yazılanları okuyunca, yüzümüzde bir tebessüm
ama bir soru neden bu şekilde mutlu olamıyoruz neden hep daha fazlasını istiyoruz
paylaşım için teşekkürler
Bazen dunyanin herhangi bir yerinde, kucucuk bir kasabada dogdugumu hayal ediyorum. Kucuk bir arazinin icinde kucucuk bir ev, bir suru kardes, birbirlerini cok seven ve cocuk yapmak disinda baska bir aktiviteleri olmayan bir anne ve baba. Baba sabahlari tarlaya gidiyor, ektigi misirlari inceliyor. O kadar seviyorki misirlarini, tek tek ozenle inceliyor her birini. Misirlar da karsiliksiz birakmiyor bu sevgiyi tabi, altin gibi sapsari, iri iri taneli oluyorlar bu sevgi karsisinda. Tipki adamin sevgiyle buyuttugu altin sacli, tombis, iri gozlu cocuklari gibi.
Baba tarlada calisirken anne evdeki islerle ugrasiyor. Ya hamile ya lohusa oldugundan cok agir isler yapamiyor. Her sabah taze taze sut sagiyor cocuklari icin (sut sagmak agir is mi acaba?). Cocuklar da kumesten yumurta getiriyorlar. Tarla mahsulu misirlar ile yapilmis misir ekmegiyle beraber kahvaltilarini yapiyorlar. Sonra cocuklar bahceye cikip camurlarin icinde oynuyorlar. camurdan pastalar, yemekler yapiyorlar, birbirlerine camur atip her yerlerini kirletiyorlar (anlasilacagi uzere annem beni hic camurla oynatmadi).
Aksam olunca baba geliyor. Cocuklarin hepsi kapida karsiliyorlar babalarini. Hemen elindeki misirlari alip mutfaga koyuyorlar. Anne aksam yemegini hazirlayip herkesi masaya davet ediyor. Bir taraftan konusup, bir taraftan afiyetle haslanmis misirlarini yiyorlar. Yemek bitince hep beraber masayi toplayip somine basina geciyorlar. Baba armonika caliyor, anne ve cocuklar sarki soyluyor. Sonra anne kitap okuyor, herkes onu dinliyor bir taraftan patlamis misirlarini yerken. Kitabin adi Madame Bovary. Kitabi okudugu yerde bir taraftanda ogut veriyor anne cocuklarina; "bakin yavrularim siz boyle olmayin, kanaatkar olun, bu kadin gibi olursaniz mutsuz olursunuz, elinizdekiyle yetinin, misirinizi yiyin oturun" seklinde. Cocuklar misil misil uyuyorlar annelerini dinlerken.
O kadar mutlu bir aileyiz ki hayalimde, dert edecegimiz hic birsey yok. Ne kuresel krizler, ne savaslar, ne ayriliklar, ne ask acisi, ne hava kirliligi. Olabildigince basit, olabildigince mutlu. Tipki Yasar Ergir'in Basit Yasamak siirindeki gibi.
Basit yaşayacaksın.
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın; tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin “seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana; basit sıcak bir öpücük
Ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
O öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak en değerli kağıdın;
Hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak
Uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak
Sıcacık kollara dolanman ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
Bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
♫ ♥ ♪ sadece müzik...
![]()
yazılanları okuyunca, yüzümüzde bir tebessüm
ama bir soru neden bu şekilde mutlu olamıyoruz neden hep daha fazlasını istiyoruz
paylaşım için teşekkürler
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks