1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Ezan Nedir ve Başka Lisanlarla Ezan Okumak

  1. #1
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    okk Ezan Nedir ve Başka Lisanlarla Ezan Okumak

    Ezan Nedir ve Başka Lisanlarla Ezan Okumak


    Farz namazlar için muayyen vakitlerde mâlum lafızlarla okunan mübârek sözlere 'ezan' denir. Ezan okuyan kişiye de 'müezzin' adı verilir.

    'Ezân-ı Muhammedî' hicretin 1. yılında meşrû kılınmıştır. Erkekler için vâcip kuvvetinde bir sünnet-i müekkededir. Meşrûiyeti kitap ve sünnetle sabittir.
    Kur'ân-ı Kerim'de,
    '(Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman...' (Mâide, 58),
    'Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığı (ezan okunduğu) zaman...' (Cum'a, 9) buyrulmaktadır.

    Hicretin birinci yılında Medîne-i Münevvere'de Mescid-i Nebevî tamamlanınca cemaatle namaz kılınmaya başlanmıştır. Namaz vakitlerinde de Hz. Bilâl-i Habeşî (r.a.) Resûlüllah (s.a.v.)'ın emriyle 'es-Salâh' (Namaza-namaza) veya Müslümanlar'ın güzel bir cemaat hâlinde yaşamalarına vesîledir, birtakım güzellikler ve şükür nevilerini ihtivâ etmektedir) diye seslenirdi. Ancak bu usûl, Müslümanlar'ı, zamanında cemaate toplanmaya ve onları cemaatten mahrum etmemeye elverişli olmamaktaydı. Bu sebeple cumayı ve beş vakti zamanında bildirecek bir alâmete ihtiyaç duyulmuştu.
    Bu iş için Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in riyâsetinde bir müşâyere heyeti toplandı. Mecliste hazır bulunan ashâb-ı güzîn tarafından çeşitli teklifler ortaya konuldu. Bu teklifler; namaz vakitlerinin boru çalınarak, ateş yakılarak, çan çalınarak veya yüksekçe bir yere bayrak dikilerek haber verilmesi tarzındaydı. Fakat peygamberimiz (s.a.v.) bu tekliflerin her birini, başka millet ve dinlere ait olması sebebiyle münâsip görmemişti. Neticede, müşâvere heyeti bu hususu karara bağlayamadan dağıldı.
    Nihâyet ashâb-ı kirâmdan bâzı zevâtın aynı şekilde görmüş oldukları sâdık bir rüyâya ve onu te'yid eden bir vahye dayanan bildiğimiz üslûb ve tarzda ezan okumaya başlanmıştır.

    Ezanla alâkalı rüyayı ilk gören, ensârdan Abdullah bin Zeyd (r.a.)'dir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Abdullah'ın bu rüyası üzerine,
    -İnşâallah, bu hak rüyâdır. Gördüğünü Bilâl'e öğret; çünkü onun sesi, senin sesinden güzeldir' buyurdu.

    O da Efendimiz'in emirleriyle, rüyasında öğrendiği bu ezânı, Bilâl-i Habeşî (r.a.)'ye öğretti. Hz. Bilâl de Medîne'nin en yüksek yerine çıkarak, Zeyd (r.a.)'den öğrendiği bu ezânı yüksek ve çok tatlı bir sesle okudu.

    Ezân-ı Muhammedî'nin Medine semâlarına yayıldığı sırada, bu ilahî dâveti duyan Hz. Ömer (r.a.) evinden çıkıp koşa koşa Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'e gelerek,

    -Ya Resûlüllah, aynı rüyâyı ben de gördüm,dedi. Ve o sırada ilâhî vahy de gelmiş bulunuyordu. (Cum'â, 9)
    Ezan ve Kâmet ile ilgili bazı hususlar
    - 'Ezan' ve 'kâmet', ister mukim ister seferî olsun, farz namazların edâsında, kazâsında ve cuma namazında erkeklere müekked bir sünnettir... Beş vakit namazı tek başına dahi kılsalar ezan ve ikâmet getirmeleri gerekir.
    - 'Ezan' ağır ağır, kâmet ise sür'atli okunur.
    -'Ezan'ın ezan olduğu anlaşılsa bile, Arapça olmayan bir dille okunması kâfi gelmez, böyle bir ezâna itibar edilmez.

    Ezan namaza dâvettir ve İslâm dünyasını birleştiren bir semboldür, sesli bir bayraktır. Dolayısıyla, Peygamber nasıl emr ettiyse O’nun istediği şekilde yapılmalıdır. O, bugünkü şekli uygun görmüştür. Ashabı bunu kabul etmiştir. Ashaptan sonra Tâbiîn, Tebe-i Tâbiîn ve sonra her asırda gelen ve Peygamberin vekili, vârisi, halifesi durumunda bulunan icazetli ulema ve fukaha böyle istemiştir. Mü’minler de Ezan’dan razıdırlar. Ezan-ı Muhammedî yani Arapça Ezan icmâ-i ümmetle sâbittir, Kıyamet’e kadar böyle okunacaktır.

    Ülkemizde bir ara, tek parti devrinde, Başbakan İsmet İnönü’nün istek ve gayreti ile Ezan’ın Türkçe okunmasını emr eden, Arapça ezan okunmasını yasaklayan bir kanun çıkartılmıştır. 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti iktidara geçince, Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan Bey Meclis’e bir kanun teklifi vererek Türkçe Ezan okumayı mecburî kılan ve Arapça ezan okumayı yasaklayan anti-demokratik kanunun kaldırılmasını istemiştir. Meclis böyle bir kanun çıkartmış ve ezanı serbest bırakmıştır. Şu hususu, üzerine basa basa belirtmek gerekiyor: Millî iradeyi temsil eden Meclis “Türkçe ezan okunamaz, ille de Arapça okunacak” dememiştir, sadece eski kanunu kaldırmıştır. Bu yeni kanun yürürlüğe girer girmez Türkiye’nin her yerindeki onbinlerce caminin minarelerinden Arapça Ezan-ı Muhammedî okunmaya başlamıştır, Türkçe ezan okuyan bir tek cami kalmamıştır.

    - 'Ezan'ı vaktinden önce okumak da câiz değildir. Şayet okunmuşsa, vakit girdikten sonra iâde edilir, yani tekrar okunur. Buna da müeezinlerin çok dikkatli olaması gerekir. Zira Tirmizî'de geçen bir hâdis-i şerifte Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) 'imam (cemaatin namazının) mes'ûliyetini üzerine almıştır. Müezzine de (namaz vakitleri) emânet edilmiştir...' buyurmuşlardır. Bu emânete riâyet gerek.
    - Camide iken bir vaktin ezanı okunacak olursa, o vaktin namazını kılmadan çıkmak mekruhdur. Bu durumdaki bir kimse namazı tek başına kılıp çıkrsa bu defa cemaati terk etmesi sebebiyle kerahet işlemiş olur.

    - Kamet getirilirken camiye giren kişi, ayakta beklemeyip oturmalı ve oradaki cemaatle beraber kalkmalıdır.

    Ezan' ve 'kâmet'i dinleyen kimse ne yapar?- Müezzinin söylediklerini aynen söyler. Sadece 'hayye alessalâh' ile 'hayye alel felâh'ları söylemez. Müezzin bunları okurken, o her seferinde 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym' der. - Ezan' bittikten sonra da,
    'Allahümme Rabbe hâzihi'd-dâ'veti't-tâmme ve's-salâtil-kâim, âti Muhammeden el-vesîlete vel-fazîleh ve'dderecete'r-refiah. Veb'ashü makâmen mahmûdeni'llezi va'adteh inneke lâ tuhlifü'l-mîâd.' diye duâ etmelidir. Çünkü böyle duâ eden, şefaate hak kazanmış olur.


    Bu duânın meâli şöyledir:


    'Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine va'd buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd'a eriştir. Şüphe yok ki, sen va'dinden dönmezsin.'
    'Vesîle'nin cennette bir âlî makam, 'fazilet'in de yine yüksek bir makam, 'Makâm-ı Mahmûd'un ise şefâat-ı kübrâ makâmı olduğu beyan olunmaktadır. Binâenaleyh böyle bir duâda bulunmak, Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.)'e muhabbetin ve kuvvetli bir irtibatın alâmetidir.



    Kaynaklar
    1) Fazilet Takvimi, 14-16 Haziran1997
    2) Dürerü'l-Hükkâm, Molla Husrev
    3) Nîmet-i İslâm, M.Zihnî Efendi;
    4) Büyük İslâm İlmihali Ömer Nasuhi Bilmen;
    5) Nûru'l-İzah, Hasan bin Ammar eş-Şürrünbilâlî
    6) İlmihal 1, İman ve İbadetler, Türkye Diyanet Vakfı, 1999
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


  2. #2
    'Bir Duamiz Vardi' aLfa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    KaLbinin Sesini DinLe..Iste Ben Ordayim..
    Mesajlar
    3,378

    Standart

    Saolasin topragim paylasimin icin..gunumuz Turkiyede ezanin turkce okunmasini isteyenler var..insanlar neden turkce okunmasini savunur ki..sanki dilimizde hersey öz turkce..bunu savunanlar turkce ezan okunduktan sonra sanki camiye namazami kosacaklar?

    Suskunluğum AsaLetimdendir.
    Her Lafa verecek cevabım var.
    Ama bir Lafa bakarım, Lafmı diye. Birde söyLeyene bakarım Adammı diye

  3. #3
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Standart

    Alıntı aLfa´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Saolasin topragim paylasimin icin..gunumuz Turkiyede ezanin turkce okunmasini isteyenler var..insanlar neden turkce okunmasini savunur ki..sanki dilimizde hersey öz turkce..bunu savunanlar turkce ezan okunduktan sonra sanki camiye namazami kosacaklar?
    Evet çok önemli bi noktaya değinmişsin neden ezanı Türkçe isterler ki.Anlamış değilim.
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Ezan Çiçeğini Görmeyen Var Mı ?
    By alaraa-- in forum Dini Resimler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 30.05.08, 17:44
  2. Ezan yerine Zeki Müren şarkısı
    By ChaoS in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.04.08, 21:08
  3. Tüm Gündem Haberlerini Okumak İçin
    By ChaoS in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.08, 08:55
  4. Medine'yi Ağlatan Ezan
    By ChaoS in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.03.08, 18:38

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372