Günlerdir televizyon ekranlarında bir reklam dönüyor. Haluk Bilginer'in sesinden İstanbul'daki herkese ve her şeye teşekkür eden filmin sonunda 'Sahne Senin İstanbul' çağrısı yapılıyor.

Aslında bu slogan, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti süreciyle başlayan yeni dönemin adı. Çok yakında bir sihirli değnek İstanbul'a dokunacak ve şehrin çehresi değişecek. Bu çalışmalar halka ne kadar inecek ya da yapılmak istenenlerin ne kadarı gerçekleştirilebilecek; bunu bekleyip göreceğiz. İstanbul'un 2006 yılında başlayan kültür başkentliği serüveni, nihayet ete kemiğe bürünmeye başladı. 2010 çalışmaları ve projeleri, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu ve Genel Sekreteri Eyüp Özgüç'ün ev sahipliğinde önceki akşam Swissotel'de kültür-sanat dünyasına tanıtıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Çolakoğlu, 2010 için sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim, merkezi hükümet, özel sektör kuruluşları ve kültür sanat dünyasının bir araya geldiğini söyleyerek bunun Türkiye için örnek bir model olduğunu söyledi. Diğer kültür başkentlerinin adaylık sırasında bütçe ve projelerinin belli olduğunu dile getiren Çolakoğlu, "Bizimki biraz Türk işi oldu; ama topal karınca misali yola çıktık. Bu işi başaracağımıza inanıyoruz." dedi. 2008 yılında 280 milyon YTL olan ajansın bütçesi, 2009'da 805 milyona yükselecek ve bunun yüzde 70'i kentsel uygulamalar alanındaki kalıcı projelere aktarılacak.


İstanbul 2010 projelerinden bazıları şöyle:

AKM, 10 ay içinde hazır: Mevcut bina muhafaza edilecek; içi ve teknik sistemleri bütünüyle değiştirilecek. Türkiye'de ilk defa bir modern mimarlık restorasyonu olacak proje 10 ay içinde bitecek.

Haliç'e Leonardo Da Vinci Köprüsü: Antik dünyanın en büyük tek kemerli köprüsünü inşa etmek üzere II. Bayezıt'a teklif sunan Leonardo Da Vinci'nin Haliç Köprüsü projesi hayata geçirilecek.

Süleymaniye gerçek çehresine kavuşuyor: Süleymaniye Camii'nin çevresi, özgün dokusunda bulunmayan ilavelerden arındırılacak.

Ayasofya'dan iskeleler kalkıyor: Ayasofya Müzesi'nde çevre düzenlemeleri yapılacak. Devam eden restorasyon çalışmaları nihayete erecek ve uzun yıllardır müzede bulunan iskeleler kalkacak.

Sur-i Sultani temizlenecek: Topkapı Sarayı Müzesi, geçmişteki sınırlarına atıfla bir saray-müze olarak yeniden kurgulanacak, Gülhane Parkı, Darphane-i Amire yeniden düzenlenecek. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, imparatorluk müzesi oluşuna vurgu yapacak şekilde yeniden tasarlanacak.

Kent müzesine adım adım: İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi ve Kent Müzeleri Uluslararası Komitesi Konferansı gerçekleştirilecek. İstanbul Adalar Müzesi, Yenikapı Kent Arkeoloji Müzesi, Mimar Sinan Araştırma Merkezi ve Müzesi kurulması da hedefler arasında.

Müzeler yenileniyor: Galata Mevlevihanesi, Yıldız Sarayı, Resim Heykel Müzesi ve Türk İslam Eserleri Müzesi'nde rehabilitasyon çalışmaları yapılacak.

Müzik hayata dokunacak: İlk ve orta dereceli okullarda öğrencilere müzikle ulaşılmaya çalışılacak. Projenin ilk aşamasında İstanbul'da bulunan 1200 müzik öğretmenine eğitim ve seminerler verilecek.

Hollywood setleri İstanbul'da: Konusu İstanbul'da geçen Hollywood yapımı iki film çekilecek. İlki, İstanbul'da çekilecek 'Living' filmi. İkinci proje ise 10 yönetmenli 'Paris J'etaime'in yapımcısı tarafından gerçekleştiriliyor. Bu film on tanınmış yönetmenin gözünden İstanbul'u anlatacak.

Ünlü yazarlar İstanbul'da: Günter Grass, Poul Auster gibi en az yirmi yazar, 2010'da bir hafta İstanbul'da buluşacak ve çeşitli etkinliklere katılacak.

İstanbul'un orta yeri sinema: Safa Önal, İstanbul üzerine bir belgesel çekecek. Proje kapsamında bu zamana kadar İstanbul'da çekilmiş filmler, İstanbul'un sosyo-kültürel yapısı içinde günümüzdeki koşullarıyla da kıyaslanarak gözler önüne serilecek.

99 Kur'an İstanbul'da: Dünyanın önemli müzelerinde bulunan İstanbul'da yazılmış en seçkin 99 Kur'an-ı Kerim bir sergide buluşacak.

Kadınlar müzeyle tanışıyor: Ekonomik sebeplerle kentin kültür faaliyetlerine katılamayan kadınların ve çocukların tarihî yarımadadaki müzeler ile Sakıp Sabancı Müzesi'ni ziyaret etmeleri sağlanacak.

İstanbul okuyacak: Kitap okumayı kitlelere yaymak için kahvehane, kantin, bekleme salonu, berber, otobüs, metro, hastane gibi yerlerde uygulanmak üzere bir kitap okuma kampanyası başlayacak.


Kaynak: ZAMAN