Sayfa 3 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 12345 SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 50 Sayfa bulundu

Konu: Rauf TAMER Köşe Yazıları

  1. #21
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart Şampiyon

    Bir altın madalya geldi diye sevinirken o da kursağımda kaldı. Çünkü pehlivanımız da yabancı ekoldenmiş.

    Ama yeter efendim.

    Özal’ın haltercisi Naim, Balkanlardan geldiydi. Şimdiki maratoncu kızlarımız Afrikalı... Dün altın madalya alan pehlivanımız da Kafkasyalı.

    Fenerbahçeli Aurelio’nun kulakları çınlasın.

    Yine de Türkiye adına teşekkür ederiz.

    O başka.

    ***

    Ama benim gönlüm ne istiyor?

    Olimpiyatlarda öyle bir takımımız olmalı ki:

    Kürt Kızı
    altın madalya almalı.

    Laz Kızı
    birkaç dalda rekor kırmalı.

    Çerkez Boksör
    hepsini dövmeli.

    Gürcü Pehlivan
    önüne geleni tuş etmeli.

    Arnavut Halterci
    dünyayı havaya kaldırmalı.

    Tatar Yüzücü
    harikalar yaratmalı.

    İşte size mozaik.

    İşte size Ayyıldızlı Türk Takımı...

    Kâinat ona hayran olmalı.

    Olimpiyat Bandosu Milli Marşımızı çalmaktan helak düşmeli.

    ***

    Gönlüm böyle şampiyonlar istiyor.

    Transfer değil de içimizden yetişen yağmur ve toprak kokan Alevi-Sunni şampiyonlar... Anadolu Güneşiyle kavrulmuş, topaç çevirerek büyümüş, ağaçtan dut silkelemiş o halis çocuklar.

    Tıpkı Yaşar Doğu’lar, Gazanfer Bilge’ler, Ruhi Sarıalp’ler gibi.

    .........

    Pekin’deki madalyaları umursamıyor değilim. Başta Elvan olmak üzere hepsine teşekkür borcum var.

    Ama ben sadece gönlümden geçenleri yazdım. Var mı itirazı olan?

    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  2. #22
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    İki nokta

    Kaç gündür yazacağım, bir türlü sıra gelmiyor.

    Birincisi... Uzun-beyaz donlular... Bunlar yine istila ettiler İstanbul sahillerini.

    Boğazın iki yakasında... ve kilometrelerce rıhtım şeridinde, güneşlenip denize atlıyorlar.

    Bir ara kaybolmuşlardı. Sıkı takip vardı. Şimdi yine türediler.

    Böyle rezil bir manzara olamaz.

    ***

    İkincisi
    ... TEM'in iki yamacındaki piknikçiler.

    Sofralar kuruyorlar, yiyorlar, içiyorlar. Afiyet olsun.

    Ama ertesi gün bir bakıyorum ki, ortalığı toplamadan gitmişler. Çimenler vıcık vıcık... yemek artıkları, plastik kaplar, kirli kağıtlar, şişeler şişeler...

    Her gün o yoldan geçiyorum.

    Bu sebeple fahri bir zabıta memuru sayılırım. Çoğunu uyarıyorum...

    Ama ne yazık ki bir santim ilerleme kaydetmiyorlar.

    Bunları nasıl önleyeceğiz?

    Piknik'i önlemek değil...

    Pisliği nasıl önleyeceğiz?

    ***

    Tuhaf şehir İstanbul.

    İnsan manzaraları
    çok farklı.

    Bir tarafta Bedeviler, öbür tarafta Medeniler... Hem de iç içe, yan yana yaşıyorlar.

    Ayıptır söylemesi, Boğaz suyunu da Bedeviler mi kirletiyorlar sanki? Hayır...

    Medenilerin attıkları çöplere bakar mısınız?


    POSTA



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  3. #23
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Lig başlarken



    2008-2009
    Güzel bir rekabet bekliyorum. Husumet değil, rekabet.
    Bu bakımdan, önce yöneticilere sukûnet tavsiye ediyorum.
    Hakemlere medeni cesaret...
    Tribündekilere metanet...
    Sahadakilere basiret...
    Spor Basınına da keramet diliyorum.
    ***
    Bizde erkeklerin hepsi, futbol uzmanıdır.
    Bilen bilmeyen herkes konuşur.
    Kimseye teknik direktör beğendiremezsin. Kadro, tertip, taktik... asla beğendiremezsin. Hele Hakem, hiç beğendiremezsin.
    Tribünler, kalabalık bir teftiş heyeti gibi, futbolu mercek altına alır.
    Zaten seyirci yoktur.
    Taraftar vardır.
    Gece spor programları başlayınca kıyamet kopar.
    Ekranda 5-6 kişi hep bir ağızdan konuşur. Tek kelime anlayamazsın ama onlar anlaşır.
    ***
    Centilmenlik meselesine gelince...
    Maçtan evvel futbolcuların sarılıp öpüşmeleri var ya…
    İnsanın vallahi gözleri yaşarır.
    Ne var ki, maç başlayınca, biraz önce öpüşenler, tekme ve küfüre yeltenir. Çevik ve zeki olanlar, paçayı kurtarır. Ahlâklı olanların işi zordur.
    Sahaya kolkola indikleri gibi sahadan kolkola çıktıklarını görürseniz, Türkiye normale dönmüş demektir.
    Bana hemen haber verin.


    POSTA



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  4. #24
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Pazar Kahvesi

    Siyaset tatilde.

    Öyleyse kavga edecek başka konu bulalım.


    Bulduk.
    -İnsanî amaçlı savaş gemileri.
    Boğazdan geçişleri Montrö Anlaşması'na uygun mu, değil mi?
    Allah razı olsun.
    Tam bize göre bir konu... Zengin bir konu... İçinde Rusya var, Amerika var... Öbür ülkeler var... Yani istersek Üçüncü Dünya Savaşı bile çıkartabiliriz.Keyfe keder.
    ***
    Polemikseverler için malzeme bol.
    Mesela...
    İnsanî amaçlı savaş gemisi olur mu?
    “Yüreği şefkat dolu katil” gibi.
    Bir kere konuya buradan girdiniz mi, ta Stalingrad'tan çıkarsınız...
    Öyle tezler ileri sürersiniz ki Rusya bile şaşırıp teyakkuz'a geçer.
    ***
    Oysa Montrö Anlaşması gayet açık ve seçik...
    Okursanız anlarsınız.
    -Boğaz'dan geçecek gemilerin tonu, hacmi, vasfı, Karadeniz'de ne kadar süre kalabileceği, eğer yerine başka gemi gelecekse statü'nün nasıl işleyeceği... Karadeniz'de kıyısı olan ülkelerle kıyısı olmayan ülkelerin nasıl kategorize edildiği... Hepsi orada yazıyor.
    Türk Gazeteleri ne yazarsa yazsın, durum budur.
    ***
    Arkadaşlar!
    Montrö Anlaşması, bizim anayasa'ya benzemez.
    Nereye çekersen oraya gitmez.
    Tefsiri ve tercümesi ne Ulema'ya sorulur ne de Sabih Kanadoğlu Hoca'ya.
    Okuma yazması olan her insanın anlayabileceği biçimde yazılmıştır Montrö.
    Derim ki:
    Boşuna vakit kaybetmeyelim...Buradan bize ekmek çıkmaz. Yaz sıcağında tartışacak başka bir konu bulalım.
    Bakın, futbol başladı.
    -Gol mü, ofsayt mı?
    Biz şimdi ona bakalım.



    POSTA



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  5. #25
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Bize dair

    Bir namus paranoyası'na kapılmış gidiyoruz.

    Cinayetlere bakın. Hep namus belâsı... Namustan geçilmiyor.

    Günlük hayata bakın.

    Konuşmaları dinleyin:

    -
    ?Namuslu adam.

    -
    ?Namusuna diyecek yok.

    -
    ?Namus sözü.

    Milletvekilleri yemininde bile namus var.

    ***

    Namusuna bu kadar düşkün bir toplumda bu kadar çok namussuzun bulunması da ayrıca incelenmeye değer.

    Zaten gazete haberlerine bakarsanız, Türkiye'de tek namuslu adam kalmadığını zannedersiniz. Ya da dünyadaki bütün namussuzların

    Türkiye'ye doluştuğuna inanırsınız.

    İllallah.

    Türkiye kimbilir kaç yıldır bu hastalıkla yaşıyor.

    -
    ?İş adamı soyguncu.

    -
    ?Memur rüşvetçi.

    -
    ?Doktor fırsatçı.

    -
    ?Avukat dolandırıcı.

    Ne bu??Türkiye tükenmiş, öyle mi? Bereket birkaç tane namus bekçisi, birkaç tane de sicil âmiri kalmış... Yaşasın.

    ***

    Niye yazıyorum?

    Çünkü, bir incelemeye göre “Türk Adliyesi'ndeki dosyalar, nüfusa oranla dünya rekoru'na ulaşıyormuş.”

    Anlamı nedir?

    Birbirine güvenemeyen... Birbiriyle uzlaşamayan... Birbirinden sürekli şüphe eden... Sürekli mahkemelik olan insanlar, hep burada yaşıyor.

    Sırf insanlar değil, kurumlar da öyle...

    Davalı-davacı
    farketmiyor.

    Belki şöyle teselli bulabiliriz.

    Bu kadar kolay lekelenen veya lekeleyen insanlar, çok şükür ki yargı'ya güvenebilmektedirler.

    Şeriatın kestiği parmak acımaz
    lâfında mutlaka bir hikmet olmalı...? Ne var ki, kesile kesile parmak kalmadı.


    POSTA



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  6. #26
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Güzel hafta

    Zafer Haftası'dır.

    Bayrak asın.


    Çünkü Klasik Devlet Törenlerimiz artık Halk Şölenleri'yle bütünleşiyor.

    İşte... Resmi protokolde bile Astsubaylara kadar yücelen Büyük Zafer, kocaman bir milletin ilk hedef Akdeniz'e doğru birlikte koştuğu muhteşem bir maratondur.

    ***

    Gönlüm istiyor ki, kuru kalabalık resepsiyonlar yerine, Atatürk'ün o çok sevdiği balolar düzenlensin.

    Her ilde, her ilçede düzenlensin.

    Uygar kadınlar, zarif erkekler, Türkiye'nin aydınlık yüzünü sergilesin...

    Hele canlı bir orkestra olursa daha da güzel olur.

    ***

    Adet yerini bulsun diye verilen resepsiyonlar, hiçbir şey ifade etmiyor.

    Bir köşede dedikodu. Öbür köşede ayaküstü demeç alma hevesi... Zaten kadını az erkeği bol olan bu tür davetlerin çıtasını, aşağı çekmiştir.

    Halbuki...

    Atatürk
    'ün, İsmet Paşa'nın katıldığı baloları anlatıyorlar, dinlerken insan heyecanlanıyor.

    ***

    Bakar mısınız, nereden nereye gelmişiz.

    Şimdikiler birbirlerine sataşıyorlar:

    - Dans bilir misin?


    Öbürü diyor ki:

    - Sen horon teper misin?


    Ne öbürünü dans ederken gördüm, ne de berikini horon teperken.

    Çocukluğumdaki kutlamalar bile ne güzeldi.

    Bir 30 Ağustos Balosu görmek istiyorum. Cumhuriyet Balosu görmek istiyorum.

    Öf, ne diye uzatıyorum.

    Anladınız siz.


    POSTA



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  7. #27
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart Ne soru ama...

    Olimpiyatlardaki başarısızlığımızın sebeplerini araştırırken... Bir de ne görelim?

    En aklı başında milletvekillerinden biri güya hesap soruyor.

    Diyor ki:

    Olimpiyatlara gönderilen bu sporcular, nasıl seçildiler?


    Yâni, demek istiyor ki, sporcu kılığına sokup, eş dost, hısım akrabayı mı yolladınız Pekin'e.

    ***

    İşte...Başarısızlıktan daha vahimi budur... Üstelik, başarısızlığın sebebi budur.

    Çünkü OlimpiyatBarajı diye bir ölçü olduğunu, oraya gidebilmek için o çıtayı aşmak gerektiğini, koskoca milletvekili bilmiyor.

    Zannediyor ki, Olimpiyat değil, sanki bu bir Eurovision şarkı yarışması...

    -
    Bir torpil yaparım, yeğenimi yollarım.

    Evet, yollarsın.

    Zaten kimlerin nasıl gittiğini biliyoruz.

    Ama Olimpiyat bu.

    Torpil sökmez.

    Elemesi var, asgari ölçüsü var, barajı var... Öyleyse ne diyor bu milletvekili?

    ***

    Sporda Devlet Politikası ararken, devlet adamlarının spora olan uzaklığı, bizi ürkütüyor.

    Bilir misiniz?

    Vaktiyle... 3 adım atlamada 3'üncü gelen Ruhi Sarıalp'i şöyle kutlamış eski bir Cumhurbaşkanı:

    - Afferin...
    Ama gayret edip 2 adım daha atsaydın 1'inci olacaktın.

    Demek ki, 50 yıldır birşey değişmemiş...

    Kimse kusura bakmasın. Antalya Milletvekili'nin sorduğu soruyu gördükten sonra, “Olimpiyatlara nasıl hazırlanmamız lâzım” diye kafa yormaktan ben artık vazgeçtim.

    27.08.2008

    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  8. #28
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart Tuhaf bir şehir

    Farkındasınızdır.

    İstanbul Belediye Başkanlığı için, rakip adaylar taranıyor.


    Adı geçenlere bakıyorum.
    İçlerinde hiç İstanbullu yok.
    Zaten yıllardır bu böyle.
    Dalan Bayburtluydu.
    Sözen Sivaslıydı.
    Tayyip Erdoğan Rizeliydi.
    ***
    İstanbul şöyle dursun, Makro Siyaset'e bakın...
    Menderes-Demirel-Özal çizgisi önemlidir değil mi?
    Menderes Aydınlıydı.
    Demirel Ispartalı.
    Özal Malatyalı.
    Soldaki liderlerin içinde de İstanbullu yok.
    Daha önemlisini söyleyeyim.
    11 Cumhurbaşkanı gelmiş geçmiş.
    Hiçbiri İstanbullu değil.
    ***
    İstanbul, bu kadar kabiliyetsiz şehir mi?
    Bir tanecik bile yıldız çıkarmaz mı?
    Büyük Holdinglerin kurucuları bile İstanbullu olmadığına göre, bu İstanbul'un acaba nesli mi tükendi?
    Seçip Ankara'ya yolladığımız 70 Milletvekili'nin içinde de İstanbullu yok.
    Futbolcusu bile ya Avrupa'dan ya Anadolu'dan gelmiştir.
    Bu şehirde ne yetişir kuzum?
    Sadece manken mi?
    ***
    Bereket, övünecek bir tarafı var şehrin.
    Bu kadar örgütler kuruldu, bunca terörist geldi geçti, cumhuriyete ve devlete karşı nice suçlar işlendi, binlerce genç birbirini vurdu kırdı, Türkiye ne acılar çekti. Fakat bu olaylara karışan tek İstanbul çocuğu çıkmadı.
    Elhak...Bu açıdan tertemiz bir sicili var.
    Bütün ruhsuzluğunu, renksizliğini ve kabiliyetsizliğini affettirecek yegâne özelliği bu... Aferin.

    28.08.2008


    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  9. #29
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart İyi numara

    En az 2 parti daha geliyor.

    Hayırlısı olsun.
    Ama biliniz ki her yeni oluşum, şimdiki iktidarı daha da zıplatır. Çünkü aynı pazara hitap etmiyorlar. Paylaşacakları oy yok.
    Bilakis... Muhalefet cephesinden tırtıklayacakları oy var.
    ***
    Olsun.
    Ana Muhalefetin umurunda değil.?Çünkü onlar, mağlubiyete bir kılıf buldular. Çoğunluğun tahakkümü'nü telaffuz ede ede, seçim kazanmayı adeta kusur ve kabahat ilân ettiler.
    Ne de güzel anlatıyorlar.
    -“Çoğunluk bir şey ifade etmez”miş.
    -“Çoğunluk demek her şey demek değil”miş.
    -“Çoğunluk, her aklına estiğini yapamaz”mış.
    Mış.
    İyi öyleyse...
    Siz sürekli azınlıkta kaldınız da hangi istediğinizi yapabildiniz?
    ***
    Çocuk kandırıyorlar.
    Yarın daha da hüsrana uğrarlarsa, daha da kurnazlaşıp diyecekler ki:
    -Azınlığın zaferi?
    Niye zafer?
    E çünkü, çoğunluk bir şey ifade etmez.?Çoğunluk, her aklına estiğini yapamaz.
    -Yaparsa ne olur?
    -Mahkemeye giderim.
    -Gittin de ne oldu? Gerek Çankaya, gerek “parti kapatma” ne oldu?
    ***
    Kimse kendini kandırmasın.?Çoğunluk daima kudrettir.
    Keşke yapmasa ama çoğunluk ne isterse yapmıştır. Yapar...
    Azınlık ise oturur sayıklar:?“Bu bir tahakkümdür” diye.
    Evet, tahakkümdür.
    Cezasını söyle.
    Nedir yaptırımı?
    Yok.
    Ama iyi numara.
    Hezimete mazeret.



    29.08.2008

    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  10. #30
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart Bir dakika...

    Deniz Baykal'ı içeri almamışlar.

    Niçin?
    Genelkurmay Karargâhındaki devir teslim törenine 1 dakika geç geldiği için.
    Kapılar kapanmış.
    Ve görevli demiş ki:
    -Kusura bakmayın, kesin talimat var.
    ***
    İlk bakışta insan yadırgıyor, değil mi? Koskoca Ana Muhalefet Lideri'ne yapılır mı bu?.. 1 dakika gecikmekle ne olur? Ortada kasıt yok ki...
    Hepimiz böyle düşünüyoruz.
    Zira alışmışız:
    -Saat 5'teki randevuya 5 buçukta gitmeye.
    -Yemek 8'deyse 8 buçukta gelmeye.
    -Konser başladıktan sonra salona girmeye.
    Hatta...
    -Uçağı kaçırmamak için bomba ihbarı yapmaya.
    Alışmışız, alışmışız.
    Gelirim deyip gelmemeye bile alışmışız.
    Baykal'ı asla ayıplamıyorum.
    Hepimiz böyleyiz.
    ***
    Ama Asker böyle değil işte.
    Orada ciddiyet var.
    Türk Toplumu'nun en büyük eksiği olan ciddiyet, orada var.
    -Kapılar kapanmıştır, kimse giremez.
    Normali budur.
    Zaten medeni bir insan olarak da Baykal hiç alınmamış.
    “Kusur bende” demiş, dönmüş...
    Bu bakımdan... Büyükanıt'ın Baykal'dan özür dilemesini fazla buluyorum.
    Cuma Namazı'nı bile 5-10 dakika öteleten, iftar sofrasında bile insanları 5-10 dakika bekleten sivil ciddiyetsizlik, artık kendini terbiye etmelidir.
    Saate ve takvime bakmayı öğrenmeliyiz.
    Hiçbir nikâh'ın vaktinde kıyıldığını görmedim.



    30.08.2008

    Posta
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Bekir COŞKUN Köşe Yazıları
    By KaCaK in forum HaberLer
    Cevaplar: 48
    Son Mesaj: 25.10.09, 01:55
  2. Yaşar Nuri ÖZTÜRK Köşe Yazıları
    By KaCaK in forum HaberLer
    Cevaplar: 64
    Son Mesaj: 29.08.09, 06:37
  3. Yiğit BULUT Köşe Yazıları
    By KaCaK in forum HaberLer
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj: 25.09.08, 13:28
  4. Tamer Karan | VursaLar Beni
    By Fidem in forum Resimli Şarkılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29.02.08, 09:30

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351