Türkiye ekonomisindeki yavaşlamayı değerlendiren Devlet Bakanı Şimşek, “Benim için sürpriz olmadı. İçinden geçtiğimiz siyasi kapatma davası sürecinin etkisi büyük” dedi.

Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1.9’la 2002 yılından bu yana en kötü büyümeyi gerçekleştirdi. Yılın ikinci çeyreğinde büyümenin yavaşladığına dikkati çeken Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, ilk yarı için yüzde 4’ün üzerinde bir büyümenin söz konusu olduğunu kaydetti.

“Büyüme var, bence bu çok makul bir oran” diyen Şimşek, şunları söyledi: “İçinden geçtiğimiz siyasi kapatma davası sürecinin etkisi büyük. Gerek inşaat sektörü gerekse bazı tüketim mallarının talebinde yavaşlama oldu, faizler yükseldi. Bunda siyasi belirsizliğin katkısı büyük. Siyasi belirsizlik vatandaşı dövize yöneltti. 14 Mart ile 25 Temmuz arasında döviz miktarında en az 10 milyar dolar fark var. Vatandaş faizin yükselmesiyle dövize yöneldi, temkinli bir konuma geçti. Türkiye dünya ekonomisine bu kadar entegre olmuşken bunun yansımaları da oldu.”


Tarım küçüldü, büyüme sert fren yaptı

Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1.9’la 2002’den beri en düşük büyümeyi kaydetti. Tarım sektörü yüzde 3.5 küçülürken, inşaat sektörü yüzde 0.9 büyüdü.

Türkiye ekonomisindeki büyüme ikinci çeyrekte sert fren yaptı ve beklentilerin çok altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yılın ikinci çeyreğinde gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 1.9 artış kaydetti. CNBC-e anketinde büyümenin ikinci çeyrekte yüzde 3.6 olması bekleniyordu. Böylece büyüme 2002’nin birinci çeyreğinden bu yana en düşük düzeyde gerçekleşmiş oldu.

TÜİK, ilk çeyrek için yüzde 6.6 olarak açıkladığı GSYH büyümesini yüzde 6.7 olarak revize etti. GSYH ikinci çeyrekte cari fiyatlarla yüzde 14.7 artışla 240.9 milyar YTL oldu. Yılın ilk 6 aylık döneminde büyüme hızı yüzde 4.2 olarak gerçekleşti.

TARIM DARALDI, İNŞAAT YAVAŞLADI



Yılın ikinci çeyreğinde sektörel bazda en dikkat çeken gelişme tarımda yaşandı. Tarım sektörü ikinci çeyrekte yüzde 3.5 daraldı. Daha önce yüksek büyüme oranlarının görüldüğü inşaat sektörü de sadece yüzde 0.9 büyüdü. İmalat sanayi yüzde 2.5, ticaret yüzde 3.3, ulaştırma yüzde 3.2, konut sahipliği yüzde 1.6, gayrimenkul ve kiralama yüzde 15.1 oranında büyüme kaydetti.

Eğitim sektörü yüzde 6.1 gerilerken büyüme, sağlık işleri ve sosyal hizmetlerde yüzde 5, diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetlerinde yüzde 1.4 olarak gerçekleşti.

TÜKETİM YÜZDE 2.8 BÜYÜDÜ

Harcamalar yöntemine göre yerleşik hanehalklarının tüketimi yüzde 2.8 büyürken devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 3.7 düştü. Kamu sektörü yatırım harcamaları yüzde 16.8 daralma kaydederken özel sektör sermaye yatırımları yüzde 0.6 büyüdü. Dış ticaret tarafında ihracat yüzde 2.3 büyürken, ithalat yüzde 0.7 artış kaydetti.


İLK YARININ BÜYÜME LİDERİ GAYRİMENKUL

Yılın ilk 6 ayında ise en yüksek büyüme yüzde 10,9 ile yine gayrimenkul sektöründe yaşandı. Tarım sektörü ilk 6 ayda yüzde 1.5 gerilerken, imalat sanayinde büyüme yüzde 4.7, inşaatta yüzde 2, ticaret sektöründe yüzde 6.1, ulaştırma sektöründe yüzde 5.4, mali kuruluşlarda yüzde 9.1, konut sahipliğinde yüzde 1.6, gayrimenkul kiralamada yüzde 10.9, sağlık sektöründe yüzde 8.5 olarak gerçekleşti.



2007’DE BÜYÜME DAHA FAZLAYMIŞ

Öte yandan 2007 sonu için yüzde 4.5 olarak açıklanan büyüme rakamı yüzde 4.6 olarak revize edildi. Daha önce 9 bin 333 dolar olarak açıklanan 2007 yılının kişi başına milli gelir rakamı da 9
bin 305 dolar olarak değiştirildi.

Olumsuz büyüme verilerinin ardından 1.2280 YTL olan dolar kotasyonları 1.2350 YTL’ye yükselirken, tahvil bono piyasasında ise 14 Nisan 2010 vadeli gösterge kıymette işlem bazında faiz yüzde 18.87 seviyesinden, yüzde 18.93’e yükseldi.

11.09.2008
ntvmsnbc

BÜYÜME RAKAMI SÜRPRİZ OLMADI

TRT 1’de bir programa katılan Şimşek, büyüme rakamlarını iç ve dış gelişmelerin etkilediğine dikkati çekerek, “Bu rakam benim için sürpriz olmadı. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren büyümenin yavaşlayacağını zaten önceden beri söylüyorum” dedi.


IMF İLE DİYALOG TEKNİK DÜZEYDE SÜRÜYOR

Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile diyaloğun teknik düzeyde devam ettiğini belirterek, “Türkiye’nin rekabet gücünü artırmaya yönelik felsefeyle bir program kurgusu üzerinde anlaşırsak, yararlı olacağına inanıyorum” dedi. Şimşek, program sonrası izleme ve ihtiyati stand-by anlaşması seçeneklerinin de hâlâ gündemde olduğunu bildirdi.


‘LİRA DAHA DA DEĞERLENSİN’ DEMEDİM

Türk Lirası’nın değerine ilişkin kapalı kapılar ardında özellikle tekstil zirvesinde söylediklerinin çok yanlış şekilde yansıtıldığını, hiçbir zaman “Lira daha da değerlensin, kontrollü gidilsin, lira bu haliyle makuldür” demediğini belirten Şimşek, “Tam aksine şunu söyledim; Eğer Türkiye’de verimlilik artarsa bu da büyümeye yansır, o zaman belki güçlü lirayı telafi eden makul hale getiren bir süreçte oluruz. Ama cari açığın bu düzeyde olduğu bir ortamda, büyümenin ciddi bir şekilde yavaşladığı bir ortamda hükümetin tasarladığı böyle bir politika yok, böyle bir fiili durum var” diye konuştu.


ntvmsnbc