1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Erdoğan, Obama'ya nasıl haddini bildirdi?

  1. #1
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Erdoğan, Obama'ya nasıl haddini bildirdi?

    Erdoğan, Obama'ya nasıl haddini bildirdi?

    BOP Eş Başkanı Tayyip Erdoğan, önce ‘Kürt açılımı’, sonra ‘Demokratik açılım’, ardından ‘Milli Birlik Projesi’ olarak adlandırdığı malum ‘yıkım projesi’ ile ilgili ‘son rötuşları’ yaptırıp, uygulamaya geçirmek için gerekli ‘taktikleri’ aldıktan sonra, nihayet Türkiye’ye döndü.

    Washington’a iner inmez, daha önce kendisini ‘cesaret’ ve ‘liyakat’ madalyaları ile onurlandıran Yahudi lobilerinin kapısına yüzen Erdoğan,
    Pittsburg kentindeki G-20 zirvesi sırasında, ayak üzeri ABD Başkanı Barack Obama ile de yaklaşık ‘15 dakika’ süren bir görüşme yapma fırsatı buldu.

    Erdoğan, görüşmede Mister Obama ile neler konuştuklarını şöyle açıkladı:

    - “Bölgesel sorunları ele alma fırsatı bulduk. Nükleer silahların yayılmasını engellemeyi konuştuk. Dünya bunlardan kurtulsun istedik.”

    Oysa ABD semalarını mekan tutan ‘minik kuşun’ bize ulaştırdığı bilgiler, hiç de öyle demiyor.
    İddialara göre, Erdoğan ile Obama arasındaki görüşme şu biçimde gelişti:

    * * *


    • - “Hi Mister Tayyip, My dear friend. Ben var sizi gördüğüme çok sevinmek.”

      - “Sağolasınız Sir. How are you, ne var you? New York’taki bazı üsul hataları dışında, ben var ziyaretimden çok memnun kalmak.”

      - “İyi, iyi. Kusura bakmayın, vaktimiz çok az. O yüzden bir an önce asıl mevzuya girmek isterim. Geçen yıl Ankara’yı ziyaretim esnasında, hükümetinizin dört önemli konuda açılım yapmasını istemiştim. O konularda hangi adımları attınız?”

      - “Kürt açılımını uzun bir süre önce tartışmaya açtık. Kamuoyunun yapacaklarımıza hazır olmasını sağladık. Üzerinde uzmanlarınız ile son rötuşları yaptıktan sonra icraata geçeceğiz. Irak’ın kuzeyi ile başlatmış olduğumuz diyalog, diplomatik ilişki düzeyine ulaşmış bulunuyor. İsviçre’nin önderliğinde parafe ettiğimiz Ermeni protokolü ile ilgili Ekim ayı içerisinde ilk imzayı atıp, hemen ardından TBMM’ye sevketmeyi planlıyoruz. Ruhban Okulu’nun açılışı ile ilgili hazırlıklar son aşamaya gelmiş bulunuyor. Merak etmeyin, her üç konuda da gerekeni yapıyoruz Sir. Ama ol deyince hemen olmuyor. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki hazmetmek, hazmettirmek gerekiyor.”

      - “Ama siz var çok yavaş olmak Mister Erdoğan. Önümüzde bir İran problemi var. Ama siz hâlâ basit bir iki sorunun üstesinden bile gelemiyorsunuz. Yılbaşına kadar size süre. Bu meseleleri hallettiniz hallettiniz, yoksa siz var deliğe süpürülmek.”

      - “Sağlık reformu ile başınızın büyük bir belada olduğunu biliyoruz Sir. Biz bu meseleyi çözdük. Eğer isterseniz size de....”

      - “One minute! Siz var fasülyenin kurusunu sevmek? Gelelim şimdi şu İran meselesine...”

      - “?..”
    * * *

    Sonra mı?

    Araya giren ‘CIA’ elemanlarının yaptığı parazitler yüzünden görüşmenin ne şekilde sonuçlandığını bilmiyoruz.

    Ama Obama’nın önce ‘korumaları’ aracılığıyla burnunu sürtüp, daha sonra ‘masonların’ kullandığı malum tokalaşma biçimi ile karşıladığı Tayyip Erdoğan’ın eline yeni bir ‘talepler’ dosyası tutuşturduğundan adımız kadar eminiz.

    Amerika’da ‘tam yedi gün’ boyunca önüne konulan talimatları ‘hazmetmeye’ çalışan Tayyip Erdoğan, Ankara’ya döner dönmez yine o bildik taktikle bombayı patlattı:

    - “Bakıyorum da uluslararası medya sürekli İran’ı konuşuyor. Ortadoğu’da nükleer silahı olan ülke var, örneğin İsrail. Kaldı ki Gazze’de fosfor bombaları kullanıldı. Bu ne? Kitle imha silahı. Bunlar niye hiç masaya gelmiyor? Yatıyor kalkıyoruz İran.”

    Bomba, olup bitenler karşısında hâlâ başlarını kuma gömmüş olan çirkin suratlarda “Davos Fatihi yine bildiğini okuyor” şeklinde yankılandı.

    Obama ise sadece gülümsemekle yetindi.


    İsrafil K.KUMBASAR , 29 Eylül 2009





    * * *

    Tayyip'in ABD'de ilk teması Musevi temsilcilerle!






    Konu devimsel tarafından (30.09.09 Saat 03:39 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Amerika'dan önce, Amerika'dan sonra

    Amerika'dan önce, Amerika'dan sonra

    Başbakan Ramazan Bayramı’nın ikinci günü(bugün) Amerika’ya gidiyor... BM Genel Kurulu’nda konuşma yapacak, G-20 zirvesine katılacak.
    Bu yazımın başlığı, “Milattan Önce” (M.Ö.), “Milattan Sonra” (M.S.) deyimlerinden mülhem, “Açılımdan Önce” - “Açılımdan sonra” olabilirdi... Ama, “Amerika’dan Önce” - “Amerika’dan Sonra”, aynı kapıya çıkıyor, onu yazmak istedim. Her ikisi de, zaten sonunda, biri birine bağlı; “Kürt ve Ermeni Açılımlarının” sonu, büyük ölçüde “A.S” den sonra (Amerikadan sonra) aydınlanacak.

    Birleşmiş Milletler
    Başbakanın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda uluslararası kamuoyuna yapacağı konuşma çok önemli. Bakacağız; Başbakan “Danışman” Dışişleri Bakanı Davudoğlu’nın yazdığı konuşmasında dünyaya ne mesajlar verecek? Bu konuşmada, eğer “sıfır problem teması” işlenmişse, bu,üyeleri nasıl etkileyecek?

    Washington
    Erdoğan “Açılımlar” konusunda, Obama’ya brifing verdikten sonra bakalım, Washington’dan hangi talimatlarla dönecek?
    Hemen dönüşünde, TSK’ya sınır ötesi için TBMM’den tezkere çıkarılması gerekiyor. Bakalım ABD, bu sefer“icazet” verecek mi? İnsanın aklına ister istemez “Birinci Tezkere” ve “çuval olayı” geliyor!
    Ve tam şu sırada, Türkiye’nin bir dönem Terörle Mücadele Özel Temsilcisi olarak görev yapan emekli Orgeneral Edip Başer’in, önceki gün, CNNTÜRK’de, açık seçik söyledikleri! Konuyu yakından -içeriden- bilen Edip Başer, ABD askerlerinin PKK kamplarına, lojistik yardım yaptığının tespit edilmiş olduğunu açıkladı... Bu zaten “açık bir sırdı!” Rahmetli Orgeneral Eşref Bitlis de, bunu uçaklarla tespit etmişti ve herhalde bunun için de suikasta kurban gitti! Bunları AKP hükümeti bilmez, hatırlamazsa, herhalde Genelkurmay hatırlar.
    Erdoğan’ın özellikle basına verdiği iftar yemeğindeki, “30 yıldır silahla biz bu işi çözebildik mi; çözemedik. Bunu silahlı kuvvetlerimiz de kabul ediyor. Şimdi bizlere düşen görevleri yapmaya çalışıyoruz. Bu işin psikolojik, siyasi diplomatik, ekonomik boyutu var. Sadece bu iş içeride değil, bu işin dışarıdaki bağlantıları var. Birileri bayrağa sarılı tabutlar gelsin, her hafta üç beş şehit verelim ne olur diyor. Bunlar mühimmat mı ki veriyoruz, onlar benim evlâdım. Dönen dönsün ben dönmem yolumdan” diye konuşması, büyük sözler! Şehitler herhalde sarf malzemesi, mühimmat değil ama daha önce söylediği gibi, “kelleler” de değil...
    Ancak gene tam bu sırada, Başbakanın Siyasi Danışmanı Ömer Çelik’in başlangıçtaki hataları kabul ederek, özellikle Baykal’la arayı düzeltme çabalarıyla bu meydan okumayı, nasıl bağdaştırmalı?
    Kamuoyu araştırmalarına göre halkın çoğunluğu “Açılımlara” taraftar, %16 kadarı da, aleyhtarmış!
    Bu kesif “Açılımlar baskısı” karşısında bazen düşünüyorum; acaba bu açılımların Türkiye’nin hayrına olacağına inanlarının aksine, zararına olacağını iddia eden bizler mi, hata ediyoruz diye! Öyle ya, “Halkın sesi Hakkın -Allahın sesi-” derler! Fakat -hatırlatayım- eğer Kurtuluş Savaşı esnasında kamuoyu araştırmaları yapılsaydı, Mustafa Kemal ve arkadaşları halktan %16 kadar bile destek alamazlardı!
    Fransız İhtilali döneminde, Dışişleri Bakanı Talleyrand, Burbon Hanedanı için “Hiçbir şey öğrenmediler, hiçbir şey unutmadılar” demiş. Türkler için de, “Çok şey bilirler. Ama çok şeyi de unuturlar” demek yerinde olur! “Büyüklüğün şanındandır!”
    Keşke ben de bir çokları gibi hafıza kaybına uğramayıp, Kürt sorununun -bölücülüğün- “uzun tarihini” bilmesem, 19’uncu yüzyıldan bugüne, tedavülde tutulan “BOP haritalarını” hatırlamasam, “budalalar cennetinde” ne kadar rahat olurdum! Bayram sonrası Türkiye çok hareketlenecek...

    Başbakanın iftar sofrası
    Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda ’bazı’ basın yayın kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerine iftar verdi. Bunu ve ayrıntılarını Selcan Taşçı kızımızın dediği gibi; yemeğe kimlerin katıldığını ‘iade-i teşekkür’ haberlerinden (!) öğrendik.
    Anlaşılan, o iftar sofrasına herkes çağrılmış... Allahın günü Türk Ordusuna saldıran, PKK organı TARAF, cemaat organları temsilcileri, hatta “şeriatın” kalesi VAKİT temsilcileri vardı... Bilmiyorum; bu gazetede Hüseyin Üzmez’in refiki, geçen akşam televizyonda “Şeriat isterük” diyen Abdurrahman Dilipak davetli miydi?
    Ama milliyetçi YENİÇAĞ’dan, Hayri Köklü, Ahmet Yabuloğlu, Arslan Bulut özenle çağrılmamışlardı. Tabii bendeniz de! Ezkaza, çağrılsaydık gider miydik o başka. Erdoğan bizi tanımıyorsa, biz de onu hiç “tanımıyoruz!”


    Altemur KILIÇ - 21 Eylül 2009, YENİÇAĞ

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. * Haddini Bilmek ...
    By elzem in forum Hayatın İçinden
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.04.09, 01:21
  2. Bombay, Obama'ya Mesaj Mı?
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28.11.08, 11:15
  3. Başbakan Erdoğan, Obama'ya Gidiyor
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.11.08, 19:30
  4. 'Fethullahçılara Haddini Bildireceğiz'
    By ChaoS in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 31.05.08, 22:58
  5. haddini bilmeyen rektor!!!
    By YaGiZ in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.05.08, 21:36

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351