BÜLENT ERSOY NE DEMİŞTİ?
"Efendim, ben başka pencereden bakıyorum hadiseye. Ben hep tabana inerim, hayat felsefem odur. Ve kesin çözüm var mıdır, yok mudur? Onu irdelerim. Bu gençler, bu çocuklarımız, evlatlarımız, kardeşlerimiz işte can veriyorlar. O anneler, o çocukları doğuruyor. Askerlik yaşına kadar getiriyor ve ondan sonra da toprağa veriyor. Niye bu olsun, neden?
Hep derler ya büyük balık, küçük balığı yutar.
Bu denge ya da dengesizlik nasıl kabul edilirse edilsin. Tamamiyle hep Amerika'nın elinde olan bir şey ve biz de onun ne yazık ki, yazmış olduğu senaryoya uymak mecburiyetinde kalıyoruz. Güya bizim yanımızda, bizi çok seviyor, saygı duyuyor, hürmet ediyor fikirlerimize ama buradan başka taraftan da alttan başka işler dönüyor.
Çünkü neden, ticaret. Her şeyin altında bu yatıyor....... Şimdi benim doğurganlık özelliğim olsaydı, ben çocuk doğurmuş olsaydım. Yani birileri kalkacak masa başında sen şunu yapacaksın, o da bunu yapacak ve ben onları bu şekilde kuvvetsiz duruma düşüreceğim falan filan diye diye böyle bir durum sergileyecek ben de doğurduğum çocuğu toprağa vereceğim, var mı böyle bir şey yahu. Yani tamam vatan bölünmez, bilmem ne olmaz. Ama yani göz göre göre de bu çocukları o zaman bütün analar doğurur verir toprağa, bu mu yani.
Çünkü normal şartlar altında bir savaş değil bu. Entrika var bu işin ucunda. Entrika ile başa çıkılamaz sayın Erkır... Ben anne değilim, olamayacağımda hiç bir zaman. Ama insanım. İnsan olarak onları o toprağa vermek o anaların yüreğinin nasıl alev, alev yandığını, çayır, çayır yandığını ben anlayamam ama anneler anlar... Ama ben halkım. Halk olarak konuşuyorum. Bu olmaz, bu olmaz yaa. Günah o analara günah, yanıyorlar cayır cayır..."
Bookmarks