1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Evliya kabrinden yardım istenir mi?

  1. #1
    alaraa-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    istanbul
    Mesajlar
    4,827

    Yeni Evliya kabrinden yardım istenir mi?

    Soru: Fâtiha sûresinde "Yalnız Senden yardım isteriz" dendiği için, Peygamber kabrine veya bir yatıra gidip onu vâsıta ederek duâ etmek şirk olmaz mı?
    Cevap: Duâların kabûl olması için ba'zı şartlar vardır. Herkeste bu şartlar bulunmadığı için duâların kabûl olmadığı görülüyor. Onun için, ulemânın ve evliyânın duâ etmesi için onlara yalvarmak, onları vâsıta kılmak lâzımdır. Evliyânın diri veya ölü olması arasında fark yoktur. Zira (Büyük bir âlim vefât edince, feyz vermesi kesilmez, hattâ artar) buyuruldu. (İrşâd-üt-tâlibîn)
    Allahü teâlâ, sevdiklerinin rûhlarına işittirir. Onların hâtırı için istenileni yaratır. Diriler, Allahü teâlânın yaratmasına sebep olduğu gibi, rûhları da diri olduğu için, Allahü teâlânın yaratmasına sebep olur.Hz.Âdem, Muhammed aleyhisselâmın hürmeti için duâ etti, duâsı kabûl oldu. Allahü teâlâ da, (Yâ Âdem, Muhammed aleyhisselâmın ismi ile, her ne isteseydin kabûl ederdim, O olmasaydı, seni yaratmazdım) buyurdu.[Hâkim, Beyhekî]
    Ölü-diri her velînin rûhundan yardım istenir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    (Çölde yalnız kalan kimse, bir şey kaybederse, "Ey Allahın kulları, bana yardım edin" desin! Çünkü Allahü teâlânın sizin göremediğiniz kulları vardır.) [Taberânî] Halil-ür-rahmân [Hz. İbrâhim] gibi 40 kişi her zaman bulunur. Onların sebebiyle yardım görülür ve zafere kavuşulur. Onların bereketiyle gökten yağmur yağar. Onların yerine yeni birisi gelmedikçe, ölen olmaz.) [Taberânî]
    Diri de Birşey Yapamaz
    Fâtiha'daki (Yalnız senden yardım isteriz) âyet-i kerîmesi, ölünün de, dirinin de bir şey yapmasına te'sir eden kudretin, yalnız Allahü teâlâdan olduğuna inanmaya mâni değildir. Meselâ acıkan, hiçbir sebebe yapışmadan (Yâ Rabbî beni doyur) demesi, bu âyete uygun değildir. Çünkü Cenâb-ı Hak, doyurmak için yemek yemeyi sebep kılmıştır. Yemek yiyip doyan da, doymayı Allah'tan bilmesi lâzımdır. Rabbimiz, yemek yemeden de doyurur. Fakat yemek yenmesini sebep kılmıştır. Yalnız senden yardım isteriz diyen kimse, fırıncıya gidip (Bana ekmek ver) diye ondan yardım istemesi Allah'tan gayrısından yardım istemek sayılmaz. Allahü teâlânın emrettiği sebeplere yapışmak demektir. Ölü veya diri evliyâdan yardım istemek de, sebeplere yapışmaktır. Abdülazîz-i Dehlevî hazretleri Fâtiha'nın tefsîrinde buyuruyor ki:
    Birisinden yardım istenirken, yalnız ona güvenilirse, onun, Allahü teâlânın yardımına mazhar olduğu düşünülmezse, harâmdır. Eğer yalnız Allahü teâlâya güvenilip, o kulun Allah'ın yardımına mazhar olduğu, Allahü teâlânın herşeyi sebep ile yarattığı, onun da bir sebep olduğu düşünülürse, câiz olur. Enbiyâ ve Evliyâ da, böyle düşünerek başkasından yardım istemiştir. Bu düşünce ile birisinden yardım istemek, Allahü teâlâdan istemek olur.
    Çok tecrübe ettim, Mûsâ Kâzım'ın kabri, duâmın kabûl olması için ilâç gibidir.(İmâm-ı Şâfiî)
    Büyük bir zât "Diri iken tasarruf [yardım] yaptığı gibi, öldükten sonra da yapan evliyâdan Ma'rûf-i Kerhî ile Abdülkâdir-i Geylânî'yi gördüm" buyurmuştur. (İ.Gazâlî)
    Keşf ehli evliyânın çoğu, rûhlardan feyz alarak olgunlaştığını bildirmişler, bunlara "Üveysî" demişlerdir. (Eşi'at-ülleme'ât)
    Evliyâ Vesîledir
    Mevlânâ Abdülhakîm-i Siyâlkutî hazretleri buyuruyor ki:
    (Duâ eden, Allahü teâlâdan istemektedir. Duâsının kabûl olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vâsıta yapmaktadır. (Yâ Rabbî, bu sevgili kulunun hâtırı ve hürmeti için bana da ver) demektedir. Yâhut evliyâdan bir zâta, (Ey Allah'ın velîsi, bana şefâ'at et, bana vâsıta ol, benim için duâ et) demektedir. Dileği veren, yalnız Allahü teâlâdır. Velî, yalnız vesîledir, sebeptir. O da fânidir, tasarrufu, gücü yoktur. Böyle inanmak şirk olsaydı, Allah'tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de duâ istemek, birşey istemek yasak olurdu. Diriden de duâ istemek, birşey istemek, yasak edilmedi. Bir câhil, dileğini Allah'ın kudretinden beklemeyip (Velî yaratır) derse, bu düşünce ile ondan isterse, bu elbette yanlıştır. Bunu ileri sürerek, islâm âlimlerine dil uzatılamaz.) [Zâd-üllebîb]
    Ebûl Hasan-ı Harkanî hazretleri, sefere çıkan talebelerine, (Sıkıştığınız zaman benden yardım isteyin) buyurur. Eşkıyâ talebeleri yakalar. Allahü teâlâya duâ ederlerse de, kurtulamazlar. Bir talebe (Yâ Ebel Hasan imdât) der. O talebeyi eşkıyâ göremez. Diğerlerinin nesi varsa alırlar. Seferden dönünce hocalarına, (Biz Allah'tan yardım istedik, kurtulamadık. Fakat şu arkadaş, sizden yardım isteyince kurtuldu. Bunun hikmeti nedir?) derler. O da (Allahü teâlâ günâhkârların duâsını kabûl etmez. Bu talebe, benden yardım isteyince, onun duâsını Allahü teâlâ bana duyurdu. Ben de, (Yâ Rabbî imdât diyen talebemi kurtar) dile duâ ettim. Allahü teâlâ da kurtardı. Ben sadece vâsıta oldum, duâ ettim. Kurtaran Rabbimizdi) diye cevap verir. (T. Evliyâ)

  2. #2
    meLek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    Hollanda
    Mesajlar
    2,822
    Blog Entries
    3

    Standart

    Duâların kabûl olması için ba'zı şartlar vardır. Herkeste bu şartlar bulunmadığı için duâların kabûl olmadığı görülüyor. Onun için, ulemânın ve evliyânın duâ etmesi için onlara yalvarmak, onları vâsıta kılmak lâzımdır. Evliyânın diri veya ölü olması arasında fark yoktur. Zira (Büyük bir âlim vefât edince, feyz vermesi kesilmez, hattâ artar) buyuruldu. (İrşâd-üt-tâlibîn)
    Ben o sartlari anlamis degilim. Bir dua'nin kabul edilip edilmemesi kisiye mi baglidir yoksa dua ettigi seyemi baglidir? Bana oyle ogretilmedi...
    “Kul, günah talep etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder.” (Muslim)
    “Allah'a dua eden herkese Allah icâbet eder. Bu icâbet, ya dünyada peşin olur, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki günah talep etmemiş veya sıla-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.”(
    Buhârî, Daavât, 22)

    Neeeeyse...Ben bu sorunun cevabini ciddi sekilde yine anlamadim..Gerci bu konuda kac kere hocalara da sordum ama onlarin verdigi cevaplari da hic anlamadim. Sanirsam bende var bir anormallik bu konuda

    Paylasimin icin yinede tskler..
    "Ölüm, mümin için hediyedir."
    "*Zucht*"



  3. #3
    ßesgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Gun£sin ßattıgı Y£rd£n
    Mesajlar
    393

    Standart

    Anlasılmayacak bir sey yok. Mantıklı bir sekilde dusununce hocayı hocaya sormaya da gerek yoktur. Onemli olan niyettir edilen duadır ki Cenab-ı Hakk hicbir kulunun serr ile sonuclanacak duasını kabul etmez.. Kabul olmayan dualar bunlardır. Evliya'dan Ulema'dan medet ummak ise esasen kendileri gibi buyuk zatların "yuzu suyu hurmetine onların hatrına" gibi kelimeler cercevesinde edilen dualardır.Cenab-ı Hakk katında da kabul olsada/olmasada bu tur dualar makbuldur.
    Sunu unutmayın ki. İyi niyetle edilmis ve butun duaları Rabbimiz kabul eder yeter ki sonu hayıra cıkacak olsun. Rabbimiz yarattıgı butun mahlukatı sever ve hic bir kuluna bilerek serr yasatmaz..

    Birde soyle bir durum var genellikle turbelerde karsılastıgımız.Gidip cul caput baglamak yahut (hasa) yaratanmıs gibi kapılarında uyumak el surmek gibi davrasınlar kesinlikle yanlıs ve insanı sirke dahi goturen bidatlerdir. Allah muhafaza...
    Konu ßesgen tarafından (07.04.08 Saat 08:58 ) değiştirilmiştir.
    عَ شَ ق
    Farzet
    şeb-i yeldanın son bulması vuslat demekmiş
    Ayn ‘dan şin’den kaf’tan geçip aşk ile vasl olmakmış
    Farzet...

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372