Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 345
41 den 49´e kadar. Toplam 49 Sayfa bulundu

Konu: Bekir COŞKUN Köşe Yazıları

  1. #41
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Balyoz...

    SAHİL Güvenlik botunun yanındaki iskeleye bağlı, mültecileri kaçırmakta kullanılan ama yakalanmış bir kayık gösterdiler bana.

    Altı metre kadar, eski, sağına-soluna yamalar yapılmış, içine kötü bir kırmızı boya sürmüşler.

    Hiçbir şey yok kayıkta.

    Bomboş...

    Daha çok devler için yapılmış bir tabuta benziyor.

    Sadece tam ortasında kocaman bir balyoz duruyor.

    "Bu balyoz?..."

    "Kayığı batırmak için..."

    *


    Ortadoğu ülkelerinde batıya kaçmak isteyen insanlar her şeyi deniyorlar.

    Kimi zaman balıkçılarımız cesetlerini topluyor denizden, kimi zaman TIR’larda havasız kalıp ölenleri tarlalara atıyorlar, kimi zaman bir uçağın tekerleğine sarılıp batıya uçmak isteyen bile çıkıyor.

    Bizim Sahil Güvenlik (Dünyanın en iyi Sahil Güvenlik’lerinden birisidir) genelde her gece denizden topluyor onları.

    Ama aynı gün binlercesi yola çıkıyor; İran’dan, Suriye’den, Irak’tan, Yemen’den, Pakistan’dan, Mısır’dan, Kuzey Afrika’dan, Arabistan’dan...

    Geri kalmışlıktan kurtulmak için ölümüne kaçıyorlar.

    Göz göre göre yaşamlarını hiçe sayıp, yüzde üç-beş şanslarını deneyip, istedikleri o yere ulaşmayı deniyorlar:

    Uygarlığa...

    *


    O kayığın içindeki balyoza uzun uzun baktım.

    O insanlar bir çürük kayığa doluşup, devriyeler gözüktüğünde belki de yaşamlarına inecek balyozu ayaklarının altına alarak uygarlığa doğru yola çıkarken, Türkiye onların kaçtığı yere doğru koyulmuş yola...

    Müslüman ülkeler içinde laik ve çağdaş kimliğe sahip tek ülke Türkiye’nin insanları, yüzlerini dönmüşler ortaçağa...

    Giderek Arabistan’a benziyorlar...

    Giderek İran’a...

    Devletin en tepesinden, Mahmutpaşa çarşılarına kadar...

    Her gün binlerce insan ölümüne uygarlığa doğru kaçmaya çalışırken, Türkiye’nin yönü tersine tersine...

    O balyoza uzun uzun baktım.

    Bir millet kendisine sunulmuş çağdaşlık denilen nimetin farkında bile değil... İnsanların kaçıp kurtulmak istediği yere doğru almış başını gidiyor.

    Nasıl olur?..

    Canım sıkıldı...

    O balyoz kaç gündür gözümün önünden gitmiyor...

    Hürriyet
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  2. #42
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Anne... (2)

    O gece sabaha karşı yağmur-şimşek-fırtına sesi ile uyandık. Bu yazın ilk şiddetli yağmuru yağıyordu Cunda’nın üzerine.

    İlk aklımıza gelen, yandaki tarlanın ortasında yavruları ile yatan anne kangal oldu. Andree ile ayakkabılarımızı bile giymeden fırladık.

    Yoldan denize doğru bir dere oluşmuştu, tarla ise sanki göl. Ve anne, yavrularının etrafında hızla dönüyor ve bağırıyordu. Onun o sesini belki de hiç unutamayacağım. Havlamak ile ağlamak arasında, yardım mı isteyen, yoksa tehlikeye karşı koyuş mu, bir annenin çığlığı ki...

    Arada bir yandaki binanın saçağının altına koşuyor, yavrularına buraya gelin der gibi dönüp bakıyor, sonra yıldırım gibi onların yanına dönüyordu.

    Yavrular ise ilk kez tanıdıkları yağmur karşısında şaşırmış, su birikintisinin içinde çırpınıp duruyorlardı.

    Anne bizi görünce bir bize doğru, bir yavrularına koşmaya başladı.

    Onları kucaklayıp alt kattaki bizim atölyeye taşıdık, havlularla kuruladık, bir minderin üstüne altısını dizdik.

    Hemen uyudular...

    Anne kapının aralığından bizi izledi, yavrularına kötülük yapılmadığından emin olduktan sonra sokulup kuyruk sallayarak, giysilerimizi öperek, muhtemel bir başka tehlikeyi mi önlemek istedi, yoksa teşekkür mü etti, bilemeyiz...

    * * *

    Bütün mahalle onları sevdi.

    Firuzan Hanım (şair Orhan Veli’nin kız kardeşi), ressam Özen Tokatlı, heykeltıraş Sakine Özkan, komşularımız Ümmiye ile Musa, Seyhan ile Nazik, "Kaptan"ın eşi Kübra Hanım, Ayvalık eşrafından Rıza Bey...

    Mahallede oturan genç-yetenekli veteriner Furkan Kamburoğlu tüm aşı ve testlerini yaptı.

    Mahallenin tek emekçisi sevgili Hayrettin’in gözü bebeklerde.

    Bir gece yine sabaha karşı yavrular ağladığında, komşumuz Nurcan Hanım ile Andree’nin yan yana tarlanın ortasına doğru yardıma koştuklarını görmüştüm.

    (.........)

    Sonra ne olduğunu size haftaya anlatırım.

    Bize gelince; bu mahalleyi artık daha çok seviyorum. İyi insanları burada toplamışlar sanki. Her birinin boynuna sarılıp yanaklarından öpmek geliyor içimden. Bu insanların arasında olmak, onlara selam vermek, her sabah merhametli yüzlerini görmek ve boyunlarına sarılmak...

    Kimi zaman bir taşın üzerine çıkıp bağırsam diyorum:

    "Sağolun komşular..."

    İşte; bir anne köpek ile yavruları bizi böyle yaptılar...

    Hürriyet
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  3. #43
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Baykal keyfi...

    DÜN medyadaki o habere uzun uzun baktım; adeta müjdeler veriyorlardı televizyonlar-gazeteler hepimize:

    "Baykal, Cumhurbaşkanı Gül ile samimi hava içinde..."


    "Gül-Baykal sıcaklığı..."

    "Baykal, Gül’ü, ’Sayın Cumhurbaşkanım’ diye selamladı..."

    Tebrik ederiz...

    Aferin...

    (.........)

    Ben size söylemiştim; Baykal’ın öyle iktidar-miktidar olmak gibi bir derdi asla yok, o duruma razı...

    Mutlu...

    Rahat...

    Anamuhalefet Partisi Lideri olarak geziyor, tozuyor, protokolde yerini alıyor, konuşuyor, her gün medya kendisinden söz ediyor...

    Bu kadar...

    Bu da ona yetiyor.

    *

    Bakın:

    İktidar boğazına kadar yolsuzluğa, vurguna, soyguna battı.

    Her gün bir suiistimal, avanta, hırsızlık haberi medyada patlıyor. Ve tümünün içinde iktidarın adamları var.

    Laiklik, cumhuriyet, hukuk, demokrasi gibi kamburlarını bir yana bırakıyorum.

    Holdingler ve iktidarın aveneleri zenginleşirken; giderek yoksullaşan dar gelirliler, iflas eden esnaf, ağlaşan çiftçi, kredi kartlarının taksitini ödeyemeyen insanlar, hayatı tatsızlaşan aileler, babalar, analar...

    Herkes aldatıldığını anladı...

    AKP’ye oy verenler dahi pişmanlar, açık açık "elimiz kırılsaydı" diyorlar.

    Ancak tek sorun var:

    Tayyip Erdoğan iktidarının yerine koyacak bir şey yok...

    *

    Deniz Baykal
    ’ın yakasına yapışmış büyük günahtır bu:

    Bu milleti AKP’ye mahkûm etmek...

    Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmuş bir iktidarı, TBMM çatısı altında birlikte oturarak meşrulaştırmaktan başlıyor vebal... Orada oturmaması gerektiğini söylediği kişiyi "Sayın Cumhurbaşkanım..." diye selamlamaya kadar uzanıyor.

    Görüyorsunuz arkadaşı; rahat, mutlu...

    Keyifli...

    Hürriyet
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  4. #44
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Kanlı oluyor...

    BENCE Erbakan’ın o "Kanlı mı olacak, kansız mı?" sorusu doğru bir soruydu.

    Evet, kanlı oluyor.

    O içerde kendini asan bilim adamları, son nefesini cezaevinde verenler, hakkındaki iddiayı dahi bilmeden hapishanelerde çürüyenler, ancak ölümcül hale gelince bir sedye ile salınanlar...

    (.........)

    Koğuşunda düşüp beyin kanaması geçiren Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı, emekli Orgeneral Şener Eruygur’un durumu iyi değil diyorlar.

    Sadece bu son birkaç yıl içinde canından olanlara bir bakıverin.

    Kanlı mı oluyor?..

    Kansız mı?..

    *


    Konumları-durumları ne olursa olsun, inandıkları idealler uğruna direnenleri, gururları rahat bırakmaz.

    Duygusallıkları onları çabuk yaralar.

    Acı çekerler.

    Ve çabuk ölürler.

    (.........)

    Öbürleri gibi kayıp trilyonu cebe atıp, sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi utanmadan toplumun karşısına çıkamazlar...

    Ya da:

    Öbür o arsızlar gibi inançlı insanların parasını alıp, yoksullara yardım edeceğim diye safları dolandırıp, sonra hiçbir şey olmamış gibi sırıtarak ortalıkta dolanamazlar.

    Ya da, ya da:

    Suçlandıkları kirli dosyaları yasal dokunulmazlıkların arkasına saklayıp, bir ulusun gözünün içine baka baka gerinemezler.

    (.........)

    Konumları-durumları ne olursa olsun...

    Yüreğinde yurt sevgisi olduğu için başı derde girenler... Kendi çıkarları için değil, ülkenin çıkarları için üzerine çullanılanlar...

    Öyle arsızca gülüp geçemezler.

    Endişeleri vardır.

    İçlerindeki gurur yer-bitirir onları.

    Ve çabuk ölürler.

    *

    Kaçıncı kişidir bu cezaevinden sedyeyle çıkıyor.

    Bence o doğru bir soruydu.

    Evet...

    Kanlı oluyor...

    Hürriyet
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  5. #45
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    İyi durumlar...

    "Sayın şeyim, durumumuz kötü..."

    "Sen kimsin?.."


    "Çiftçi..."

    "Bak kardeşim, senin durumun iyi..."

    "Valla iyi değil..."

    "Yani iyi olmazsa iyi olur mu?.. Şurada açık açık söylüyoruz... Nerden çıkartıyorsun iyi olmadığını..."

    "Durumumdan çıkartıyorum..."

    "Neyi?.."

    "Durumumu..."

    "Eeee... Bakınız en çok büyüyen on ekonomi arasındadır Türkiye... Bir başka noktadan buraya gelinmiştir... Artık kriz korkusu var mı, yok... Vatandaşımız huzur içinde... Ama felaket tellallığı yapıp diyorlar ki durum kötü... Sen kim oluyorsun?..."

    "Çiftçi..."

    "Ne diyorsun?..."

    "Durum kötü..."

    "Bakınız kalkınma itibarıyla ileri bir seviyede bulunuyoruz. Yabancı yatırımcı koşarak geliyor... Niye?... Çünkü aradığı güven zemini ve ileriye dönük istikbal burda mevcut da onun için... Ama kafaları basmaz... Tutturmuşlar kriz... Kim diyor bunu?... Anlamayanlar diyor... Şimdi ben sorarım adama..."

    "Sorun sayın..."

    "Sen kimsin?..."

    "Çiftçi..."

    "Biz ne yaptık, hortumları kestik... Allah’ın izni ile oradan aldık buraya verdik... Sen ne diyorsun hálá orada, çirkef at izi kalsın... Ahlaksızlığın daniskasıdır bu yapılan... Soralım bakalım vatandaşımız Ahmet efendiye, Mehmet efendiye..."

    "Buyrun..."

    "Sen kimsin?.."

    "Çiftçi..."

    "Ne konuşuyorsun?..."

    "Durumumuz iyi değil..."

    "Taa senin durumuna... Terbiyesiz... Ben ne diyorum, sen ne diyorsun... Ahlaksız... Utanmazlığın dik alası bu kadar olur... Nankör... Makul vatandaşlara sesleniyorum..."

    "Efendim..."

    "Sen kimsin?.."

    "Çiftçi..."

    "Hastttt...."

    Hürriyet
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  6. #46
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Öylesine Başbakan...

    MERAK ettim; Başbakan "Bu gazeteleri almayın, evinize bile sokmayın" dedikten sonra tirajımız çok mu düştü?..

    Önceki gün korka korka Hürriyet’in satış-pazarlama koordinatörü Ufuk Utkusoy’u arayıp usulca sordum:

    "Herkes Başbakan’ı dinledi, Hürriyet almaktan vazgeçti de tirajımız da diplere kadar çok düştü mü?.."

    Ufuk yanıtladı:

    "Arttı..."

    Artış, üç-beş promosyon getirisi kadar.

    Niçin?..

    *

    Çünkü Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin sevilen-sayılan, toplumu etkileyip sürükleyen bir lideri değildir.

    Sadece zorunlu nedenlerle "Başbakan"dır.

    Yerine koyacak bir şey bulamadığı için bu koca memleket, mecburiyetten orada "Başbakan" olarak oturmaktadır.

    O kadar..

    Ona hayran ve onun gibi bir kesim elbette var olmasına var.

    Ama onlar zaten gazete okumazlar.

    Okumak-yazmak gibi bir dertleri yok onların.

    Başbakan, "En az üç çocuk yapın" dediğinde "Hay hay..." diye bunu hemen yerine getirdikleri ve o hemen gece talimata uydukları olasıdır.

    Ama "Bu gazeteleri okumayın" talimatı?..

    Yok ki gazete-okumak-mokumak...

    *

    Bu kadar kir-pas, yolsuzluk, vurgun, avanta iddiasından, gökten yağan şaibeden sonra, kimse Tayyip Erdoğan’a güvenmiyor, ondan...

    İnananı yok.

    Beğenenleri azaldı.

    Ona oy verenler dahi artık gitmesi gerektiğini açık açık söylüyorlar. Patronlar çıkarları için tanıdıkları toleransı geri aldılar. Medyada yalakaları bile umutlarını kestiler, her Allah’ın günü eleştiriyorlar ve döndüler.

    Orada hálá duruyorsa, o tek şansındandır:

    Yerine koyacak bir şey yok...

    (.........)

    Yerine koyacak bir şey çıkana kadar öyle oturacak arkadaş orada. Güven vermeyen, inandırıcı olmayan, sevilmeyen, istenmeyen, şüphe ve endişe ile bakılan...

    "Bu gazeteleri okumayın, eve de sokmayın" dediğinde tirajların artması bu yüzden...

    Öylesine Başbakan...

    Hürriyet
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  7. #47
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Taş ağlar...

    Bekir Coşkun
    Taş ağlar...
    21.10.2009

    Yani şimdi siz PKK terör örgütü militanlarını önde vali, arkada bando mızıka,
    çiçeklerle, çikolatalarla, bayram ederek karşıladınız...
    Ama ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş profesörleri, akademisyenleri,
    edebiyatçıları, gazetecileri, generalleri, sanatçıları, henüz kanıtlanmamış “örgüt” iddiasıyla aylardır hapishanelere tıktınız...
    Öyle mi?..
    Eli silahlı terör örgütü militanı 20 dakikada ifade verdi ve salındı, ama eli kalemli Mustafa Balbay‘ın dünkü köşesinde “229 gündür tutuklu” olduğu yazılıydı...
    Üniversite kurup çocuklarınızı yetiştiren, hastane kurup nice can kurtaran Prof. Mehmet Haberal hasta yatağında tutuklu, ama “çocuk katili” dediğiniz insanları kucaklıyorsunuz...
    Böyle midir hukukunuz?..
    Kanserle boğuşan bilim adamımız Erol Manisalı acılar içinde sürünüyor... O teröristlerle savaşan askerlerimiz demir kapılar arkasında tutsak... Türkan Saylan öldüğü halde kurtulamadı elinizden, sorgulanıyor...
    Ama PKK‘lıları bağrınıza bastınız...
    Vicdan bu mudur?..
    İlhan Selçuk yarım asırdan fazladır “barış-sevgi-huzur-güven-çağdaşlıkhukuk-
    demokrasi” üzerine yazılar yazdı, suç oldu... Ama vatana kurşun sıkanların başı Apo‘nun yol haritasına bakıp bakıp teröristleri çikolatayla karşıladınız...
    Böyle midir devlet?..

    Taş olsa ağlar...
    Bir terörist dağdan eksilse hepimiz seviniriz.
    Ama bu ne hal?..
    Terör örgütünün bayrakları, Apo’nun posterleri, alkışlar, zafer zılgıtları...
    Önde vali...
    Arkada çiçekçi...
    Devlet terörü teslim aldı derken, terörün teslim aldığı devlet midir bu gözüken?..
    Hukuk mu bu?..
    Adalet buna mı diyorsunuz?..
    Vicdanın eridiği, mantığın yanıt veremediği, tüm değerlerin bittiği yerdir burası...
    Taş ağlar...
    Taş...

  8. #48
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Açılımın açılmışı...

    Bekir Coşkun
    Açılımın açılmışı...
    22.10.2009 16:25:56

    NE olduğunu bilmeden, sırf iktidara yalakalık yapmak için "Açılımı destekliyorum" dediniz.
    Ne olduğunu şimdi öğrendiniz.
    Demek ki şöyle oluyormuş açılım:
    PKK militanları daha sınırdan içeri girer girmez mahkeme, sınır kapısına kadar ayaklarına gidiyor...
    Onlara "Pişman mısınız?" diye soruyorlar...
    Onlar "Hayır, pişman değiliz" diyorlar...
    Ve karar veriliyor:
    "O zaman beraat..."

    *

    Ben size bu açılımı çok açmayın, sonra kapatamazsınız demiştim...
    Şimdi nasıl kapatacaksınız?..
    ABD'nin PKK'yı "uyuşturucu taciri" saydığı günün ertesi, onları bando-mızıka ile karşıladığınızı...
    Ya da:
    Yıllarca AB ülkelerini "PKK'ya hesap sormamakla", "ortalıkta dolanmalarına izin vermekle" suçladıktan sonra, hesap sormadan ortalıkta dolanmalarını "ulusal zafer" ilan etmenizi nasıl anlatacaksınız?..

    *

    Şimdi anladınız mı açılım ne?...
    Şöyle oluyor:
    Vali elinde çiçekle koşuyor...
    Kaymakam da arkasından, elinde çikolata...
    Vali arada bir "Koş İhsan, geç mi kaldık ne?.." diyor...
    PKK'lıları karşılıyorlar...
    Tarihimizde ilk kez, yola düşüp sanığın ayağına giden mahkemede soruyorlar:
    "Pişman mısın?..."
    "Hayır..."
    "O zaman beraat..."

    *

    İşte açılım...
    Siz bunu desteklediniz...
    Ne olduğu bilinmeyen bir "açılım" soytarılığını, sırf iktidara hoş gözükmek için destekleyen aydın-sanatçı-yazar-çizer olmanın ahmaklığı içinde öyle bakarsınız artık, açılımın açılmışına...

  9. #49
    devimsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    600

    okk Size müstahak...



    "İŞİN ne?..”
    “Pe Ke Ke’liii...”
    “Öyle deme ama...”
    “Neciyem?..”
    “Etkin pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen, eline silah almamış, Türkiye Cumhuriyeti adaletine sığınan, pişman...”
    “Pişman değilem...”
    “Pişmansın da haberin
    yok... Eline silah da almadın zaten...”
    “Veyyy...”
    “Kurşun da sıkmış değilsin...”
    “Madem ki silahım yoktur, o neydi patlatmişem?..”
    “Öyle deme ama...”


    Sonunda karar verdiler:
    Bu gelenler PKK terör örgütünün sanki militanları gibi geldi size ama, bunlar aslında “elçi”...
    Otuz “elçi” daha geliyor, uçakla...
    Sonra da trenle üç yüz kadar “elçinin” daha gelmesi bekleniyor diyorlar... Artık
    kalanlar da yaya gelsinler...
    “Bu kadar çok elçi olur mu?” diyeceksiniz...
    Size anlatmak için az bile...

    İçinde ne olduğunu bilmediğiniz, ne anlama geldiğini anlamadığınız bir açılımı, sırf AKP’ye yalakalık olsun diye “desteklediğinize“ göre, kafanıza o gelenlerden birer PKK’lı “elçi” düşmeli...
    “Açılımı” desteklemek için imza toplayıp bildiri yayınlamaya hazırlanan sanatçılar mesela...
    Vaz mı geçtiniz?..
    İyi bakın ve sıkılın:
    Bir toplum çoğunluk halkıyla, aydınıyla, sanatçısıyla, yazarı-çizeriyle, medyasıyla sekiz yıl “basiretsizliği ” alkışlarsa...
    Müstahaktır...


    Kaynak

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Köşe Bebek Yataklari
    By n@r_cicegi in forum Ev & Dekorasyon
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.04.08, 07:41
  2. El Yapımı Köşe Yastıkları
    By Fidem in forum HobiLer
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 01.04.08, 18:09
  3. Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın ( ra. ) örnek ahlakı
    By Fidem in forum İslam Alimleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.03.08, 13:25
  4. Kurtlar Vadisi-Bekir Develi
    By cokgen in forum Komik Videolar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.03.08, 23:48
  5. Araba Yazıları
    By DivaneM in forum Komik Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.02.08, 04:15

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351