yerlestiler. Ilk yerlesim yillarinda Malazgirt'ten sefere cikan Turk ordulari Bizans iclerine dek ilerledi. Yeni topraklar elde etti. Bircok beylikler kuruldu. Iste bu beyliklerden birinin beyi, ordusunun basinda Ankara yakinindaki Kizilcahamam dolaylarina dek geldi. Ordusu ile birlikte, yaz sicaginda, daglar, tepeler asarak uzun bir yol katetmisti. Askerler, yorgunluk ve susuzluktan olu gibiydiler. Degil savasmak, yuruyecek durumlari bile kalmamisti.
Konduklari yer, bozkirlik bir alandi. Daha ileri gidemeyeceklerinden orada konaklamaya karar verdiler. Aradilarsa da cevrede icebilecek bir damla su bulamadilar. Ne bir kaynak, ne de bir dere vardi. Olani da cakilla kumla doluydu. Yaz sicaginda kuruyup gitmisti. Ordu, atlari cali golgelerine cekip bozkira yayildi. Herkes bir yana serilip kalmisti. Dudaklari susuzluktan catlamisti hepsinin. Tam o sirada, karsi tepelerin birinden, omzunda bakraciyla yasli bir kadin belirdi. Ordunun konakladigi yere dek geldi. Orada olugundan su akmayan kuru bir pinar vardi. Yasli kadin bu pinarin basina gecti. Omzundaki ayran dolu bakraci kuru oluga dokmeye basladi. Askerler, ayrani oluktan avuc avuc ictiler. Bu arada yanlarindaki kaplari da ayranla doldurmaya basladilar. Oluk, gur bir pinar gibi ayran akitiyor, kucucuk bakractaki ayran bitmek nedir bilmiyordu. Kadin, susamis her askere, "Doldur oglum, doldurun aslanlarim, hepinize yeter ayranim, doldurun!" dedikce askerler, "Dolu ana!... Ana dolu!..." diyorlardi. Derler ki, o gune dek, Turklerce, Bizans ya da Rum ulkesi diye anilan bu topraklar, o gunden sonra Anadolu diye anilmaya basladi. O gun bugundur de bizi bagrina basan guzel yurdumuzun topraklarina Anadolu diyoruz.
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks