Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 27 Sayfa bulundu

Konu: Beden Dili (Body Language)

  1. #1
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart Beden Dili (Body Language)

    Beden Dili (Body Language)

    Beden Dili Hangi Dil


    Eğitimlerde anlatırız, “karşınızdakinin duruşu şöyle bir durumda bu şekildeyse, bu anlama gelir. Yok öbür türlü falanca bir durumda şöyleyse, şu anlama gelir.” Tabii, bir çoğu çok değerli psikologlar ve davranış bilimciler tarafından gözlenmiş, tespit edilmiş ve onaylanmış tavır ve tutumlardır ki, tamamı beden dilini oluşturur.

    Sizlerle paylaşmak istediğim birkaç teknik tüyo var. Hani iş hayatımızda karşılaşacağımız türlerden.

    Geçen gün alışveriş için girdiğim bir giyim mağazasında genç ve cici bir bayan karşıladı beni. “İlk etapta hiç tanımadığınız bir insan hakkında rahatlıkla “cici” kelimesini kullanabilmenize sebep olan ne olabilir?” derseniz, dünyada asla parasal bir karşılığı olamayacak kadar değerli bir şey: GÜLÜMSEYİŞ. İçten bir gülümseyiş, yapmaya mecbur olduğumuz sevimsiz bir görüşme için bile en uygun zemini oluşturur. Ancak bu gülümseyişimizin zorlama olduğu hissine kapılırsa karşı taraf, emin olun bırakmak istediğimiz izlenimin tam tersi başımıza iş açacaktır. Bedenimizi uygun iletişim teknikleri ile kullanabilirsek kendimizi ifade edişimiz daha kolay olacaktır tabii ki. Bu yazımda “gülümseyiş”in iş ve özel yaşantımızı ne kadar değiştirebileceğinden bahsetmek istiyorum. Alışveriş mağazasında beni gülümseyerek karşılayan bayan görevli, benim ardımdan mağazaya giren ve bir kez yıkamaya rağmen solan t-shirtü hakkında tepkilerini dile getiren kızgın müşteriyle muhteşem bir iletişim kurdu. Kızgın bir müşteriyi gülümseyerek dinlemedi elbette. Sorunu anlamaya çalışan yüz ifadesi, yerini “ne yapabileceğimize bir bakalım” a dönüştü. Bulunduğum yerden gözlemlemeye devam ettim. Kızgın müşteri; karşısındakinin empati kurabildiğini, her satış temsilcisinin tekrarlaması muhtemel tekdüze sözcüklerden çok, tavır- tutum ve mimiklerinden anlamıştı. Çözüme odaklanmış kişinin vücut şekli, sorunun kaynağı yönündedir. (Sorunu çözmek istemeyen birey, dinlerken uzak mesafede duracak, kolları isteksizce ve bakışları diğer müşteriler üzerinde dolaşırken konuşmasını sürdürmekten çekinmeyecektir. Söylediği sözcüklere inanmadığından gayretsiz tavrı rahatça belli olduğundan, konunun akıbeti kızgın müşteri açısından pek hoş olmayacaktır.) Şu da var ki, bizim cici çalışanımız, kızgın müşterinin sorunu aktarması esnasında gülümsüyor olsaydı sizce aynı başarıyı elde edebilir miydi?

    Şehrin kalabalığında yürürken omzumuza çarpan birine dönüp baktığımızda mahcup bir gülümsemeyle karşılaşınca, ister istemez bizim de yüzümüzde hoş görülü bir gülümseme belirmez mi? İlişkiler arasında net bir belirleyiştir davranış şeklimiz.

    Doğru kullanıldığında kimi zaman hoşgörünün, kimi zaman olgunluk ve duruma hakimiyetin göstergesidir gülümseyiş. (tabii ki beden dilimizi iletişim anlamında doğru kullanmakla ilgili konuşuyoruz.Yoksa başka departmandan birine aşkından tutuşan birinin, O’nu gördüğü andaki gülümseyişi değil burada konumuzJ)

    “Benim bedenimin dili ne diyor?” diye düşündüğünüz zamanlar oluyorsa, ofiste kendinizi gözlemlemenizi tavsiye edebilirim. Yöneticinizle yaptığınız görüşme, istemediğiniz yönde ilerliyor ve hatta uzuyorsa elinizi masaya dayadığınızı fark edebilirsiniz. Özellikle muhasebe departmanı çalışanları daha kolay gözlemleyebilir ki, pek de beklenmeyen misafirler karşısında bedenimizin takındığı tavırlarla, severek beklediğimiz kişileri karşılayış şeklimiz aynı değildir. Bu ayrımların tabii ki farkındayızdır aslında. Aslolan şu ki, beklenmeyen müşteriye de, sevilen kişi gibi davranma durumunda olan kişi, kendi davranış ve tutumlarını iyi gözlemleyerek kullanabiliyorsa bu durumu profesyonelce değerlendirerek başarıya ulaşacaktır.

    Sizinle Dr. Charles Miner Cooper’ın minik bir önerisini paylaşmak istiyorum. “Kızdığınız zaman tansiyonunuz 6 derece artmakta, bu yüzden duygu ve heyecanınızı kontrol edebilmelisiniz. Bu artışın kalbiniz üzerindeki baskısını düşünsenize? Sinirlenip kızmaya başladığınızda, o problemi kafanızdan atıp gevşemeye çalışın. Böylece baskıyı azaltır, iç huzursuzluğu yok edersiniz. Kalbimiz, duygularını kontrol edebilen, neşeli ve huzurlu insanlardan hoşlanır.”






    Beden Dili Yalan Söyler Mi?

    Belgesel programları seyretmek benim için vazgeçilmez bir tutku. Belki inanması zor ancak köşe yazılarımın konusunu genellikle belgesel seyrederken bulurum. Mesela geçtiğimiz hafta bir leopar ailesinin yaşamını anlatan bir dizi vardı.

    Bu defa leoparlardan çok onların yaşamını anlatan bilim adamı dikkatimi çekti. Sen İngiltere'de üniversite bitir ondan sonra kalk Afrika'ya gel ve yıllarca yakıcı güneş altında dikenli çalılar arasında sürünerek vahşi hayvanların davranışlarını izle. Peki ne için? Yıllar sonra bir çok hastalığa müptela olduktan sonra Londra'ya dönüp zaten nesli tükenmekte olan leoparların nasıl çiftleştiğini anlatan bir kitap yazmak için mi?

    İnsanoğlunun hayvanların davranışlarını izlemeye olan merakı çok eskilere dayanır. Bildiğimiz en eski bilimsel gözlemci de Darwin'dir. Meşhur teorisini geliştirmek için o da yıllarca pek çok canlıyı gözlemlemiştir.

    İlginç olan nedir biliyor musunuz? İnsanların hayvanların davranışlarını bilimsel olarak gözlemlemek için yüzyıllar öncesinden çalışmalar başlatmış olmasına karşın insanoğlunun kendi davranışlarını bilimsel olarak gözlemleyip çözümlemeye çalışması ancak 20'nci yüzyılın sonlarında başlamıştır. 1960 yılında Julius Fast adında bir kişi ilk kez insanların beden dilini anlatan bir kitap yazdı. O günlerden bugünlere insanların beden dilini nasıl kullandıklarına yönelik pek çok araştırma yapıldı.

    Ancak ülkemizde beden dilini anlatan fazlaca kaynağa rastlamak pek mümkün değil. Acar Baltaş'ın çevirisini yaptığı bir kitap ve bir de Alan Pease'ın bir eseri bulunuyor kitapçılarda.

    Bir iletişimci olarak uzunca bir süreden beri iş yaşamında beden dilinin kullanımı üzerine araştırmalar yapıyorum. Özellikle iş görüşmelerinde patronların veya işe alım uzmanlarının beden dilini okuyabilmeleri çok önemli bir avantaj. Öte yandan patron veya bir üst yöneticiyle görüşürken veya zor bir müşteriye satış yaparken de beden dili önemli faydalar sunabilir.

    Ancak benim için önemli bir sıkıntı var o da okuduğum çeviri veya İngilizce kitapların beni tatmin etmemesi. Kitapların önemli kısımları biz Türklerin hiçbir zaman kullanmayacağı hareketlerine ayrılıyor. Mesela elinizi yumruk yapıp başparmağınızı yukarı kaldırarak bir işaret yaptığınız zaman bu Amerikalılar için bir onaylama ve herşey yolunda mesajı iletiyor ama 35 yaşındayım bir Türk'ün böyle bir hareket yaptığına şahit olmadım. Ayrıca sağ avuç içini yukarı kaldırıp işaret parmağının uçu ile başparmağın uçunu birbirine değdirerek bir yuvarlak oluşturuluyor ve bu muhataba gösteriliyor. Bu hareket de olumlu ve her şey yolunda manası taşıyor. Oysa bir Türk'e parmaklarınızla yuvarlak işareti yanlış anlaşılmaya sebebi olabilir.

    Beden dili kültürlere göre değişiklik göstermesine karşın anlıyorum ki yalan söyleyen insanların sergiledikleri bedensel hareketler ve reaksiyonlar hemen hemen her kültürde aynı. Beden dili okuma konusunda eğitim alan ve kendini geliştiren birisi kolaylıkla yalanı tespit edebiliyor karşısında kim olursa olsun.





    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  2. #2
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    I-EL KOL VE AVUÇLAR



    Ağız Koruyucu


    Ağız koruyucu bir çocuğununki kadar kolay anlaşılır olan çok az yetişkin hareketinden biridir.Beyin bilinçaltından söylenen yalan dolu sözleri bastırmaya çalışırken el ağzı örter ve başparmak da yanağa bastırılır. Bazen bu hareket ağzın üzerine getirilen birkaç parmak veya hatta kapalı bir yumruktan ibaret olabilir ama anlamı aynı kalır. Ağzı koruma hareketinin bu bölümde daha sonra bahsedilecek olan değerlendirme hareketleriyle karıştırılmaması gerekir.


    Şekil 1 Ağız Koruyucu

    Çoğu kimse sahte bir öksürükle ağzı koruma hareketini saklamaya çalışırlar. Gangster veya suçlu rolünü oynadığı durumlarda rahmetli Huınphrey Bogart da diğer gangsterlerle yapacakları işi tartışırken veya polis tarafından sorguya çekilirken dürüst olmadığını sözel olmayan şekillerde göstermek için bu hareketi kullanırdı.

    Konuşan kişi bu hareketi kullanıyorsa bu yalan söylediği anlamına gelmektedir. Ancak bu hareketi siz konuşuyorken yapıyorsa bu da sizin yalan söylediğinizi düşündüğü anlamına gelir! Kalabalık önünde konuşma yapan birisinin başına gelebilecek en rahatsız edici şeylerden biri konuşması sırasında dinleyicilerinin bu hareketi yapmasıdır.

    Küçük bir dinleyici topluluğu veya samimi bir ortam olması durumunda sunuş veya konuşmayı keserek 'Söylediklerim konusunda yorumları olan var mı?' diye sormak akıllıcı olur. Bu da dinleyicilerin itirazlarının açığa çıkarılarak size kendinizi temize çıkarma ve sorulara cevap verme şansı verir.
    Konu n@r_cicegi tarafından (28.03.08 Saat 20:03 ) değiştirilmiştir.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  3. #3
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Açıklık ve Dürüstlük


    El, Kol ve Avuçlar

    Tarih boyunca açık avuç gerçek, dürüstlük, sadakat ve teslimiyetle bağdaştırılmıştır. Pek çok yemin el kalbin üzerindeyken edilirken mahkemelerde tanıklık ederken avuç havada tutulur. İncil sol elde tutulurken sağ avuç da mahkeme üyelerinin görebileceği şekilde yukarıda tutulur.

    Gündelik karşılaşmalarda insanlar iki temel avuç konumunu kullanırlar. Birincisinde avuç yukarı dönüktür ve yiyecek veya para dilenen dilencinin tipik hareketidir. İkinci harekette ise avuç sanki bir şeyi tutuyor veya kısıtlıyormuşçasına aşağıya dönüktür.

    Birinin açık ve dürüst olup olmadığını anlamanın en anlamlı yollarından biri avuç hareketlerine bakmaktır. Nasıl bir köpek teslimiyet veya yenilgiyi belirtmek için boynunu gösterirse insan denen hayvan da aynı tavır veya duyguyu belirtmek için avuçlarını kullanır. Örneğin, insanlar tamamen açık veya dürüst olmak istediklerinde her iki avuçlarını da karşılarındaki insana açık tutarak "Sana karşı tamamen dürüst olacağım" gibi bir şeyler söylerler (Şekil 16).

    Birisi açılmaya veya gerçeği söylemeye başladığında avuçlarının tamamını veya bir kısmını karşısındakine açmaya başlar. Vücut dilinin çoğu öğeleri gibi bu da tamamen bilinçsiz olarak yapılan ve sizde karşıdakinin doğruyu söylediği hissini uyandıran bir harekettir.

    Bir çocuk yalan söylediğinde veya bir şeyi gizlediğinde avuçlarını arkasına saklar. Benzer şekilde arkadaşlarıyla dışarıda bir gece geçirdikten sonra nerede olduğunu söylemek istemeyen bir erkek de nerede olduğunu açıklamaya çalışırken avuçlarını ya ceplerine saklayacak ya da kollarını kavuşturacaktır. Böylece gizlediği avuçlarından karısı doğruyu söylemediği hissine kapılacaktır.

    Pazarlamacılara, müşteri satılan malı neden alamayacağını anlatırken onun avuçlarına bakmaları öğretilir. Gerçek nedenler sadece avuçlar açıktayken söylenir.



    Şekil 16 Sana karşı tamamen dürüst olacağım.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  4. #4
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Kandırma Amaçlı Avuç


    El, Kol ve Avuçlar

    Okuyucu, "Yani avuçlarımı göstererek yalan söylersem insanlar bana inanır mı?" diye soracaktır. Bu sorunun cevabı hem evet hem de hayırdır. Avuçlarınız açık olarak yalan söylerseniz dürüstlükle ilgili hareketlerin çoğu eksik olacağından ve yalanla ilgili olumsuz hareketleri de açık avuçlarla çelişkili biçimde yapacağınızdan samimi olmadığınız anlaşılabilir.

    Profesyonel yalancılar sözel olmayan işaretlerinin sözel yalanlarıyla uyuşması sanatını öğrenmiş insanlardır. Profesyonel yalancı yalan söylerken dürüstlükle ilgili sözel olmayan işaretleri ne kadar etkili olarak kullanırsa işini o kadar daha iyi yapar.

    Ancak başkalarıyla iletişim kurarken açık avuç hareketlerini kullanarak kendinizi daha inandırıcı kılmanız mümkündür. Buna karşılık açık avuç hareketleri alışkanlık halini aldıkça doğruyu söylememe eğilimi de azalır. İlginçtir ki çoğu insan avuçları açıkken yalan söylemekte zorlanırlar ve avuç işaretlerini kullanmak başkalarının vereceği yanlış bilgilerin azalmasını sağlayabilir. Bu ayrıca size karşı daha açık davranmalarını da teşvik eder.


    (Solda) Şekil 17 Edilgen avuç konumu
    (Sağda) Şekil 18 Baskın avuç konumu



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  5. #5
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Avuç Gücü


    El, Kol ve Avuçlar

    En az fark edilen ama en güçlü sözel olmayan işaretlerden bir tanesini avcumuzla yaparız. Doğru kullanıldığında avuç gücü kullanıcıya bir otorite ve diğerlerinin üzerinde sessiz bir iktidar sağlar.

    Üç tane temel avuçla kumanda hareketi vardır: avuç yukarıya bakıyor, avuç aşağıya bakıyor ve avuç kapalı parmak ilerde konumu. Üç konumun farklarını şu örnekle gösterebiliriz: birisinden bir kutuyu kaldırıp aynı odadaki başka bir yere taşımasını istediğinizi varsayalım. Aynı ses tonu, aynı sözcükler ve aynı yüz ifadesini kullandığınızı ama sadece avuç konumunuzu değiştirdiğinizi varsayalım.

    Avcım yukarı bakması sokaktaki dilencinin dilenme hareketini andıran şekilde edilgin ve tehdit etmeyen bir harekettir. Kutuyu taşıması istenen kişi bu isteğin baskısını hissetmeyecek ve normal ast/üst ilişkisinde bu talebin kendisini tehdit ettiğini düşünmeyecektir.

    Avuç aşağı doğru çevrildiğinde anında daha otoriter olursunuz. İstekte bulunduğunuz kişi kutuyu kaldırması için bir emir verdiğiniz hissine kapılır ve onunla ilişkinize bağlı olarak size tepki duyabilir. Örneğin, istekte bulunduğunuz kişi sizinle eşit statüde bulunan bir iş arkadaşınızsa avcunıız aşağıya bakarak yaptığınız isteği reddedebilir ve isteğinizi avcumuz yukarı bakarak belirttiğinizde gerçekleştirmesi daha olasıdır. İstekte bulunduğunuz kişi astınızsa kullanmak için yeterli otoriteye sahip olduğunuzdan avcun aşağı baktığı hareketiniz kabul edilebilir.

    Şekil 19'da avuç yumruk şeklinde kapalıdır ve ileriye uzatılan parmak konuşanın dinleyicisini figüratif olarak dövdüğü sembolik bir copa dönüşür. İleriye uzatılan parmak özellikle konuşma temposuna göre hareket ettirildiğinde bir konuşmacının konuşurken kullanabileceği en rahatsız edici hareketlerden biridir. Parmağınızı ileriye uzatma alışkanlığınız varsa avcun yukarı ve aşağı baktığı konumları deneyin. Daha rahat bir yaklaşım oluşturduğunuzu ve insanlar üzerinde daha olumlu bir etkiniz olduğunu göreceksiniz.




    Şekil 19 Saldırgan avuç konumu



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  6. #6
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    El Sıkışma


    El, Kol ve Avuçlar


    El sıkışma mağara adamı döneminin bir kalıntısıdır. Mağara adamları karşılaştıklarında silahlan olmadığını veya silah gizlemediklerini göstermek için avuçları açık olarak kollarını havada tutarlardı. Bu avuçlar havada hareketi geçen yüzyıllar süresince değişime uğrayarak avuç havada, avuç kalbin üzerinde ve sayısız diğer varyasyonun türemesine yol açmıştır. Bu eski selamlama töreninin modern biçimi İngilizce konuşulan çoğu ülkede karşılaşıldığında ve ayrılırken kullanılan ellerin kilitlenerek sallandığı harekettir. Eller normal olarak beş ila yedi kere arasında sallanır.

    Baskın ve Edilgen El Sıkışmalar

    Birisiyle ilk kez karşılaştığınızı ve geleneksel bir el sıkışmayla selamlaştığınızı varsayalım. El sıkışmayla üç temel tavırdan biri iletilir. Bunlar hakimiyet: "Bu insan üzerimde egemenlik kurmaya çalışıyor, temkinli olmalıyım", edilgenlik: "Bu insanın üzerinde egemenlik kurabilirim. Ne istersem yapar" ve eşitliktir: "Bu insandan hoşlandım. İyi anlaşacağa benziyoruz." tavırlarıdır.

    Bu tavırlar bilinçdışı olarak iletilir ama biraz çalışma ve bilinçli uygulamayla aşağıdaki el sıkışına teknikleri başkalarıyla yüz yüze görüşmelerin sonucunu anında etkileyebilir. Bu bölümdeki bilgiler el sıkışma denetleme teknikleri üzerine mevcut çok az yazılı çalışmadan biridir.

    Egemenlik, el sıkışma sırasında elinizi avcunuz aşağıya bakacak şekilde çevirerek (koyu renk gömlek kolu) iletilir (Şekil 20). Avcunuz doğrudan yere bakmamalı ama karşınızdakinin avcuna göre aşağıya bakmalıdır. Bu da ona gerçekleşecek görüşmede denetimi ele almak istediğiniz mesajım iletir. Başarılı elli dört üst düzey yönetici üzerinde yapılan incelemeler bunların kırk ikisinin sadece el sıkışmayı başlatmakla kalmayıp aynı zamanda egemen el sıkışma denetimini kullandıklarım göstermiştir.

    Köpeklerin teslimiyetlerini sırt üstü dönüp gırtlaklarını ortaya çıkararak göstermeleri gibi insanlar da karşıdakine teslimiyetlerini avuçlarım yukarıya çevirerek gösterirler (Şekil 21). Bu hareket özellikle denetimi karşınızdakine bırakmak veya onun kendini durumu kontrol ediyor olarak hissetmesini istediğinizde etkilidir.

    Ancak, avcım yukarı baktığı el sıkışma şekli edilgen bir tavır gösterse de ele alınması gereken bazı hafifletici durumlar olabilir. Örneğin ellerinde artrit olan birisi durumu nedeniyle size zayıf bir el uzatır ve bu da avcunu edilgen konuma çevirmeyi kolaylaştırır. Mesleklerinde ellerini kullanan cerrah, sanatçı ve müzisyen gibi insanlar sırf ellerini korumak amacıyla zayıf bir şekilde el sıkışabilirler. El sıkışmasından sonraki hareketler o kişiyi değerlendirmeniz için ilave ipuçları sağlayacaktır edilgen kişi edilgen hareketler kullanırken, baskın kişi de daha saldırgan hareketler kullanacaktır.

    İki baskın kişinin el sıkışması durumunda her ikisi de karşısındakinin avcunu edilgen konuma getirmeye çalışacağından sembolik bir savaş yaşanır. Sonuçta her ikisi de birbirlerine saygı duygularım iletirken her iki avuç da dikey olarak mengene gibi bir el sıkışma yaşanır (Şekil 22). Bu mengene gibi dikey avuç kavrama babanın oğluna "adam gibi el sıkışmayı" gösterirken öğrettiği el sıkışmadır.




    Şekil 20 Kontrolü ele alma


    Şekil 21 Kontrolü bırakma


    Şekil 22 Adam gibi el sıkışma

    Birisi size baskın bir el uzattığında avcunu edilgen konuma getirecek şekilde çevirmek sadece zor olmakla kalmaz bir de ne yapmaya çalıştığınızı belli edersiniz. Baskın el sıkıcıyı etkisiz hale getirmek için uygulayabileceğiniz aşağıdaki teknik sadece kontrolü size vermekle kalmaz karşıdakinin kişisel alanına girerek onu ürkütmenizi de sağlar. Bu etkisiz hale getirme tekniğini mükemmelleştirmek için el sıkışırken sol ayağınızla ileri adım atma egzersizi yapmanız gerekmektedir (Şekil 24).

    Ardından sağ ayağınızı öne getirirken sol ayağınızı karşınızdakinin önüne ve kişisel alanına (Şekil 25) getirin. Ardından sol ayağınızı sağ ayağınıza çapraz getirerek manevrayı tamamlayın ve el sıkışmayı yapın. Bu taktik el sıkışma konumunu düzeltmenizi veya karşınızdakinin elini edilgin konuma getirmenizi sağlar. Ayrıca karşınızdakinin mahrem bölgesine girerek kontrolü ele geçirmenizi sağlar.





    (Solda) Şekil 23 Soldaki adama baskın bir el uzatılır
    (Ortada) Şekil 24 Eli alır ve sol ayağıyla öne adım atar
    (Sağda) Şekil 25 Sağ ayağını çapraz getirerek karşıdakinin mahrem bölgesine girer ve el sıkışmayı dikey hale getirir.


    El sıkışmak üzere kolunuzu uzattığınızda sağ ayağınızı mı sol ayağınızı mı ileri uzattığınızı görmek için kendi el sıkışma tarzınızı inceleyin. Çoğu kişi ayak olarak da sağ ayağını kullandıklarından baskın bir el sıkışmayla karşılaştıklarında el sıkışmanın sınırları içerisinde hareket etmek için yerleri olmadığı ve bu da karşıdakinin kontrolü ele almasını sağladığından dezavantajlı durumdadırlar. El sıkışırken sol ayağınızla ileri adım atmayı çalışın. Baskın bir el sıkışmayı nötrleştirmek ve kontrolü ele almanın ne kadar basit olduğunu göreceksiniz.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  7. #7
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    El Sıkışma Stilleri

    İlk Kim Uzanır?



    Birisiyle ilk tanıştığınızda el sıkışmak genel olarak kabul gören bir adetse de bazı durumlarda el sıkışması için ilk hareketi sizin yapmanız akıllıca olmayabilir. El sıkışmanın bir tür hoş geldin işareti olduğunu düşünecek olursak ilk hareketi yapmadan önce kendi kendinize birkaç soru sormanızda fayda var: Gerçekten isteniyor muyum?

    Bu kişi beni gördüğüne memnun mu? Pazarlamacı adaylarına haber vermeden ve davet edilmeden ziyaret ettikleri bir alıcıda el sıkışına için ilk hareketi kendilerinin yapması durumunda alıcının onlara hoş geldin demek istemiyor olabileceği ve yapmak istemediği bir şeye zorlanıyor olabileceği için olumsuz tepki verebileceği öğretilir.

    Ayrıca artritli insanlar veya elleri meslekleri için önemli olan insanlar el sıkışmaya zorlandıklarında savunmaya geçebilirler. Böyle durumlarda pazarlamacı adaylarına karşıdakinin el sıkışmak için ilk hareketi yapmasını beklemeleri ve yapmadığı durumda başlarıyla selam vermeleri tavsiye edilir.

    El Sıkışma Stilleri



    Avuç içinin aşağıya baktığı durum karşıdakine eşit bir ilişki kurma şansı vermediğinden kesinlikle en saldırgan el sıkışma stilidir. Bu el sıkışma şekli her zaman el sıkışmada ilk hareketi yapan saldırgan ve baskın erkeklerde tipik olarak görülür ve avuç içi aşağıda olarak uzatılan gergin kol karşıdakini avuç yukarıda olarak karşılık vererek edilgen konuma geçmeye zorlar.

    Avuç aşağıya bakan el sıkışmayı karşılamak için birkaç yol geliştirilmiştir. Sağa adım atma tekniğini (Şekil 23-25) kullanabilirsiniz ama karşıdakinin kolu genellikle bu gibi taktikleri engellemek üzere gergin ve kaskatı durduğundan bunu yapmak zor olabilir. Karşıdakinin elini üstten tutarak el sıkışmak (Şekil 27) başka bir basit manevradır. Bu yaklaşımla, sadece karşıdakinin elini kontrol ettiğinizden değil ama aynı zamanda sizin eliniz avuç aşağıya bakarak onunkinin üzerinde üstün konumda olduğundan baskın taraf siz olursunuz. Karşıdaki için utanç verici olabileceğinden bu hareketin dikkatle kullanılmasını tavsiye ederiz.


    Şekil 26 Avuç aşağıya doğru el uzatma


    Şekil 27 Avuç aşağıya doğru d uzatmanın etkisiz hale getirilmesi


    Şekil 28 Eldiven

    Eldiven şeklinde el sıkışmaya bazen politikacı el sıkışı denir. Bu hareketi yapan karşısındakine güvenilir ve dürüst olduğu izlenimini vermeye çalışırsa da bu tekniği yeni tanıştığı biri üzerinde kullandığında tam ters etki yapabilir. Karşıdaki hareketi yapanın niyeti hakkında şüpheye kapılarak temkinli davranır. Eldiven el sıkışı sadece iyi tanıdığınız insanlara yapılmalıdır.

    Çok az el sıkış biçimi ölü balık el sıkışı kadar iticidir özellikle de el soğuk ve terliyse. Ölü balığın yumuşak, uysal dokunuşu onu evrensel olarak istenmeyen bir şey kılar ve çoğu kişi özellikle de elin ters çevrilmesinin kolaylığı nedeniyle bunu zayıf karakter göstergesi olarak algılar. Şaşırtıcı olan ölü balık el sıkışını kullanan çoğu kimsenin bunun farkında olmamasıdır. Bu nedenle ileride kullanacağınız el sıkış tekniğine karar vermeden önce arkadaşlarınızın kendi el sıkış şekliniz hakkındaki görüşlerini alın.


    Politikacı el sıkışı


    Şekil 29 Ölü balık

    Parmak ezici saldırgan "kabadayı" tipinin işareti gibidir. Maalesef, karşılığında bir laf etmek ya da burnuna yumruğu çakmak gibi fiziksel eylemler dışında bunu engellemenin bir yolu yoktur!


    Şekil 30 Parmak ezici

    Avcun aşağıya bakması gibi gergin kol uzatma da saldırgan tipler tarafından kullanılmakta olup amacı sizi belli bir mesafede ve hareketi yapanın mahrem bölgesinin dışında tutmaktır. Kırsal bölgede yetişen ve daha büyük mahrem bölgeye sahip kişiler tarafından da kişisel bölgelerini korumak amacıyla kullanılır. Ancak taşralılar genellikle öne eğilme veya hatta kollarını gergin olarak uzatırken tek ayaklarının üzerinde durma eğilimindedirler.


    Şekil 31 Gergin kol uzatma


    Şekil 32 Parmak ucu tutma


    Şekil 33 Kol çekme

    Parmak ucundan tutma da hedefini şaşırmış bir gergin kol uzatma gibidir; kullanıcı karşıdakinin parmaklarını yanlışlıkla tutar. Hareketi yapanın karşısındakine karşı hevesli ve istekli bir tavrı varmış gibi görünse de aslında kendine güven eksikliği çekmektedir. Gergin kol uzatma gibi parmak ucu tutmanın da esas amacı karşıdakini rahat edebileceği bir mesafede tutmaktır.

    Hareketi başlatanın karşıdakini kendi bölgesine çekmesinin iki anlamı olabilir. Birincisi hareketi başlatan sadece kendi kişisel alanı içerisinde rahat eden güvensiz bir tiptir veya ikincisi hareketi başlatan daha küçük bir mahrem bölgesi olan bir kültürden gelmektedir ve normal davranmaktadır.

    İki eli kullanarak el sıkışmanın anlamı karşıdakine duyulan içtenlik, güven veya hislerin derinliğini belirtmektir. Burada iki önemli öğeye dikkat edilmelidir. Birincisi sol elin el sıkışmayı başlatanın hissettiği ilave duygulan iletmekte kullanıldığı ve bu duyguların derecesinin sol elin karşı tarafın sağ kolunun ne kadar yukarısına götürüldüğüyle ilişkili olduğudur.

    Örneğin, dirsek kavrama (Şekil 35), bilek tutmadan (Şekil 34) daha fazla duygu iletirken omuz tutuşu (Şekil 37) üst kol kavramadan (Şekil 36) daha fazla duygu iletir. İkinci olarak, el sıkışmayı başlatanın sol eli karşı tarafın mahrem ve yakın mahrem bölgelerine bir giriştir. Genel olarak bilek tutma ve dirsek kavrama sadece yakın arkadaşlar ve akrabalar arasına kabul edilebilir ve bu durumlarda el sıkışmayı başlatanın sol eli sadece karşıdakinin mahrem bölgesine girer.

    Omuz tutuş (Şekil 37) ve üst kol kavrama (Şekil 36) karşı tarafın yakın mahrem bölgesine girmekte olup vücut teması da içerebilir. Bu hareket sadece el sıkışma sırasında yakın duygusal bir bağ hisseden insanlar arasında kullanılmalıdır. Bu ilave duyguların karşılıklı olmaması veya el sıkışmayı başlatanın çift elli bir el sıkışma kullanmak için iyi bir nedeni olmaması durumunda karşıdaki şüphelenerek el sıkışmayı başlatanın niyetlerine karşı bir güvensizlik duyacaktır. Bunun karşıdakinin tetikte olmasına neden olarak sosyal bir intihar olduğunu fark etmeden seçmenlerini iki elli el sıkışmayla selamlayan politikacılar ve yeni müşterilerini benzer şekilde selamlayan pazarlamacılarla karşılaşabiliriz.


    (Solda) Şekil 34 Bilek tutma
    (Sağda) Şekil 35 Dirsek kavrama



    (Solda) Şekil 36 Üst kol kavrama
    (Sağda) Şekil 37 Omuz tutma



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  8. #8
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Elleri Ovuşturmak



    Ellerini ovuşturmak insanların olumlu beklentilerini ilettikleri sözel olmayan yollardan biridir. Zar atan kazanma umudunu göstermek için zarı ellerinin arasında ovuşturur, tören düzenleyici ellerini ovuşturarak izleyicilere 'Bir sonraki konuşmacıyı dinlemeyi uzun süredir istiyorduk' der ve heyecanlı pazarlamacı satış müdürünün odasına dalar ve ellerini ovuşturarak 'Büyük bir sipariş aldık, patron!' der. Ancak, akşamın sonunda ellerini ovuşturarak masanıza gelen ve 'Başka bir arzunuz var mı?' diye soran garson, sözel olmayan yollarla size bahşiş beklediğini bildirmektedir.

    Kişinin ellerini ovuşturma hızı beklenen olumlu sonuçların kimin yararına olacağını düşündüğünü gösterir. Örneğin, bir ev almak istediğinizi ve emlakçıya gittiğinizi varsayalım. Nasıl bir ev istediğinizi dinledikten sonra emlakçı ellerini hızlı hızlı ovuşturarak 'Tam size göre bir yerim var!' der. Emlakçı sonucun sizin için olumlu olmasını beklediğini göstermiştir. Ama eğer ellerini yavaş yavaş ovuştururken sizin için ideal evi bildiğini söyleseydi kendinizi nasıl hissederdiniz?

    Bu durumda büyük olasılıkla üçkağıtçı veya çıkarcı birisi gibi görünecek ve sonuçların sizden çok onun iyiliğine olacağı hissine kapılacaktınız. Pazarlamacılara müşterilerine ürün veya hizmet tanıtımı yaparken ellerini ovuşturacak olurlarsa alıcının savunmaya geçmemesi için hareketi hızlı hızlı yapmaları söylenir. Öte yandan alıcı ellerini ovuşturarak pazarlamacıya "Neleriniz var bir bakalım?" derse bu alıcının iyi bir şey görmeyi umduğu ve satın alma olasılığının yüksek olduğu anlamına gelir.

    Küçük bir uyarı: otobüs durağında soğuk bir kış günü beklerken ellerini ovuşturan birisi büyük olasılıkla bunu otobüs beklediğinden yapmıyordur. Sadece elleri üşümüştür!


    (Solda) 'Elimde tam size göre bir yer var!!!'
    (Sağda) Şekil 38 'Ne kadar heyecanlı değil mi?'



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  9. #9
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Başparmağın Parmağa Sürtülmesi


    Başparmağın parmak uçlarına veya işaret parmağına sürtülmesi genellikle bir para bekleme hareketi olarak kullanılır. Genellikle başparmaklarını parmaklarına sürterek müşterilerine 'Size %40 indirim öneriyorum' diyen satıcılar veya başparmağını işaret parmağına sürterek arkadaşına 'Bana on milyon borç ver' diyen birisi tarafından kullanılır. Bu hareketin profesyonel birisi tarafından müşterileriyle ilişki sırasında kullanılmaması gerektiği açıktır.


    Kenetlenmiş Eller

    Bu hareketi kullanan kişiler genellikle gülümseyip mutlu göründüklerinden başlangıçta bu hareket bir güven hareketi gibi görünür. Ancak bir sefer, henüz kaçırdığı bir satışı anlatan bir pazarlamacıyı izledik. Hikayesi ilerledikçe sadece ellerini kenetlemekle kalmadığını ve parmaklarının sanki birbirlerine yapışmış gibi beyazlaşmaya başladıklarını gördük. Buna göre bu hareket hayal kırıklığına uğramış veya saldırgan bir durumu göstermekteydi.

    Nierenberg ve Calero kenetlenmiş eller üzerine yaptıkları araştırmalar sonucunda bunun kişinin olumsuz bir yaklaşımı dizginlemeye çalıştığını gösteren bir hayal kırıklığı hareketi olduğuna karar verdiler. Hareketin üç ana konumu vardır: eller yüzün karşısında kenetlenmiş (Şekil 39), otururken eller masanın üzerinde veya kucakta (Şekil 40) ve ayaktayken eller apış arası hizasında (Şekil 41).

    Ayrıca ellerin tutulduğu yükseklikle kişinin olumsuz duygularının derecesi arasında da bir ilişki varmış gibi görünmektedir. Yani eller Şekil 39'daki gibi yüksekteyken kişinin kontrol edilmesi Şekil 40'taki konuma göre daha zor olabilir. Tüm olumsuz hareketler gibi saldırgan yaklaşımın ortadan kalkması için kişinin ellerini çözerek avuçların ve vücudun ön tarafının açık olacağı duruma getirilmesi için bir şeyler yapılması gerekmektedir.




    (Solda) Şekil 39 Eller yukarıda kenetli
    (Ortada) Şekil 40 Eller orta konumda kenetli
    (Sağda) Şekil 41 Eller alçakta kenetli







    Çatı Şeklindeki Eller


    Bu büyüleyici hareket konusundaki gözlem ve araştırmalarım genellikle üst/ast etkileşimi içerisinde kullanıldığını ve kendine güven veya 'ben her şeyi bilirim' tavrını gösteren bağımsız bir hareket olduğunu göstermiştir. Yöneticiler genellikle astlarına talimat veya tavsiyelerde bulunurken bu hareketi kullanırlar ve hareket özellikle muhasebeciler, avukatlar, yöneticiler ve benzeri mesleklere mensup kişilerde yaygındır.


    (Solda) Şekil 42 Yüksek çatı
    (Sağda) Şekil 43 Alçak çatı

    Hareketin iki biçimi vardır: birincisi hareketi yapanın fikir veya düşüncelerini belirttiği ve konuşmayı yapan olduğu durumlarda kullanılan yüksek çatı (Şekil 42). Alçak çatı (Şekil 43) hareketi ise normalde hareketi yapanın dinleyici olduğu durumlarda kullanılır. Nierenberg ve Calero kadınların alçak çatı hareketini yüksek çatı hareketinden daha sık kullandıklarına dikkat çekmişlerdir. Yüksek çatı hareketi geriye atılmış baş .hareketiyle birlikte yapıldığında genellikle ukalalık veya kibir ifade eder.

    Çatı hareketi olumlu bir işaret olsa bile hem olumlu hem de olumsuz durumlarda kullanılabildiğinden yanlış yorumlanabilir. Örneğin, potansiyel bir alıcıya ürününü tanıtan bir pazarlamacı konuşma sırasında alıcının birkaç olumlu hareketini gözlemlemiş olabilir. Bunlar arasında açık avuçlar, öne eğilme, başın yukarıda tutulması gibi hareketler sayılabilir. Satış sunuşunun sonuna doğru müşterinin çatı hareketlerinden birini yaptığını varsayalım.

    Çatı hareketini, pazarlamacı alıcıya sorunun çözümünü gösterdiği sırada yapılan bir dizi başka olumlu hareket izliyorsa satıcıya sunuşu bitirerek sipariş verilip verilmeyeceğini sorması ve satışı yapmayı umması iletiliyordun Öte yandan çatı hareketini kol kavuşturma, bacak bacak üzerine atma, bakışlarını kaçırma ve çeşitli eli yüze götürme hareketleri gibi olumsuz hareketler izliyor ve alıcı çatı hareketini satış sunuşunun sonuna doğru yapıyorsa alıcı malı almayacağından veya pazarlamacıdan kurtulacağından emin olabilir. Her iki durumda da çatı hareketi kendine güven anlamına gelse de birinin pazarlamacı için olumlu sonuçlan diğerininse olumsuz sonuçları vardır. Sonucun belirlenmesinde önemli olan çatı hareketinden önce gelen hareketlerdir.







    El-Kol ve Bileklerin Tutulması






    İngiliz Kraliyet Ailesi'nin bazı önde gelen erkek üyeleri başları yukarıda, çeneleri çıkık ve bir avuçları arkada diğer ellerini tutarak yürüme alışkanlıklarıyla tanınırlar. Bu hareket sadece İngiliz Kraliyet Ailesi'ne özgü değildir, çoğu ülkenin Kraliyet Aileleri arasında yaygındır. Daha yerel bir düzeyde bakacak olursak bu hareket, devriye gezen polisler, okul bahçesinde yürüyen okul müdürü, üst düzey askeri personel ve otorite sahibi diğer kişiler tarafından kullanılır.

    Öyleyse bu hareket bir tür üstünlük / kendine güven hareketidir. Aynı zamanda kişinin bilinçaltı bir korkusuzluk ifadesiyle karın, kalp, gırtlak gibi hassas yerlerini diğerlerine göstermesine de olanak tanır. Deneyimlerimize göre gazetecilerle röportaj sırasında veya diş hekiminin bekleme salonundaki gibi yüksek stres yüksek durumlarında bu hareketi yaparsanız kendinizi oldukça rahatlamış, kendine güvene ve hatta otoriter bulabilirsiniz.


    (Solda) Şekil 44 Üstünlük-kendine güven hareketi
    (Ortada) Şekil 45 Elle bileği tutma hareketi
    (Sağda) Şekil 46 Üst kolu tutma hareketi


    Avustralyalı polisler üzerindeki gözlemler ateşli silahları olmayan polislerin bu hareketi sık kullandıklarım ve ayrıca sık sık ayak uçlarının üzerinde ileri geri sallandıklarını göstermiştir. Ancak ateşli silahlan olan polisler bu hareketi pek kullanmayarak onun yerine eller kalçada saldırgan hareketini (Şekil 98) kullanmaktadırlar. Görünüşe göre ateşli silahın kendisi taşıyana yeterince otorite sağladığından otorite gösterisi olarak bu harekete ihtiyaç duymamaktadırlar.

    Arkada el kavuşturma hareketi hayal kırıklığı göstergesi olan ve bir çeşit kendini kontrol etme girişimi olan elle bileği tutma hareketiyle (Şekil 45) karıştırılmamalıdır. Bu durumda bir el diğer bilek veya kolu sanki sağa sola vurmasını engellemek istermişçesine sımsıkı tutar.

    İlginç olan el arkada ne kadar yukarıdaysa kişinin o kadar kızgın olmasıdır. Örneğin, Şekil 46'da el sadece bileği değil kolun üst kısmını tuttuğundan Şekil 46'daki adam Şekil 45'teki adama göre kendini kontrol etmek için daha fazla çaba harcamaktadır. 'Kendine hakim olmakla' ilgili ifadelere yol açan da bu tip hareketlerdir. Bu harekete potansiyel bir alıcıyı ziyaret eden ve beklemeleri istenen pazarlamacılarda sık rastlanır. Sinirliliği gizlemek için pazarlamacının yaptığı bu zayıf hareketi kurnaz bir alıcı hemen fark edebilir. Kendini kontrol hareketi arkada el kavuşturma hareketine çevrilirse bunun sonucunda daha rahatlatıcı ve kendine güven dolu bir his elde edilebilir.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  10. #10
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Başparmak Gösterme



    El falcılığında başparmaklar karakter güçlülüğü ve egoyu gösterir ve başparmakların sözel olmayan kullanımları da buna uyar. Başparmaklar egemenlik, üstünlük hatta saldırganlık gösterirler. Başparmak hareketleri ikincil hareketler, bir hareket grubunun destekleyici kısmıdırlar. Başparmak gösterme olumlu bir hareket olup astlarının yanında 'serinkanlı' görünmeye çalışan tipik yönetici durumunda görülebilirler. Flört eden bir erkek bu hareketleri potansiyel bir dişi eşin yanında kullanır ve bu hareketlere yüksek statülü veya prestijli giysiler giyen insanlarda sık rastlanır. Yeni çekici giysiler giyen kişiler başparmak hareketlerini eski, modası geçmiş giysiler giyen kişilerden daha sık kullanırlar.
    .
    (Solda) Şekil 47 Yelek veya hırka cebinden başparmak çıkarma
    (Ortada) Şekil 48 'Sayın hakimim, benim naçizane görüşüme göre...
    (Sağda) Şekil 49 Başparmaklar arka cepten dışarı çıkıyor


    Üstünlük göstergesi olan başparmaklar özellikle kişi bununla çelişen bir sözel mesaj verdiğinde daha fazla dikkat çekerler. Örneğin, hakime dönerek 'Sayın hakimim, benim naçizane görüşüme göre......' diyen ama bu arada da baskın başparmak hareketleri yapan ve 'burnunun üzerinden bakarak' başını kaldıran bir avukatı ele alalım (Şekil 48). Bu hareket hakimde avukatın dürüst olmadığı hatta kendini pohpohladığı hissini uyandıracaktır. Avukat alçakgönüllü görünmek istiyorsa hakime bir ayağı ona doğru ilerde, ceketinin önü açık, avuçları görünür durumda olarak ona dönmeli ve alçakgönüllülük hatta boyun eğme işareti olarak da hafif öne eğili durmalıdır.

    Başparmakların ceplerden dışarıya fırladığı, bazen de kişinin baskın tavrını gizleme girişimi olarak arka ceplerden dışarıya fırladığı (Şekil 49) görülebilir. Baskın veya saldırgan kadınlar da bu hareketi kullanır. Kadın hareketi onların da erkek hareket ve davranışlarını kullanmalarını sağlamıştır (Şekil 50). Tüm bunlara ek olarak başparmak hareketlerini yapanlar daha uzun boylu görünmek için ayak uçlarında sallanırlar.

    Diğer bir popüler başparmak hareketi de kollar kavuşturulmuşken başparmakların yukarıya bakmasıdır. Bu savunma ve olumsuz bir tavra (kavuşturulmuş kollar) ek olarak üstünlük tavrını (başparmaklar) gösteren ikili bir harekettir. Bu hareketi yapan kişinin başparmaklarını hareket ettirmesi ve ayaktayken de ayak uçlarında sallanması yaygındır.

    Başparmak ayrıca başka birisini göstermek için kullanıldığında alay veya saygısızlık işareti olarak da kullanılabilir. Örneğin, arkadaşına doğru eğilerek karısını kapalı yumruk başparmak hareketiyle gösterirken 'Kadınlar, hepsi birbirinin aynı' diyen koca karısıyla bir tartışmaya davetiye çıkarmaktadır. Bu durumda sallanan başparmak zavallı kadınla alay etmek için kullanılmaktadır. Bunun bir sonucu olarak başparmakla göstermeyi pek çok kadın özellikle yapan erkekse itici bulmaktadır. Başparmak sallama kadınlar arasında pek yaygın olmasa da bazen kocalarını veya pek hoşlanmadıkları kişileri göstermek için kullanırlar.


    (Solda) Şekil 50 Baskın dişi
    (Ortada) Şekil 51 Başparmaklar yukarıda konumu
    (Sağda) Şekil 52 'Kadınlar mı... Hepsi birbirine benzer'



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Ahirette Hangi Dili Konuşacağız?
    By alaraa-- in forum iLmihaL BiLgiLeri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.06.08, 15:04
  2. ~~ RenkLerin DiLi ~~
    By anastasia in forum Meraklı Bilgiler
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 03.04.08, 09:31
  3. Beden Titrer Yüreğinle Üşürsün
    By BoDrUmLu1905 in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.08, 13:48
  4. Ölünce ahirette hangi dili konuşacağız ?
    By KaCaK in forum iLmihaL BiLgiLeri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.03.08, 19:13

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372