paylasimin icin tskler topragim..bunlarda benden olsun
Hz. Musab bin Umeyr 1/2
+ YouTube Video
Hz. Musab bin Umeyr 2/2
+ [Sadece Üye Olanlar Ve Aktif Edilmis Nickler Linkleri Görebilirler.. ]
MUS'AB BİN UMEYR:Aynaların Önünden Ayna Olmaya MUS'AB BİN UMEYR:Aynaların Önünden Ayna Olmaya
Adımlarıyla yangın çıkartan gencin, kömürden pencerelerinin önünden ne zaman geçeceğini merak ediyor Mekkeli kızlar. Asaletin, ince hattıyla resmettiği yüzünü ne zaman çerçeveleyeceğini sokaklarının. Kokusunu taşıyan rüzgârın bölüşülemediği pazarlarda fiyatlar yükselip duruyor hep. Hep alışverişe gitmeye hazırlanıyor Mus’ab. Hep alışverişten dönüyor. Sahip olduklarıyla sahip olmadıklarını satın alıyor hep. Üzerine titreyen zengin bir anne babaya sahip olmak, sahip olduğu şeyleri çoğaltıyor: Kervancılar en iyi kumaşlarını, en güzel kokularını, en nadir yemişlerini onun için taşıyorlar. Hadremut, onun ayaklarına bir çift ayakkabı yapabilmek için onlarca ceylanı çölden koparmaya hazır. Mus’ab’a yalnız ailesi değil kader de cömertliğini esirgemiyor: Güzel bir yüz, biçimli bir beden, gür ve kıvırcık saçlar, zekâ, akıl, hitabet ve bu harikulade harmanı koruyan soyluluk… Aklı, taşlara tanrı rolü verilmesini yadırgıyor. Taşlar yerli yerine oturunca da bir boşluk çıkıyor ortaya; neyle dolduracağını bilmediği. “Görün bana hakikat!”dese de her gün, hakikat komutla ortaya çıkmıyor. O günlerde “arayanlar”ın yolu ise mutlaka Erkam’ın Evi’ne çıkıyor. Zira Mekke’nin bu esrarengiz evi bir mücevher mahfazası gibi saklıyor hakikati.
Kapıyı bir kölenin açması doğal, peki köleyle efendinin birbirlerine sarılıp ağlaşmaları! Eski bir köle Habbab bin el-Eret, yeni bir kul Mus’ab bin Umeyr! Çünkü açılan kapıdan girdi içeriye ve O’na götürüldü. Çünkü O’nun yüzünü gördü ve dudaklarındaki her kelimenin, hakikatin nadide parçaları olduğunu fark etti birden. Mus’ab hayatının en büyük alışverişini işte o gün gerçekleştirdi. Erkam’ın evinden çıkarken her şeyini bıraktı orada. Bütün elbiseleri eskimiş, bütün ayakkabıları delinmiş, bütün yemişleri çürümüştü. Bütün sevgililere sevgilerini, bütün çiçeklere kokularını geri vermişti. Erkam’ın evinden çıkarken yanında yalnız kalbi vardı. Bir bahar temizliğinin ardından Son Peygamber’in kelimeleriyle boyanan kalbi.
Vücutta öyle bir parça vardı ki o değiştiğinde her şey değişirdi. Böyle diyordu Nebî. O değişti. Her şey değişti Mus’ab’ın hayatında. Öncelikleri göz açıp kapayıncaya kadar yerlerini terk ettiler. Hz. Peygamber’in(sas) yanında olma, namaz ve İslâm’a dâvet doldurdu boşalan yerleri. Osman bin Talha onu çarşılarda ararken namazda bulunca dehşetle koştu ailesine. Annesi Hamne’ye, “Oğlun namaz kılıyor!” dedi büyüyen gözlerle. “Demek namaz kılıyor!” dedi anne bir belaya uğramışçasına. Üzerine titrediği, kendi elleriyle giydirip, güzel kokular sürdüğü oğlu namaz kılıyordu ha! Sözle ikna edilemeyince dininden dönmeye, baba evinin mahzenine hapsedildi Mus’ab. Annesinin ve babasının gardiyanlığında günlerce aç susuz kaldı. Habeşistan yolu görünmüştü kapı aralandığında.
İki kez Habeşistan’a hicret etti; zira değişmemişti Mekke. Yumuşamamıştı siyah kayalar. Fakat güvende olmak da neydi Habeşistan’da, Mekke’deyken Peygamber. Sonunda dayanamayıp döndü yurduna. Burada sözü bırakalım Hz. Ali’nin dudaklarına: “Rasûlullah ile oturuyorduk. Bu sırada Mus’ab bin Umeyr geldi. Yamalı bir elbise vardı üzerinde. Bu manzara karşısında gözyaşları hücum etti mübarek gözlerine Rasûlullah’ın ve dilinden şu kelimeler döküldü: ‘Kalbini yüce Allah’ın aydınlattığı şu adama bakın! Anne ve babası en iyi yiyecekleri ve içecekleri sunuyordu ona. O Allah için her şeyi terk etti. Allah ve Rasûlü’nün sevgisidir onu bu hale getiren!’”.
Sevgi insana neler yaptırmaz ki! Bütün dünyayı karşısına almak pahasına “Seni kendi nefsimizden üstün tutacağız!” dedirtir insana. İlk Akabe Bîatı’nda Medine’den gelen on iki kişinin bağlılık yeminlerinin ilk cümlesidir bu. Bu bir avuç müslüman, inançlarını kesin sözlerle mühürledikten sonra “Ensar” yani “Yardımcılar” olma şerefini elde etmişler, bununla beraber İslâm’ı öğretecek bir “Yardımcı” daha istemişlerdir Son Peygamber’den. İşte Allah’ın Elçisi’nin gönderdiği elçidir Mus’ab bin Umeyr. Elçiler gönderildiği makamı temsil ederler. Mus’ab, güleryüzü, nezaketi, tatlı dili ve güzel ahlâkıyla efendisini temsil etmeye gider Medine’ye. Es’ad bin Zürâre’nin evini bir Kur’an okuluna dönüştürür. Medinelilere tebessümüyle tatlandırarak anlatır İslâm’ı. Namaz kılacakları zaman imamları, ihtilaf ettikleri zaman hakemleri olur. Hz. Peygamber’in izniyle İslâm tarihinin ilk Cuma namazını kıldırır Sa’d bin Hayseme’nin evinde. Ve sonunda Medine’nin bütün evleri tek tek aydınlanmaya başlar. Bu durumdan endişelenenler de vardır; değişimle birlikte toplum içindeki yerlerini kaybedeceklerini düşünenler… Kabile reislerinden Useyd bin Hudayr da onlardandır. Mızrağıyla dalar Mus’ab’ın hitap ettiği topluluğun içine ve gürler: “Buraya zayıf akıllıları aldatmak için mi geldiniz! Canınızdan olmak istemiyorsanız terk edin burayı!” Mus’ab savrulan tehdidi güler yüzüyle savuşturmuş, “Biraz soluklanıp sözüme kulak verir misiniz? Hoşunuza gitmezse söylenenler, derhal ayrılırız yanınızdan,” diyerek İslâm’ın ne anlama geldiğini tatlı tatlı anlatmış, Kur’ân’dan âyetler okumuştur. Useyd mızrağını yere saplamış ve “Ne güzel! Ne güzel!”diye haykırmıştır birden. Sonra sormuştur heyecanla Mus’ab’a: “Bu dine nasıl girilir!”
Mus’ab yalnız bu dine nasıl girileceğini değil, bu dinin nasıl yaşanacağını da göstermiştir insanlara. İkinci Akabe Bîatı’na Medine’den katılan ve Son Peygamber’in “Kanınız kanımdır… Affınız affımdır… Ben sizdenim, siz benden!” sözleriyle onurlanan yetmiş beş kişinin başındadır o. Medine’yi efendisinin teşrifine hazırlayandır o, Bedir’de sancağını yükselten… Ve nihayet Uhud’ta bir kez daha taşıma şerefi bahşedilen mübarek sancağı. Son Peygamber sanılarak önce sağ kolu kesilen, sancağı sol eline alınca sol koluna kılıç indirilen. İki kesik kolla sancağı göğsüne bastırıp “Muhammed ancak rasûldür. Ondan evvel daha nice peygamberler geçmiştir” âyetini okuyarak Hz. Peygamber’e siper olmaya devam eden. Sonunda İbn Kâmia’nın mızrağıyla şehadet makamına yükselen… Son Peygamber’in şehit olduğundan habersiz “İleri ey Mus’ab! İleri!” diye bağırdığı arkasından. Mus’ab suretinde sancağı taşıyan meleğin, “Ben Mus’ab değilim!” dediği an. İşte o an!
Nebî’nin yine gözlerinin dolduğunu görüyor Hz. Ali. Ahzab Sûresi’nden okuduğu âyetlere kulak kesiliyor, nâşının başucunda: “Müminlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar Allah’a verdikleri sözde sadakat gösterdiler. Onlardan bazıları şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimisi de şehit olmayı bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.”
A.Ali Ural
__________________
Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak.
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...
paylasimin icin tskler topragim..bunlarda benden olsun
Hz. Musab bin Umeyr 1/2
+ YouTube Video
Hz. Musab bin Umeyr 2/2
+ [Sadece Üye Olanlar Ve Aktif Edilmis Nickler Linkleri Görebilirler.. ]
Suskunluğum AsaLetimdendir.Her Lafa verecek cevabım var.Ama bir Lafa bakarım, Lafmı diye. Birde söyLeyene bakarım Adammı diye
Ya Mus’ab, sen çocukluğunu varlıklı bir ailenin sunduğu imkânlar içerisinde yaşamıştın. Allah Resulünü(S.A.V) tanıyıncaya kadar sürmüştü bu debdebeli hayatın… Tanıyınca O’nu vazgeçmiştin her şeyden… Sana sunulan nimetlerle seni imtihan etmek istemişlerdi; sen ayağındaki ayakkabıdan üstündeki elbiseden vazgeçmiştin O’nun yolunda… Senin gibi yüce bir ruh için bunlara imtihan denilemezdi; sen zoru severdin, sen okyanusları aşmaya taliptin; derede boğulmak sana yakışmazdı… Sen irşat ve tebliğde kıyamete kadar anlatılacak dillere destan samimiyet ve ihlâs numuneleri sundun bizlere… Sen inanmaları uğruna evvela başını ortaya koydun sonra çok pahalı bir pazarlık yaptın ‘bir lahza durun ve dinleyin sonra kesicekseniz yine kesin başımı’ dedin kendi başını kurtardığın gibi onların da kurtardın ebedî azaptan başlarını… Yine bir gün 1 başınla gitmiştin Medine’ye 70 başla gelmiştin huzura; memnun etmiştin Âlemlerin efendisi’ni, memnun etmiştin Resulullah’ı… Hak uğruna baş uzatmaların hiç bitmemişti… Seni en son görenler Uhut’da önce başını uzatırken sonra başını saklarken görmüşlerdi…
Sen bize hâl diliyle inanmak lafla olmaz diyordun, baş koymak gerekir diyordun ‘ eğer er meydanına çıkacaksan başını uzatmaktan çekinme; yoksa er meydanında işin ne diyordun… Tebliğ ve irşatta metodlor üstü bir metodla
İhlâsa işaret ediyordun ‘ ballar balını buldum kovanım yağma olsun’ diyordun, maldan mülkten ve candan vazgeçmek kolay iş diyordun; ama biz seni hiç anlayamadık Ya Mus’ab!
Şimdilerde Müslümanların hayatında tebliğe yer yok, var olanın da bahanesi çok, senede 70 kişi değil, 3 kişi çok; zannediyoruz ki sen yaşasaydın bize ‘ VEYL OLSUN O YOLDA GİTTİĞİ HALDE O YOLA BAŞ KOYMAYANLARA! VEYL OLSUN GİTTİĞİ YOLUN DEĞERİNİ BİLMEYENLERE! VEYL OLSUN AHİR ZAMANDA ER OLMANIN FIRSATINI TEPENLERE! DİYECEKTİN…
Toprağım bu sahabeyi ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun valla çok beğendim Allah Razı olsun...çok duygulandım![]()
Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak.
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...
rica ederim topragim..
+ YouTube Video
Suskunluğum AsaLetimdendir.Her Lafa verecek cevabım var.Ama bir Lafa bakarım, Lafmı diye. Birde söyLeyene bakarım Adammı diye
Halimiz harap durumumuz perişanken, biz, ahir zamandaki ümmetin olarak günah işlemede bu kadar gayr-i ciddi davranıyorsak, sen bizi CİDDİYE ALIR MISIN Ya Resulullah? Sen bizim MÜFLİSLEŞMİŞ RUHLARIMIZA HAYAT ÜFLER MİSİN?
Allah razı olsun toprağım tek kelimeyle harikasın....
Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak.
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks