Bizden kim özür dilıycek?Ermeni soykırımı dıye 1 sey yok...
Helal olsun azerbaycana....
Selda Öztürk KAY ve Önsel Ünal bildiriyor
ERMENİLERİN 1918’de 16 bin masum Türk’ü vahşice öldürdüğü, 2005’te ortaya çıkarılan toplu mezarla kanıtlanmıştı. Rus sınırına 50 kilometre mesafede bulunan Kuba’daki anıtı ziyaret eden vekiller, gördükleri vahşetle bir kez daha dehşete düştü.
SOYKIRIM İDDİALARINA AZERBAYCAN’DAN TOKAT GİBİ CEVAP
İŞTE GERÇEK SOYKIRIMI
Ermenilerin sözde soykırımı iddialarına karşı Azerbaycan’da ortaya çıkarılan toplu mezar görenleri dehşete düşürüyor. Ermenilerin katlettiği 16 bin Türk’ün kemikleri bu mezarda bulunuyor
Türkiye Ermenistan ile uzlaşırken, Azerbaycan’daki kardeşlerimiz Ermenilerin Türk milletine yönelik “uydurma” soykırım iddialarına karşı harekete geçti. Her yıl 24 Nisan tarihinde sözde soykırımı anma törenleri düzenleyen Ermenilere, Azerbaycan’dan tokat gibi yanıt geldi. Milli Meclis’in 25 milletvekili, Ermenilerin 1918 yılında Azerbaycan’ın Quba ilçesinde gerçekleştirdikleri katliamdan kalan toplu mezarı ziyaret ederek anlamlı bir mesaj verdi. 2005 yılında ortaya çıkarıldıktan sonra Azerbaycan hükümeti tarafından koruma altına alınan Rusya sınırına 50 kilometre uzaklıkta bulunan Quba ilçesindeki toplu mezarda tam 16 bin Türk’ün kemikleri bulunuyor.
Çoğu diri diri gömülmüş
Toplu mezarda çocuk kafataslarının bulunduğu yere birer karanfil bırakan Azerbaycanlı vekiller, katliam kurbanları için dualar okuyarak Ermeni vahşetini kınadılar. Uydurma Ermeni soykırımı masallarına karşı Türk ve Azeri yetkililerin katılacağı bir komisyon oluşturulması önerisini dile getiren milletvekilleri şunları söylediler:
Dostluk kurulmaz
Fezai Ağmalı: “Bu vahşeti işleyen insanlarla dostluk kurulabilir mi? Türkiye’deki siyasiler bunları bilmiyor mu?”
Tarih tahrip ediliyor
Ali Ahmedov: “Hem Türkiye hem de Azerbaycan tarihinde vahim olaylar yaşanmış, bunların içinde en ağır kayıplar Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı kanlı katliamlarda verilmiştir. Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın pek çok bölgesinde milletimize karşı işlenen soykırımın izleri var. Tarih tahrip ediliyor.”
Vahşet görülmeli
Fazil Mustafa: “Ermeni vahşetinin ve Türklere karşı uygulanan soykırımın kanıtlarının tüm dünya kamuoyu tarafından görülmesi gerekiyor.”
Tek suçları Türk olmak
Asım Mollazade: “Burada öldürülen her bir insanın tek suçu Türk olmaktı. Öyleyse Türk halklarının bu düşmanlık karşısında tek yürek olması, birleşmesi zaruridir. “
Toplu mezar göstersinler
Sabir Rüstemhanlı: “Toplu mezar Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı soykırımların sadece bir örneği. Sözde soykırım çığırtkanlığı yapan Ermeniler bir tane toplu mezar gösterebiliyorlar mı? Dünya bunu görmüyor mu?”
Dünyaya duyuracağız
Fazıl Gazanferoğlu: “Toplu mezarlığın bulunması çok büyük bir tarihi hadise. Ancak daha da önemlisi bunun Ermeniler tarafından yapıldığını tüm dünyaya duyurabilmektir. Bütün soykırımları bir arada anlatabileceğimiz, insanlığa aktarabileceğimiz tek bir mekana ihtiyaç var. Bu partiler üstü bir meseledir. Hepimizin ortak hareket etmesi gerekiyor.”
Soykırımı onlar yaptı
Siyavuş Nevrizoğlu: “24 Nisan tarihi Ermeniler tarafından uydurma soykırım masalları için kullanılıyor. Soykırım, tüm Türk halklarına Ermeniler tarafından uygulandı. Bunları dünya görmek zorunda.”
Ermeni lobisi etkili
Kudret Hasanguliyev: “Bu tür faaliyetler asılsız soykırım iddialarına karşı çok önemli. Azerbaycan ve Anadolu Türklerine karşı soykırım Ermeniler tarafından yapılmıştır. Ermeni lobisi Türk lobisinden farklı olarak siyasi mekanizmalar üzerinde daha etkin.”
Türklerin, Ermeniler tarafından çoluk çocuk demeden katledildiği soykırımın izleri, görenleri dehşete düşürüyor. Toplu mezarda bulunanların çoğunun canlı canlı gömüldüğü belirtiliyor.
"Ölüm, mümin için hediyedir."
"*Zucht*"
Bizden kim özür dilıycek?Ermeni soykırımı dıye 1 sey yok...
Helal olsun azerbaycana....
Hocalı olayları
Khojaly, Khojalu, Khodjali, Khodjalou, Xojali, Xocali, Hocali,
armenian on web
Arda S./Hocasaryan
14 Nisan 2009
Kaaynak: Armenian on web :: Hocalı olayları - Les événements de Hodjalı
Tarihi açıklama bir tahrik değildir; çarptırmalara kapılmadan olayları, geniş kapsamlı bir bakış açısıyla incelemek gerekir.
Azerbaycan, Türkiye’nin de yardımı ile, 1915 soykırımını, Baku ve Sumgait katliamlarına karşı koymak, dikkatleri dağıtmak için ortaya düzmece « Hocalı katliamı »’ni sürmektedir.
Son olarak, 3 Mart 2009 tarihinde Azerbaycan’ın Hocalı olaylarını Avrupa Parlamentosunda anılması fiyaskoyla sonuçlandı. Avrupa Parlamenteri (Almanya-Yeşiller) Gisela Kallenbach ermenilere karşı gerçekleştirilen vahşetin fotograflarının eksikliğinin altını çizmiş ve Azerbaycan Büyükelçisinin konuşmasına ve propaganda aletlerinin dağıtılmasına izin verilmemiştir. (1)
Hocalı olaylarına takılanlar … Işte size bahsedilmeyenler
Hocalı olayları ile yakın geçmişte Azerilerin Ermenilere karşı gerçekleştirdikleri Sumgait, Bakou, Gandzak (1988), Maragha, Shamkhor, Shamakhi, Karintak, Shushi (1918), Hadrut, Getashen, Berdadzor, Sheki, Voskepar, Zakatali, Chardakhli, Shahoomian (1991) (2) … kırımları görülür :
Baku’da Ermenilere yapılan katliam : 1905
Sumgait’de Ermenilere yapılan katliam : 1988
Hocalı’da karşılıklı çatışma : Şubat 1992
Marağa’da Ermenilere yapılan katliam : Nisan 1992
Baku’ya Ermeniler 18. ci yy sonlarında petrol rafinerisi işletmek için göç etmişler ve 100 yıl zarfında zenginleşmişlerdir. Tıpkı Ittihatçıların 1909’da Adana’da bunu hazmede*******i gibi Tatar’lar da (Çarlık Rusyasında bugünkü Azerilere verilen isim) atnı “yöntemi” seçmişlerdir.
Sumgait ise zamanla bir Ermeni Mahallesi haline gelmişti; bunu kabullenemeyen bir grup fanatik Azeri ayaklanarak bazı Ermeni (ve yahudi) evlerini basıp bir katliama girişmişlerdir. Bu tarihten sonra ise bölgedeki Ermeniler soydaşlarının bulunduklar Ermenistan‘a göçe başlamışlardır.
Hocalı, en son 1920 yılları nüfus sayımlarına bakılırsa bir Ermeni yerleşim yeridir. (3) Azeri aileler silah kaçakcılığı ile uğraşıp zamanla çoğalmışlar ve Ermenileri, yöreyi terk ettirmek için, sürekli vurmaya başlamışlardır. Ermeni-Azeri Hocalı çatışmasının nedenlerinden biri de budur. Artsagh’da (Dağlık Karabağ) Ermeni-Koruma birlikleri ise oluşturdukları “insanlık koridoru” (Kara kara yakınlarında) ile sivil halkın olaylardan zarar görmemesi için yardımcı olmuşlardır. (4) Zamanın generallerinden olan Vitali Balasanyan, bu koridoru bizzat muhafaza ettiğini ve gerekirse bizzat Elman Mamedov’a anlatmaya hazır olduğunu söylemiştir. (5)
Maraga katliamı ise etnik temizlemeyi devam ettirmek için azeri asker ve tankları tarafından gerçekleştirilmiştir.
Resim: Wikimedia
1-Şahumyan
2-Mardakert
3-Askeran (Stepanakert), (Hocalı), (Ağdam: sağında, çizgili bölge)
4-Martuni
5-Hadrut
6-Şuşa
7-Kaşadağ
Hocalı olayları
1992 yılında Azerbaycan başkanı, Pantürkizmi savunan, Alpaslan Türkeş’in de seçilmesi için destek verdiği (6) Mutalibov’un yerine geçen eski KGB generali ültra milliyetçi Abulfez Elçibey (Front Populer Azeri – Azeri Halkçı Cephe) (7) bulunmaktadır ( 7 – 18 Haziran 1992). Rus yardımını red edip Türkiye’ye yaklaşmak ister. (8) 24 Mayıs 1993 tarihinde ülkede bulunan rus birlikleri Gandzak (Ganja, Gianja, Kirovabad) ‘dan çekilince, azeri askerler devrim gerçekleştirince, yerini Heydar Aliyev’e bırakacaktır.
Kimilerine göre Yerevan’da bulunan Moskova emrindeki Rusya Federasyonunun 7ci taburundan 1991’de ayrılan bir tabur, Gürcistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Ukranya’da birlikler kurup Sosyalist Cumhuriyetinden ayrılan devletleri tekrar geri döndürmeyle üslenmişdir. Ermenistan, Moskova’ya bağlılığını saklamamıştır. Stepanakert’te kurulan 366. cı Motorize grup Stepanakert ve Hocalı olaylarından sonra geri çağırılmıştır.
Bu olaylarda geride kalan rus birlikleri ikili oyunlarla iki halkı karşı karşıya getirmiş, Azerbaycan’daki sovyet “atmacalarına” karşın Gümrü’de konaklamış rus birlikleri (366. Cı Motorize grupu) Karabağ kurtulus savaşında rol oynamışlardır. (9)
Başkent Stepanakert’in (10) 7 km kuzeyinde bulunan Hocalı aslında Karabağ’ın en eski ermeni köylerinden biridir ; bugün bile hâla yapılan kazılarda antik Ermeni Kırallığı kalıntılarına rastlanmaktadır. Azerilerin buraya gelişleri ise 1960’lı yıllarına dayanır.
1926 yılında 888 Ermeni olan bu köyde 2 Azeri ailesi yerleşir. 1970’de ise Azerbaycan’da bulunan Meşket’ler de yerleştirilerek hemen hemen tümü azerileştirilir ve 1988 yılında ise 1661 Azerili bir köy oluşturulur. (11) 1990 yılında ise zamanın soviyet kanunlarını hiçe sayarak Hocalı’ya şehir statüsü verirler. Stratejik konumundan da faydalanarak Stepanakert doğrultusunda bulunan ermeni köylerini bombalamanya, yağmalamaya ve Ermeni tutuklamalarına başlarlar.
Ermenilerin Sumgait’ı “terk” etmeleriyle petrol gelirleriyle zenginleşen Suret Huseynov gibi şahıslar kendi milis kuvvetleri ile (12) İsgandar Hamidov komutasında birleşen Bozkurt’lar (13), kısa zamanda satın aldıkları silahlarla bir güç kurarlar. Azeri albay Azer Rustamov ise Çeçen kuvvetlerinin kendilerine yardım ettiklerini kabul etmiştir zaten (14). Birkaç ay sonra ise Afganistan mücahit ve arapları da yardıma gelirler. (15)
Demiryolu kavşağı olan Artsagh (Karabağ)’ın başkenti Stepanakert’te yaşayan ve geçim kaynaklarını sağladıları hava limanının Azeriler tarafından kapatılması bardağı taşırtan son damla olur; çatışmalar başlar.
22 Şubat 1988’de sivillerin vardıkları ateşkese rağmen ayaklanan Azeriler Ağdam’ı almışlar ve Şuşi yolunu kesmişler Ağdam civarında sivilleri öldürülmeye başlamışlardır.
Ermeni Askeran kalesi ve Hocalı köyü uzun zaman Azerilerin Şuşi’yi almalarına engel olmus ve Hocalı, Malibeklu, Canhassan, Kosalar, Molanlar, Alimadatlı, Aliağa, Avda ve Gülaplu doğrultusunda kurulacak olan Azeri şehirlerine engel omuştur.
Hocalı’dan Ağdam’a açılan koridor, 25-27 Şubat 1922
Resim: Nkrusa Org.
Hocalı’nın düşmesine kadar başlıca tarih ve olaylar : tutanaklardan.
4 Şubat 1992 :
Artsagh (Yukarı Karabağ), Askeran bölgesinde, Hocalı’da yaşıyan Azeriler Berdadzor ve Hasanabad ermeni köylerini yaylım ateşine tutarlar
14 Şubat 1992 :
Hocalı ve Askeran’da ermeni ve azeri güçler karşı karşıya gelirler.
16 Şubat 1992:
Süregelen çatışmalarda iki ölü ve çok sayıda yaralı olur.
17 Şubat 1992:
Azeriler ortalığı ateşe verip Stepanakert üzerine büyük Rapira roketleri yollarlar. Şehrin üzerine 300 tane düşer, 31 apartmanlı bir bina yıkılır, geçici hükümet deposu, savcılık binaları tamamiyle yanar. 15 kişi hayatını kaybeder ve bir okadar da yaralının yanında göçeklerin altından çıkarılanlarla bu sayı artar.
19 Şubat 1992:
Stepanakert üzerine yollanan 180 misil 20 kişinin hayatına mal olur.
20 Şubat 1992:
Azerbaycan’dan Stepanakert üzerine atılan toplam 350 roket ve bombalardan 17 kişi hayatını kaybeder 34 kişi de yaralanır. Onlarca bina ve soyyet televizyonu merkezleri hasar görür.
21 Şubat 1992:
Şuşi yakınlarından Stepanakert doğrultusunda sivil yerleşim merkezlerine 35 roket atılır; şehir ateşler altında kalır. Yardım çalışmaları ise elektirik, su ve yakıt yetersizliği yüzünden aksar. Motor Rifle Regiment 366.cı bölüğünün 19 Şubatta yaralanan askerleri nakledilirler.
22 Şubat 1992 :
Savaşa katılmayan, tarafsız kalan 366.cı birlik üzerine atılan roketler sonucunda iki asker ölür, diğer ikisi ağır yaralanırken 6 Ermeni sivil de yaralanır.
23 Şubat 1992 :
Şuşi yakınlarından Stepanakert üzerine atılan 4 yaylım roketi sonucu 6 sivil hayatını kaybeder ve onlarcası da yaralanır. 366.cı bölük üzerine atılan 80 büyük şarapnel sonucu bir asker ölür ve onu yaralanır.
24 Şubat 1992 :
Olaylara karışmayan Ermeni-Azeri sınırında görevli 366. cı birlik bölgeyi terk etme ve sivil halkı koruma kararı alır.
Azerbaycan devleti, iktidarı ve muhalefeti ile birlikte « Insanlık suçu » işlemiştir
Çatışmalar esnasnda sivil halkın can güvenliği açısından, ermeni tarafı, bir insanlık koridoru açmış ve tahliyeleri bu yerden gerçekleştirmiştir. Zamanın Azerbaycan Cumhurbaşkanı olayı Çek gazetecisi Dana Mazalova’ya şöyle açıklamaktadır :
« Azerbaycan Halkçı Cephesi paralı askerler birliği, Karabağ Ermenileri tarafından, sivil halkın can güvenliği açısından, tahliyelerin bilhassa gerçekleştirilmesi için açık bıraktıkları koridoru, ön görülen insani görevini yerine getirmemesi için fiili olarak engellemişdir ». Azerbaycanlı muhalefetin asıl amacı, çatışmalar esnasında canlarını kaybeden sivillerin akibetini, Baku rejimine karşı kullanılıp iktidarı ele geçirmekti (16). Hocalı’yı beyaz bayraklarla bu insanlık koridorundan terk eden sivil azerilere, tahliyeleri engellenmek için bu milis askerleri tarafından ateş açılmıştır (17). Kaçabilenlerden bazıları ise soğuk kış koşullarına dayanamıyarak donmuşlardır. Ağdam’a varabilenler ise iktidara leke sürebilmek amacıyla yaylım ateşine tutulmuşlardır. Ilk başda, savaşın acımasız kurbanlarının 100 civarında olan sayısı, diğer çatışmalardan hayatlarını kaybedenlerin de buraya taşınmasıyla bu sayı biraz çoğalmişdir. Ancak bir « soykırım » görünümü söz konusu değildir.
Azerbaycan, iktidar kavgalarını bir yana bırakıp, hayatlarını kaybeden Hocalı halkı adına gerçeğin en kısa zamanda ortaya çıkarması ve suçsuz kurbanların katliamına katılan cani azeriler adalete teslim edilmelidir. Baku’nun resmi bildirilerine göre hayatlarını kaybeden sivil azerilerin sayısı 613’tür.
Hocalı olayları akabinde Çek gazeteci Mazalova, başkanlıktan istifa eden Ayaz Mutalibov’la (6 Mart 1992) yaptığı bir röportajda 19 Şubat’ta Hocalı’da videoları çekilen ölülerin nasıl Ağdam’da görüldükleri sorusuna « Bu katliam önceden bana karşı kurulmuş bir tertiptir » demiştir.
TV-5 fransız gazetecisi David Florence ise olayı şöyle anlatmıştır ( Paris, le 2 Mars 1992):
1 Mart’ta, Azeri ve Ermeniler, önceden kararlaştırdıkarı bir mıntıkada, her iki taraftan, çatışmalarda hayatlarını kaybenleri karşılıklı değiştirmek için anlaşmışlardı : 100 kadar cansız beden yerde yatıyordu. « Aniden, nerden geldiği fark edilmeyen, gökte bir azeri helikoperi gözüktü ve değiş-tokuş mahaline yanaştı. Içinde sayısız Azerilerin yanında bulunan yabancı muhabirler, sayısız fotolar ve manzarayı video kaydına alırlar. Ertesi gün, türk yazılı mediası ve televizyonu, olayı, korumasız, sivil halka karşı, Azerbaycan Ermenileri tarafından gerçekleştirilen bir « katliam » olarak gösterir. … Olayların korkunç bir hilesi oldu ».
Diğer taraftan 26 Mayıs 2002 de Baku haber ajansı Bilik Dünyası’nın açıklamasına göre muhalefet önce Hocalı olayları hakkında öne sürülen kanunun tasarısını muhalefet imzalamamıştır. Hazırlanan raporda bu olayın asıl mesullerinin Azeriler olduğunun altı çizilmiş ve bir tek ermeni sanık olmamasına rağmen uluslar arası bir yargı organı tarafından yargılanması kararı yayınlamıştır. Bu politik entrikaları ve iktidarlık oyunlarında, askerler dışında sadece 167 sivil hayatlarını kaybetmişlerdir. Azerbaycan parlamentosu ise 181 Azerinin ( 130 erkek, 51 kadın, 13 çocuk) hayatını kaybettiğini açıklamıştır. (18) Bölge Ermeni müdafaa grupları tarafından tutuklanan 700 sivil ise şartsız olarak Azeri tarafına devredilmiştir. Hayatlarını kaybedenlerin çoğunluğunu ise Azeri milislerinin kalkan olarak kullandıkları Meşket Türkleri teşkil etmiştir. (19) Daha sonra aralarından 11’i Ağdam yakınlarında ölü olarak bulunmuş ve bunlardan Ermeni kuvvetleri mesul tutulmuşlardır.
Çekilen foto ve videolar Ermeni ve Azeri kayıplarını göstermektedirler, sadece Azerileri değil. Birkaç gün sonra, 20 Nisan 1992’da ise Azeri Kuvvetleri Martakert-Maragha’da 53 Ermeninin hayatlarına son verirken 52 kişilik, kadın ve çocuklardan oluşan başka bir grup da Azeriler tarafından tutuklanarak ortalıktan kaybolmuşlardır.
« Hellector » 2 Haziran 2008 (20) kayıtlarına göre Ağdam (Aghdam)’da kadın ve çocuklardan oluşan 47 rehineden sadece 13 kişi geri gönderilmiştir. Geri kalan 34 kişi ise kayıplara katılmışlardır.
Olaya tanık olanlar ise katliamın ufak bir çatallık bölgede vuku bulduğunu söylemişlerdir. Oysa ki azeri yetkililer açıkca bu yer hakkında bilgi vermemektedirler. Iki Fransız gazetecisi erkek, kadın ve çocuklardan 32 sivil ceset gördüklerini kayıt ettirmişlerdir. Çoğu başlarından ve 1 metre mesafeden öldürülmüşlerdi.
Hocalı olayları hakkında azeri kaynaklarında yazılanlar :
M. Safaroghli, azeri gazeteci :
« Hocalı, stratejik değeri olan bir yerdi. Hocalı’yı kaybetmek Mutalibov politik rejiminin bir fiaskosu olduğunu gösterecekti. Sivillerin ölümüne sebep olan Hocalı olayları sadece ve sadece Azerbaycan’da iktidar kavgası ve siyasi etrikaların sonucudur.” Nezavisimaia Gazeta, Şubat 1993
Elman Mamedov, Hocalı Başkanı:
« Geçidin sivil halkın boşaltılmasına tahsis edildiğini biliyorduk. » Pensée russe, 03 03 1992 ; Baku Işçisi
Ayvaz Moutabibov, zamanın Cumhurbaşkanı :
« Ermeniler bir koridor açmışlardı, neden ateş etsinler ki ? » Nezavisimaia Gazeta, 02 04 1992
« Kuşkusuz, Hocalı sivillerinin infazı Azerbaycan’da iktidar değişimini meşrulaştırmak içindir. » Novoie Vremia , 6 mars 2001
R. Hadjiev, Azerbaycan Agdam Halk Cephesi idare heyeti üyesi:
« Hocalı halkına yardım edebilme kuvvetine ve olanaklarına haizdik. Ama Cumhuriyet’in (Azerbaycan) idarecilerinin amacı, halka kuvvetsiz olduklarını, CEI (Bağımsız Devletler Birliği) ordusundan muhalefeti ezmek için yardım istemek zorunda olduklarını göstermekti. » Moskova, Izvestia, Nisan 1992
Arif Younoussof, gazeteci, Insan hakları koruyucusu :
« Şehir ve halk, bir siyasi amaç uğruna, Azerbaycan Halkçı Cephesini iktidara taşımak için, bilinçli olarak kurban edilmişlerdir. » Zerkalo gazetesi, Temmuz 1992
Tamerlan Karaev, zamanın Azerbaycan Yüksek Şura başkanı :
« Bu felâket, azeri iktidarında yüksek mertebeli bir kişi tarafından hazırlanmıştı. » Moukhthalifat gazetesi, 28 Nisan 1992
Thinghiz Moustafaev (Fouatoghli), bağımsız televizyon röportajcısı:
27 Şubat ve 2 Mart 1992’de çekim yapmış, fakat olaylar hakkında azeri resmi açıklaması hakkında şüpheye düşünce kendi soruşturmasını başlatmıştır. Gazetecinin, Hocalı olaylarına Azeri tarafının katılıma katıldıkları hakkında rus ajansına ( D-press ) gönderdiği ilk haber hayatına mal olmuştur ; Ağdam yakınlarında, halen açıklık getirilemeyen bir şekilde öldürüldü. Hayatını kaybeden röportajcı Hocalı’da resim çekemeyişinin tek nedeninin « orada ceset olmamasından kaynaklandığını » açıklıyordu.
Heydar Aliev, Cumhurbaşkanı :
« Bu öldürme olayı işimize yarayacak. Olayları akışına bırakalım. » Bilik-Duniası ajansına 1992’de yapılan bildiri.
Megapolis-express, azeri dergisi :
« Şayet Azerbaycan Halkçı Cephesinin gözü yükseklerde iseydi şüphesiz beklentilerine erişti. Moutaliboy iktidardan uzaklaştırıldı, dünya kamu oyu şaşkın ve Azerbaycanlılar ve kardeşleri Türkler Hocalı azeri halkının soykırımına inandılar. » Megapolis-exoress , n° 17, 1992
***
Sonuç olarak Artsagh (Yukarı Karabağ)’da Hocalı’nın Karabağ’lı ermeni müdafa kuvvetleri tarafında ele geçirilmesinden 17 sene sonra, Baku hala, Ermeni karşıtı medyatik propaganda kampanyasına lobilerle devam ediyor.
Savaşın merhametsizliği üçüncü devletler tarafından çoğu kez kınanmaktadır.
Hocalı olayları Human Rights Watch ve Memoria tarafından tanınmasına karşın Maragha olayları da ONG, Ingiliz Christian Solidarity Worldwide (1992) (21) tarafından tanınmaktadır. Ayrica Azerbaycan sivil halkın çoğunlukta oldukları bölgeleri havadan bombaladığı için de kınanmaktadır (22). Savaş ganimeti olarak sakat bırakılmış asker cesetleri de kayıtlara geçmiştir. (23)
Arda S./Hocasaryan
Ateş-keste’ten sonraki durum
Resim: Wikipedia
[hr]
Dip Notlar:
(1)– FEAJD, 9 Mart 2009
(2)- Çember harekatı, 1991, Wikipedia, Guerre du Haut Karabagh
(3)– idem, Wikipedi
(4)- Nezavisimaya Gazeta, le 2 Nisan 1992
(5)– Collectif VAN , 7.3.2007
(6)– Info-türk N°188, Haziran 1922
(7)- quid.fr, AZERBAIDJAN
(8)- Michael E. Brown, The International Dimensions of Internal Conflict, MIT Press, Cambridge, 1996, p. 125
(9)- Thomas de Waal, Black Garden: Armenia and Azerbaijan Through Peace and War, New York University Press, New York, 2003
(10)– Başkent Stepanakert (Ստեփանակերտ) önceleri Shusha (Շուշի), daha sonra da Khankendi olarak adlandırılır
(11)- Steven E. Lobell Steven, Philip Mauceri, Ethnic Conflict and International Politics: Explaining Diffusion and Escalation, Palgrave MacMillan , New York, 2004 p. 58
(12)- Thomas de Waal, Black Garden: Armenia and Azerbaijan Through Peace and War, New York University Press, New York, 2003
(13)- Rasit Gurdelik, « Azerbaijanis Rebuild Army with Foreign Help », dans The Seattle Times, 30 Ocak 1994
(14)- “Yüzlerce gönüllu Çeçen askerleri yardımda bulunmuşlardır.” Azer Rustamov, 1992
(15)- Michael P. Croissant, The Armenia-Azerbaijan Conflict: Causes and Implications, Praeger, Londres, 1998
-Valery Tishkov, Ethnicity, Nationalism and Conflict in and after the Soviet Union: The Mind Aflame, Sage, Londres, 1997, p. 107).
(16)- Nezavisimaya Gazeta,2 Nisan 1992
(17)- Helsinki Watch, rapor Eylül 1992
(18)- Helsinki Watch, p.23
(19)- Historien militaire canadien Patrick Wilson Gore, Tis Some Poor Fellow’s Skull-Post - Soviet Warfare in the Southern Caucasus
(20)– Hellector Haziran 02, 2008
(21)- Caroline Cox, Nisan 1998
(22)- Human Rights Watch/Helsinki, Azerbaijan: Seven Years of Conflict in Nagorno-Karabakh, New York, 1994
(23)- Thomas de Waal, Black Garden: Armenia and Azerbaijan Through Peace and War, New York University Press, New York, 2003
26 Şubat 1992 tarihinde, insanlığa karşı en gaddar, en acımasız, toplu vahşet olaylarından biri olan Hocalı katliamı işlenmiştir. Ermenilerin, Dağlık Karabağ'da ilk olarak saldırdıkları kent, 1991 yılında, şehir statüsü alan Hocalı Kentidir. Hocalı Kenti, yerleşim olarak çok eskiye dayanmaktadır. Kentte 6 ncı Asra ait mezarlıklar bulunmaktadır. Aynı zamanda Ermeni kentlerine komşu olan kent, bölge olarak yılda iki kere mahsul alınabilen çok verimli topraklara sahiptir. Kent, etrafı dağlarla çevrili, çok güzel manzarası olan bir kenttir.
Hocalı Kenti, Ermeni askerlerince beş ay kuşatılarak diğer şehirlerle olan ilişkisi tamamen kesilmiş. 1992 Şubatının 25'ini 26'sına bağlayan gece saat 11 civarlarında Ermeni çeteleri Rus Silahlı Kuvvetlerinin Yukarı Karabağ'da konuşlu 366 ncı birliğinin katılımıyla Hocalı'ya saldırıya geçtikleri sırada, Hocalı'da, yaklaşık 160 kişilik Azeri polis ve askeri vardı. Ermeni çetecileri, Hocalı'ya üç yönden saldırarak Askeran yönünü açık bırakmışlardı. Askeran, zaten bir Ermeni yerleşim birimiydi; bu yön, bilerek açık bırakılmıştı. Sabahın 05.00'inde uykudan uyanan Hocalı halkı, kadın, çocuk, ihtiyarlar perişan bir halde, soğuk, karlı ve tipili bir günde yollara döküldüler. Katliam, daha sonra kentin içinde başlatıldı. Hocalı halkı, perişan bir halde kenti terk ediyor, daha doğrusu Azerbaycan'ın Akdam Kentine ulaşmak için dağlara doğru kaçmaya çalışıyorlardı. Ne yazık ki, Akdam'a ulaşmak için Ermenilerin elinde bulunan uzun bir bölgeden geçmek gerekiyordu. İşte, vahşet de, bu yol üzerinde bütün çirkin yüzünü gösteriyor; Ermeni çeteleri, savunmasız, perişan sivil Hocalı halkına mermi yağdırmaya devam ediyordu. Arkada kalanlar, Ermeni katillerce hunharca öldürülüyordu.
613 Azerî Türkü o gece öldürülmüştür. 106 kadın, 63 çocuk ve 70 ihtiyarın başları kesilmiş, gözleri çıkarılmış, derileri soyulmuştur. Hamile kadınlar, süngüyle delik deşik edilmiştir. Azerbaycan Kenti Hocalı, tarihin kara ve tozlu sayfalarında yerini almak üzere yeryüzünden silinmiştir.
O vahşeti yaşayan ve sonra Beyrut'a yerleşen Ermeni Gazeteci Daud Kheyriyan "Haçın Hatırı İçin" isimli kitabının 62 ve 63 üncü sayfalarında konuyu şu şekilde aktarmaktadır: "…Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı'nın 1 kilometre batısında bir yere, 2 Mart günü, 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı, yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada, Tigranyan isimli bir asker, onu, tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra, tüm cesetleri yaktılar. Bana, sanki, yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa'ya döndüm, onlar, haçın hatırı için savaşa devam ettiler."Hocalı'daki Ermeni eylemleri normal savaş koşullarıyla anlatılamaz. Burada, Ermeni milisleri, savunmasız, kadın, çocuk ve yaşlılara dahi işkence uygulamışlar ve bu işkenceler, Batılı medya kuruluşlarınca, açık bir şekilde belgelenmiştir. Örneğin, haftalık The Ekonomist Dergisi Hocalı katliamını şu şekilde tasvir etmiştir: "Helikopter'den bakıldığında, bazı Azeri mültecilerin kaçmak istedikleri, ancak buna rağmen yakalanarak öldürüldükleri açıkça görülebiliyor. Kasaba, Ermenilerce 25 Şubatta ele geçirilmişti. Bir hafta sonra, erkek, kadın ve çocukların cesetleri Nagorno Karabağ'ın karlı yamaçlarına saçılmış bir vaziyette. Şurası açık ki, birçoğu keskin nişancılar tarafından öldürülmüşler. Hayatta kalanlardan bir tanesi, Ermenilerin yerde yatanları dahi nasıl öldürdüğünü anlattı. İki adamın derileri yüzülmüş, bir kadının ise parmakları kesilmiş."
Hocalı'daki vahşet ve soykırım, Ermenilerin "Büyük Ermenistan" ideali çerçevesinde, 1987 yılından itibaren, Ermeni diasporasıyla birlikte yeni hedef olarak seçilen Dağlık Karabağ bölgesinin Azerbaycan Türklerinden temizlenmesi amacına yönelik olarak gerçekleştirilmiştir.
Bu temizlik harekâtı, sadece Hocalı'yla sınırlı değildir. 1919 Ağustosunda, Nahcivan ve Şerür çevresindeki 45 köye, Ermeniler, asker birlikleriyle hücum etmişler ve demiryolu boyuna yakın köyleri, zırhlı vagonlardan ateş altına almışlardır.
Mayıs 1920 sonralarına doğru, Ermeniler, Erivan'da Uluhanlı yanındaki Karadağlı adlı İslam köyünün ahalisini zorla yerinden çıkararak, eşyalarını yağmayla kendilerini göçe mecbur etmişlerdir.
23-24 Mayıs 1920 gecesi, 300'den fazla Ermeni süvarisi Uluhanlı'nın 5 kilometre kuzeyinde Cebeçalı Köyünü sararak, eli silah tutan Müslümanları bir araya toplayarak bunların hepsini süngüden geçirmişlerdir.
27 Haziran 1920 gecesi, yine Erivan'da, Hacıbayram ve Haberbegli Köylerine baskın yapan Ermeniler, ahalinin malları ile eşyasını hep yağmalamış, birçoğunu öldürmüş, kırgından kurtulan az bir kısmı ise, Aras Irmağından güneye geçerken Ermenilerin baskını üzerine boğulmuşlardır.
Azerbaycan ve başka yerlere gitmek üzere, Erivan'daki Azerbaycan elçisinin verdiği pasaportu taşıyarak Erivan yanlarından trenle Gence'ye giden 500 Müslüman, Gümrü yakınında vagonlardan indirilerek hepsi öldürülmüştür.
6 Nisan 1920'de Ermeniler, Zengezor, Ordubad, Vedi bölgelerindeki İslam köylerine, türlü askerî sınıflardan kurulu nizamî birliklerle saldırarak, zulüm ve vahşiliğin en iğrenç biçimlerini, insanlığın nefret edeceği alçaklıkları yapmışlardır.
Hocalı faciası, bir rastlantı eseri olmayıp, tersine, son ikiyüz yıldan bu yana, Ermeniler tarafından Azerbaycan Halkına karşı yürütülen planlı ve kararlı soykırım ve etnik temizlik siyasetinin sonucudur. Bu vazgeçilmez sinsi siyaset, Ermeni diasporasının ve lobisinin, her türden desteği ve kışkırtmalarıyla yıllarca sürdürülmüştür.
Hocalı katliamını daha iyi anlayabilmek için, Azerbaycan arazileri üzerinde "Büyük Ermenistan"ı oluşturmak hülyasında olan Ermenileri ve politikalarını çok iyi analiz etmek gerekir. İki asrı aşkın bir süreci incelediğimizde, elverişli şartlar ortaya çıktığı zaman öz niyetlerini hayata geçirmeye çalışmış, Azerbaycan arazilerinde silahlı çatışmalar, anlaşmazlıklar çıkarmış, bugün, Ermenistan olarak isimlendirilen arazilerde yaşayan Azerbaycanlıların ata yurtlarından ayrı kalmasına, bu arazilerdeki Azerbaycan'a ait tarihî, kültürel ve arkeolojik abidelerin bir bölümünün dağıtılıp mahvedilmesine, bir bölümün ise Ermenileştirilmesine nail olmuş bir Ermeni stratejisinin altını çizebiliriz.
Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı neticesinde Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sinin işgal altına alınması, 1 000 000'dan fazla Azerbaycan vatandaşının, kaçkın ve mecburî göçkün olarak çadırlarda yaşamasıyla birlikte, işgal altındaki arazilerde, Azerbaycan Halkının geçmişini ve bugününü aksettiren abideler planlı surette mahvedilmiş, dağıtılmış ve Ermenileştirilmiştir. Ermeniler, işgal ettikleri arazilerde, Azerbaycan'ın millî özelliklerini taşıyan tezahürleri mahvetmekle, onları sahte yollarla değiştirip Ermenileştirmekle, köklü ve ezelî Azerbaycan topraklarına sahip çıkmak istemektedir. Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı, Azerbaycan ve Azerbaycanlılar için büyük önem taşıyan, millî ruhu, millî özellikleri özünde aksettiren binlerce tarihî, kültürel, İslamî ve arkeoloji abidelerinin yok edilmesine sebep olmuştur.
Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığının Azerbaycan kültürüne vurduğu darbenin ağırlığını hissetmek için bazı faktörleri görmek gerekir. Anlaşmazlık neticesinde, Ermeni işgali altında kalan topraklarda, Azerbaycan halkına ait 40 000'den fazla müze eşyası talan edilmiştir; 500 kadar tarih-mimarlık, 100'den fazla arkeolojik abide, onbinlerce eseri olan 22 müze, 4 resim galerisi, 4,6 milyon kitap ve el yazması saklanan 927 kütüphane, 808 kulüp, 10 kültür ve dinlenme parkı, 85 müzik ve kültür salonu, 20 kültür sarayı ve 4 devlet tiyatrosu Ermeni işgali altında kalmış ve hızla yok edilmiştir.
................. ! ....
"Ölüm, mümin için hediyedir."
"*Zucht*"
Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır! Ermenistan'ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni
Emperyalistlerin kendilerini kullandıklarını kendi itiraf ediyor.
İşte kanıt kitap:
Ovanes Kaçaznuni - Taşnak Partisi'nin Yapacağı Bir Şey Yok
Ovanes Kaçaznuni - Taşnak Partisi'nin Yapacağı Bir Şey Yok
Ovanes Kaçaznuni - Taşnak Partisi'nin Yapacağı Bir Şey Yok.pdf
Mafilou'ya Belgeseller ~ Soykırım varsa onu da Ermeniler Türkler'e yapmıştır. SARI GELiN ~ Ermeni sorununun içyüzü
![]()
1.Bölüm:Yüzyılın Kan Davası
İçeriği: Sarı Gelin Belgeseli'nin birinci bölümünde Fanatik Ermeni Milliyetçilerinin, Ermeni Sorunu'nu çarpıtarak ortaya koyma eylemleri ve Anadolu'daki Ermeni isyanları anlatılmaktadır.
1. Bölümün Konu Başlıkları Şunlardır:
*Esenboğa, Paris Orly Havaalanı Baskınları, Paris Büyükelçiliği, Kapalıçarşı ve Ermeni Parlamento'suna yapılan baskınlar,
*Esenboğa Havaalanı Baskını'nı gerçekleştiren ASALA Örgüt Üyesi Levon Ekmekçiyan’ın röportajı,
*Paris Büyükelçilik Baskını’nı gerçekleştiren ASALA Örgüt Üyesi Kevork Güzelyan
*Viyana Türk Büyükelçisi Daniş Tunalıgil, Diplomat Zeki Kuneralp, Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile Muavin Konsolos Bahadır Demir ve Emekli Büyükelçi Coşkun Kırca suikastleri,
*Şehit Diplomat Daniş Tunalıgil'in Eşi Ferzane Tunalıgil’in röportajı,
*Ermeni teröristlerin eylemlerini protesto etmek için kendini yakan Ermeni asıllı Artin Penik’in röportajı,
*Soykırım iddiası ortaya atarak, Türkiye’den 50 Milyar Amerikan Doları isteyen, Soykırım Müzesi Müdürü Laurenti Barsegian’ın röportajı,
*Erivan Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Aşod Sogomonyan’ın "Kardeşimi öldüreni ben de öldürürüm” diye açıklamada bulunduğu röportajı,
*Soykırımın tamamen yalan ve bir iftira kampanyasının eseri olduğunu söyleyen ABD’li Ermeni Albert Ameteau’nun noter tasdikli itirafları,
*Taşnaksutyun Örgütü,
*Taşnaklarca katledilen Ermeni Din Adamı Gevon Turyan,
*24 Nisan soykırım anma töreni.
![]()
Ankara Esenboğa Havaalanı'nda yaptığı saldırı sonucu 9 Kişinin ölmesi ve 82 kişinin de yaralanmasına neden olan ASALA Teröristi Levon Ekmekçiyan
![]()
Viyana Büyükelçimiz Şehit Daniş Tunalıgil
RapidShare: Easy Filehosting
RapidShare: Easy Filehosting
2.Bölüm:"Suikastlerle Kazanılan Kimlik"
Belgeselin bu bölümünde, Ermenilerin katliamları anlatılmaktadır. Diaspora Ermenilerinin güttüğü tek yanlı politikalar ve Ermeni militanların suikastlerle kimlik kazanma çabaları bu bölümün konuları arasındadır.
2. Bölümün Konu Başlıkları Şunlardır:
* Soykırım anma törenine katılan Ermenistan Devlet Başkanı Rober Koçaryan,
* Taşnak Parti Binası görüntüleri, Taşnak Partisi Basın Sözcüsü Gegham Manukyan’ın röportajı,
* II. Abdülhamid, Talat Paşa, Cemal Paşa ve Nazım Paşa suikastleri,
* Suikastlerle ilgili Emekli Diplomat-Tarihçi Bilal N. Şimşir, Prof. Dr. Arslan Terzioğlu, Moskova Devlet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kallerya Bellova’nın röportajları,
* Asala Örgütü ve örgütün Avrupa suikastleri,
* Kurbanlaşmayla ilgili Virginia Üniversitesi’nden Prof. Dr. Vamık Volkan’ın röportajı,
* California Glendale Üniversitesi’nden Prof. Levon Maraşlıyan’ın ilginç açıklamaları,
* Emekli Yargıç Samuel A. Weems ve Uluslararası Hukuk Uzmanı Bruce Fein röportajları,
* Fransa Ermeni radyosu sahibi Henri Papazian röportajı,
* Agos Ermeni Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in röportajı,
* Prof. Dr. Mim Kemal Öke’nin röportajı,
* Rusya Ulusal Komünist Partisi Merkez Komitesi Gizli Arşivi’nden ilk kez çıkarılan belgeler,
* Lozan ve Sevr Antlaşmaları,
* Iğdır'ın Hakmehmet ve Oba Köyleri, Erzurum'un Alacaköy’ünde yapılan kazı çalışmaları,
* Kazı çalışmalarına katılan Chieti Üniversitesi’nden Prof. Dr. Stefano Trinchese’nin röportajı,
* Katliamlara tanık olanlarla yapılan röportajlar,
* Ağrı Dağı görüntüsü,
* Türklerin anısına yapılan anıtlar.
![]()
Iğdır Hakmehmet'te Türklere ait toplu mezar
![]()
Iğdır Obaköy'de Türklere ait toplu mezar
RapidShare: Easy Filehosting
RapidShare: Easy Filehosting
3.Bölüm "Sessiz Tanık: Arşivler "
Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması pahasına Fransız ve Ruslarla işbirliği yapan Ermeni çeteler, Sarı Gelin'in üçüncü bölümünün konuları arasındadır.
Dünyanın sayılı arşivlerinden elde edilmiş, konuya ilişkin birçoğu yeni belge ve askeri raporlar bu bölümde sunulmaktadır. Ermeni isyanlarını bütün açıklığıyla ortaya koyan bu belgelerin kaynakları Sarı Gelin Belgeseli'nde eksiksiz olarak seyirciye sunulmaktadır.
3. Bölümün Konu Başlıkları Şunlardır:
*Osmanlı hoşgörü sistemi, Konuyla ilgili Prof. Dr. İlber Ortaylı ve ABD Eski Başkanı George Bush’un röportajları,
*İngiltere Public Record Office ve Başbakanlık Osmanlı arşiv belgeleri,
*Rusya Ulusal Komünist Partisi Merkez Komitesi Gizli Arşivi’nden elde edilen ve ilk kez yayınlanan belgeler,
*Azerbaycan arşiv belgeleri ve Azerbaycan Devlet Arşivleri Genel Müdürü Atahan Paşayev’in röportajı,
*Fransız Genelkurmay gizli raporu,
*Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nden yararlanan araştırmacılar,
*Ermeni Tarihçi Ara Sarafian, Alman Araştırmacı Hilmar Kaiser, Konuyla ilgili Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yusuf Sarınay’ın röportajı,
*Nüfus sayımına göre Osmanlı ve Ermeni nüfusu, Konuyla ilgili Prof. Dr. Justin McCarthy ve Prof. Levon Maraşlıyan'ın röportajları,
*Batılı ülkelerin Osmanlı üzerindeki etkileri, Konuyla ilgili Prof. Dr. Salahi Sonyel’in röportajı,
*Fransa Parlamentosu, Konuyla ilgili Ermeni asıllı milletvekili Patrick Devejian röportajı,
*Ermeni isyanlarıyla ilgili Prof. Dr. Andrew Mango’nun röportajı,
*Binlerce Azerbaycan Türk’ün katledildiği Hocalı katliamı, Konuyla ilgili Letonyalı Gazeteci Tatyana Çaladze’nin röportajı,
* Türk askerlerinin katledildiği Zeytun Asker Kayası, Konuyla ilgili Erivan Devlet Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Ra**** Martirossian’ın ilginç açıklaması.
![]()
Göğsüne haç hizilmiş Azeri Türk genci
![]()
İngiltere Public Record Office
RapidShare: Easy Filehosting
RapidShare: Easy Filehosting
4. Bölüm "Katliama Çıkarılan Vize"
Ermeni terör örgütlerinin faaliyetleri ve batının yaklaşımı dördüncü bölümün ana konusunu oluşturmaktadır. Anadolu'dan Ermeniler tarafından kaçırılan tarihi eserler, Ermenilerin toprak talepleri yine bu bölümde işlenmektedir.
4. Bölümün Konu Başlıkları Şunlardır:
* İsyan ve kışkırtma hareketleri, Konuyla ilgili Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jeffrey Lewis ve Chieti Üniversitesi’nden Prof. Dr. Stefano Trinchese'nin röportajları,
* Ermenilerin toprak talepleri, Konuyla ilgili Halep Katolik Kilisesi Başpiskoposu Bedros Miriatian, Emekli Yargıç Samuel A. Weems’in röportajları,
* Gaziantep, Adana, Kozan, Saimbeyli katliamları, Konuyla ilgili katliamın tanıklarıyla yapılan röportajlar,
* Sis / Kozan Kilisesi’nden Beyrut Antilyas Kilisesi’ne kaçırılan eserler, Konuyla ilgili Antilyas Kilisesi Enformasyon Sorumlusu Krikor Chiftjian’ın röportajı,
* Fatih Sultan Mehmet'in Ermeni Patrikhanesi’ni kurdurtmasına ilişkin fermanı, Konuyla ilgili Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II MUTAFYAN’ın röportajı,
* Günümüzde Ermenilere tanınan hak ve özgürlükler, Konuyla ilgili Beyoğlu Üç Horan Kilisesi Papazı Der Daron, Ermeni asıllı Türk vatandaşı Garo Mafyan ve Udi Sanatçı Harold Hagopyan’ın röportajları,
* Soykırım Tasarısı’nı Fransız Parlamentosu’na hazırlayan Ermeni asıllı milletvekili Patrick Devejian, sunan UDF Milletvekili François Rochebloine ve konuyla ilgili UDF Milletvekilleri Rene Mangin, Bernadette İsaac Sibille ile yapılan röportajlar.
![]()
Adana Kozan'da savunmasız, silahları alınmış Türkler; çoluk çocuk demeden fırınlara atılarak yakılıyordu.
![]()
Beyrut Antilyas Müzesi
RapidShare: Easy Filehosting
RapidShare: Easy Filehosting
5.Bölüm " Kader Birliği"
Batılı devletler tarafından Türklere karşı kışkırtılan Ermeniler, Yer Değiştirme ve İskan Kanunu ve kanunun uygulamaları beşinci bölümün ana konusunu oluşturmaktadır. Türkler ve Ermenilerin kader birliği ve ortak yaşamları, Karabetyan Teşkilatından Berç Keresteciyan ve Agop Dilaçar’ın inanılmaz öyküsü yine bu bölümde işlenmektedir.
5. Bölümün Konu Başlıkları Şunlardır:
* Karabetyan Teşkilatı’ndan Berç Keresteciyan ve Agop Dilaçar,
Konuyla ilgili Tarihçi Cemal Kutay’ın röportajı,
* Türklerle Ermenilerin ortak yaşamı,Konuyla ilgili Ermeni masası sorumlusu Melik Karakovaryan, Ermeni asıllı Türk vatandaşı Majak Çakır’ın röportajları,
* Ermenilerin Türklere karşı kışkırtılmaları,Konuyla ilgili Erzurum Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Enver Konukçu ve Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun röportajları,
* Yer Değiştirme ve İskan Kanunu ve kanunun uygulamaları,
* Konuya ilişkin Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden elde edilmiş belgeler,
* Ermenistan ve Halep’teki Ermenilerin Yer Değiştirme ve İskan Kanunu’yla ilgili röportajları,
* Ermenilerin yaptığı katliamlar,katliama tanık olanlar, Rus Topçu Yarbay Twerdo Khlebof, Rus General Odişelidze, Moskova Tıp Fakültesi öğrencilerinden Rus Kızılhaçı’nda görevli hemşire Tatyana Karameli’nin hatıratları,
* Erzincan, Kars ve Ağrı’da tanıklarla yapılan röportajlar.
![]()
Fanatik Ermenilerin Sason kahramanı olarak adlandırdıkları Çete Reisi Antranik Kaynak: Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri
![]()
Tehcir Foto
RapidShare: Easy Filehosting
RapidShare: Easy Filehosting
6.Bölüm "Dostluğu Yeniden Hatırlatmak "
Sarı Gelin'in son bölümünde Ermeni iddiaları ve iddialara verilen cevaplar anlatılmaktadır. Talat Paşa’ya atfedilen telgraflar, Mavi Kitap, Musa Dağ’da 40 Gün, Morgenthau ve Amiral Bristol’un Raporları, Hitlere atfedilen konuşmalar ve Vasili Veraşagin’in “Savaşın Kötülükleri” isimli yağlıboya tablosunun inanılmaz öyküsü altıncı bölümün konuları arasındadır.
6. Bölümün Konu Başlıkları Şunlardır:
* Mavi Kitap, Talat Paşa’ya atfedilen telgraflar,
*Musa Dağ’da 40 Gün,
*Morgenthau’nun raporları,
*Atatürk’e atfedilmeye çalışılan L.A. Examiner Gazetesi röportajı,
*Hitlere atfedilen konuşmalar,
*Vasili Veraşagin’in “ Savaşın Kötülükleri” isimli yağlıboya tablosu
*İddialarla ilgili Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, Ermeni meselesi sorumlusu Hagop Havatyan, Tarihçi-Araştırmacı Erich Feigl, Glendale Üniversitesi’nden Prof. Levon Maraşlıyan, Uluslararası Hukuk Uzmanı Bruce Fein ve Emekli Büyükelçi Kamuran Gürün’ün röportajları,
* Ermenistan Türkiye sınırındaki Kars-Ani Harabeleri.
![]()
Talat Paşa'ya Atfedilen Sahte Telgraf
![]()
Kars Ani Harabeleri
RapidShare: Easy Filehosting
RapidShare: Easy Filehosting
Not: "EfE" rumuzlu arkadasdan alintidir.
Mafilou'ya Belgeseller ~ Soykırım varsa onu da Ermeniler Türkler'e yapmıştır. (2) "Büyük Yalan" Belgeseli ~ (Ermeni soykirimi yalani)
Ermeni Devlet Arşivlerini Açtık
Ermeni ve Rus arşivlerindeki kayıtlar, uzmanların ve tarihçilerin görüşleri ile canlı kaynaklar Büyük Yalan belgeselinde gözler önüne seriliyor: Türkler vatanını savunmuştur, Ermeniler ise emperyalistlerin piyonu olmuştur!
![]()
Ermeni Soykırımı Büyük Yalanına karşı Büyük Belgesel!
Türkiye'nin Ermeni Soykırımı Yalanına karşı yürüttüğü mücadele, 'Ermeni Belgeleri'yle' büyük bir fırsat yakaladı. Ülkemiz, Lozan ve Berlin eylemleriyle atağa kalkmış ve büyük yalanı püskürterek, Batının sahasına yıkmıştır.
Türkiye yine şiddetli bir emperyalist komployla karşı karşıyadır. Batı içte ve dışta, önemli finans kaynakları kullanarak dünyayı bu yalana inandırmaya çalışıyor. Avrupa parlamentolarında Ermeni soykırım yasaları arka arkaya onaylanıyor.
![]()
Soykırım yalanına karşı en büyük darbeyi, Rus-Ermeni devlet arşivlerinde yıllarca sürdürdüğümüz çalışmalar sonunda vurduk: Ermeni siyaset adamları ve tarihçilerinin kendi yapıtlarıyla yalanlarını yere serdik.
Büyük Yalan'a karşı büyük belgesel artık kaçınılmaz olmuştur. Bu belgesel Türkiye Cumhuriyeti'nin katliamla kurulduğu yalanını ileri sürenlere, Rus-Ermeni belgeleriyle tokat gibi bir cevap veriyor.
Seçkin bir danışma kurulunun rehberliğinde hazırlanan proje, dünya çapında tanınmış yerli ve yabancı 52 tarihçi ve siyaset bilimciyi biraraya getirdi.
![]()
Ermeni katliamlarının tanıkları ise ilk kez bu belgeselde konuşuyor.
Yaklaşık 30 kişilik uzman bir ekip tarafından titizlikle hazırlanan, film, 19 Mayıs'ta televizyonlarda gösterilecek. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve Arapça çevirileri yapılarak dünya televizyonlarında yayınlanacak. Aynı zamanda CD'leri çoğaltılarak Türkiye ve Avrupa'da dağıtılacak.
![]()
Ermenilerin broşürlerinde, ABD'de 1987'den beri soykırım propogandası için 870 milyon dolar para harcadıkları övünülerek anlatılıyor. Sadece Ararat Filmi için 30 milyon dolar para harcandığı unutulmamalı.
'Büyük Yalan' belgeseli, yalanları belgeleriyle yüzlerine çarpmak, ülkemizi savunmak, tehdidin merkezini göstermek ve milletimizi uyandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Emeği geçen herkese teşekkürler...
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 50 dakika
Dosya Boyutu: 187 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:![]()
Büyük Yalan Belgeseli - 1. Bölüm
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 45 dakika
Dosya Boyutu: 151 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:![]()
Büyük Yalan Belgeseli - 2. Bölüm
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 48 dakika
Dosya Boyutu: 269 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:![]()
Büyük Yalan Belgeseli - 3. Bölüm (Kısım 1)
Büyük Yalan Belgeseli - 3. Bölüm (Kısım 2)
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 43 dakika
Dosya Boyutu: 179 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:![]()
Büyük Yalan Belgeseli - 4. Bölüm
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 29 dakika
Dosya Boyutu: 92 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:![]()
Büyük Yalan Belgeseli - 5. Bölüm
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 48 dakika
Dosya Boyutu: 171 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:![]()
Büyük Yalan Belgeseli - 6. Bölüm
Tüm bölümlerin Rar - Şifresi: guncelmeydan
Not: "Türk-Kan" rumuzlu hanimefendiden alintidir.
Mafilou'ya Belgeseller ~ Soykırım varsa onu da Ermeniler Türkler'e yapmıştır. (3) Emperyalist Yalan - Ermeni Soykirim İddialariEmperyalist Yalan
İzleyeceğiniz bu belgesel ABD, İngiltere, Fransa ve Rus Çarlığı'nın, yani emperyalizmin ermeni sorununun ortaya çıkışındaki rolünü, rivayet ve yorumların uzağında, tarihsel belgelere dayanarak kanıtlamaktadır.
Görüntü: XviD 29.00fps
Süre: 58 dakika
Dosya Boyutu: 249 MB
Çözünürlük: 512x384
![]()
İndir:
Emperyalist Yalan (Kısım 1)
Emperyalist Yalan (Kısım 2)
Rar - Şifresi: guncelmeydan
Not: "Türk-Kan" rumuzlu hanimefendiden alintidir.
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks