1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Konu: Kentlerin Kimliği –ı

  1. #1
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart Kentlerin Kimliği –ı

    KENTLERİN KİMLİĞİ –I-

    Kentler, kimlikleri ve ruhları olan mekanlardır. Büyüklü küçüklü her kent, bir kimlik inşa etmiştir ve kimlikleriyle yaşarlar. İçinde yaşayan insanlar ise bu kimliği bilirler ve kente dokunurken ne yaptıklarının farkındadırlar.
    Roma döneminde ve İslam şehirlerinde kente dair yapılacak tasarruflar toplumun bütün kesimleri tarafından benimsenmiş olan sağlam yasalara bağlı idi. Örneğin, Roma'da şehre karşı işlenen suçlara ferde karşı işlenen suça göre iki misli ceza verilirmiş; Osmanlı İmparatorluğu bu durumu aynen devam ettirmiştir.

    Bir kentin kimliği o kentin tarihi, coğrafyası, içinde yaşayan medeniyetleri, ilk yerleşimden bu güne geçirdiği evreleri, topografyası, bitki örtüsü, iklimi, jeopolitik konumu, içinde yaşayan insanları, Doğu kenti veya Batı kenti oluşu, deniz ve karayollarıyla olan bağlantısı, başka kültürlere olan açıklığı veya kapalılığı, içinde barındırdığı canlı türleri, geçirdiği işgaller veya savaşlar, depremler, bir devlete başkentlik yapıp yapmadığı ve sayısı artırılacak daha birçok etken bir kentin kimliğini oluşturan öğelerdir. Modern dönemde turizm, sanayi, hizmet, tarım vb. kent kimliğini etkileyen başlıca unsurlar olmuşlardır.

    Klasik dönemin şehirleri ve insanları maruf bir hukuk anlayışı çerçevesinde birbirlerine fayda üreterek yüzyılımıza kadar yaşayagelmiştir. Sanayi devrimine kadar şehirlerin nüfusları taşraya göre sınırlı bir oranda artış göstermiş ve kentler gelen nüfusu kolayca hazmedebilmiştir. Hem gelenler kente adapte olmuş hem de sınırlı olan yerleşimler kentin dokusunu bozmamıştır.

    Dışarıdan kente gelenler ise daha üst bir kültüre sahip olan mevcut kentlileri takip ederek onların kültür ve yaşamlarını benimsemişlerdir. Dünyanın her yerinde bu durum hayatın doğal kuralı olarak yaşamaya devam etmiştir.
    Şehir olgusunun asıl teşekkül ettiği yerler Doğu şehirleridir ve bu şehirlere İslam şehirleri de diyebiliriz. Batı şehirciliği dışlayıcıdır. Tarih boyunca Yahudiler dışında başka dinden kimseyi bünyelerine almamışlardır. Yahudiler ise gettolara kapatılmışlardır. Gettoları “tecrit mahalleleri” diye tarif edebiliriz. Buna karşılık Doğu ve İslam şehirleri kozmopolit ve kalabalıktır.

    Rey, Bağdat, İstanbul Beyrut, Kurtuba, Selanik, Saraybosna bütün dinlerin, bütün ırkların ve kültürlerin kendi ifadesini bulduğu mekanlardır. Buradan anlaşılıyor ki, bizim şehirlerimiz tekdüze şehirler değildir. İstanbul örneğinde olduğu gibi, uçsuz bucaksız bir yelpazenin kültürlerini bünyesine alıp, onu yeniden yorumlayıp kendi kimliği ile bütünleştirmiştir. İstanbul’u İstanbul yapan, bu eşsiz yelpazeden oluşan kültürü bir bütün olarak sunabilme başarısıdır.

    Bir kentin kimliği o kadar karmaşık denklemlerden oluşmaktadır ki, kent kimliğini salt tarihi mekanlar ve yapılarla sınırlı görenler, tarihi mekanların dışında yeni kent merkezlerini aleladeliğe terk etmişlerdir. Safranbolu’da yapılan kamu binaları bu tür körlükler için güzel bir örnektir. Kent hem eskidir hem yenidir; hem geçmiş ve gelecektir, bugün yaşanan haldir aynı zamanda.

    Sanayi devrimi ile birlikte kentler, her yıl yüz binlere varan nüfus akınına uğramış, gelen insanların yeni ihtiyaçları için “barınma, yeme içme, alışveriş mekanları, yeni yollar, kamu binaları” derken şehirler kontrolsüz bir şekilde büyümüş, kentlerin mevcut yapısı bu yeni durumu hazmedememiş; bugünkü sıkıntılar baş göstermiştir. Kentler batıdan başlayarak doğuya doğru çarpık kente dönüşmüştür. Bu kaderi yaşamayan kent bir elin parmakları kadardır. Batı’da yaşanan problemler hiç yaşanmamış gibi bizde tekrarlanmıştır.

    Kentle insan arasında kopmaz bir bağ vardır. Yukarıda saydığım bütün ögeler insan eliyle kent dediğimiz olguyu meydana getirir. İnsanlar, yaşadığı mekana barınmak için ev, yürümek için yol, kamu binaları, parklar, bahçeler, meydanlar, çeşmeler vb yaparak bir kimlik inşa ederler.Sonra içinde yaşayanlar bu kentin ruhaniyetiyle birlikte yaşamaya başlarlar. Elleriyle kimlik kazandırdıkları kent onlara kimlik kazandırmaya başlar ve kent onların kimliği olur. Kişilerin kimliği kentin kimliği ile özdeşleşir. Sonra dönüp onlara İstanbul’lu Paris’li ısfahan’lı Beyrut’lu ‘saraybosnalı denir.

    İhsan AKTAŞ / Haber 7
    ♪ sadece müzik...





  2. #2
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart Kent kimliği –ıı-

    KENT KİMLİĞİ –II-

    Kent kimliği inşa eden medeniyetler, bir proje yapar gibi kimlik inşa etmediler. Kadim medeniyet mensuplarının “varlık” “kâinat” ve “insan”a ilişkin inançları ve algıları vardı. Tabiatla olan ilişkilerini bu algılar biçimlendiriyordu. Bu sebepten her medeniyet mensubunun inşa ettiği şehir, o medeniyetin değerlerinden izler taşır. Bir kentin, meydanı, çeşmesi, tapınağı, çarşısı ve evleri, içinde yaşayan insanlar gibidir. Edip Cansever’in “insan yaşadığı yere benzer” sözü, şiir dilini aşarak kent ve insan ayniliğinin anlam kazandığı bir atasözünü andırır.

    Bugün içinde yaşadığımız şehirler, Osmanlı devletinin şekillendirdiği şehirlerdir. Her birinin kimliği hakkında bir kanaatimiz vardır. Amasya’nın, Erzurum’un, Trabzon’un, İzmir’in, Bursa’nın, Mardin’in, Saraybosna’nın ve Şam’ın ne anlam ifade ettiğini farklı tahayyüllerle anlamlandırırız.

    Osmanlı İmparatorluğunun, yeni bir şehri topraklarına kattığı zamanki tutumuna gelince, imparatorluk, şehrin var olan kimliğine herhangi bir müdahalede bulunmaktan kaçınırdı. Şehrin yeni alanlarına Osmanlı kimliğinin şehir anıtlarını inşa ederdi. Yeni külliyeler, camiler, çeşmeler, imarethaneler, kervansaraylar, köprüler ve onu takip eden Müslüman mahalleleri… Belli zaman geçince Müslüman mezarlığı da teşekkül eder ve yaklaşık kırk yıllık bir zaman diliminde bugünkü Osmanlı şehri diyebileceğimiz şehir teşekkül etmiş olurdu. Eski sakinleri dışlamadan yeni katılan milletlerle tarihin en coşkulu şehirleri insanlara ve toplumlara hayat vermeye başlarlardı.

    Yüzyılın başında şehirlerle olan ilişkimiz kökünden sarsıntıya uğradı. Bin yıllık zaman diliminde oluşan şehirlerimiz maalesef yağmalanan mekanlara dönüştü. İçine düştüğümüz durumu anlatmak için herkesin kendi şehrine bakması yeterlidir. Yine de bazı örneklere bakmamız çarpıcı olacaktır. Safranbolu ilçesinin ününü duymayan kalmamıştır. Bir defasında Kanadalı ve Japon mimarlarla orada aynı evi paylaşmıştık. Bu kentin mimari özellikleri, dünyanın ilgisini çekmektedir. Gel gör ki, tarihi Safranbolu’nun hemen yanı başına kurulan modern(!) kent tam bir ucubeyi andırıyor. Yeni Safranbolu beton yığınlarından oluşmuş, eskisi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir yerleşim yeri olmuş. Bu haliyle büyük şehirlerin varoşlarına daha çok benziyor.

    Yine; İstanbul’un şehir hatları vapur iskelelerinin her birisini alıp müzeye kaldırsanız, tarihi miras olarak sergilenecek kadar güzeldir ve İstanbulludur. Her unsuru bir mimari hazla bezenmiş güzel yapılar; Kanuni dönemine ait de değil, imparatorluğun en sıkıntılı dönemlerinin eserleri. Bir de günümüzde yapılan İDO’nun Yenikapı iskelesine bakalım. Bu işleri yapan mimarlar eski iskeleleri hiç görmüşe benzemiyor. Görebilseydi mutlaka bir çabaları olurdu diye düşünüyorum.

    Toplum olarak neleri kaybettiğimizi anlamak için birkaç uygulamaya bakmış olmak yeterli değildir. Problemlerimiz tahmin ettiğimizden daha derin görünüyor. Bir an vatandaşın kötü uygulamalarını görmezden gelebiliriz ama bu toplumun önüne lider olarak çıkan yöneticiler için ne demeli. Şehir hayatına uygulamalar yapan, iyi eğitimli mimarlar, mühendisler ve planlamacılar toplumsal bilinci yeniden inşa etmek için hiçbir anlam ifade etmeyecekler mi?

    İhsan AKTAŞ / Haber 7
    ♪ sadece müzik...





  3. #3
    alternatif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1,811

    Standart

    yine her zamanki gibi değerli yazılarından birini okumak keyif verici idi gülce

    konu hakkında yorum yapmam gerekiyor normalde ama bu konuya benim bilgim yetmez sayende bilgilenmiş olduk

    teşekkür ederim

  4. #4
    senem_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2009
    Nerden
    almanya,stuttgart
    Mesajlar
    651

    Standart

    aynen bende altarnatif gibiyim canim tsk edcerim emegine saglik

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Kuzey Kore – ABD gerginliği tırmanıyor
    By MeLDa in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.06.09, 18:36
  2. Kimliği Kayıp Bu Yüreğin
    By alaraa-- in forum Resimli Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.10.08, 09:33
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.09.08, 22:23
  4. 2010 – Istanbul Avrupa Kültür Kenti
    By ahmetnuray in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.06.08, 02:23
  5. Modern Kadın Kimliği Üzerine Bir Sorgulama
    By alaraa-- in forum Kadınca Haberler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.05.08, 17:57

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372