1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Michael Jackson rolünü oynadı ve gitti

  1. #1
    LAViNYA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    3,994
    Blog Entries
    7

    Standart Michael Jackson rolünü oynadı ve gitti

    Jackson, çocukken hem 'psikolojisini bozan' hem de 'koçluğunu yapan' babası ile...

    90'lı yılların en önemli pop ikonlarından Michael Jackson, hem kökeni ile, hem de kökenini yadsımasıyla kendini var etti. Soğuk savaş döneminde ABD'nin 'fırsatlar ülkesi' imajı çizmesinde kendisine düşen rolü hakkıyla yerine getirdi. Bunun bedelini ise kendini hiç bir zaman anlatamadan bu dünyadan giderek ödedi.
    (HABER MERKEZİ) 90'lı yılların en önemli ikonlarından Michael Jackson'un hayatını kaybetmesinin ardından yaklaşık bir hafta geçti, fakat ünlü yıldız ile ilgili gelişmeler ölümünden sonra da sürüyor. Öncelikle, ölüm sebebi henüz aydınlatılmadı. Kimileri ailesini, kimi doktorunu, kimisi de çıkmak üzere olduğu turneye hazırlanması için onu avuç dolusu ilaç almaya zorlayan menajerlerini suçluyor. Rus işadamlarının Jackson ailesine Lenin'in yanına gömülmesi karşılığında 3 milyar dolar teklif ettikleri öğrenildi. Oğlu öldükten sonra "Büyük bir yıldızı kaybettik" açıklaması yapan baba ile vakit kaybetmeden veraset işlemlerine başlayan annenin ne cevap vereceği açıklığa kavuşmadı. Cenaze töreni için ise sınırlı sayıda 'davetiye' internetten satışa sunuldu. En az 12 hayranı, Jackson'ın ölüm haberi alınca intihar etti, hayranların bir bölümü ise Jackson'ın öldüğüne inanamıyor. Tıpkı bir önceki kuşağın yıldızlarından Elvis Presley gibi, Michael Jackson'ın aslında ölmediğine, malikanesinde saklandığına ya da çok uzaklara kaçtığına inananlar var...

    İki yıldızın müzik tarzları farklı olsa da öyküleri büyük benzerlikler taşıyor. Güneydeki Missisipi'de yoksul bir işçi sınıfı ailesinden gelen ve Kızılderili kökenlerine de sahip olan Presley, içe kapanık bir çocukluğun ve kamyon şöförlüğü yaptığı bir dönemin ardından 20'li yaşlarında keşfedilmiş ve uluslararası bir şöhret yakalamıştı. Gelgitli bir kariyeri, devlet başkanları tarafından kabul edildiği yılları uyuşturucu ve dedikoduların etkisiyle kariyeri inişe geçmiş ve 1977'de, tam da ertesi gün turneye çıkmak üzereyken Graceland adlı malikanesinde ölü bulunmuştu. Michael Jackson, Elvis'in ölümünden 17 yıl sonra kızı Lisa Marie Presley ile 2 yıl sürecek bir evlilik yapacak ve bir dönem 'kayınpederi' olan Elvis ile benzer bir kaderi paylaşacaktı.
    1955'de Chicago'da Afrika kökenli bir ailenin 7. çocuğu olarak dünyaya gelen Jackson, sahneye daha erken atıldı. Hemen hemen tüm bireylerinin şanslarını müzik dünyasında denediği aileden Jackson 5 adlı bir müzik grubu çıktı. Michael, daha 6 yaşındayken kardeşleriyle beraber sahne almaya başladı. Yıllar sonra Amerikan şov dünyasının en ünlü isimlerinden Oprah Winfrey'nin programına çıktığında, evde babası gözetiminde yaptıkları provalar sırasında şarkıları doğru söyleyemediklerinde babasının onları kemeriyle dövdüğünü anlatacaktı. Gözyaşları içinde anlattıklarına göre, babası onlara aşağılayıcı lakaplar takıyor, dış görünüşleriyle de, örneğin Michael'in burnuyla dalga geçiyordu. Tüm bunlar yüzünden çok içine kapanık bir çocukluk geçirmiş, küçük yaşta kazandığı şöhrete karşın içinde derin bir yalnızlık büyütmüştü. Fakat babasının otoritesi, kazandırdığı disiplin ve mükemmeliyetçilik olmasa bu noktaya gelmesinin çok zor olacağını da hemen ekleyecekti.
    Tepeden tırnağa değişti
    Şöhret basamaklarını istikrarlı bir şekilde tırmanan Jackson, kardeşleri arasından sıyrılarak solo albümler için kontratlar imzalamaya başladı. Bu arada etnik unsurlar taşıyan görünümünden yavaş yavaş uzaklaşıyordu. Afro saçının yerini önce permalı saçlar, sonra da düz bir peruk aldı. Renkli desenli kıyafetleri gitti, yerine Elvis'inkileri andıran parlak ve işlemeli kostümler geldi; kendine özgü robotu andıran dans figürleri geliştirdi. 1979'da bir prova sırasında burnunun kırılması ile, estetik ameliyatlar zinciri de başlamış oldu.
    Elizabeth Taylor'un da 'devamlı müşterisi' olduğu bir estetik cerraha yönlendirilmişti. Jackson, geçirdiği ilk operasyonla beyaz ırka ait bir burna kavuşmuştu. Fakat son yıllarında yüzünde ciddi deformasyon oluşmasına yol açan ameliyatlar, ırkından utandığı ve beyaz ırka geçmek için kendini mahvettiği eleştirilerine neden olacaktı.
    ABD'nin kültür elçisi
    Michael Jackson, dünyanın birçok köşesine televizyonun yeni yeni ulaştığı bir dönemde parlayan bir yıldız olarak, tüm dünyanın tanıdığı sayılı ünlülerden biri olmuştu. ABD'de bu yıllarda özellikle sanat ve spor alanında pek çok zenci vatadaşın öne çıkması tesadüfi değildi. Sovyetler Birliği'ne karşı ideolojik saldırının iyiden iyiye şiddetlendiği bu yıllarda, her ırktan insanın yükselme şansı bulduğu bir ülke olduğunu göstermek ABD için son derece önemli bir kazanımdı. Michael Jackson, bu dönemin biçimlendirdiği bir yıldız oldu. Fakat dünyada olduğu gibi Türkiye'de de hayranlık uyandırdığı kadar ırkını inkar ettiği tartışmaları, estetik ameliyatları da hep gündemde kaldı.
    Tabii hepsinden daha çok konuşulan Jackson'un ten rengi oldu. Ancak yıllar sonra yazılıp çizilmeye başlanan bilgilere göre, ünlü yıldızda genç yaşta vitiligo (alaca) hastalığı çıkmıştı. Ciltte beyaz lekeler oluşmasına yol açan bu hastalık zenci ırklarda daha az görülse de, beyaz tene göre çok daha belirgin bir görünüş bozukluğuna yol açıyordu. Jackson, önceleri kapatıcılara ve ağır bir makyaja başvurmuş; fakat hastalık ilerleyip lekeler yayılınca tıbbın önerdiği tek çözüm olan depigmentasyona, yani ciltteki renk hücrelerinin tamamen yok edilmesi yoluna başvurmuştu. Bu hastalık için günümüzde sadece Küba'da bir tedavi bulunduğunu, tüm dünyadan hastaların pigmentlerini geri kazanmak için Küba'ya kabul edildiğini de belirtmek gerek.
    Depigmentasyon sonucunda Jackson'un rengi git gide açılmıştı. Jackson, beyazlamış ve operasyonlu yüzünü artık ilginç bir makyajla kombine ediyordu. Bu süreç boyunca hayran kitlesi ve basından gelen yoğun eleştirilere karşın Jackson'ın hastalık nedeniyle beyazladığı yönünde bir duyuru yapılmadı, 1993'teki Oprah Winfrey programında Jackson'un "Ben siyah bir adamın ve bundan gurur duyuyorum ama bir cilt hastalığım var" şeklindeki konuşması hariç. Bu açıklamanın da ancak son birkaç yıldır gün yüzüne çıkması, yapıldığı dönemde yayılmamış olması, medyanın rolü ile ilgili soru işaretleri uyandırıyor.
    "10 yaşında bir çocuğun psikolojisine sahip"
    Jackson'ın başını ağrıtan tek konu dış görünüşü de değildi. Devamlı olarak eşcinsel olduğu yönündeki haberleri yalanlıyordu. 1993'te ise 13 yaşında bir çocuk kendisini tacizle suçladı. Jackson'ın Neverland adlı malikanesi aranıp soruşturma başlatılırken, ablası La Toya da Michael'ın pedofilik olduğunu öne sürdü. Dava, delil yetersizliği ile kapandı. Jackson'ın ise bu olaylar sonrasında çok ağır antidepresanlar kullanmaya başladığı, lupus adlı bir diğer cilt hastalığına yakalandığı söylendi.
    2003'te Jackson ile ilgili bir belgeselde bir çocukla el ele tutuşurken ve birlikte uyurkenki görüntüleri yer aldı. Çocuk daha sonra kendisi hakkında taciz suçlamasında bulundu. Soruşturma sonucunda Jackson'ın 10 yaşında içine kapanık bir çocuğun psikolojisine sahip olduğu rapor edildi ve dava düştü. Ancak Jackson'ın çocuk istismarı suçlamasından büyük oranda aklanması, ancak ölümünden sonra gerçekleşti. Bugünlerde tüm dünyada haber siteleri ve forumlarda Jackson'a basın ve kamuoyu tarafından yargısız infaz uygulandığı, hakkında asılsız iddialar ortaya atıldığı; oysa başından kötü bir çocukluk, birçok hastalık ve sayısız talihsiz olay geçen mağdur biri olduğu yazılıyor.

    Her an kamera önündeydi ama derdini anlatamadı!
    Ama Michael Jackson, mahkeme salonları dışında kendini doğru düzgün savunmamıştı. Hemen her yıldızın, her Amerikan rüyasının başına gelen onun için de geçerli olmuştu. Tüm kameraların üzerine çevrildiği, ağzından çıkan her sözün manşet olduğu bu adam, hayattayken nedense kendini bir türlü ifade edememişti. Çocuk istismarı suçlamalarına "Evet birlikte uyuduk ama cinsel yönü yoktu" gibi yanıtlar veriyor, kendisini Peter Pan gibi hissettiğini, büyümeyen bir çocuk olduğunu, zaten malikanesinin adının da bu yüzden Neverland olduğunu söylüyordu. Yaptığı çok az açıklamanın çoğunda da ağlayarak mutsuz çocukluğuna değiniyordu. Jackson'ın çocukları ise malikanenin dışına ancak yüzlerinde maskelerle çıkarılır olmuştu.

    Jackson, gerçekten de içine kapanık, çocuk ruhlu bir yıldız mıydı? Yoksa ona çizilen karakteri mi oynuyordu? Ne de olsa, yaptığı müziğin modası geçse de, ilgi azalsa da, çelişkileri ve skandalları medyaya malzeme çıkmasını sağlıyordu. Diğer yandan böylelikle siyahi ABD vatandaşlarına hadlerini bilmeleri mesajı gönderiliyordu: bir siyah, ya da işçi sınıfı kökenli biri, kökenini ve sınıfını ne kadar reddetse, ne kadar taviz verse de, ABD'yi temsil eder hale gelse de, ABD başkanları tarafından ağırlansa da, işlerinin pürüzsüz gitmeyeceği bilinmeliydi. Meksika ve Brezilya dizileriyle 'Hispanik' vatandaşlara (hatta tüm dünya halklarına) da devamlı hatırlatıldığı gibi 'zenginler de ağlar'dı. Bu kesimler için belki de en iyisi, fakir ama mutlu yaşama kanaat etmekti.

    Savaşlar, aç çocuklar, 'eşitlik' temalı şarkılar
    Ve Michael Jackson her skandalın ardından, dönem dönem malikanesine kapansa ya da yurtdışına çıksa da, kendini toparlayıp 'muhteşem dönüşler' yapmayı başardı. Tıpkı Queen'in şarkısında denildiği gibi şov devam etmeliydi, içinde ne fırtınalar koparsa kopsun, makyajı solsa da yüzünden gülümseme eksik olmamalıydı. Birkaç şarkısıyla, medyaya ve her dedikoduya inanan insanlara seslendi. Ama git gide öne çıkan temaları çevre sorunları, savaşlar ve aç çocuklardı.
    1985'te Afrika'daki çocuklara yardım kampanyası kapsamında yazdığı We are the World adlı şarkısını söylemek için birçok ünlü bir araya geldi. 1991'deki ünlü Black or White şarkısında dünyanın çeşitli yerlerinde (Kremlin Meydanı da dahil) çekilmiş görüntüleri vardı. Döneme göre ustaca bir teknikle hazırlanan klipte, farklı ırklardan insanların yüzleri geçiş içinde sunuluyordu. Ten renginin belirgin olarak açıldığı bu dönemde Jackson, yine medyadan dem vurarak "bu işten sıkıldım" diyor, siyah ya da beyaz olmanın önemi olmadığını söylüyordu. Jackson klibin sonunda Özgürlük Heykeli'nin meşalesinde duruyor ve vücut dili ile heykeli taklit ediyordu. Yani her yönüyle o, 'Amerikan özgürlüğü'nün simgesiydi.

    Arada sırada Moskova'da boy gösteriyordu
    1995'te çıkan albümü HIStory'nin tanıtımı için hazırlanan ve sinemalarda gösterilen klipte, 'Kızıl Ordu'ya benzeyen bir ordu', 'Kremlin meydanına benzeyen bir alan'a giriyor; ordunun başındaki 'komutana benzeyen şahsın' Michael Jackson olduğu ortaya çıkınca soluk giysiler içinde tasvir edilen ve 'Sovyet halkına benzeyen halk' sevince boğuluyordu. Daha sonra, Lenin heykelinin olması gerektiği yerde Jackson'ın heykeli gösteriliyordu. Meydanın görüntüleri bilgisayar efektleri ile elde edilirken çekimler Budapeşte'de yapılmış ve 'Kızıl Ordu'ya benzeyen ordu' rolünde Macar ordusu yer almıştı.
    Bu albümdeki şarkıların her biri diğerinden daha mesaj yüklüydü! Earth Song'un klibinde doğa katliamından muzdarip Afrika'lı kabileler ile açıkça belirtilmese de eski Doğu Bloğu ülkelerinden birinde yaşanan savaş ve çatışmalar konu ediliyor, "Biz dünyayı nasıl bu hale getirdik" deniliyordu. Little Susie, tecavüze uğrayıp öldürülen küçük bir kız ile ilgili yazılmıştı. Stranger in Moscow ise, Jackson'un nadir yavaş parçalarından biriydi, klibi de siyah beyaz çekilmişti. Şarkının sözlerinde Jackson KGB tarafından izlendiğini söylüyor, sokaklardaki dilencilerden söz ediyor, "Kremlin'in gölgesi beni küçültüyor, Stalin'in mozolesi var olmama fırsat tanımıyor" diyordu.

    "Bizi pek de umursamıyorlar"
    Albümün en tartışmalı şarkısı They Don't Care About Us'da ise, devlet politikalarına yönelik daha spesifik eleştiriler vardı. Siyahlara uygulanan polis şiddetinden, önyargılardan bahsediliyor, "(yönetenler) bizi pek de umursamıyorlar" deniliyordu. Üstelik şarkının Spike Lee tarafından çekilen videosu bir hapisanede, çoğunluğu siyahi olan mahkumlar arasında geçiyordu. İronik bir şekilde, şarkının eleştirdiği bu konular görmezden gelinerek, antisemitist sözler içerdiği suçlamasıyla aleyhte bir kampanya başlatıldı.
    Şarkıda, Yahudileri küçümseyici anlam taşıyan "kike" sözcüğü geçiyordu. Bu sözcüğü kullanarak sözcükteki aşağılayıcı tutumun ta kendisinin eleştirildiği aslında çok açıktı. Jackson, kesinlikle ırkçı biri olmadığını, ezilen tüm kesimlerin yerine kendini koyarak bu şarkıyı yazdığını söyledi. Ama ABD'deki Yahudi camiasının ve Jackson'ın yakın arkadaşı yönetmen Steven Spielberg'in de aralarında olduğu Yahudi sanatçıların baskısı sonucunda, albümün yeni baskıları için sözler değiştirildi ve albüm kitapçığına da bir özür metni konuldu.

    "Roosevelt hayatta olsaydı bunlara izin vermezdi"
    Bu arada, şarkının sözlerinde "Roosevelt ve Martin Luther hayatta olsalar bunlara izin vermezlerdi" şeklinde ifadeler de geçiyordu. Martin Luther King'in ABD'de siyahlar için sahip oluğu haklı konum ortada; fakat Franklin D. Roosevelt için aynısını söylemek güç. 1929 krizinin ardından 1932'de yapılan seçimle başa gelen Demokrat Partili Roosevelt'e, uyguladığı Keynesçi ekonomi politikaları nedeniyle ABD'de 'halkçı' bir yan atfediliyor. Ülkenin siyasi geleneğinde Demokrat Parti, Cumhuriyetçi Parti ile temelde aynı işi görse de, kapitalizmin kriz dönemlerini ve kitlelerin hoşnutsuzluğunu ufak ödünler vererek bastırma ve sistemi böylelikle yedekleme rolünü üstleniyor. Şimdiki başkan Barack Obama da, ırkçılığa karşı söylemleri ve 'sosyal devlet' harcamalarını arttırması yönünden Demokrat Parti'ye bugünkü karakterini kazandıran en önemli isimlerden Roosevelt'e sık sık benzetiliyor.

    "Ben sadece insanlara kaçış duygusu vermeye çalışıyorum"
    Jackson'ın eleştiri oklarını en çok sivrilttiği şarkısında bile (çok bilinçli olmasa da) çözüm için Demokrat Parti geleneğine işaret etmesi, siyahların öfkesini buraya kanalize etmesi önemli bir ayrıntı. 2009'da başkanlık için yarışan Demokrat Parti adayı Obama da, seçim kampanyasında yer alması için Jackson'a ısrarcı bir teklif götürmüştü. "Onu seviyorum. Harika bir çocuk" diyerek Obama'yı öven Jackson, sebep göstermeden teklifi geri çevirmişti. Obama yönetimdeyken Jackson'ın gözü açık gitmediği söylenebilir. Ne de olsa Obama, Jackson'ın açtığı yoldan giderek "siyah ya da beyaz fark etmez, dünyaya barış gelsin" gibi etliye sütlüye karışmayan söylemleriyle ABD'nin bilinen politikalarını sürdürmeye devam ediyor.

    Zaten Jackson da şöyle dememiş miydi: "Ben yalnızca dürüst olmak isteyen, insanları mutlu etmeye çalışan biriyim. Tanrı'nın bana ihsan ettiği yeteneğim aracılığıyla onlara biraz olsun 'kaçış duygusu' vermek amacım. Kalbim burada işte. Tüm yapmak istediğim bu..."

  2. #2
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    san söhret para hersey var ama mutlu degilsin cocuklukta psikoloji ailesi tarafindan yontulmus bir insanin
    ömrü boyunca gecmeyecek yaralari olusur jackson'da yazikki bu talihsizler arasindaymis
    okuyunca yaziyi icim acidi gercekten yazik hemde cok vefatindan sonra pirim yapmaya calisanlar
    en basta babasi sifatindaki kisiye sonra rusya yönetimine yaziklar olsun ne denilebilirki yazik hemde cok yazik!

    tskler güzel paylasimdi LAViNYA...
    ♪ sadece müzik...





Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Michael Joseph Jackson
    By adalı in forum SanatcıLarı TanıyaLım
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.06.09, 01:33
  2. Michael Jackson öldü
    By MeLDa in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.06.09, 22:54
  3. Michael Jackson Deri Kanseri Oldu!
    By Fidem in forum Magazin
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17.05.09, 14:16
  4. Michael Jackson - 25 Years Thriller [2008]
    By Fidem in forum Müzik Haber
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.08.08, 20:53
  5. Michael Jackson'a ne olmuş!
    By FuLYa_nL in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.07.08, 10:48

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351