Çeçen trajedisini anmak da Ruslara düştü!

Çeçen-Rus savaşının en kanlı sayfalarından biri olan Samaşki katliamının 13’üncü yıldönümünü anmak da yine Rus insan hakları örgütlerine kaldı. Moskova’nın Puşkin meydanında Çeçenya’nın Samaşki köyünde 7-8 Nisan 1995’de gerçekleştirilen operasyonda öldürülen 100’ü aşkın kurban anıldı. Eyleme Savaş Karşıtı Kulüp, İnsan Hakları Merkezi ‘Memorial’, Savaş Karşıtı Hareketler Komitesi üyelerinden oluşan 27 kişi katıldı. Anma gösterisine katılanlar ‘Samaşki, 100’den fazla ölü. Unutmayacağız, affetmeyeceğiz’, ‘Samaşki’de sivilleri öldürenler bugüne kadar cezalandırılmadılar’, ‘Askeri suçlular cevap vermeye!’, ‘Samaşki, hiçbir zaman bir daha olmasın’ yazılı pankartlar taşıdı.
Memorial’ın Caharkale’deki temsilcilerinden Natalya Estemirova “Bence bu suçu sadece öldürenler değil, aynı zamanda onu gizleyen ve soruşturmayanların da işlediğini düşünüyorum. Samaşki’deki vahşet soruşturulmuş olsaydı Rus askerlerinin sivillere yönelik Novıi Aldı ve Starıye Promısla’da 2000’de gerçekleştirmiş olduğu toplu cinayetler olmazdı. Bundan dolayı sadece o zaman ateş eden ve kesenleri değil aynı zamanda savcılık masalarında oturanları da suçluyorum” dedi.
Memorial Başkanı Oleg Orlov da “Çeçenya’da işlenmiş askeri suçlara bağlı diğer tüm adli soruşturmalarda olduğu gibi Samaşki ile ilgili soruşturma da durduruldu. Askerlerin hareketlerinde bir suç bulunamadı” deyip ekledi: “Bu tür suçların soruşturulması ve cezalandırılması için ülke yönetiminin siyasi iradesi lazım. Bu yok. Aksine yönetim tüm bunları işleyenleri kahraman ilan ediyor. Bundan dolayı da ülkemizde ciddi siyasi değişiklik olmaz, adaletin inşasını beklememek lazım.”
Savaş Karşıtı Kulüp adına yayınlanan mesajda ise “7-8 Nisan 1995’de Samaşki köyünde yürütülen ‘temizlik’ operasyonunda açılan ateşin kurbanı yüzlerce sivil Rus ve Çeçen kadın, ihtiyar oldu. Bu suç dolayısıyla kimse cezalandırılmadı. Eylem organizatörleri şuna inanıyor: Askeri suçların cezasız kalması, eylemler ve yeni suçları doğuruyor, savaşın ve Kuzey Kafkasya’da gergin durumun devam etmesini doğuruyor” denildi. Samaşki baskını Çeçenya’daki birinci savaşın Rus ordusunun acımasızlığının sembolüydü. İkinci savaşın sembolü ise Novıye Aldı oldu.
Samaşki trajedisi- Nisan 1995
Çeçenya yüzlerce felaket ve trajedi yaşadı. En çarpıcı olanlarından biri, belki de vahşetin simgesi 7-8 Nisan 1995’te Samaşki’de 100’ün üzerinde insanın acımasızca katledildiği operasyondu. İşte o günün tanıkları:
Mariyet T.
“Vıgonna caddesinde yaşıyorum. Komşunun sığınağında oturuyorduk. Çoktuk; kadınlar, çocuklar, yaşlılar. Çocuklar çoktu, onları saklıyorduk. Ve ilk gün bir asker roket atarla geldi ve hepimizi vurmak istedi. Ama yaşlılardan biri bağırdı: ‘Burada kadınlar, çocuklar var. Allah rızası için vurmayın!’ Ve hiçbir şey yapmadan gitti. İkinci gün birileri geldi. Sağlıklıydılar ve içlerinden biri maskeliydi. Sarhoştular ve gözleri parlıyordu. Ateş etmeye başladılar. Komşu evi yaktılar. Korkudan bağırmaya başladık: ‘Lütfen ateş etmeyin, kadınlar ve çocuklar var!’ Askerlerden biri biz sığınaktan çıkarıyordu. ‘Bunlar kadın değil, bunlar köpek, onlar bizimkileri öldürüyorlar, biz onlarınkine mi acıyacağız!’ diyordu. Daha sonra onlar bir grup kadını küçük bir odaya, camı olmayan bir odaya kovaladılar ve kapıyı da kapattılar. Diğerlerini sığınağa ittiler. Doğrudan kadınlara ateş ettiler. Çocuklar korkudan bağırıyordu”
Visaytova Alina
“Onlar bize sığınağa bomba attılar. İki kadın yaralandı. Çocuklar ağlıyordu, çıkmaya korkuyorlardı, halbuki askerler halen hayatta olduğumuzu duyduklarında çıkmamızı emretmişlerdi. Onlar daha sonra bombayı bahçedeki arabaya attılar. ‘ Pekala çıkın. Orada çok olduğunuz için Allah’a dua edin- kardeş mezarlığı yapmak istemiyoruz’ dediler, bunu askerler söyledi. Sayıları on-on iki kadardı. Onlardan bazıları oturdular, sigara içtiler, gözlerimizin içine baktılar. Bunlar beş-altı kişiydi. Diğerleri ‘çalıştı’- ateş ettiler, evleri yaktılar. Tel aldılar ve kocalarımızı bağladılar. İlk önce onları soydular ve çok dövdüler. Tüm erkekler kan içindeydi. Askerlerden rica ettik. ‘Lütfen onları alıp götürmeyin, serbest bırakın!’. Askerler buna karşılık altın, dolar istediler. Onlar bize lazım değil, haydin altın ve dolar verin. Kadınların boyunlarını kontrol ettiler, altın aradılar. Buldular mı bilmiyorum, çok kalabalıktık, herkes ağlıyordu, ses çoktu. Adamları yine de kovaladılar, götürdüler”
Kormakayeva
“Bunlar genç askerler değildi, bana göre paralı askerlerdi. Yaşları otuz veya otuz üç gibiydi. Raboçaya 54’deki evimize saldırdılar, küçük oğlanı kaptılar ve yüzü duvara dönük durdurdular ve arkasından tekme atmaya başladılar. Çocuk bağırıyordu: “Amca, bizi öldürmeyeceksiniz, öldürmeyeceksiniz, değil mi?” Askerse onu saçlarından tutarak duvardan aldı. Babası bağırdı: “Vurmayın, o Rusça anlamıyor’. Babayı yakaladılar, kızım bağırıyordu: ‘Babamı verin! Onu almayın, almayın!’ Hiçbir şey duymadılar.”
Birçok görgü tanığının ifadesine göre, Rus askerleri bilinçli olarak sığınaklara, odalara ve bahçelere oralarda çok sayıda insan olacağını tahmin ederek bomba atıyordu. Bu tür olaylar sonucunda insanlar yaralandı, ölenler oldu.
Rus askerlerinin ölen vatandaşların cesetlerini yaktığı yönünde de çok sayıda görgü tanığının ifadesi var.
8 Nisan 1995’de İTAR-TASS, Samaşki köyünde yürütülen mücadelede 130’dan fazla Dudayevci’nin öldürüldüğünü açıkladı. Bu bilgi ertesi gün Rus askeri komutanlıklarına dayanarak medya organlarında yayınlandı. 11 Nisanída Çeçenya ile ilgili hükümet komisyonunun toplantısına katılan İçişleri Bakanlığıíndan bir temsilci, köyde 120 direnişçinin öldürüldüğü, sivil vatandaşların saldırı öncesinde köyden çıktıkları yönünde resmi bilgi olduğunu açıkladı. Ertesi gün İçişleri Bakanlığından Samaçki’de 130 Dudayevcinin öldürüldüğü haberi yayınlandı. Böylelikle İçişleri Bakanlığı Çeçen tarafından yüzden fazla kişinin öldüğü olayını itiraf etti, ancak onların hepsini direnişçi olarak ifade etti.