1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Nazım Hikmet Vatan Haini Kaldı

  1. #1
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart Nazım Hikmet Vatan Haini Kaldı




    Nazım Hikmet için açılan dava, Danıştay'da karara bağlandı. Karar Nazım Hikmet'in hala vatan hainliğinde bıraktı.


    Ünlü şair Nazım Hikmet için 25 Temmuz 1951 tarihli Bakanlar Kurulu kararının "geçirsiz kaldığı ve uygulanmayacağı hususunun tespiti" için açılan davayı Danıştay 10. Dairesi karara bağladı.




    Karar, Nazım Hikmet'in tekrardan nüfus kütüğüne işlenmesinin önünü böylece kapamış yani Nazım Hikmet'i "vatan hainliğinde" bırakmış oldu.

    Danıştay 10. Dairesi, Kemal İnebolu'nun açtığı davayı, oy çokluğuyla reddetti. Dairenin gerekçesinde, 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun vatandaşlıktan çıkarma sebeplerinin düzenlendiği 10. maddesinde hangi koşullarda Türk Vatandaşlığı'ndan çıkarılacağının düzenlendiği belirtildi.




    Gerekçede, Resmi Gazete'de yayımlanan 25 Temmuz 1951 tarihli Bakanlar Kurulu kararında ''Pasaportsuz olarak İstanbul'dan Romanya'ya kaçan ve oradan da Moskova'ya giderek havaalanında memleketi aleyhinde beyanatta bulunduğu ve mütakiben radyo yayınlarında Türkiye'nin hükümet şekli ve hükümeti idare edenler aleyhinde geniş propaganda kampanyasına girişerek, Komünizmi yaymak maksadını güden neşriyatiyle Sovyet Hükümetinin verdiği hizmeti ifa etmekte olan maruf komünist Nazım Hikmet Ran'ın kendisine bu hizmeti terk etmesi hususunda yapılacak tebligatın da bir fayda vermeyeceği, mülahaza edildiğinden Türk Vatandaşlığı'ndan çıkarılması Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmıştır'' denildiği hatırlatıldı.

    Davanın, Nazım Hikmet Ran'ın vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmadığı belirtilen gerekçede, davanın, bu kararın MERNİS Projesi kapsamında nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığının anlaşıldığı kaydedildi.

    Nüfusa tescili için bir süre öngörülmeyen Nazım Hikmet'in vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının ilgili mevzuat çerçevesinde takdir yetkisi kullanılarak alındığı ifade edilen gerekçede, ''Bakanlar Kurulunca kullanılan bu yetkinin mutlak olmadığı, kamu yararıyla sınırlı bulunduğu ve mevzuat ile öngörülen sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığı hususunun ise yargı denetimine tabi olduğu tartışmasızdır'' denildi.

    Gerekçede, ancak bu hukuki denetimin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan bir davada yapılabileceği vurgulandı. Söz konusu Bakanlar Kurulu kararının davaya konu edilmemesinin yanı sıra, yok hükmünde sayılmasına da hukuken olanak bulunmadığı belirtilen gerekçede, yargılama usulü hükümleri karşısında söz konusu Bakanlar Kurulu kararının hukuka aykırılığının bu davada tespitine de olanak bulunmadığı kaydedildi. Gerekçede, ''Bu durumda Bakanlar Kurulu kararının nüfus kaydına işlenip işlenemeyeceğinin idare açısından bir zorunluluk olup olmadığının davalı İçişleri Bakanlığına tanınan yasal yetkinin değerlendirilmesi suretiyle ortaya konulması gerekmektedir'' denildi.

    Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nun yürürlükte olduğu anımsatılan gerekçede, söz konusu kanunda vatandaşlıktan çıkarılma işlemlerinin esaslarının belirlendiği kaydedildi. 1587 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda da aynı doğrultuda düzenlemeler yapıldığı ifade edilen gerekçede, davalı İçişleri Bakanlığının yasa hükümlerini yürütmekle görevli ve yetkili kılındığı anlatıldı.

    Söz konusu yasa hükümleriyle kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumuna, bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukuki olayların belirlenip saptanması, bilgilerin kütüklere yazılması, saklanması gibi konularda İçişleri Bakanlığına görev ve yetki verildiği anımsatılan gerekçede, ancak bakanlığa Bakanlar Kurulunca alınan kararı nüfus kütüğüne işleyip işlememek konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığına işaret edildi. Gerekçede, şöyle devam edildi:

    ''Bu itibarla, vatandaşlıktan çıkarma konusunda yetkili olan makam tarafından alınan ve halen geçerli olan bir kararın nüfus kütüğüne işlenmesi yolundaki yasal yükümlülük gereği tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

    Ayrıca, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre Bakanlar Kurulu kararında yer verilen 'Nazım Hikmet Ran' ile dava konusu işlemde tescilin yapılacağı nüfus kaydında yer alan 'Mehmet Nazım Ran' adlı kişinin aynı kişi olduğunda duraksama bulunmamakta, taraflarca da aksine bir iddia ileri sürülmemektedir.

    İdari yargı yetkisi, idari eylem ya da işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup tespit niteliğinde karar verilemeyeceğinden, Nazım Hikmet Ran'ın Türk Vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının geçersizliğinin ve uygulanamayacağının tespit edilmesi istemine yönelik hüküm kurulmasına olanak bulunmamaktadır.''

    KARŞI OY
    Dairenin aldığı bu karara katılmayan üye Ahmet Başpınar karşı oy yazısında, nüfus kaydına tescil edilen Bakanlar Kurulu kararının ''Nazım Hikmet Ran''ın Türk Vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin olmasına karşın, anılan kararın tescil edildiği nüfus kaydında yer alan ismin ''Mehmet Nazım'', soyadının ise ''Ran'' olduğunun açıkça görüldüğünü belirtti. Başpınar, karşı oy yazısında ''Şairler ve yazarların nüfusa kayıtlı oldukları adları dışında kullandıkları adları, mahlasları olabilmekte ve edebiyat dünyasında bu adlarıyla tanınmakta iseler de resmi kurumlarda bu adlarıyla işlem yapılmasına olanak bulunmamaktadır'' ifadelerine yer verdi.

    Ahmet Başpınar, söz konusu Bakanlar Kurulu kararının nüfus kaydına tesciline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını savundu.

    Davacı Kemal İnebolu, kararı temyiz ederse dosya Danıştay İdari dava Daireleri Kurulu'na gidecek.






    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  2. #2
    alaraa-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    istanbul
    Mesajlar
    4,827

    Thumbs up

    Canım çok sağol paylaşımın için .
    Nazım Hikmeti ne kadar reddetseler de bundan 100 yıl sonra da onun adı anılıyor olacak ancak böyle acayip kararlar alanları kımse tanımayacak,bilmeyecek ! Oyüzden Nazım Hikmeti karalama çabaları boş ve gereksiz ... hele ki halledilmesı gereken bır cok sorun mevcutlken abesle iştigal...Nazım Hikmet halen daha görevıne devam ediyor tüm dünyada Türk şair olarak tanınıyor ve oyle de devam edecek.
    Paylaşım ıcın cok sagol canım tekrardan bu verılen karara Nazım Hikmetin kendi kalemınden bir karşılık :

    VATAN HAİNİ

    "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
    kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
    ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
    Amerikan donanması, topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.








  3. #3
    guNes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    807

    Standart

    Alıntı

    Nazım Hikmet ve Vatan Hainliği

    Bu köşede genellikle kent kültürü ile ilgili sorunların ele alındığını okurlarımız bilirler. Bugün, benim için önemli olan ve beni çok üzen bir konuyu ele almadan edemeyeceğim.

    Son günlerde gündeme gelen yüzyılımızın en büyük şairlerinden – Louis Aragon’a göre en büyüğü – Nazım Hikmet’e yurttaşlığının geri verilmesi konusundaki olup bitenleri görünce bir yurttaş olarak üzülmemek mümkün değil. Bilgisayar çağındayız ama kafalar aynı, hiç değişmemiş. Yaşamı boyunca değil vatan hainliği hiçbir suç işlememiş, salt siyasal görüşleri nedeniyle yıllarını hapislikte geçirmiş, can korkusuyla yurt dışına kaçmak zorunda bırakılmış, üstelik insanlık ailesine dünyanın en güzel dizelerini armağan etmiş ozanımız Nazım Hikmet’e söylenenleri görüp üzülmemek elde değil. Aydınları, sanatçıları ne zaman siyasal görüşlerinden dolayı mahkum etmemeyi öğreneceğiz? Bizden olmayana vatan haini gözlüğü ile bakmayı ne zaman bırakacağız, bilemiyorum. Bu konudaki ilkel görüşleri dinleyince eğitim politikamızı ve kurumlarımızı eleştirmemek olanaksız. Nazım Hikmet vatan hainidir diyen bu insanlar hangi okullarda okumuş, nasıl yetişmiş, doğrusu merak konusudur. Dünyanın tüm ilkokullarında büyük ozanın şiirlerini çocuklara okuturlar; ama bizim okullarımızda onu yasaklarız. Sanatçıların büyük çoğunluğu, zaten belli bir siyasal kimliği olan ve bunu eserlerinde esin kaynağı olarak kullanan insanlardır. Örneğin, ünlü Rus yazarı Maksim Gorki komünist idi. Pek çok eseri sinemaya da aktarılmış Hemingway liberal görüşlüydü. Ünlü Fransız yazarı Honoré de Balzac soyluluğa tapardı. Ama tüm bu değerlerin yapıtları dünya dillerine çevrilmiş ve edebiyat tarihinde onurlu yerlerini almışlardır. Bu eserleri okuyan hiç kimse – tabi ki çağdaş bir zihniyete sahip hiç kimse – eserleri okurken yazarının siyasal görüşlerine bakarak değerlendirmez bu değerleri. Böyle bir ayrımcılık ne yazık ki bizim gibi az gelişmiş kültürlerde görülüyor hâlâ. Büyük ozana iade-i itibar çerçevesinde söylenen ve yapılanlar karşısında ise aydınların bir tepki veremeyişi tam bir aymazlıktır. Sürgünde iken yazdığı şiirler arasında en güzelleri belki de yurdu, ülkesi Türkiye için, Anadolu için yazılmış olanlardır. Yurdunu, ülkesini bu denli seven bir insana vatan haini demek yapılacak kötülüklerin en büyüğüdür bu ülkeye. Avrupa topluluğu içinde yer almaya çabaladığımız şu yıllarda bunu hiç de hak etmediğimizi, buna lâyık olmadığımızı gösteren bir belgedir bu.

    Türkiye’de devlet, yıllarca, aydınlarla, sanatçılarla uğraştı durdu. Salt farklı görüşlere sahip oldukları için. Hâlâ da aynı, değişen çok az şey var. Özellikle, 50’li yıllardan bugüne devlete egemen olan sözde özgürlükçü özde ırkçı-şoven, yeniliklere kapalı, dış sermayenin desteği ile iç sermayenin halkı sömürmesine dayalı düzen günümüzde biraz biraz makyaj yaparak yaşamaya çalışıyor. Demokratik kazanım ve açılımlara karşı son derece tutucu olan bu anlayış ne yazık ki devlet katında yerleşti, serpilip gelişti ve kendi ideolojisini desteklemeyen her harekete karşı hoşgörüsüz davrandı, Cumhuriyetin erdemlerini gerçekleştirecek kurumları baltalamak ve budamak için her şeyi yaptı. Çağdaş kafalı, düşünen insan yetiştirmeyi amaçlayan Atatürk’ün eseri yozlaştırıldı, kültür ve sanat düşkün insanlar yerine düşünmeyen ve kul zihniyetli insan yetiştirecek kurumlara yatırımlar yapıldı. Bugün gelinen nokta herkesçe biliniyor.

    Büyük Türk ozanı Nazım bütün takdir ettiği ve ülkemizi dünyanın dört bir yanında tanıtmış bir yüz akıdır. Hâlâ ortaçağ kafasından kurtulamamış zihniyetlerin ona saygınlık ve itibar iade etme gibi bir durumları yoktur. Az sayıda da olsa büyük ozan Türk ulusunun nezdinde her zaman itibar ve saygınlık sahibi olmuştur. Aydın değerlerimize sahip çıkmakta ne yazık ki çok yaya kalıyoruz. Bu toprakların yetiştirdiği değerlere eloğlu kucak açınca da utanıp sıkılmamak elde değil.

    Bir süre önce evimde dinlediğim Macar radyosundan tam üç saat boyunca Cumhuriyetin müzik devrimlerinin ilk ürünleri olan Türk Beşlileri’nin eserlerini dinleyince çok etkilendim. Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Necip Kâzım Akses, Hasan Ferit Alnar’ı yeniden anımsadım. Üç saat boyunca Anadolu, Anadolu diye diye çaldıkları eserlerin tüm telif haklarını satın alan Macarlara imrenmemek olanaksız. Bu eserlerden hiçbirini ülkemizde bulamazsınız. Toplumumuzun bunlardan bihaber yaşaması ise ayrı bir üzünç kaynağı. Eğer bir gün Türkiye batı uygarlığı içinde tam anlamıyla yer alırsa bu her şeyden önce kültür-sanat konusundaki takındığı tavırla kendini belli edecektir. Her bütçede kültüre daha az pay ayırıp çağdaşlık erdemlerinden dem vurulamaz.

    O. Saçıkara

    Edip Akbayram - ille de memleket

    + YouTube Video
    ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.
    Konu guNes tarafından (23.11.08 Saat 00:59 ) değiştirilmiştir.
    Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın!
    Mustafa Kemal Atatürk

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Nazım Hikmet Ran
    By n@r_cicegi in forum Biyografi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.12.08, 14:40
  2. RUTAM'dan Nazım Hikmet Daveti
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.06.08, 11:03
  3. 'Yedek Vatanımız Yok Bu Vatan Hepimizin'
    By alaraa-- in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.05.08, 09:48
  4. Vatan Millet $iir´Ler
    By Siyah&Beyaz in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 27.04.08, 19:16
  5. Vatan Gazetesinden Yalan Haber
    By n@r_cicegi in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.04.08, 21:08

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372