Bu bir pazar yazısı. Genelde pazar günleri teknik konulardan uzak dururuz. Daha hafif konulara değiniriz. Zaman zaman da espri yönü ağır basan konuları işleriz.

Bu pazar yazısı da ilk başta bunlardan biriymiş gibi yorumlanabilir... Çünkü yanıtlayacağımız soru şu:

Kredi krizi geride kalmaya başladı mı?

Bir pazar şakasına benzese bile geçen hafta bunun olasılığı aniden yükseldi.

Okurlara artık duyurmamız gerekiyor.

* * *

Piyasalardaki gelişmelerden edindiğimiz izlenim gerçekten de kredi krizinde en tehlikeli, en riskli dönemin geride kalmaya başladığını gösteriyor.

Yanlış anlamayın...

Bundan sonra riskler birden ortadan kalktı demek istemiyoruz. Amerika’da neredeyse kesinleşmiş gibi olan resesyonun büyüklüğüyle ilgili sürpriz haberler bundan sonra da piyasaları vurabilir. Yüksek volatilite yaratabilir.

Geçen cuma, hafta kapanışında Amerika’da General Electric şirketinin beklenenden kötü bilanço açıklaması bunun güzel bir örneğiydi. Bu haber güne iyi başlayan piyasaları birden çok fena vurdu... Borsalar fena geriledi.

Buna benzer olumsuz resesyon haberleri bundan sonra da yüksek bir olasılıktır. Ve nedeni de elbette kredi krizidir.

Ama yine de...

Kredi krizinin kendisiyle ilgili şok haberler sanırız artık geride kalmaya başlamıştır.

Bundan kastımız şudur.

Son 6 aydır, kredi enstrümanları, bankaların kredi portföyleri konusunda piyasalara sürekli şok edici haberler geldi.

Bunların başında da Bear Stearns bankasının batması vardı.

Diğer bir deyimle gelen haberler, hedge fonlar ve bankaların batma olasılığı ile ilgiliydi ve finansal sistemin sağlığı konusunda sürekli tartışma yarattı. Başta FED olmak üzere merkez bankalarını sürekli anormal tedbirler alma zorunda bıraktı.

İşte geride kalmaya başlayan haberler bunlar.

Bankaların batması, finansal sistemin tutuk bir şekilde çalışması, hatta birden bire duvara çarpması ile ilgili riskler bizce bundan böyle ciddi biçimde azalmıştır. Yok olmamıştır elbette ama bu risklerdeki gerileme artık belirgindir.

Kuşkusuz bankalar önümüzdeki haftadan itibaren kötü bilançolar açıklayabilir... Resesyon haberleri tedirginlik yaratabilir. Bunlara bizde bir de kapatma davası ile ilgili anlamsız gelişmeler eklenebilir.

Ama bütün bunlar bir yana finansal sistemin kendisi normal işleyişine geri dönmeye başlamıştır.

Oyuncular karşı tarafla iş yaparken artık daha az korkacaklardır. (Teknik deyimiyle, finansal piyasalardaki işlemleri çok maliyetli kılan ‘counterparty risk’ ciddi biçimde azalmıştır.)

* * *

Elbette bu hemen yüklü biçimde alıma geçilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ne de olsa karşımızda önemli bir resesyon riski duruyor. Resesyon da özel şirketlerin zorlanması anlamına gelir.

Yine de...

Finansal sistemin tümü konusundaki şüphelerin büyük çapta ortadan kalkması piyasalardaki gidişi normalleştirecektir. Volatiliteyi yok etmez... Ama panik denen nesneyi büyük çapta ortadan kaldırır. Resesyon gelse bile kararlar panikle değil, artık akılla alınacaktır.