Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 345
41 den 50´e kadar. Toplam 50 Sayfa bulundu

Konu: Rauf TAMER Köşe Yazıları

  1. #41
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Hayrettir

    Eskiden kötü söz söyleyenlerin ağzına biber sürerlerdi.

    Şimdi rehber eşliğinde öfke kontrolü’nden geçiriyorlar.
    İşte Cem Uzan... Ceza olarak 5 kitap okuyacak.
    - Kitap okumak ceza olur mu?
    Olur.
    Kabahat yapan televizyon kanallarına da ceza diye belgesel koydurtmuyorlar mı?
    ***
    Şimdi bakınız.
    Aydın Doğan’a şöyle sesleniyor Başbakan:
    - Sende maaşlı silahşor çok, bende o kadar yok.
    Kendim için incindiysem namerdim. Ben arkadaşlarım için üzüldüm. Bu mesleğe hayatını adamış en usta gazeteci ve yazarlar bile demek ki birer kapıkulu.
    Hadi bunu sineye çekelim. Ama öbür arkadaşlarıma daha da çok üzüldüm.
    Çünkü bakınız ne diyor Başbakan:
    - Bende o kadar yok.
    Yâni “var ama az var.”
    Desem ki:
    - Say bakalım, kaç tane.
    Acaba isimlerini verir mi? İlk 5’te ilk 10’da kimler var?
    Görüyor musunuz? Doğan Grubu dışında kalan değerli arkadaşlarımız da bizim yüzümüzden rencide oldular.
    ***
    Niye böyle?
    E böyle... Çünkü hergün konuşursanız, hatta günde birkaç kere konuşursanız, elbette ki çam devirirsiniz.
    En azından sürçü lisan eylersiniz.
    Bizim gibi hergün yazı yazanlar bazen saçmalamıyor mu sanki?
    Konuşmak daha da zor.
    Mikrofon seven insanların, tıpkı Cem Uzan gibi öfke kontrolü’nden geçmesi lâzım. Ama testi kırıldıktan sonra değil.
    Nerede o kırmızı biber?
    Getirin bana.


    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  2. #42
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Ne önemi var!..

    Farkındaysanız asıl konu kaydı gitti, geriye sadece yazarların rüşt ispatı kaldı.

    Çünkü Başbakan dedi ya:
    -Tetikçiler.
    Şimdi herbirimiz, akıl ve mantığı, hak ve hukuku, iz’an ve vicdanı, hatta Doğan ve Erdoğan’ı bir kenara bırakıp minder dışına çıktık “biz tetikçi değiliz” diye bağırıyoruz.
    Boşuna.
    ***
    Çünkü biz bu damgayı, karşılıklı olarak çoktan vurduk birbirimize.
    - İktidar yalakası.
    - Haydi oradan, patron uşağı.
    Avrupa Birliği Yandaşlarına ve Karşıtlarına ne sıfatlar taktığımızı bilirsiniz.
    Sonraları daha da azıttık... Şeriatçı ve Darbeci diye rütbeler icat ettik.
    Bugün artık korkarım ki aramızda sözü dinlenir kimse kalmamıştır.
    Çünkü bir kısmımız satılık ve kiralık’tır, bir kısmımız da ya iktidar yalakası yahut patron tetikçisi’dir.
    Kim diyor?
    Biz diyoruz.
    Kime diyoruz?
    Kendimize diyoruz.
    Eh... Erdoğan da bizden duyduklarını, bizden öğrendiklerini söylüyor.
    ***
    Bu arada Türkiye nereye gidiyor? Ekonomi ne oluyor?
    Terör ne âlemde?
    Yâni “Doğan-Erdoğan kavgasının zamanı mı?” Birbirlerini sevmesinler, selamlaşmasınlar, zararı yok ama öldüresiye kavga olur mu?
    Bunu sorduğunuz zaman da:
    - Haydi oradan yalaka.
    Hah... Biz şimdi yalaka olmadığımızı ispatlamaya çalışalım. Gerisi mühim değil, tamam mı? Batsın bu ülke.

    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  3. #43
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    12 Eylül

    Tam 28 yıl önce bugün.


    Yine böyle bir cuma günüydü.
    Yine böyle güneşli, hatta sıcak bir sonbahar günüydü.
    Gazete başlıklarını hatırlıyor musunuz:
    -Merhaba Asker.
    -Hoşgeldin Mehmetçik.
    -Sağol Komutanım.
    Peki, televizyonlar nasıldı?
    Yoktu ki... TRT’den başka hiçbir televizyon yoktu. Zaten ilk biat eden de o oldu... Ne yapabilirdi?
    ***
    İnsanların büyük kısmı -birbirine söylemese de-bir oh çekti. Çünkü canları kurtulmuştu. Sahiden de terör bıçak gibi kesildi.Ama özgürlükler de kısıldı. Çünkü demokrasiye ara verildi.
    Verilsin.
    İşin o kısmını düşünen yoktu. Başta hukukçular olmak üzere, herkes İhtilal Konseyi’ni kutlamak için kuyruğa girdi. Büyük Demokrat geçinen bu satırların yazarı, Kenan Paşa için “Evren idi, Evrensel oldu” diye fıkralar döktürdü.O da bir şey mi? Yazarların Şâhı-Şeyhi BurhanFelek, Evren Paşa’nın elini öptü.
    Ama sonra ne oldu?
    Ordu, kışlasına dönünce herkes yine Demokrasi Şampiyonu kesildi. Öyle ki, Demokrasi Aşkı’nı Ordu düşmanlığı’na vardıran arkadaşlar türedi.
    ***
    Aradan 28 yıl geçince, şimdi daha sakin kafayla düşünebiliyoruz.
    Çok şükür Türkiye’de darbeler devri kapanmıştır.
    Ama bölünmüşlük devam ediyor. Sağ-sol bitti, laik-antilaik çekişmesi başladı. Daha da tehlikeli:
    - Nasıl aşacağız?
    Demokrasiye ara vererek değil, bilakis, demokrasiyi kuvvetlendirerek.
    Batı standartlarını yakalayarak.
    Ama önce birbirimize tahammül etmeyi öğrenerek.
    Şuraya gelmek istiyorum.
    Demokratlık
    ve Cumhuriyetçilik -isimler doğru konmuşsa bile- tek başına yetersiz kalıyor. Bunların birlikteliği güzel. Demokratlık iyi bir cumhuriyetçi olmaya mani değildir. Hele hele cumhuriyetçilerin iyi birer demokrat olamayacaklarını kim uydurdu acaba? Hangi kitapta yazıyor?

    Posta

    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  4. #44
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart Ölçüye bakın

    Siz hâlâ kim ne karışır deyin.

    Oruç tuttuğunu saklayanlar var. Niye? Dinci denmesin diye...Beri tarafta da oruçsuz olduğunu saklayanlar var. Niye? Darbeci denmesin diye.
    Alakası ne?
    Hiç.
    Ama bunlar var.
    Kimse kendi inanç ve vicdanıyla başbaşa değil artık...
    Herkes gözetim altında...
    Ve dar bir hücreye kilitlenmiş.
    ***
    İktidar Partisi’nin adı ne?
    AKParti mi AKPmi?
    Kimi AKdiyor, kimi AKPdiyor.
    Niye?
    Turnusol kağıdı boyanmasın diye... Çünkü AKParti diyenler iktidar yanlısı, AKPdiyenler iktidar karşıtı.
    Böyle bir ölçü olur mu?
    Olmaz ama ağzınızdan çıkan her lâf, kontrol altındadır artık. Dilediğiniz gibi konuşamazsınız.
    ***
    Halbuki, parti, AKolarak ismini tescil ettirmiş.
    -Hayır efendim, sen AKdeğilsin.
    Neye benzer?
    Mesela, adamın ismi Mesut, sen ona Mesut değil Bedbaht diyorsun. Yahu, sahiden Bedbaht olsa bile adam Mesut’um diyor, sana ne?
    ***
    Aklımızı oynatmak üzereyiz.
    Haliç’in İstanbul’da olmadığını iddia edecek kadar siniri bozuk insanlar, neredeyse Başkent’in Edirne olduğunu söyleyecekler.
    Düşünce özgürlüğü ile düşünce özürlülüğü arasında bir karış mesafe kaldı, ha gayret...
    Zaten koskoca rejim, rakı şişesi’ne kadar indirgenmedi mi?

    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  5. #45
    alaraa-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    istanbul
    Mesajlar
    4,827

    Standart

    sağol canimss






  6. #46
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart Çağrışımlar

    Son tartışmalarda şunu bir kere daha gördük.

    Elinde mikrofonu olan, sesini bütün Türkiye’ye duyurabiliyor. Eh... Elinde kalemi olan da derdini pekâla anlatabiliyor. Gerisi halkın takdirine kalmış.
    Peki ama elinde mikrofonu ve kalemi olmayan çaresiz insanlar ne yapsın?
    ***
    Her evde bir mağdur var.
    Her mahallede hakkı hukuku çiğnenmiş bir insan var.
    Her semtte teşhir edilmiş ve rezil olmuş bir vatandaş mutlaka var.
    Az sonra serbest bırakılacak suçsuz insanların gözaltına alınış ve tutuklanış biçimleri, insan haysiyetiyle hiç bağdaşmıyor.
    Dertlerini kime anlatsınlar?
    ***
    Bazen bir Kaymakam, bazen bir Belediye Başkanı... Bazen bir doktor, mühendis, mimar, avukat... Bunlar bile kendilerine yapıştırılan yaftaları söküp atamıyorlar. Muhatap yok.
    Özellikle sanatçılar.
    Dolaylı veya doğrudan ateş hattındadırlar.
    Çünkü bu ülkede cevap hakkı sadece kağıt üzerindedir, kolay kolay kullandırtmazlar.
    Ben bile.
    8 yıl evvel bir televizyon kanalına açıklama yolladım, hâlâ yayınlamadılar. Zaten de artık yayınlayamazlar, çünkü battılar ve kapandılar.
    Her neyse.
    Demek istediğim şu:
    -Ateş düştüğü yeri yakıyor.

    Not:


    Başbakandan yine bir fırça yedik ama kızgınlığı biraz dindi galiba.
    Öyleyse çok önceden programa aldığım 3-4 günlük bir tatili, nihayet şimdi yapabilirim.
    -“Haftasonu konuşuruz.”
    Cumartesi, en geç pazar buradayım.

    Posta

    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  7. #47
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Sigortalı Rejim

    İktidar denince akla hükümet gelir, değil mi?

    Evet ama bir de Devlet İktidarı var.


    Hoşunuza gitse de var, gitmese de var. Etnik özellikler, hassas rejim ve de bulunduğumuz coğrafya,
    Devlet İktidarı’nı vazgeçilmez bir noktaya taşımıştır. En büyük vitamini de bin yıllık gelenekler...
    Hiçbir yere kıpırdayamazsınız.
    ***
    İşte Ordu.
    Kitaba bakarsanız Siyasi İktidar’a bağlı.
    Halbuki Devlet İktidarı’nın mihrabı o...
    Üniversite ve Yargı gibi yan unsurları da alt alta yazıp şööyle bir toplarsanız Devlet İktidarı’nı iyice hissedersiniz.
    Unutmayın. Vazgeçilmez kalemlerden biri de Dışişleri...
    O’nsuz olmaz.
    Tıpkı tapu ve mülkiyet gibi.
    Yâni, demek istiyorum ki siyasi iktidarlar hep gelip geçiyor fakat Devlet İktidarı sürekli.
    ***
    Bu iki iktidar, zaman zaman çatışır, zaman zaman da iş birliğine girer.
    Önemli değil.
    En uyumsuz hallerde bile
    Hükümet-Devlet Koolisyonu
    bir güvencedir. Rejimin sigortasıdır.
    -“İran’a benzemekten korkmuyorum.”
    Niçin?
    İşte bunun için.
    MGK, istediği kadar yetkiyi ve sorumluluğu siyasi iktidarlara devretmiş olsun.
    Bir adım geride Devlet İktidarı kaya gibi duruyor.
    Ve bana sorarsanız Devlet İktidarı’nın en yıldız oyuncusu da CHP. 1950’den beri bu böyle.
    Hiç de fena sayılmaz.


    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  8. #48
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Son durum

    Gerginlik biraz azaldı ya, üzülenler var.

    İlle de kavga sürsün istiyorlar. Çanak tutuyorlar, hatta tahrik ediyorlar.


    Ellerine ne geçecek?

    Kimbilir.

    Hasta ruhlu insanlar bunlar.

    Siyasette, ticarette, hatta cemiyette, mümkünse aynı masada bile kavga çıksın beklerler.

    Tadı damaklarında kaldı, değil mi?

    ***

    Gazeteleri boykot çağrısını Başbakan bir daha tekrarlamadığına göre yanlışını farketmiştir sanırım...

    Oraya biz de dönmeyelim artık.

    Ama yıllardır bazı gazetelere ve gazetecilere, bazı kurumlarca uygulanan ambargo’yu ne yapacağız?

    Akreditasyon meselesi
    , onu uygulayanlar kadar, bu durum karşısında susanların da ayıbıdır.

    Şimdi boykot çağrısına ko-yduğumuz ortak tavrı, vaktiyle akreditasyon kurumuna da koyabilseydik keşke.

    Ben koydum.

    Ama yetmez.

    Takım oyunu bu.

    ***

    Her neyse.

    Eğer ders alabildiysek, geçirdiğimiz şu gergin günlerde bile bir hayır vardır.

    Nasıl ki medya yönetimlerinde haber kutsal yorum hürdür, ülke yönetimlerinde de kurumlara eşit mesafede durabilmek, siyasetin alfabesidir... O yoksa, isterseniz ağzınızla kuş tutun.

    Önce o...


    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  9. #49
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Risk bu

    İyi gidiyordu.

    Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin üzerindeki ölü toprağını atmış, partiye bir canlılık getirmişti.


    Belgeler açıklıyor, inandırıcı bir üslupla konuşuyor ve son derece dikkatli yürüyordu.

    Doğrusu iyi mesafe aldı.

    Epey puan topladı.

    Demek ki CHP’nin yeni stratejisi buydu.

    Din üzerinden değil de ahlâk üzerinden muhalefet.

    ***

    Bu durumlarda hiç hata yapmamak lâzım.

    Çünkü fiyasko’yla sonuçlanacak bir iddia, ondan önceki iddialara da gölge düşürebilir.

    Yâni, Kılıçdaroğlu, işin en zor bölümüne geldi. Dengir Mir Fırat’a yönelttiği suçlama, ciddiyet ile ciddiyetsizlik ölçülerini belirleyecek.

    Büyük risk.

    Zira Fırat Bey, çok rahat ve sakin gözüküyor. Haklı çıkarsa, kazanacağı bir şey yok. Ama Kılıçdaroğlu’nun kaybedeceği şey var.

    Böyle kumar olur mu?

    İş bu noktaya gelmeyecekti. Gelmemeliydi.

    ***

    Vaktiyle Koskatos Dosyaları’ndan bahsedenler oldu. ANAP’ın yolsuzluklarını irdelemek ve de sergilemek için bir Bakanlık bile ihdas edildi.

    Ama o Bakan, bir süre sonra ANAP’a geçti.

    Oldu mu ya?

    Gerçi temize çıkmak iyidir ama kirlilik iddialarının da bir haddi ve hududu lâzım. Unutmayın, Tansu Çiller’in iffeti’ne kadar dil uzatanlar bile oldu.

    Sonuç?

    ***

    Bu sivri örnekleri özellikle verdim. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun büyük bir hata yapmasını istemiyorum.

    Meğer fasa fiso
    ’ymuş gibi laflar, toplumsal moral’e de zaaf getirebilir.

    Ciddiyet herşeyden mühim.

    Önerim:

    Kılıçdaroğlu
    tekrar düşünsün.

    İyice bir düşünsün.

    Yol yakınken.


    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  10. #50
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Bu üslup

    Hatırlar mısınız?

    1980 öncesi:


    - Katillerin başı, iktidarın başıdır.

    Sonra 90’lı yıllar:

    - Siyasi dolandırıcı.


    - Haydi oradan, şerefsiz onbaşı.


    Ve 2 bin’li yıllar:

    - Aşağılık adam.


    ***

    Siyasette her şey söylenmeli.

    Ama nasıl söylenmeli?

    Yâni üslup...

    Kelime dağarcığı fakir olanlar, her gün konuşmasınlar lütfen.

    Kaldı ki... Şeref, namus, haysiyet gibi kavramlar, ikidebir kumar masasına sürülecek nesne değildirler.

    Hale bakın.

    Tabancalı düeolloda bile, hiçbir kurşun bu kadar öldürücü olamaz.

    Meclis Başkanı’nın müdahalesini yerinde buluyorum. Bu bir ilk’tir. Ama inşallah da son’dur.


    Kazımsız futbol


    Futbol öksüz kaldı.

    Çünkü futbol’un Mantık Babası gitti... Futbolun Filozofu gitti.

    Kazım Kanat gitti.

    Futbol’un, Müzisyeni, Şairiy Ressamıdi o... Estetik uzmanıydı. Meşin yuvarlağı, fizik gücünden yukarılara taşıyıp, beyne yücelten bir mucit profesördü.

    Gitti Kazım.

    Şimdi artık futbolu dilediğiniz gibi oynayabilirsiniz. Her şey serbest.


    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Bekir COŞKUN Köşe Yazıları
    By KaCaK in forum HaberLer
    Cevaplar: 48
    Son Mesaj: 25.10.09, 00:55
  2. Yaşar Nuri ÖZTÜRK Köşe Yazıları
    By KaCaK in forum HaberLer
    Cevaplar: 64
    Son Mesaj: 29.08.09, 05:37
  3. Yiğit BULUT Köşe Yazıları
    By KaCaK in forum HaberLer
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj: 25.09.08, 12:28
  4. ÖLümLe Dans -2oo7(Tamer KaradağLı & Deniz Akkaya)
    By bilqe in forum Divx FiLm (download)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 10.04.08, 21:26
  5. Tamer Karan | VursaLar Beni
    By Fidem in forum Resimli Şarkılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29.02.08, 08:30

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372