58 Yıllık bir ayıp gecte olsa son buldu.....
Nazım Hikmet 'vatandaş' oldu Şair Nazım Hikmet'in yılan hikâyesine dönen 'vatandaşlık' macerası nihayet sonuçlandı. Bakanlar Kurulu, 58 yıl aradan sonra şairin yeniden Türk vatandaşlığına geçirilmesine karar verdi.
Böylece Türkiye'nin yıllardır taşıyıp durduğu bir kambur ortadan kalktı, bir kavga konusu daha sona erdi. Ölümünden 46 yıl sonra Nazım'ın Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilmesi, toplumun her kesiminde memnuniyetle karşılandı. Karara en çok sevinenlerden biri de Nazım'ın Rusya'da evlendiği Vera Tulyakova'nın kızı Anna Stepanova oldu. Türk devletine müteşekkir olduğunu belirten Stepanova, bu sonucu annesi Vera'nın görememesinin kendisine acı verdiğini söyledi. Stepanova, Nazım Hikmet'in mezarının Türkiye'ye getirilmesi konusunda ise "Oturduğumuz yerde böyle radikal bir karara varmamız mümkün değil. Bu, belli bir süreçte incelenmeli, konuşulmalı, tartışılmalı." dedi.
Yıllardır Nazım'ın vatandaşlığa alınması ve mezarının Türkiye'ye getirilmesi için gayret gösteren yazar birlikleri ve yazarlar da Bakanlar Kurulu kararından mutlu oldu. Nazım Hikmet'in Türkiye'den kaçmasına yardımcı olan arkadaşlarından oyun yazarı ve gazeteci Refik Erduran, kararın pek çok insanı mutlu edecek bir adım, aynı zamanda da Türkiye'deki kavram kargaşasını açığa vuran bir durum olduğunu ifade etti. Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı D. Mehmet Doğan ise Nazım'ın vatandaşlığa kabulünü, Türkiye'nin normalleşme sürecinin bir emaresi olarak değerlendirdi.
Keşke annem de görseydi
Anna Stepanova (Nazım'ın Rusya'da evlendiği Vera Tulyakova'nın kızı): "Bu düzenleme nedeniyle çok mutluyum ve Türk devletine, bu çözümün gerçekleşmesini sağlayan herkese müteşekkirim. Bana acı veren, annem Vera'nın bu muhteşem sonucu görememesidir. Herkesten, bize gelen Türklerden imzalar topladı. Ölene kadar hep bunun gerçekleşeceğine inandı. Mezarın getirilmesi konusunda oturduğumuz yerde böyle radikal bir karara varmamız mümkün değil. Belli bir süreçte incelenmeli, konuşulmalı, tartışılmalı. Bu kararı verirken Nazım Hikmet'in iki ülkenin kültürlerini birleştiren bir imge olduğu unutulmamalı."
'Mezarı getirilmesin'
Nazım Hikmet'in yeğeni Nazım Yaltırım, şairin mezarının Türkiye'ye gelmesini aile olarak istemediklerini söyleyerek, "Onun yerinden tedirgin edilmesini istemiyoruz. Ruhu ve kalbi zaten burada. " diyor. Nazım Hikmet'in kız kardeşi Samiye Yaltırım'ın torunu Murat Germen de büyük dayısının Moskova'da Gogol, Cehov, Eisenstein, Mayakovski, Puşkin gibi dünyaca ünlü isimlerle birlikte yattığını vurguluyor. Böyle bir mezarlıkta yatmasının Nazım'a yakıştığını belirten Germen, mezarın getirilmesi konusunda çekinceleri olduğunu ifade ediyor. Nergihan Çelen, İstanbul
Edebiyat dünyası karardan memnun
Melih Güneş (Araştırmacı, Nazım sergisinin küratörü): "Mezarın taşınmasının konuşulması için biraz erken ve orada kalmasında büyük fayda var. Ona bir mezar gibi değil, bir anıt gibi bakmak lazım. Nazım'ın mezarından önce gelmesi gereken, Rusya'daki edebî mirasıdır."
Refik Erduran (Yazar): "Türkiye'de sürekli 'sen sağcısın, sen solcusun' lafları ediliyor. Halktan yana ve ilerici geçinen insanların yaptıkları arasında tam tersi örnekler çok var. Tam tersi düşünen insanların da yaptığı çok olumlu şeyler oluyor. Bu, onun bir örneği."
D. Mehmet Doğan (TYB Onursal Başkanı): "Türkiye'nin belli bir döneminde alınan bu kararlar tamamen siyasi idi. Sadece Nazım Hikmet değil, birçok insan bu durumdaydı. Bu iade-i itibarı sembolik olarak düşünelim. Böylece bir ihtilaf daha ortadan kalkıyor. Bunu normalleşme sürecinin bir emaresi olarak görüyorum."
Doğan Hızlan (Yazar): "Ben yazarların daima onurlandırılmasını isterim. Olumlu bir şey için geç veya erken diye düşünmemek, yapılmadığına üzülmek yerine yapıldığına sevinmek lazım."
Enver Ercan (Şair - Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı):"Nazım Hikmet'in vatandaşlığa kabulü bizim için sevindirici. Çünkü o bizim evrensel bir sanatçımız. Vatandaşlıktan çıkarılması ülke olarak bize yakışmadı. Çünkü böyle evrensel çaptaki sanatçılar ulusların ve devletlerin de üstünde sanatçılardır. Onların varlıkları bize onur verir."
Tarık Günersel (PEN Türkiye Başkanı): "Nazım Hikmet zaten itibar sahibiydi, böylece de devlet kendine itibar iade etmiş oldu. Bu olumlu bir gelişme tabii ki. İnsan haklarına saygılı, demokratik bir cumhuriyet olacaksak, bunların yapılması gerekiyor."
Alıntı
Bazi kararlar malesef çok geç aliniyor, çeken çektigiyle kaliyor!
Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın!Mustafa Kemal Atatürk
58 Yıllık bir ayıp gecte olsa son buldu.....
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks