1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Yurtsuz Millet! Öyle Mi? - Nadim MACİT

  1. #1
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Yurtsuz Millet! Öyle Mi? - Nadim MACİT

    Yurtsuz Millet! Öyle Mi?

    Bir efsane aydın! Sonu ‘kirt, kert, gert’ ekleriyle biten adlar ve mekânlar Ermenicedir, buyurdu. Haritaya ibretle bak ve say; kirt, kert, gert. Diğer rivayetleri eklere ekle! Haritaya yeniden bak. Ne söylenmek istendiğini anla! Çünkü açılımın önderleri bu yorumu çok sevdiler ve eklediler: İstanbul Türkçe değil, Rumca. Bilecik Türkçe değil, Rumca. Bursa Türkçe değil, Yunanca. Ankara Türkçe değil, Latince…

    İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti idi. Ankara, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başkentidir. Ama ikisi de Türkçe değil. Başkentler böyle olunca gerisini sen anla. Kibirlenme ve haddini bil. 36 etnik grup içinde yerini al!!!

    Ermenice, Rumca ve Kürtçe uzmanlarına, üç dilli barış havarilerine, Batman’ın şehir planlama haritasına bakarsak kentlerin, ilçelerin ve köylerin önemli kısmı, Arapça, Ermenice, Kürtçe. Bütün rivayetler toplanır ve üç dilli barış planlamasına bakılırsa Türk Milleti’nin evsiz, barksız ve yurtsuz millet olduğu sonucu çıkar! Zihinlerin yönlendirilmek istendiği nokta bu. Eğer bu yurdun sahibi Türkler olsaydı şehirlerin, kasabaların ve köylerin adı Türkçe olurdu, değil mi yani? Üstü örtülerek söylenmek istenen şu: Türk Milleti diye bir şey yok. Anadolu topraklarında farklı kültürler, diller ve etnik yapılar var. Türk Milleti de bunlardan sadece birisidir!

    Türk Milleti’nin bir kültürü de yok. Bir kültürü olsaydı dili olurdu. Kaldı ki Türkçe bilim dili de değildir! Peki, bütün bunlarla ne söylenmek isteniyor? Söylenmek istenen şu: Türkçede Kürtçe, Ermenice ve Rumca düzeyinde bir dildir. Demek ki Türk Milleti sadece yurtsuz ve sürgün değil, aynı zamanda dilsiz bir millet!

    Mekânlar işaretleniyor, üç dilli kent oluşturma adı altında kabileler ve gettolar oluşturuluyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kaldırılıyor. Kabile mensubiyetini ifade eden unsurlar ve temalar yerleştiriliyor. Bütün bunlar ‘açılımın peydahladığı’ inciler! Ortam müsait, bünye müsait yumurtla gitsin! Nasıl yumurtlarsan yumurtla, yeter ki yumurtla. Ne kadar yivli, kertli, kirtli dolambaçlı olursa o kadar iyi!

    Barışçı dilin bütün üyeleri Adalarda! Açılım üstüne açılım, gelsin açılım gitsin açılım. Önce Kürt açılımı, sonra ekümenik açılım. Milli devleti çözen bütün anahtarlar ellerinde. AB, ABD markalı ve patentlidir. Yine de haklarını verelim, müthiş bir ironi: Çünkü bütün bunların adı: Milli Mesele, Siyaset Üstü Mesele. Kim söylüyor bunları, açılımın mücahitleri, af edersiniz öncüleri. Muhalefete çağrı yapılıyor. Bu devlet projesidir, gelin katılın! Vay bee… Kabileciliğin dönüşünden bahseden devlet! Ne müthiş görüş, ne müthiş stratejik derinlik, ne müthiş tarih yorumu, ne müthiş coğrafya bilgisi, ne müthiş basiret! Demek ki ‘aşırı derinliğin dalgaları’ kabile ve cemaatlere vurunca deryalaşıyor! Ummanlaşıyor! İnsan bu dipsiz derinlik karşısında çıldırıyor!

    Niçin mekânlar Ermenice, Kürtçe, Rumca ve Arapça olarak işaretleniyor? Türk Milleti demek ırkçılık, ama mekânları kabile adlarıyla şifrelemek ve kodlamak barış dili! Öyle mi?! Kabileler devrine dönüşün adı demokratik açılım. Devir; kert oğulları, üşenmez oğulları, helen oğulları ve heysem oğulları devri. Evet, böyle bir ortamda kelimeler cinnet geçiriyor! İrtica bile tenezzül etmez böyle bir şeyin adı olmaya. Kelimelerin de bir haysiyeti var. Kelimeler de utanır! Her ne kadar post-modern meczuplar utanmasalar da.

    Bütün rivayetler ve son kodlamalar beni mecbur etti, şu soruyu sormaya?

    Ben kimim?

    Söyle Arslan, İbrahim dedem, ben kimim?

    Söyle Rabia, Hüsniye nenem, ben kimim?

    Söyle canım babacığım Ahmet Çavuş ben kimim?

    Söyle Rabia Anam, ben kimim?

    Söyle Mustafa, Mehmed ve Mürsel emmilerim ben kimim?

    Söyleyin! Köyümün adı ne? İlçemin adı ne? İlimin adı ne? Hani bana öğrettiğiniz Türk dili, hani bana öğrettiğiniz destanlar, hani bana öğrettiğiniz türküler, hani bana öğrettiğiniz vatan sevgisi, hani bana öğrettiğiniz din, iman? Nerede? Yoksa ben, adsız, yurtsuz bir sürgün müyüm? Yoksa bütün başıma gelenler, bundan mı? Zira bir berdûş buyurdu ki ‘devleti yönetenler Türk değil. Devleti başkaları yönetiyor ve bunlar Türkleri kullanıyor! Demek ki Türk Milleti hem yurtsuz, hem sürgün, hem dilsiz, hem akılsız! Bütün bu hakaretler demokratik açılımın ve barış dilinin meyveleri! Avcı mevsimi geldi, ey tarihin hırsızları toplayın meyveleri! Bağcı gelmeden!

    Nasıl? Mutfak muhteşem değil mi? Yine payımıza düşen sabır olsun. Hz. Ali der ki: “Tahammül bütün kötülüklerin mezarıdır.” Yine de içimden haykırmak geliyor;

    Kalk Anadolu Fatihi Alparslan! Bir söz de sen söyle!

    Kalk çağ açan çağ kapatan Fatih Sultan Mehmed! Bir sözde sen söyle.

    Kalk, bütün müteğallib güçlere karşı Türk’ün haysiyet mücadelesini veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk! Bir sözde sen söyle.

    Biz kimiz, köyümüzün, kasabamızın ve ilimizin adı ne? Sizin hoşgörünüzü çok pis bir şekilde bu milletin aleyhine kullanan bu berduşlar, neyin nesi? Siz tanıyor musunuz?


    Nadim MACİT, 17 Ağustos 2009

  2. #2
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Böyle Buyurdu Berdûş! - Nadim MACİT

    Böyle Buyurdu Berdûş!

    Böyle Buyurdu Berdûş; Şehit anneleriyle veya PKK’ya katılan oğlunu kaybetmiş annelerle kurulan duygudaşlık, Türk siyasetinde pek de örneğine rastlanmayan şey. Liberal berdûş son derece bozuk bir dille böyle buyuruyor!

    Hiç bir teröristin annesi hukuki açıdan suçlu görülemez. Hukukta, suçun şahsiliği esastır. Fakat annenin ağlaması üzerinden devlete ve millete karşı isyan eden ve bu uğurda cinayet işleyen kişiyle, buna karşı mücadele verip, hayatını kaybeden şehidi denkleştiren bu yaklaşım son derece tehlikelidir. Adil değildir, ahlakî değildir, insani değildir. İki durumu denkleştiren bir yaklaşım otuz yıldır, teröristlere karşı mücadele veren insanların boş yere öldüğünü söylemektir. İsyanı ve cürümü, anne üzerinden vatan savunmasıyla denkleştirme üzerine kurulan açılım her türlü değeri bitirir. Sıfırlar. Bu aşamadan sonra hiç kimse vatan, mücadelesine inanmaz. Eğer hiçbir değer ayrımı yoksa vatanını savunanla isyan eden birse her şey bitmiştir. Bu durumda en akıllıca yol, açılım saçılım ittifakının her kesiminden Allah’a sığınarak uzak durmaktır.

    Böyle Buyurdu Berdûş;

    - Hayırlı bir heyecan bu. (Açılım kast ediliyor)

    - Bu süreçte bütün siyasi partiler kilit bir rol üstlenecek.

    - Nihai açıklamaya giden bu süreç zekice ve profesyonelce kotarılmış görünüyor.

    - Bakanlar ilginç fikirleri olan herkesi dinliyor.

    - AB’deki birçok çevrenin gözünde bir uzlaşma yaratmanın tipik Avrupalı usulü de bu.

    - AB’nin memnuniyetle karşıladığı reformlara olanca muhalefetinin ardından CHP’nin Kürt sorunundaki tavrı hayat memat meselesi. Baykal ya partisinin Avrupa’daki itibarını tamir etmeyi başaracak ya da CHP statükonun iflah olmaz muhafızı gibi görünecek.

    - MHP umutsuz bir vaka gibi görünüyor.


    Görüldüğü üzere açılımın içeriği belli ve açıktır.

    Tabii ki bir sözü doğru yorumlamak için sözü söyleyenin kim olduğunu bilmek de önemlidir. Dönüştürme koalisyonunun misyon şefi; Joost Lagendijk. Diyarbakır seyyahı. Oyuncu başı… Şefimiz Lagendijk çok mutlu, uçuyor. Yerli berdûşlara göre onun birinci vazifesi Türk Milleti’nin birliğini ve beraberliğini korumak için demokratik kültürümüzü geliştirmek. İşte bu kutsal görevinden dolayı CHP ve MHP’den hoşnut değil. Fakat Kürt açılımından söz edenlerden pek hoşnut, onların isimlerini anarken bile ‘sıfıra çekilip’ kendinden geçiyor ve araya şu sözü sıkıştırıyor: ‘Hükümet ilk önce orduyla barışmayı başardı.’Süreci takip edenler bilir bir başkası da şöyle demişti: Açılım, devletin sürdürdüğü bir projedir. Zaten işin başında şu müjde verilmişti: Bir tarihi fırsat doğdu. Demek ki devletin kurumları ‘Türk Milleti’ ifadesini anayasadan çıkarma üzerine kurulu bir açılımdan yana. Bu durumda söylenecek hiçbir şey yok! Yoğurt kokarsa ayran olma ihtimali var. Yağ kokarsa zehir olur!

    Böyle Buyurdu Berduş;

    Malazgirt’ de Ermenicedir. Eleşkirt, Mazgirt, sonu girt, kirt, kert, gelen her yerleşim yeri Ermenicedir. Bu isimlere dokunmayan Alparslan’dan daha mı Türksünüz yoksa?

    Yoruma bak, hizaya gel. Tarihin yorumu desen değil. çözümleme desen değil. Tam anlamıyla tarih dışı kalmış aklın tahrife kilitlenmiş üçüncü hali. Bu yorumun mahreci ve menşei girt, kirt ve kert’dir. Ama ne yapacaksın zaman bunların, hüküm bunların. Madem böyle buyurdu berdûş, işittik itaat ettik! Ne diyelim Kert kardeş!

    Böyle Buyurdu Berdûş; Türkiye Cumhuriyeti olmak yerine diyelim Milli Mücadelemizdeki etkili bir örgütün adından esinlenerek ‘Anadolu ve Rumeli Cumhuriyeti’ olsaydı. Sanırım bu gibi sorunlar bu kadar baş ağrıtıcı olmazdı.

    Haaa, işte zurnanın zırt dediği yer. Açılımın zırt dediği yer burası. Bütün mesele Türk kimliğine duyulan kin ve nefrettir. Ey kimliği gizli berdûş kardeş! Bil ki hiçbir millet varlığını, ruhunu coğrafyadan almaz. Eğer coğrafyadan alıyorsa bunun anlamı şudur: O coğrafya ya o milletin kültürüyle yoğrulmuş vatan olmuştur ya da bu kast edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti isminin tarihi bir anlamı vardır. Devletler tarihine bak bunu görürsün! Açıkça ifade etmek gerekir ki bu ülkede Kürt sorunu ve benzeri azınlık sorunu yoktur. Tek bir sorun var: O da Türk Milleti sorunudur. Türk kimliğine ırk ve din üzerinden karşı olanlar ‘açılım, demokrasi’ perdesi altından zihinlerine kodladıkları ve dillendirdikleri hedefi işleme koyuyorlar. Meselenin aslı da bu, faslı da budur. Gerisi amaca ulaşmak için üretilmiş ‘teknik oyun.’ Bilmeyenler oynamasın, sonucu fevkalade üzücü olabilir!


    Nadim MACİT, 13 Ağustos 2009

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.08.09, 20:10
  2. Millet Meclisi
    By Fidem in forum Rüya Tabiri - M -
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.07.09, 20:56
  3. Bende Buradayim Artik Ey Millet Yasasinnnnn
    By yavuz_28 in forum Tanışalım Kaynaşalım
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 09.06.08, 13:57
  4. Millet Bikti Doğan Medyasi Bikmadi
    By YaGiZ in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.05.08, 10:53
  5. Vatan Millet $iir´Ler
    By Siyah&Beyaz in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 27.04.08, 20:16

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351