İki nokta
Kaç gündür yazacağım, bir türlü sıra gelmiyor.
Birincisi... Uzun-beyaz donlular... Bunlar yine istila ettiler İstanbul sahillerini.
Boğazın iki yakasında... ve kilometrelerce rıhtım şeridinde, güneşlenip denize atlıyorlar.
Bir ara kaybolmuşlardı. Sıkı takip vardı. Şimdi yine türediler.
Böyle rezil bir manzara olamaz.
***
İkincisi... TEM'in iki yamacındaki piknikçiler.
Sofralar kuruyorlar, yiyorlar, içiyorlar. Afiyet olsun.
Ama ertesi gün bir bakıyorum ki, ortalığı toplamadan gitmişler. Çimenler vıcık vıcık... yemek artıkları, plastik kaplar, kirli kağıtlar, şişeler şişeler...
Her gün o yoldan geçiyorum.
Bu sebeple fahri bir zabıta memuru sayılırım. Çoğunu uyarıyorum...
Ama ne yazık ki bir santim ilerleme kaydetmiyorlar.
Bunları nasıl önleyeceğiz?
Piknik'i önlemek değil...
Pisliği nasıl önleyeceğiz?
***
Tuhaf şehir İstanbul.
İnsan manzaraları çok farklı.
Bir tarafta Bedeviler, öbür tarafta Medeniler... Hem de iç içe, yan yana yaşıyorlar.
Ayıptır söylemesi, Boğaz suyunu da Bedeviler mi kirletiyorlar sanki? Hayır...
Medenilerin attıkları çöplere bakar mısınız?
POSTA



LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla




Bookmarks