1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Terörle Savaş’ta Çifte Standartlar

  1. #1
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart Terörle Savaş’ta Çifte Standartlar



    Terörle Savaş’ta çifte standartlar-1

    Şarbonun kaynağının tespit edilktikten sonra ordu labaratuvarları neden işgal edilip içindekiler Guantanamo’ya göndermedi? Tom Engelhardt aykırı soruları sordu.


    Haber Merkezi / TIMETURK

    ABD’nin silah labaratuvarları şarbon saldırıların kaynağı olarak tespit edildikten sonra, tesisleri işgal etmek, onları kapatmak ve orada bulananları, zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanamo’ya ya da diğer gizli yerlere götürmek için neden özel kuvvetler gönderilmedi? Tom Engelhardt* sorulmayan o aykırı soruları sordu.


    1. Neden Bush yönetiminin Terörle Savaş çalışma yöntemi şarbon davasına uygulanmadı?


    10 Ağustos’ta William J. Broad ve Scott Shane, New York Times’ın manşetindeki “Şüpheliler için Şarbon Davası’nın bedeli büyük oldu, Geniş FBI Ağı’ndaki Masumların Çetelesi” başlıklı haberde FBI’nın şarbon soruşturmasındaki bazı insan bedellerini işlediler. Seri halde şüphelenenlerin zor zamanlar geçirdiklerini tespit ederek çok iyi iş çıkardılar: işlerini kaybettiler, vizeleri iptal edildi, evlilikleri bitti, arkadaşlıkları dağıldı”. Times’a (ve diğerlerine) göre, FBI izlemesi altında, birçoklarının kariyerleri harap oldu; yalan makinesine bağlanmanın yanında ekserisi birçok kez “ağır şekilde” müteakip defalar sorgulandı; bazılarının peşine takılındı ve izlendi, evleri arandı ve işyerleri didik didik edildi.


    FBI’nın “ilgisi”nin baskısı altında, şarbon uzmanı ve “biyolojik-savunma ayrıcalıklısı” Perry Mikeseell, neticesinde bir alkoliğe dönüştü ve kendini öldürene kadar içti. Hayatı tepetaklak olan Steven Hatfill’i izleyen ajan aracıyla ayağının üzerinden geçti; ajan yerine cezaya çarptırılan da o oldu. Ve son olarak, tabi ki, Dr. Ivins, sürekli daha fazla strese girerek ve nihayetinde dengesini kaybederek, avukatının ölüm cezası yerine hayat boyu hapis için FBI’yla olası anlaşma yapacağı gün intihar etti.


    Mikesell, Hatfill, Ivins ve diğerleri için hayat zor olsa da, dava boyunca süren iki haftalık medya tepişmesinde hiçbir yerde göremeyeceğiniz bir gözlem: İtiraf peşindeyken, son yılların bu şüphelilerin hiçbiri, Ivins dahil, hiçbir zaman kulağına yanmış sigara sokulmadı; hiçbiri dayak yemedi, üzerlerine tükürülmedi ya da tekmelenmedi ve çırılçıplak içtimaa çıkmadı; hiçbir suçla suçlanmadıkları halde hapiste tutulurken hiçbiri öldüresiye dövülmedi; hiçbiri soğuk suya batırılıp buz gibi bir gecede çırılçıplak bir hücrede bırakılmadı; hiçbirine elektrik verilmedi, kafalarına kukuletalar giydirilmedi, “Stres Pozisyonu”nda zincirlenmedi, anal tacize uğramadı; hiçbiri yüksek müziğe, yanıp sönen ışığa maruz bırakılarak günler boyunca uyumaları engellenmedi; hiçbiri öldürünceye dek boğulmadı, hapishane tabanında köpek tasmasıyla çırılçıplak yatırılmadı ya da bekçi köpekleriyle korkutulmadı. Hatta hiçbiri su işkencesine (water boarding) bile uğramadı.
    Ivins ve Hatfill’in üzerindeki baskı ne olursa olsun, hiçbiri evinin yakınındaki bir caddeden kaçırılmadı, elbiseleri soyulmadı, altı bezlenmedi, gözleri bağlanmadı, zincirlenmedi, ilaç verilmedi ve muhtemel elektrik verilecekleri ya da yabancı bir rejimin işkencecilerinin neşterleriyle doğranacakları başka bir ülkenin hapishanelerine “teslim edilmedi”. Şarbon cinayetleri şüphelilerin her biri, bir zamanlar kitle imha silahlarıyla iğrenç suçlar işleyen teröristler olduğuna inanılmasına rağmen, hiçbiri asla “düşman savaşçısı” olarak ilan edilmedi. Hiçbiri suçlama ya da bir dava ya da salıverilme umudu olmadan, sahilden uzakta, CIA’nin işlettiği gizli “siyah tesislerde” hapse atılmadı.


    Neden olsun ki?








    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  2. #2
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart



    Terörle Savaş’ta çifte standartlar-2



    Şarbonun kaynağının tespit edilktikten sonra ordu labaratuvarları neden işgal edilip içindekiler Guantanamo’ya göndermedi? Tom Engelhardt aykırı soruları sordu.



    Haber Merkezi / TIMETURK


    ABD’nin silah labaratuvarları şarbon saldırıların kaynağı olarak tespit edildikten sonra, tesisleri işgal etmek, onları kapatmak ve orada bulananları, zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanamo’ya ya da diğer gizli yerlere götürmek için neden özel kuvvetler gönderilmedi? Tom Engelhardt* sorulmayan o aykırı soruları sordu.


    2. Neden ABD ordusu gönderilmedi?

    Bush’lu yılların egemen paradigmasının bir bölümü de şudur: vatan tehdit edildiğinde polis çabası yeterli değildir. Amerikalıları öldürmüş ya da bir gün öldürebilecek teröristlerin izlenmesi “savaş”ın bir parçasıdır. Amerikan vatanına saldıran ve ABD vatandaşlarını öldürenler, Başkanımızın ifadesiyle, özel kuvvetler ve “ölü ya da diri” getirme hakkı verilen CIA ajanları tarafından “avlanmalı”.

    O zaman neden, Amerikan toprağı üzerinde işlenen biyolojik-terör cinayet eylemlerinde ordu çağrılmadı? Neden CIA’nin “ölüm timleri” – Jane Mayer’in dikkate değer yeni kitabı Karanlık Taraf’ta (Dark Side) kullandığı tesirli betimleyici tümce- şüphelileri öldürmek için yollanmadı? Neden insansız Predator hava araçları, Hellfire füzeleriyle yüklü olarak Maryland göklerine havalanmadı ve Ivins ve diğer şüphelileri “kesin” ve “cerrahi” olarak evlerinde yok etmedi (“çevre hasarı” ne olursa olsun)? Neden gerçekten Afganistan, Pakistan, Somali ve diğer yerlerdeki gibi evleri dümdüz edilmedi? (FBI’nın Ivins’ten şüphelenerek evini arayana ve sonunda yüksek güvenlik yetkisini iptal edene kadar 2 yıl geçti.)

    ABD silah labaratuvarları şarbonun kaynağı olarak tespit edilince neden özel timler bu tesisleri işgal etmek, kapatmak ve orada bulunanları zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanomo ve başka diğer gizli yerlere götürmediler?
    Herhangi bir yerde teröristlerin kaynaklarını kısmak için hükümet büyük mesafeler aşarken, neden bu labaratuvarların kaynakları belirgin şekilde arttı?

    Neden bu ortadan kaldırılanlar ya da basitçe Bush yönetimi tarafından kaçırılıp ve daha sonra masum oldukları, gizli mahpusluklarının, tacizin ve işkencenin ardından bir özür bile dilenmeden ve tazmin edilmeden (eğer salıverilirlerse) düzenli olarak bırakılırken, ABD hükümeti Hatfill’e çektiği sıkıntılar için açtığı davadan vazgeçmesi için 4,6 milyon dolar verdi?
    Neden, Başkan Yardımcısı’nın “yüzde bir doktrinine” göre, ABD “vatanına” minicik bir felaket saldırı ihtimali varsa hiçbir karşılığın ekstrem olmayacağı, WMD katili (ya da katilleri) dışarıda, büyük ihtimal Maryland banliyölerinde gezerken neden ekstrem cevaplar verilmedi?



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  3. #3
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart



    Terörle Savaş’ta çifte standartlar-3



    Şarbonun kaynağının tespit edilktikten sonra ordu labaratuvarları neden işgal edilip içindekiler Guantanamo’ya göndermedi? Tom Engelhardt aykırı soruları sordu.


    Haber Merkezi / TIMETURK

    ABD’nin silah labaratuvarları şarbon saldırıların kaynağı olarak tespit edildikten sonra, tesisleri işgal etmek, onları kapatmak ve orada bulananları, zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanamo’ya ya da diğer gizli yerlere götürmek için neden özel kuvvetler gönderilmedi? Tom Engelhardt* sorulmayan o aykırı soruları sordu.


    3. Şarbonun ABD askeri labaratuvarlarından geldiği tespit edildiğinde, neden yönetim, FBI ve medya tek bir kişinin sorumlu olduğunu varsaydı?


    Şarbon cinayetleriyle ilgili istediğiniz kadar haber okuyun, FBI’nın, tek bir “deli bilim adamının” suçlu olduğu örtüsünün altına uzun zaman önce sığındığını keşfedersiniz. Bu teorinin medya tarafından da sağlam bir gerçek olarak kabul edildiği de daha az önemsiz değildir. Yıllar boyunca alternatif olasılıkların hiçbiri ciddi olarak incelenmedi.


    Örneğin, şarbon mektuplarının Ivins’in evinden ve Frederick Maryland’deki Fort Detrick labaratuvarından birkaç saat ötedeki New Jersey Princeton’dan gönderildiği bilinir. FBI’nın kafasını patlattığı ve medyanın gayretle kabul ettiği, sorudaki o günde, Ivins Princeton’a gidip dönebilecek zamanı nasıl buldu, programı belliyken. FBI, olduğunu iddia ediyor: eleştirenler tersini. Şarbon cinayetlerinin yalnız teröristlerinin bir ya da daha fazla ortağı olabileceğini neden hiç kimse hesaba katmıyor- ki o zaman o mektupların yollanması “problem”i de basitçe çözülmüş olurdu.



    Terörizme meyilli yabancılara kıyasla Amerikalılar, kendi suçlarını tek başlarına yapacak kadar açıkgözler ve durdurulamaz bireyselciler mi? Kimse Birleşik Devletler’deki en büyük Amerikan terörizminin hatırlamıyor mu, Oklahoma City’deki Alfred P. Murrah Federal Binası’nın 1995’de en az iki Amerikalı “yalnızı” tarafından bombalanmasını. (O davada ilk raporlarda suçlananlar Arap teröristlerdi-çoğul)


    Bu ülkede hiçbir El-Kaide “uyuyan hücresi” var görünmezken, ABD askeri labaratuvar avenesi içerisinde bir yerlerde saklanan Amerikan biyolojik-katillerinin “uyuyan hücresi” olmadığını nasıl bilebiliyoruz?



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  4. #4
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart



    Terörle Savaş’ta çifte standartlar-4



    Şarbonun kaynağının tespit edilktikten sonra ordu labaratuvarları neden işgal edilip içindekiler Guantanamo’ya göndermedi? Tom Engelhardt aykırı soruları sordu.


    Haber Merkezi / TIMETURK

    ABD’nin silah labaratuvarları şarbon saldırıların kaynağı olarak tespit edildikten sonra, tesisleri işgal etmek, onları kapatmak ve orada bulananları, zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanamo’ya ya da diğer gizli yerlere götürmek için neden özel kuvvetler gönderilmedi? Tom Engelhardt* sorulmayan o aykırı soruları sordu.


    4. O askeri labaratuvarlar ne olacak? Neden tarihleri şarbon saldırılarında çok az ya da hiç rolleri yokmuş gibi davranmaya devam ediyor?


    Ivins’in intiharı ve FBI’nın ona açtığı davalarla ilgili haber tomarlarını okurken, neredeyse tüm Soğuk Savaş dönemine adanan Fort Detrick labaratuvarındaki işine dair tek bir referans bulabildim. Washington Post’tan bir cümle: “Ordunun Biyolojik Savaş Labaratuvarlarına ev sahipliğini yapan tesiste, 1943’ten 1969’a kadar biyolojik silah yapımı üzerine çok gizli bir program yürütüldü”. Ve henüz, siz bu gerçeği kavrayamadıysanız, şarbon davasının hakiki önemi karanlıkta kalmış demektir.


    Gezegenimiz üzerindeki nükleer tehlikelerin devam eden hikayesiyle, çağımızın terörleri değişmez şekilde fanatikler topluluğundan ya da aynı şekilde yönetilen İran gibi gezegenimizin arka bahçelerinden (bunlardan bazıları her nasılsa gezegenimizin de enerji can damarlarıdır) zuhur etmiş gibi betimlenir. Lakin korkutmak için kitle imha silahlarını kaybetmekten ya da artırmaktan ya da haklarındaki savaşlardan dehşete düşmediysek, bu tehlikelerin –ki korkunç tehlikelerdir- iki Soğuk Savaş süper gücü, ABD ve SSCB’nin askeri-endüstriyel makinelerinin damarlarından, 1945 ve sonrasında, ortaya çıktıklarını anlamak çok önemlidir.


    Başka şekilde söylersek, 2001’in kavramsal korkutucu saldırılarının ekserisi, ofansif biyolojik silah yapmaya sevk eden Soğuk Savaş’tan doğrudan kaynaklanmıştır. 1969’a kadar, Ordu’nun Fort Detrick’teki biyolojik-savaş labaratuvarları bu göreve, kısmen, odaklanmıştı. Sade ve basit. 1969’da Başkan Richard Nixon ofansif biyolojik-savaş programını durdurduktan sonra, Ordu’nun bilim adamları aynı şeye karşı “savunma” üzerine çalışmaya başladı. Tıpkı nükleer saldırı savunması gibi, yine de, böylesi bir işi, doğası gereği, benzer silahlar üzerindeki ofansif çalışmadan ayırmak genelde çok zordur. Başka bir deyişle, belirli bir şekilde bakıldığında, şarbon saldırılarıyla şüphe altına düşen Fort Detrick Labaratuvarının bir faaliyet noktası da biyolojik-savaşı küresel menüye dahil etmektir. Bunda, nihayetinde açık şekilde başarılı oldular.


    Tabi ki burada bir ironi var. Soğuk Savaş sonrası çağda, endişelerimizin neredeye tamamı, bozulan, bazen de kötü korunan Rusya’nın Soğuk Savaş Labaratuvarları ve biyolojik, kimyasal ve nükleer savaş depoları üzerine yoğunlaşmıştır. Onlardan dünyamıza kabuslar düşmesinden uzun süredir korkarız. Ancak bunda biz, görünen o ki, hatalıymışız. Delikleri olan labaratuvarlar bizimkilermiş- daha da ürkütücü olansa- sızıntı ve kötüye kullanım olasılığının gitgide artması.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  5. #5
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart



    Terörle Savaş’ta çifte standartlar-5


    Şarbonun kaynağının tespit edilktikten sonra ordu labaratuvarları neden işgal edilip içindekiler Guantanamo’ya göndermedi? Tom Engelhardt aykırı soruları sordu.


    Haber Merkezi / TIMETURK

    ABD’nin silah labaratuvarları şarbon saldırıların kaynağı olarak tespit edildikten sonra, tesisleri işgal etmek, onları kapatmak ve orada bulananları, zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanamo’ya ya da diğer gizli yerlere götürmek için neden özel kuvvetler gönderilmedi? Tom Engelhardt* sorulmayan o aykırı soruları sordu.


    5. Şarbon saldırıları 2001’deki olanlardan daha mı önemsizdir?


    Eğer 2001’deki iki saldırıyı ölüm ve yıkım noktasında karşılaştırırsak, 9/11, şarbonun tozunu atar. Yine de, farklı şekilde düşünüldüğünde, vahşi, cani, televizyonsu muhteşem ve kıyamet görüntüsüne rağmen 9/11 saldırıları eski modadır. Yeni ve ürkütücü bir geleceği işaret eden şarbon saldırılarıdır.
    Her şeye rağmen, Dünya Ticaret Merkezi daha önce saldırıya uğramıştı ve 1993’te İslamcıların yer altı garajına sürdükleri kiralık bir bombalı araçla kulelerinden biri neredeyse devrilmişti. 2001 saldırılarındaki uçaklar, Mike Davis’in yazdığı gibi, basit kanatlı bombalı araçlardı ve bombalı araçların acı verici bir tarihi vardır. Her ne kadar hedefleri vatandaşları kendilerini saldırılmaz gören bir imparatorluğun sembolik mega yapıları olsa da, 9/11 korsanları, Amerikalılara, en vurucu ve rahatsız edici özelliklerinin belki de kendileri olduğunu söyleyen yeni bir psikolojik gerçeklik sundular.
    Bu 19 adam, 2’nci Dünya Savaşı’nın sonundaki binlerce Japon kamikaze pilotları gibi ülkeleri, hatta yüzlerce Tamil intihar bombacısının olduğu Sri Lanka gibi potansiyel bir ülke için değil dini bir fantezi için (arkasında dini olmayan şikayetler de vardı) intihar ettiler. Öte yandan, 9/11 saldırıları, örneğin 2000’de Yemen Limanı’nda USS Cole’a tekneyle yapılan intihar saldırısının daha büyük, daha tutkulu bir türüdür.


    Öte yandan, şarbon mektupları yeni olan bir şeyi temsil ediyordu. (Japon Aum Shinrikyo tarikatı, 1990’lara kadar eski tarihlerde biyolojik silah yapmaya ve kullanmaya çalıştı ancak başarısız oldu.) Eğer 9/11’deki el-Kaide saldırısı bir kitle imha saldırısının taklidiyse, şarbon ile tasavvur gereksizdir. Gerçek bir kitle imha silahı- yüksek derecede saflaştırılmış şarbon- başarıyla kullanıldı, tekrar tekrar kullanıldı ve katil(ler), kullanılan şarbonun kaynağıyla ilgili hiçbir kanıt bırakmadan Afganistan’ın arka sokaklarında değil kendi sisimizin içinde bir yerlerde serbestçe dolaştılar.


    Lakin Bush yönetimi, iki başkan adayı, tüm Washington ve medya Afganistan-Pakistan sınır bölgelerindeki teröre odaklanmışken, çok azı –bireysel suça gelmesi hariç- ciddi şekilde askeri-endüstri komplekslerimizin derinliklerinde, bizim, kendimizin Soğuk Savaş silahları labaratuvarlarımızdan ortaya çıkan terörle ilgili düşüncelere yer vermişlerdir. Buna, Küresel Terörle Savaş’ın hiçbir cephesi uygulanmış gibi görünmüyor.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  6. #6
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart



    Terörle Savaş’ta çifte standartlar-6

    Şarbonun kaynağının tespit edilktikten sonra ordu labaratuvarları neden işgal edilip içindekiler Guantanamo’ya göndermedi? Tom Engelhardt aykırı soruları sordu.

    Haber Merkezi / TIMETURK

    ABD’nin silah labaratuvarları şarbon saldırıların kaynağı olarak tespit edildikten sonra, tesisleri işgal etmek, onları kapatmak ve orada bulananları, zincirlenmiş ve gözleri bağlı olarak Guantanamo’ya ya da diğer gizli yerlere götürmek için neden özel kuvvetler gönderilmedi? Tom Engelhardt* sorulmayan o aykırı soruları sordu.


    6. Küresel Terörle Savaş’ı kim kazanıyor?


    Cevap, bariz, teröristler. Daha geçen hafta, ulusal istihbarat direktörü Mike McConnell, konu el-Kaide’ye gelince bunu kristal berraklığında ifade etti. Kongre’nin önünde organizasyonun “Pakistan’daki kamplarından güç kazandığı ve Birleşik Devletler içinde saldırı yürütebilecek ajanları topladığı, eğittiği ve konumlandırdığını” ispatladı. Gerçekten de, bir süredir Bush yönetiminin Küresel Terörle Savaş’ının daha fazla yerde daha fazla terörist yaratmadaki başarısı ziyadesiyle ayyuka çıktı. Lakin mantıken, şarbon katili ya da katilleri, bu zamana kadar, el-Kaide’den çok daha fazlasını elde etti. Bu yönden bakıldığında, Bruce Ivins’in rolü ne olursa olsun, şarbon cinayetleri terörizmin büyük bir zaferi olduğunu ispatladı.


    Şarbon mezalimini yapan her kimse niyetinin ABD biyolojik-savaş “savunması”nı geliştirmesine ve araştırmasına dikkat çekmek (ve muhtemelen kaynak sağlamak) olduğu, uzun zamandır var olan bir teori. Eğer böyleyse, o zaman, bu ne büyük bir başarıdır! Saldırılardan sonraki yıllarda, kaynaklar bu labaratuvarlara sel olup akmış, sayıları da dikkat çekici şekilde artmıştır.


    11 Eylül 2001’de Washington Post’taki haberde, “Devlet Saymanlığı’nın geçtiğimiz son bahardaki raporuna göre, sadece beş biyogüvenlik 4’ncü seviye labaratuvarı vardı- tedavisi ya da insan aşısı olmayan yüksek derecede ölümcül Ebola gibi amillerin çalışılması için donanıma sahip yerler. 3’ncü seviye biyogüvenlik laboratuarlarının sayısı yüzlerle ifade ediliyordu, buralarda insan aşısı olan Şarbon Bakterisi (Bacillus anthracis) gibi amillerle uğraşılıyordu.”


    ABD biyolojik-savunma programında çalışan birkaç yüz bilim adamının sayısı, 9/11 öncesinde 14 binlere ulaştı. “Bacillus anthracis gibi ‘seçilmiş biyolojik amillerle’ çalışmak için güvenlik seviyeleri” bulunan bu kişilerin çoğunluğu, uzmanlara göre “güvenlik kuralları belirgin şekilde laçka olduğu” özel üniversitelerdeki sivillerdi ”.



    Ordu’nun kendine ait milyon-dolarlık “Fort Detrick’te biyolojik-savunma yerleşkesinin bir parçası olarak önerilen daha büyük bir labaratuvar kurma” planını da unutmayın. Burada konuştuğumuz yerler, Ivins’in ekibinin “Şarbon Takımı” olarak adlandırıldığı ve dediklerine göre de “şarbon kaybetmekle ünlenen” labaratuvarlar.


    Yine aynı yıllarda New York Times’a göre, “neredeyse 50 milyar dolarlık federal kaynak yeni labaratuvarların kurulması, aşıların geliştirilmesi ve ilaçların depolanması” için harcandı. Bu paranın bir kısmı tüberküloz gibi tedavi edilebilir temel hastalıklardan daha az insan ölmesini teminat altına alan kamu sağlığı fonlarından alınarak, Ebola virüsü, şarbon ve diğer egzotik patojenlerinin araştırılmasına aktarıldı.


    Tam olarak da ifade etmek istediğim şudur ki, bu yıllarda Bush yönetimi, biyolojik-savaş labaratuvarlarımızı gitgide artarak genişletti. Bu, yeni bir “deli bilim adamı”nın daha fazla imkân bulma ve çalışacak daha ölümcül malzeme edinme olasılığını belirgin şekilde yükseltti. Bir başka deyişle, terörün “vatana” gelmesini değil fakat onun vatandan gelme ihtimalini artırdı. Şükürler olsun bu hükümete ki teröristler bu raundu kazandı ve geleceğin teröristleri bu zaferin meyvelerini artık toplayabilir.


    Bruce Ivins, ne yaptıysan yaptın, ya da sana ne yapıldıysa yapıldı, huzur içinde yat. Labaratuvarın emin ellerde. Ve ihtimal şudur ki, ilk şarbon mektubunun ulaşmasından neredeyse 7 yıl sonra, dünya hiç olmadığından daha fazla şekilde bir terör makinesidir.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Terörle Mücadelede Biten Aşk Hikáyesi
    By TUGBA in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.06.08, 02:39
  2. Unutulan Savaş’ın Kronolojisi - Kore 1950-53″ isimli kitaptan bir alıntı
    By _Kirmizi_Baslikli_Kiz_ in forum Şehitlerimiz ve Şehitlik Makamı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24.04.08, 21:51
  3. 2008’de D sınıfında büyük savaş var
    By BoDrUmLu1905 in forum MotorLu TaşıtLar (tanıtım)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.04.08, 20:21
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.04.08, 02:55
  5. Almanyada Çifte Kundaklama
    By aLoNSo in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.02.08, 21:24

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351