Yine Harbiye yine Grup Yorum Harbiye'de 5 Eylül günü Grup Yorum bir konser verdi. Otuz beş parçanın seslendirildiği konserde Grup Yorum yedi bin kişiye seslendi.
Yine binler... AMA DAHA GÜÇLÜ
"Baştan aşağı direnç olup, bir yangın yerinin ortasında tarih yazanlar;
Acı olup, gurur olup bir ananın gözyaşında demlenenler;
Bir mücadelenin içindeyken doğru anı bekleyen, umutsuzluğa düşmeden sabredenler;
Umutsuzluk anında yüzünü o sarp kayadan geçen yola çevirenler;
En zor anlarda bile, en acı çektiği anlarda bile doğruyu söylemekten vazgeçmeyenler;
Yine zor anda düşeni tekrar ayağa kaldırmak için elleriyle sırt sıvazlayanlar, "hadi" diyenler;
Tutsaklık koşullarında bile özgür olmayı başarabilenler, hapis olup da zincirini kırıp yatanlar;
Bir devrimin öncesinde adımları hızlananlar, hedefe daha da bir kilitlenenler;
Ve dağlarda, sokakta, fabrikada, tarlada yeniden ve yeniden doğabilenler aşkına merhaba..."
Bu sözlerle başlayan "Merhaba"dan çok önce gelip yerini aldı Yorum izleyenleri. Konserin başlamasına iki saatten fazla bir zaman kala Harbiye'ye akmaya başlamıştı direnen müziğin sevenleri. Sahnenin en iyi nereden görülebileceği üzerine yapılan kritikler, uzun süredir görülmeyen dostlarla merhabalaşmalar, fondan gelen enstrümantal Yorum müziklerinin dillerde söze dönüşen görüntüleri...
"Ben bu şarkıyı ilk dinlediğimde varya..." diye başlayan ve yıllardır Grup Yorum dinleyicisi olduğunu dile getiren anılar; Harbiye müdavimlerinin burada nasıl konser izlemeye gelineceğine dair yeni gelenlere verdiği nasihatlar, zamanın hızla akıp geçmesini isteyen zaman kovalayıcıları... Yorgunluktan merdivenleri dura dura çıkan ama ille de çıkıp izleyenler arasında yerini alan yaşlı kadınlar.İlk defa Harbiye konserine gelen genç bir kızın kalabalık arttıkça Harbiye sıralarından gözlerini alamaması ve "vay be!.." şaşkınlığı...
Sloganlar duyuluyor Harbiye'nin arka sıralarından, "Güler Zere'ye Özgürlük" diye... Güler'in duyduğu bilinerek atılan sloganlar. Sesi Balcalı'ya ulaşan sloganlar!
Saat 21.00'i gösterdiğinde sahneden yedi bine yakın izleyicisini selamlıyor hep birlikte Grup Yorum ve kurulu bir saat gibi yerlerini alarak yılların emeği albümlerinde gezintiye çıkarıyorlar Harbiye izleyicisini.
Kah ilk albümlerine uzanıp "Halkız Biz" diyorlar "yeniden doğarız ölümlerde"; kah Boran Fırtınası olup esiyorlar sahnede. Kah tecrit hücrelerinin demir parmaklıklarından geçerek Günay'ın vasiyetiyle tutsaklarla bir oluyorlar, kah gözü arkada kalmadan gidenlerin geride nesillerine armağan bıraktıkları vasiyeti döküyorlar notalardan yüreklere.
"Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur" sloganları karışıyor "O Duvar" parçasına ve Güler'in dışarıdakilere yazdığı mektubun okunan satırlarına. Güler elleri kelepçeli ama zafer işaretiyle bakıyor dev ekranda. İşte Güler de burada!.. Bu sesin Balcalı'ya ulaşması gibi Güler de yerini alıyor konser alanında.
Yirmi beş yıla yaklaşan tarihleri içerisinde konserlerinde sıklıkla seslendirmedikleri parçaları zenginleştirilmiş enstrümanlarla ve değişik yorumlarla seslendirerek yeni tatlar sunuyor izleyicisine.
Benim Adım Şirvan Berivan, Davransana Bre Oğul, Üç Karanfil, Eylül... Lenin'in sinevizyondaki o halkla kaynaşmış görüntüsü alkışlanıyor izleyenlerce. İşaret ettikleri yol hala bir milim sapılmadan izlenen yoldur çünkü. Harbiye izleyicisi Grup Yorum'la birlikte alkışlara seslendiriyor "Partizan"ı; "kıtlıkta ve soğuklarda..." diyerek!
"Tek dili, tek milleti" ketumlaşmış bir zihniyetle savunan; bunu "Kürt Açılımı" yalanıyla perdelemeye çalışanlara bir sövgü gönderircesine patlıyor tokmağın davulla buluşması. Zurnanın neşesi, çekilen zılgıtlar, tey teyler yıllardır halkları birbirine kırdıran, bugün de sahte "açılım" turlarıyla manevra yapanlara en güzel cevabı veriyor... "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganları kaplıyor ortalığı...
Ve enternasyonalizm! Halklar arasında düşmanlık tohumlarının ekildiği çirkefliğin ortasında ille de ille "Halkız Haklıyız Kazanacağız... diyor Grup Yorum dinleyicileri. "Harbiye'den çıkıp ezgilerle önce Ortadoğu'ya, oradan Ege'nin karşı yakası Yunanistan'a uğruyoruz.
Latin Amerika'nın rüzgarı esiyor sahnede İspanyolca'yla... Ve Lazca bir ezgiyle Karadeniz sahillerine uzanıyoruz.
Son albümde yer alan parçalara da yer var bu akşam. Abir'e Ağıt'la bir kez emperyalizme karşı nefretimizi toplayıp "Defol Amerika" diyerek kusuyoruz öfkemizi bu ülkenin gerçek sahipleri olarak. "Sen olacağız" diyerek yeminimizi bir kez daha bütün yüreğimizle tekrar ediyoruz.
Umudumuza dair sloganları avaz avaz bağırarak... "Biz sevdik"le bu ülkeyi, bu halkı, bu ezilmiş kalabalığı ne çok sevdiğimiz dökülüyor kaplerden ezgilere.
Enstrümanların zenginliği, yorumların gücü, vokallerin uyumu, izleyicinin Yorum'la etle tırnak oluşu Harbiye'nin en güzel yanını oluşturuyor bu gece. Pusulasında hep "ileri" yazan Yorum'un bundan şaşmadığını bir kez daha dinliyoruz keyifle.
Artık gelenekselleşen "Cemo Cemo" isteklerine karşılık bu parça tutsak olan Grup Yorum üyesi Muharrem Cengiz için seslendiriliyor Harbiye'nin halk korosu tarafından.
Otuz beş parçanın seslendirildiği konserde gece yarısı edilmiş, seneye kutlanacak olan 25. Yıl konserinde buluşmak üzere seyirciyle sözleşilmiş olarak "Direnişçilerin Cevabı"yla veda ediliyor yedi bin kişiye. Kadına, erkeğe, çocuğa ve gence... Kürde, Türke, Laza ve Çerkeze, Arapa... İşçiye, memura, emekliye, öğrenciye... tüm yoksullara!
Allah`ım Her dem Sen'i anmayı,Sen'i anlayıp anlatmayı,Sen'i sevip sevdirmeyi nasip et bizlere.
YA İLAHİ ! SENDEN KIYAMETE KADAR BÜTÜN ESMA-İ HÜSNAN İLE ,
DUA EDEN BİR DİLİMİN OLMASINI İSTİYORUM !!!
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks