1 den 7´e kadar. Toplam 7 Sayfa bulundu

Konu: Dostluk öldü Mü?

  1. #1
    didems - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    вιя υмυтѕυη ιçιм∂є
    Mesajlar
    825

    okk Dostluk öldü Mü?

    DOSTLUK ÖLDÜ MÜ?

    Küçüklüğümüzden beri büyüklerimizden duyduğumuz bir söz vardır:


    ‘‘Yalnızlık Allah’a mahsustur.’’Bu hakikate vurgu yapılırken amaç; ‘‘insan insana muhtaçtır.’’ gerçeğine dikkat çekmektir.

    İnsan sosyal bir varlıktır, kendini toplumdan soyutlayamaz. Çünkü toplumu terk etmek, sorumluluktan kaçmaktır… İnsan sosyal ilişkiler ağı içinde ancak yükümlülüklerini hafifletebilir… Biliyoruz ki; Allah önce Adem’i yarattı. Sonra ondan da eşi Havva’yı yarattı. Adem Havva’ya, Havva Adem’e muhtaçtı. Hayatın hayrı ve huzuru iştirakten geçiyordu. Evet, ilk günden itibaren hayat müşterekti… Fıtrat ve hılkat buna müsaitti. Zaten ‘‘insan’’ kelimesinin sözlük anlamında ünsiyet geçmiyor muydu? İnsan insan olma hassasını korudukça ülfet ve ünsiyet devam edecekti… İnsanlıktan koptukça nefret ve husumet galebe çıkacaktı… İşte kardeşlikten nefret üreten Kabil… İnsan Halık ile barışık olmayınca hayatla, halkla, herkesle hatta kendisi ile de kavgalı olacaktır… Bu durumda insanın ilk yapacağı iş; Allah’ı dost edinmek ve Allah’a dost olmaktır… O taktirde Veli olanın, Vekil olanın, Kefil olanın himayesinde ademoğlu gücüne güç katabilecektir…

    ‘‘Haberiniz olsun; Allah’ın dostları, onlar için korku yoktur, mahzunda olmayacaklardır.’’ (Yunus-62)

    Tabii ki; O’na dost olmanın bir bedeli vardır… Elbette tek taraflı dostluk olmaz, karşılıklıdır…

    İnsanlık tarihinin en güzel ve en özel dostu, Halilullah, az mı bedel ödedi? Canından da çok sevdiği İsmail’ini bıçaklara yatırdıktan sonradır ki, ‘‘halil’’ olma pâyesine hak kazanıyor… En güzel Vekil’e tevekkül ve teslimiyetini en üst düzeyde arzettikten sonradır ki, ateş selama duruyor… Demek ki ‘‘halil’’ olmanın yolu ateşin üstüne yürümekten ve bıçaklara yatmaktan geçiyor…

    Halilullah için böylede Habibullah için farklı mı? ‘‘Habib’’ liğe yürürken tüm sevdalar bir sevdaya kurban edilmeli mi? Sevr’den Seniyyetül-Veda’ya uzanan sefer ‘‘habib’’ olmanın şifresini vermiyor mu bizlere?

    Bu günde İbrahimi bir duruş bizi ‘‘halil’’ kılacaktır… Muhammedi bir çıkış bizi ‘‘habib’’ edecektir…

    Allah’a dost olmanın güvencesi ile yola çıkanlar bu defa kendi araların da dostluklar kuracaklardır… Çünkü O’na dost olmak, O’nun dostlarına da dost olmayı zorunlu kılıyor… Başka türlü kulluk yürüyüşü nasıl sürdürülebilir?

    Kollektif bir ruhla yürekler buluşmadan şeytanın dostlarını altetmek mümkün değil…

    Dekyanus’a karşı kıyama duran ‘‘yedili’’nin direniş ruhunun hangi dostluk ve kardeşlik zemininde yeşerdiğini Kur’an bize haber vermiyor mu? Artık o ‘‘yedi güzel dosta’’ yedi düvel bile bir şey yapamazdı…

    Meryem’i yarınlara taşıyan müşfik ve münib yürek Zekeriya değil miydi?

    ‘‘Hak’’ kelimeyi Firavun’a taşırken Musa’nın Harun gibi bir dosta ihtiyacı vardı…

    Hira’da gök sofraları Muhammed’e sunulurken meleklerden bir dost, Ruhul Kudüs devredeydi, Hira’dan Mekke’ye indiği zaman insanlardan bir melek onu karşılıyordu ismi, Hatice idi…

    Risaletin bidayetinde ilk olarak dostluk mektebi açıldı; burası Daru’l-Erkam’dı… Bu kapıdan giren herkes dost olarak çıkıyordu… Bundan böyle İslam’ın tüm çilesini bu yürekler taşıyacaktı…

    Akabe’de dostluk sözleşmesine imza koyanlar, ölüme ve çağlara meydan okuyorlardı…

    Hicret gecesi yatağa uzanan Ali’de hiçbir tereddüt ve tedirginlik yoktu… Dostluğun yüce hatırı vardı… Çünkü onlar gerçekten gözü kara dostlardı…

    Sıddık’ın dostluğuna melekler bile gıpta ediyordu…

    Havari olmak, ensari olmak, rabbani olmak nedir? Bunun Türkçe karşılığı özetle, dost olmaktır…

    İnsanlığın en soylu damarı; dostluk ve vefadır…

    Tabii ki; kavli değil kavi dostluklar… Afaki değil, kalbi… Hesabi değil, hasbi olanını kast ediyoruz…

    ‘‘Adl’’in, ‘‘emn’’in, ‘‘sıdk’’ın adresi olacak dostluklar…

    Bizim muhtaç ve mecbur olduğumuz dostluk; bizi ukbaya hazırlayacak, davaya bağlayacak, takvaya taşıyacak dostluktur…

    ‘‘Allah’ın arşının gölgesinde gölgelenmek’’ ancak bu yolla mümkündür…

    ‘‘Birbirimizi sevmedikçe iman etmiş sayılmayacağımıza’’ göre dostluk bir akide meselesidir… İman olayıdır…

    Kulluğumuzu sosyalleştirmek için önce dostluk ve kardeşlik diyeceğiz… Fesadın kökünü kurutmak, fitnenin önünü almak velayet ve uhuvvet bağlarını pekiştirmekle mümkündür…

    ‘‘Kafirler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız(birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk olur.’’ (Enfal-73)

    Yeryüzünün salahı, beşeriyetin felahı için böylesi bir dostluk iklimine ihtiyaç vardır…

    Arzın ıslahını zulmün izalesini, hakkın ikamesini, üstlenen o aziz dostları Allah destekliyor:

    ‘‘… Onlar öyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir…’’ (Mücadele-22)

    Çürüyen toplumlara yeni bir ruh aşılayacak olanlar, dostluğun gereğini yapabilenlerdir…

    Gayet tabii ki, bu dostluğun muhkem ve meşru olması gerekiyor… Sürece, çıkara, kurallara bağlı olmayan kalıcı ve köklü dostluklar inşa etmeliyiz… Ruhumuza sinmiş korku, evham, endişe ve tasaları başka nasıl üstümüzden atabiliriz… Fırtınalı süreçlerde hangi limana sığınacağımız önemlidir… Hangi yüreğe demir atacağımızı şimdiden bilmek durumundayız…

    Bu gün bize ekmek gibi, su gibi dost lazım…

    Günahtan günaha sürüklendiğimizde bize ‘‘dur’’ diyecek, dostlar… Elleriyle, dilleriyle, kalpleriyle münkerle aramızda siper olacak olanlardır…

    Rotayı şaşırdığımızda pusulamız olacak, kol-kanat gerecek, ruhunun penceresini bize açık tutacak dostluklara muhtacız… İnşirah bulacağımız, itminan olacağımız, teselli ve teskin mercii olan yürekler… Öyle ki onların yokluğunu en büyük yoksulluk bilmeliyiz…

    İnsan sıkıntıya düştüğünde ‘‘alo’’ diyecek bir ses bekler… Kulaklar kapının zilindedir bir dokunan olmayacak mı?

    İhtiyaç halinde umutlar depreşir, acaba vefalı bir dost ‘‘hızır’’ olup yetişmez mi?

    Şefkat elini elimizde göreceğimiz… Güvenli kolları ile bizi kucaklayacak… Yaslandığımızda yıkılmayacak, gölgesine sığınabileceğimiz, serinleyebileceğimiz çınar gibi dostlar… En mahrem sırlarımızı vermekte tereddüt yaşamayacağımız… En derin dertlerimizi döküp ferahlayacağımız ortamların özlemi içindeyiz…

    Her şeyden önce kesin bir güven olacak, övse de, sövse de bu güven zedelenmeyecek… Bizi yanlış anlamayacak… Zanla hareket etmeyecek… Herkes bizi iterken onlar sinelerini bize açacak… Başkaları bizi yuhalarken, onlar ‘‘gel dostum’’ diyerek bize doğru koşacak…

    Issızlığın, yalnızlığın en ürkütücü anında, gecenin en koyu saatinde ışığımız olacak, nefeslerinin sıcaklığını yüreklerimizde hissedeceğimi güzel dostluklar…

    Bizi anlayan, anlamamıza anlam katan… Bize katlanan, bizi taşıyan vefa ve cefa abideleri…

    Onlar ne bizi, ne de başkasını satmayanlardır, sömürmeyenlerdir… Hep sahiplenenlerdir…

    Biz ağlarken onlar kıskıs gülmezler…

    Onlar, gerçekten sırdaştır, gardaştır, yoldaştır…

    Fakat, biz dostluğun gereklerini hep başkasından bekleyenlerden olamayız ki! Kendimiz beklentilere ne zaman cevap vereceğiz?

    Bize düşen görev; dostluk temennisinde bulunmak değil, dostluk dersi vermekte değildir… İmanımız bize müminlerle dost olmamızı emrediyor… Bizden beklenen örnek dostluklar sunmaktır…

    Pazarlıksız, ön yargısız, kuralsız, sınırsız gerçek dostluklar…

    ‘‘Ah nerede eski dostluklar’’ diyerek hayıflanmak yerine, dostluğa hazırlanmak bize düşer…

    Ortamlarımızda, kurumlarımızda dostluk meltemleri yürekleri okşamalıdır… Resmiyet, bürokrasi, formalite, protokol dostluklarımızı zedelememeli… Biz her şeyden önce kardeşiz! Bunu nasıl unuturuz? Sınıflaşma, kamplaşma, itişme, didişme… El insaf! Bu ne hâl!

    Dostluğu tıkayan kıdem, kariyer, makam, ünvan, statü, sınıf farkını biz aşamaz isek kim aşacak?

    Dünyamızın, ufkumuzun, yüreğimizin genişliği dostluk çemberimizin çapından bellidir…

    Bizi çokça meşgul eden: Ticari ortaklıklarımız, mesai birlikteliklerimiz, sosyal etkinliklerimiz, kültürel faaliyetlerimiz, müşterek organizasyonlarımız, ekonomik teşebbüslerimiz dost ve kardeşçe mi? Yoksa seküler bir algının, popüler bir kültürün kural ve kabuller mi bizi sürüklüyor?

    Şayet bu çalışmalar kardeşlik zemininde hayat bulursa ibadi bir sorumluluk olarak belirecek, uhrevi bir kazanımın ‘‘hak edişini’’ şimdiden yakalamış olacağız…

    Dostlukla damıtılmamış ilişkiler hamdır… Kardeşlikle yoğrulmamış yapılar yavandır…

    Yarınlarda ‘‘keşke’’nin fayda vermeyeceği dostluklara prim veremeyiz…

    ‘‘Vah yazıklar olsun bana, keşke filanı dost edinmeseydim.

    Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden(Kur’an’dan) saptırmış oldu. Şeytanda insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakandır.’’ (Furkan-28-29)

    Rasulullah (sav) de buyurmuyor mu? ‘‘ Kişi dostunun dini üzeredir.’’

    Defolu dostluklar… Dumura uğramış duyarlılıklar… Kardeşler! Bize dalkavuk değil, dost lazım.

    Sırtımıza basıp yükselme hesapları yapan sahte dostlarla, bizi bağrına basacak sahici dostları ayrıştırabilmeliyiz…

    Aslında biz dostlarımızı tanırız…

    Kim ki, tek kıbleli ise ve bu kıble de Kabe ise o bizim dostumuzdur… Onları alınlarındaki secde izinden tanırız… Kuşandıkları takva örtüsünden biliriz… Üzerlerinde taşıdıkları Allah’ın boyasından seçeriz…

    ‘‘Görüldüklerinde Allah’ın hatırlandığı’’ hayırlı kullardır, onlar…

    Onların başları dik, alınları ak, elleri açıktır… İsar sahibidirler… Kendileri ihtiyaç sahibi olsalar da dostlarını kendi nefislerine tercih ederler… Kişisel çıkar ve ihtiraslar karşısında eğilip küçülmezler…

    Küfre karşı onurlu, kardeşlerine karşı mütevazidirler…

    Bizim dostluklarımızda kriter: İrsiyet, cinsiyet, milliyet, hamiyet, asabiyet, kavmiyet değildir… Eksende menfaat, maslahat hesapları da yoktur… Dostluğun olmazsa olmazı, imandır…

    Allah rızası aradan kayıp gittiğinde her şey tersyüz oluyor… Bu gün dostluklar neden kalıcı değil? İnsanlar kalabalıklar içerisinde yalnız, çaresiz, kimsesiz… Sesler içinde sağır… Renkler içinde kör… Kendisi ile görebileceği, duyabileceği, hissedebileceği yürekler arıyor… Bu kaygan seküler zeminde dost bulmak, dost kalmak günbe gün zorlaşıyor… Çünkü toplumsal virüsler bünyeyi sardı. İnsanlar bireyselleşiyor, bencilleşiyor, dünyevileşiyor, cimrileşiyor… Liberal rüzgarlar kişilikleri parçalıyor… İlkesiz, ölçüsüz özgürlük alanları toplumsal dokuyu bozuyor… Artık dostluklar birer fantezi… Yüzler maskeli… Güzensiz, doyumsuz, dayanıksız ruhlar dağınık… Bu insanların önce Rableri ile barışmaları lazım… Fıtratları ile buluşmaları gerekiyor… Yalansız bir dünya, riyasız bir yaşam insanlığın ortak ihtiyacı…

    Bu gün toplumsal hayat sosyal bir mezarlığa dönmüş durumda… Yorgun-argın işten eve kendilerini atan yığınlar televizyonların karşısında yığılıp kalıyorlar… İnsani temastan, sıcak dostluktan, duyarlılık ve duygudan uzaklaştıkça uzaklaşıyorlar…

    Modernizm, teknoloji belki bize çok şey kazandırdı fakat bir o kadarda aldıkları var… Dostlarımızı çaldı… Dünya öncelendikçe, dostluk ucuzladı…

    Rekabet dünyası, rant kavgası, riya virüsü ruhları kemiriyor… İnsanlar birbirini rakip görme marazından kurtulup refik olamıyorlar…

    Toplum politize oldukça, popülizme kaydıkça dostluk yitimi ivme kazanıyor…

    Bu toplumsal tabloyu acı ve hüzünle izleyen her insaf ehli, şunun altını çiziyor:

    Şimdi dostlukları ayağa kaldırma vaktidir…

    Bizim için, hayat dost kazanma sanatıdır…

    Dostsuzluk, insanın en hazin gurbetidir…

    ‘‘Dostluk öldü mü?’’ diye soranlara… ‘‘Hayır’’ demeliyiz…

    Çünkü; ‘‘biz varız ya!’’

    Ramazan KAYAN


    IŁıк ßiя ЧάĢmuя ЧάĢάя, şεђяim ısŁάŅıя...
    CάđđεŁεя sάŅά ßoЧάŅıя...
    ßi εsiŅŤi ĢεŁiя hάŦiŦŤεŅ.. ^đΰşΰmdεŅ^ ĢεçεŅ ЧüzüŅ ısŁάŅıя...
    SoŅяά Ťopяάк кoкusu sάяάя đõяŤ ßiя ЧάŅı, ђεякεs đάĢıŁıя ...
    ßiя ђάЧάŁiŅ кάŁıя.

  2. #2
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    ‘‘Birbirimizi sevmedikçe iman etmiş sayılmayacağımıza’’ göre dostluk bir akide meselesidir… İman olayıdır…

    cok güzel bir konu tskler didems Allah herkesi kendini bilen dostlarla karsilastirsin
    ♪ sadece müzik...





  3. #3
    didems - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    вιя υмυтѕυη ιçιм∂є
    Mesajlar
    825

    Standart

    amin ben tsk ederim gulce


    IŁıк ßiя ЧάĢmuя ЧάĢάя, şεђяim ısŁάŅıя...
    CάđđεŁεя sάŅά ßoЧάŅıя...
    ßi εsiŅŤi ĢεŁiя hάŦiŦŤεŅ.. ^đΰşΰmdεŅ^ ĢεçεŅ ЧüzüŅ ısŁάŅıя...
    SoŅяά Ťopяάк кoкusu sάяάя đõяŤ ßiя ЧάŅı, ђεякεs đάĢıŁıя ...
    ßiя ђάЧάŁiŅ кάŁıя.

  4. #4
    Tkvrlgm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Nerden
    HollandA
    Mesajlar
    480

    Standart

    Dostluk Cok Güzeldir Hak edene .. !
    Paylasim Icin Tskler Didemcim ..
    Z'loves'E


    Bu Ömür Biter Bu DOSTLUK Bitmez



    .

    Ne Kötüdür Insanın Aklı Ile Yüreği Arasında Sıkışıp Kalması....
    Ne Kötüdür Insanın An Kadar Yakın...Bir Asır Kadar Uzak Olması...
    Ve Bilirmisin Ne Kötüdür İnsanın Bildiğini Anlatamaması...
    "BEN" Deyip Susması...
    "SEN" Deyip Ağlamaklı Olması...!!!

  5. #5
    didems - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    вιя υмυтѕυη ιçιм∂є
    Mesajlar
    825

    Standart

    rica ederim
    Tkvrlgm



    IŁıк ßiя ЧάĢmuя ЧάĢάя, şεђяim ısŁάŅıя...
    CάđđεŁεя sάŅά ßoЧάŅıя...
    ßi εsiŅŤi ĢεŁiя hάŦiŦŤεŅ.. ^đΰşΰmdεŅ^ ĢεçεŅ ЧüzüŅ ısŁάŅıя...
    SoŅяά Ťopяάк кoкusu sάяάя đõяŤ ßiя ЧάŅı, ђεякεs đάĢıŁıя ...
    ßiя ђάЧάŁiŅ кάŁıя.

  6. #6
    ChaoS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Sevgi'nin Olmadığı yerden..
    Mesajlar
    1,888

    Standart

    emeğine sağlık güzel bir konuya değinmişsin ALLAH (cc) razı olsun..dostluklar baki kalmalı...
    Nesimi'ye Sormu$Lar "Yar"in iLe Ho$musun?
    Ho$ OLayım, OLmayayım. O "Yar" ßenim. Kimene ¿


  7. #7
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Standart

    Dostsuzluk, insanın en hazin gurbetidir…
    bu söz ne kadar doğru canım çok güzeldi emeğine yüreğine sağlık....
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Gerçek Dostluk
    By didems in forum HikayeLer
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.02.09, 23:11
  2. Sevgi ve Dostluk
    By CaTLaQQQ in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.12.08, 22:37
  3. ¤~¤Burçların Dostluk Anlayışları¤~¤
    By {suMEYYE} in forum Astroloji Burçlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.05.08, 11:11
  4. Dostluk Haftası
    By ßesgen in forum ResimLi Güzel SözLer
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.04.08, 13:14
  5. DostLuk MesajLarı
    By Fidem in forum Özlü Sözler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.03.08, 20:13

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372