1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: İşte Atatürk'ün Not Defteri (Can Dündar)

  1. #1
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart İşte Atatürk'ün Not Defteri (Can Dündar)

    Mustafa Kemal'in not defteri gün ışığına çıktı. Peki sır dolu defterden neler çıktı ?





    “Subaylar emir ne demektedir anlamıyorlar ve anlamadıklarını da anlamıyorlar. Bence, Osmanlı ordusu dünyanın en talihsiz ordusudur.”

    Mustafa Kemal, 1905 yılında Şam’da sürgündeydi. Kurmaylık stajını Makedonya’da yapmayı umarken buraya savrulmuştu.

    İmparatorluğun arka bahçesiyle ilk kez karşılaşıyordu. Selanik’te, İstanbul’da gördüğü şaşaadan, medeniyetten, zenginlikten eser yoktu. Gördüğü yoksulluk, cehalet, ordunun dağınıklığı, onu şaşırtmıştı.

    Bu mutaassıp kentte, 5. Ordu Karargâhı’nda görev yaparken gördüğü her ayrıntıyı, yorumlarını da katarak yanındaki not defterine özenle kaydetti.
    Bu notlardan hem Osmanlı coğrafyasının karanlık yüzünü öğreniyoruz, hem genç Mustafa Kemal’in ilk görev yerindeki hayalkırıklığını, öfkesini, çabasını...

    ATASE, “Şam Defterleri”ni, henüz yayımlamadı. Buradaki satırlar, ilk kez kamuoyuna ulaşıyor.


    18 TEMMUZ 1905
    Merkezde bir nefer bile kalmamış



    Saat 13:00’te İrbid’e varış.
    Berber dükkânında (Mehmet Ağa ile) Kaymakam Beyi ziyaret. (Şevki Bey) nazik.

    54 nefer jandarma bölük mevcudu. Merkezde bir nefer bile kalmamış. Mevcudu yetersiz. Kaymakam Beyin ifadesine göre; halk yönetime sadık ancak, yapılan harekât onları şımartıyor. Halk çete halinde eşkıyalığa çıkıyor. Aralarında ufak tefek çarpışmalar oluyor. Bunun için halka yazılı bildiriler dağıtılarak, seyyar müfrezeler dolaştırılmalı. Bilgi ve eğitimin gelişmesi için gereken ortam hazırlanıyor.

    İki okul açtım

    Burada ilk ve orta olmak üzere iki okul açtım. Buralara öğretmen tayin edilmediği için, vekâletle bu iş idare ediliyor.

    Un fabrikası, kahve, bakkallar, eczane var.


    Hayvanlar hükümet ahırına bağlandı.

    Kazanın doktoru diğer bir siville beraber Mihran Efendi’dir. Belde ileri gelenlerinden iki şeyh ziyaretimize geldiler.

    Kaymakam Bey okulun dersliğini bize tahsis etti. Doktorla yaptığımız görüşmenin konusu Uzakdoğu idi. Doktor beş günden beri yeni bir çarpışmanın başladığını haber almıştı. Belediye başkanı da kendisiydi. İrbid’i istediği gibi düzenleyebilmek için, belediye gelirlerinin yetersiz olduğunu söylüyordu.

    Şeyhlerin durumlarına dikkat etmemiştik. Onlar diz çökmüşler, ellerini dizleri üzerine koymuşlardı. Doktor, ‘İzin verin de rahat otursunlar” dedi. Verilen izinden sonra rahat oturdular.






    İlk görev yeri Şam’da Osmanlı ordusunun hali Mustafa Kemal’de hayal kırıklığı yaratmıştı.




    19 TEMMUZ 1905 ÇARŞAMBA
    İsmimizi yazıp asker yapacaksın, ilaç istemeyiz!



    Aclun kazası erkekleri çoğunlukla, birden fazla eşe ve çok çocuğa sahiptir. Ölüm oranı oldukça az. Normal ömür tamamlanılıyor. Ölüm olayları hemen daima yaşlılar arasında görülüyor.

    İrbid’de dört eşli birinin 16 erkek, 10 kız çocuğu var.

    Aclun kazası halkı askerlikten olağanüstü derecede korkuyorlar. Doktor Mihran Efendi, koleranın yaygın olduğu bir zamanda, halka yapılan tedavi uygulaması sırasında, isimlerini sorduğu zaman, “Sen bizim isimlerimizi yazıp asker yaptıracaksın. Biz ilaç istemeyiz” demişler ve beklemişler. Kaymakam Bey de isimleri sorulmadan, tedavi edilmelerini tavsiyeye mecbur olmuş.
    Saat 18:30’da Mal Müdürünün yanına gittik. Yemen’den haber olup olmadığını sordu. Sonra orada, Saltanat yönetiminin bulunduğundan bahisle buna açık bir delil olmak üzere, cebinden çıkardığı iki adet bakır parayı gösterdi. 1875’te basılmış. Şekilleri defterin kabındadır.

    Saat 10:00 Maan’a hareket.
    Saat 11:00 de Maan’a varış.
    “- Niçin Türkçe öğrenmiyorsunuz?”
    “- Nasıl öğrenelim! Öğretmenler gelmiyor. Türkçe gazeteler gönderilmiyor. Bizden eğitim parası alıyorlar.”



    22 TEMMUZ CUMARTESİ
    Bu mavzerlerle ordu donatılır


    Gece müdür beylerde sohbet.

    Cebelidürus Rus, Beyrut ve sahiller Fransız, Cebeliaclun ve civarı İngiliz yanlısı. Bunların hepsi aynı fikirde. Şam ileri gelenleri bunlara kılavuzluk eder. Yemen ve Aden taraflarındaki meseleler bunların davranışlarını belirleyecek. Cebelidürus 10 bin silahlı çıkarabilir. Ancak üzerlerine asker gönderildiği zaman bu miktar daha da artar.

    Suriye bölgesinde hemen hiçbir Arap evi yoktur ki, bir iki martin bulunmasın. Bu civardakilerde mavzer vardır. Bu silahlarla bir ordu donatılır.

    Hayatta kalabilmek için silah zorunlu


    23 TEMMUZ 1905 PAZAR
    Halk fakir, zenginlerin sayısı pek sınırlı.


    Bedevilerin sataşmaları fazla, hayatta kalabilmek için silahlı bulunmak zorunlu. Asker vermeyişlerinin sebebi de budur. Barutu kendileri yapıyor.

    24 TEMMUZ 1905 PAZARTESİ

    Abdülaziz Efendi’nin küçük kardeşi Ahmet Efendi. 13-14 yaşında 2-3 defa okutturulduktan sonra : a b c d e f g i j k yazdı ve okudu.


    25 TEMMUZ 1905 SALI


    Gazel
    “Ateşlik görürüm güzellik dolu dünyayı sensiz.
    Ey gonca! Cehennem sanırım cenneti ben.
    İsa gibi kudsiyetler ile göğe çekilsem,
    Bayağı görürüm yücelik alemini sensiz.”


    26 TEMMUZ 1905 ÇARŞAMBA
    Saat 10.00’da Anmira’ya varış.


    Çadırda. (Tambura, davul, iki sakallı, bir genç kadın, bir kız) Bir eğlence.
    Yurma - Anmira yolu yalnız piyadenin hareketine elverişli. Süvari, piyadeden mahrum olarak buradan geçmeyi, daha doğrusu piyade vazifesini yapmayı beceremez. Şimdiye kadar seyahat ettiğimiz arazi dahilinde katiyen yol yoktur. Hareket patikalarından yapılıyor. Buralardan dağ topu hareket eder.


    16 AĞUSTOS ÇARŞAMBA
    Sersem neferler, budala çavuşlar


    Neva’dan Kuneytira’ya hareket eden müfrezenin ağırlık komutanı, müfreze komutanının emriyle benden talimat alacaktı. Deve ve katırlardan oluşan kafileyi toplanma bölgesinde buldum.


    İki alaydan, kafile komutanı olmak üzere tayin edilen subaylar, binbaşının yazılı emrini birkaç defa okudukları ve hatta birer kopyası ceplerinde bulunduğu halde, emrin amacını ve içeriğini anlamamışlardı. Tam hız borusunda kendilerine, “Böyle mi toplanılacaktı?” diye sorduğum zaman,

    ‘- Evet efendim böyle!
    “- Binbaşı beyin emirleri böyle miydi?”
    “- Evet!”

    Üzüntümü dahi gizlemeye mecburiyet görerek, gerekli değişikliklerin yapılması ve hareket emri verildi.

    Kafileye ne benim ve ne de o iki subayın katılmasından fayda sağlanmıştı.
    İş yine sersem neferlerin, budala çavuşların fikriyle, onların istedikleri gibi oluyordu. Hareketten önce verdiğim emir ne subay, ne çavuşlar ve ne de erler tarafından anlaşılmıştı. Tabiatıyla böyle olacaktı. Çünkü subaylar emir ne demektedir anlamıyorlar ve anlamadıklarını da anlamıyorlardı.

    Bizzat kolun sonunda ve ortalarında birer müddet yürüyerek doğrudan doğruya neferlere uyarılarda bulunmaya mecbur oldum. İşin benim düşündüğüm gibi olması şöyle dursun, uyarılarım onları büsbütün şaşırttı. Çünkü herkes kendi düşündüğünü yapıyor, yapılan işte asla uyum, birlik bulunmuyordu.

    Kuneytira’ya varışımızda konaklama yeri tespiti için kola öncülük ettik. Her alayın subayı, “Ben daha iyi yeri kapayım!” diye atını ileri sürüyordu. Kendilerine yetiştiğim zaman, “İşte efendim, biz her vakit buraya konarız, bizim yerimiz burasıdır!” sözleriyle daha iyi bir yer var mı yok mu, bu yerin uzaklığı yeterli midir, değil midir diye asla düşünmedikleri, “Sen ne istersen düşün. Bize göre iş bitti” demek istedikleri anlaşılıyordu. Buna razı olduk. Kendileriyle beraber, konaklama yeri ayrıntılarının diziliş şeklini, işaretler koyarak gösterdim.


    Yazık ki maksadım anlaşılmamıştı. Ben “hayvan barınaklarının yönü kuzeye dönük olacak, alaylar arasında şu kadar mesafe bırakılacak, subay çadırları şu işaret ettiğim hizada kurulacak!” diyorum, onlar benim hiç önermediğim bir şekilde işe başlıyorlar.

    “- Yahu! Söylediğimi anlamadınız mı?”

    “- Anladık efendim, işte öyle yapıyoruz!” diyorlar.

    Bence, Osmanlı ordusu dünyanın en talihsiz ordusudur.

    Bu ordu ile kaz sürüsüne karşı konulamaz.


    Milliyet / Can DÜNDAR



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  2. #2
    alaraa-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    istanbul
    Mesajlar
    4,827

    Standart

    Sağol paylasım için






Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Can Dündar Diyor Ki;
    By alaraa-- in forum GüzeL YazıLar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15.04.09, 15:01
  2. İşte Atatürk'ün bilinmeyen fotoğrafları .. Can dündar
    By alaraa-- in forum Atatürk Resimleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.07.08, 21:33
  3. 170 Yıllık Vakıf Kayıt Defteri Çöpten Çıktı
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.06.08, 09:46
  4. Amel Defteri...
    By FuLYa_nL in forum Merak edilen sorular ve cevapları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.04.08, 12:44
  5. Ayla Dikmen - Ask Defteri
    By CaTLaQQQ in forum A
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.02.08, 17:28

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372