1 den 5´e kadar. Toplam 5 Sayfa bulundu

Konu: 5 vakite 5 ayrı makamla Eza

  1. #1
    Palästina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    Österreich
    Mesajlar
    2,307

    Standart 5 vakite 5 ayrı makamla Eza




    İlk Bilal-i Habeşî'nin nefesinden göklere yükselen ezan, yüzyıllarca devam eden kutlu çağrı. Yolculuğu hiç bitmeyen ezan neden 5 ayrı makamda okunur?



    Şerif Keskin'in yazısı

    Ezan konusunda sık sık meydana gelen tartışmalara birçoğumuz şahit olmuştur. Ancak ne var ki yapılan tartışmalarda nedense yıllardır aynı ezber cümleler tekrar edilip duruluyor. Konunun hassasiyeti göz önünde bulundurulsun bulundurulmasın söylenenler yine kendilerini tekrar etmekten öteye geçmiyor maalesef.

    Tüm bu kısır tartışmaların dışında kalarak, bugün ezanı hayatımızda nasıl konumlandıracağımıza yahut onu asli manasıyla yeniden duyup duyamayacağımıza dair bir fikir edinme denemesi olarak geçmiş bazı tecrübelere göz atmak istiyoruz. Daha çok meselenin tarihsel ve kültürel arka planı üzerinde yoğunlaşmak istiyoruz. Eğer samimi duygularla meseleye yaklaşmak istiyorsak öncelikle ezanın kendisine kulak verilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.

    Ezan her şeyden önce bir davetti. Muhtevasındaki ibareler itibariyle söyleyecek olursak kurtuluşa davetti. İlk Habeşistanlı Bilal okumuştu. Efendimiz'in ilk ezanı ona okutması ve bu dünyadan irtihaline kadar ezanı hep ondan dinlemek istemesinin sebebi de Bilal'in ezanı en güzel şekilde okumasıydı. Bu da aslında gayet normaldi; yeryüzünün gördüğü en zarif insan Âlemlerin Efendisinin, davetin estetiğine dikkat etmesi ve her şeyden önce o estetiği bizatihi kendisinin duymak istemesi şaşılacak bir durum olmasa gerek. Sonraki devirlerde ise aslına bakarsak çok bir şeyin değişmediğini, ezanın aynı kaygılarla icra edilmeye devam ettiğini görürüz. Hatta zamanla ezanı okuyacak ve duyacakların bu konudaki dikkatleri sayesinde musikiden tıbba kadar geniş bir müktesabattan yararlanan "ezan kültürü" ortaya çıkacaktı.

    Davetten Musikiye Ezan

    Evet, ezanın bir davet, bir çağrı olduğuna dair vurgular her zaman dile getirildi. Ancak ezan bir davet olduğu kadar aynı zamanda modern tıbbın terimleriyle söyleyecek olursak bir terapi olarak görülmekteydi. Bu da onun etrafında estetik kaygılarla zaman içerisinde oluşmuş "ezan kültürü" sayesinde oluyordu.

    Ezanın icrasına bilhassa önem verilen dönemlerde onun tekdüze tekrarlanan bir çağrı olmaması ve ruhunun zenginleştirilmesi amacıyla her vaktin ezanı ayrı bir makamda okunurdu. Bu uygulamaya örnek olarak Osmanlı tecrübesini mercek altına alırsak karşımıza şöyle bir ezan cetveli ortaya çıkmaktadır:

    Sabah Ezanı: Saba Makamı

    Öğle Ezanı: Rast Makamı

    İkindi Ezanı: Hicaz Makamı

    Akşam Ezanı: Evc ve Segâh Makamları

    Yatsı Ezanı: Uşşak ve Beyâti Makamları

    BEŞ VAKİT EZANI BEŞ AYRI MAKAMDA DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

    Ezanın vakitlerine göre makamlara ayrılması konusunda ilk ciddi çalışma İslam düşüncesinin en önemli isimlerinden Farâbî'nin katılımı ve dönemin musikî üstadlarının bir araya gelmesiyle Mısır'da yapılır. Buradaki toplantının ardından yukarıda verdiğimiz tablodan biraz farklı da olsa vakitlere göre ezanın hangi makamlarda okunacağına dair bir cetvel belirlenir. Osmanlıya gelindiğinde bu şekilde bir ezan cetveli oluşacaktır çünkü artık makamların tertibi de gittikçe olgunlaşmakta ve en rafine hallerini almaktadır.

    Neden Makamlara Göre Taksim?

    Ezanın bu şekilde vakitlere göre belli makamlarda okunması için bir çalışma yapılmasında müziğin bilinenden çok farklı bir işlevi etkili olmuştur. Eskiden beri müziğin insan doğası üzerinde etkili olduğu ve bu etkinin aynı zamanda güneşin konumu, tabiatın durumu gibi hususlarla da doğrudan alakalı olduğu kabul edilmektedir. Tarih boyunca görülen müzikle tedavi yönteminin çerçevesini de bu bilgiler oluşturmaktaydı.

    Vakitlere göre ezan okuma geleneğinin oluşmasında insanların o vakitteki ruh halleri ve seçilecek makamın seyri göz önünde bulundurulurdu. Söz gelimi sabah namazı vakti sabâ makamında ezan okunurdu; çünkü saba makamının özelliği seyrinin yukarıya doğru çıkıyor olmasıydı. Bu da sabah vakti uykularından kalkan insanların yavaş yavaş hareketlenmeleri ile ilgiliydi. Yine Farâbî'nin verdiği bilgilere göre sabâ makamı insana güç ve cesaret verir. Bu makamda okunan sabah ezanıyla da insanların yeni güne güçlü ve zinde bir halde başlamaları amaçlanırdı.

    Bilindiği gibi akşam namazının vakti diğerlerine göre pek kısıtlıdır ve Hz. Peygamber de akşam namazı için biraz acele ederdi. Bu vakitte genellikle tercih edilen segâh makamı ise göre biraz daha çabuk bir seyre sahiptir. Segâh makamının bir diğer özelliği ise kişiye mistik duygular vermesiydi. Akşam karanlığı çöktüğünde insanın yapacağı iç yolculuk da düşünülerek segâh makamının seyriyle ezan okunuyor olsa gerek.

    Yatsı ezanı içinse uşşak ve beyâti makamları tercih edilirdi. Çünkü bu makamlar dinleyene zindelik verirdi. Günün son saatlerinde insanların yorgunluğunu aldığı düşünülürdü.

    Osmanlıya has güzel bir ezan uygulaması da perşembe günleri ikindi ezanının nihâvend makamında okunmasıdır. Nihâvend, diğerlerine göre biraz daha neşeli ve canlı bir makamdır. Perşembe günleri ikindi ezanında nihavendin tercih edilmesi müminlerin bayramı olarak kabul edilen cumaya erişecek olmanın müjdesini vermek içindir.

    Salâ ise çoğunlukla huseynî makamında okunurdu. Huseynî makamının musikiyle tedaviye dair yöntem kitaplarında iyilik, sessizlik, rahatlık verdiği ve ferahlatıcı özelliğinin olduğu söylüyor. Farâbî ise buna paralel olarak makamın insana sükûnet duygusu verdiğini söylüyor. Ölen bir kimsenin ardından insanların en çok ihtiyaç duyacakları şey de bu sükûnet duygusuydu herhalde...

    Görüldüğü üzere ezan artık sadece insanları mescide davet etmiyordu. Artık onların gündelik hayatlarının seyriyle ahenkli bir birliktelik içindeydi, her şeyiyle içselleştirilmişti. Ezan kültürü, yaşam kültürünün bir parçası haline gelmişti.

    İnce bir zevk ve derin bir tefekkürün ürünü olarak asırlar boyunca olgunlaşan ezan kültürü bugün neredeyse unutulmuş durumda. Üzücü olan bu. Garip olan ise bugün hâlâ ezanın nasıl okunacağını tartışan bizlerin böylesine tarihsel ve estetik bir mirasa rağmen hâlâ sorulara tatmin edici bir cevap verememiş olmamız. Kısır tartışmalardan kendimizi kurtaramamış olmamız. (haber7.com)

    sonpeygamber******


    Sert ilklimin Mert Genci 66

    "Ayriligin Firaki Düsmeli Sineye,
    Dudaklar Küsmeli Kahkahaya Gülmeye!..
    _____________________
    Dügümlenirken Uzun Yollarin Ufukta Ucu,
    Bugünde Gelmedi Hasretle Beklenen Yolcu!
    N.F.K


    Ben Mahkum Olmusum Kirecli Dört Duvara,
    Gözyasi Dökme Yusuf Kirli Mektuplara!..



  2. #2
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Standart

    Teşekkür ederim çok güzel bi paylaşım olmuş...
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


  3. #3
    Mavis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    GuRBeTTeN
    Mesajlar
    5,187

    Standart

    tsk paylasimin icin
    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

  4. #4
    'Bir Duamiz Vardi' aLfa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    KaLbinin Sesini DinLe..Iste Ben Ordayim..
    Mesajlar
    3,378

    Standart

    paylasimin icin tskler vollmond..

    Suskunluğum AsaLetimdendir.
    Her Lafa verecek cevabım var.
    Ama bir Lafa bakarım, Lafmı diye. Birde söyLeyene bakarım Adammı diye

  5. #5
    Palästina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    Österreich
    Mesajlar
    2,307

    Standart

    Rica Ederimm

    Sert ilklimin Mert Genci 66

    "Ayriligin Firaki Düsmeli Sineye,
    Dudaklar Küsmeli Kahkahaya Gülmeye!..
    _____________________
    Dügümlenirken Uzun Yollarin Ufukta Ucu,
    Bugünde Gelmedi Hasretle Beklenen Yolcu!
    N.F.K


    Ben Mahkum Olmusum Kirecli Dört Duvara,
    Gözyasi Dökme Yusuf Kirli Mektuplara!..



Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Ayrı-lık / The Break-Up (2006) Online izle
    By duffycl in forum Online Film & Show izLe
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.06.08, 03:40
  2. Atatürk'ün Üç Ayrı Dil Anlayışı
    By n@r_cicegi in forum Atatürk'e Dair
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.04.08, 20:25
  3. 1 Oda 6 ayrı dekor...
    By alaraa-- in forum Ev & Dekorasyon
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 08.04.08, 14:43

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372