Belçika'nın Anvers şehri, Tel-Aviv ve New York ile birlikte dünyanın en büyük 3 elmas borsasından birine sahip. Anvers elmas borsasında yılda ortalama 25 milyar dolar alış veriş yapılıyor .

"Kadınlar oldukça elmas ticareti ölmez" diyor, başındaki kippasıyla sempatik Yahudi broker (elmas alıcısı ile satıcısı arasındaki tüccar).

Elmasın kalbi Belçika'nın ikinci büyük şehri Anvers'te atıyor. AB?ye başkentlik eden Belçika'da Euro?nun kullanılmadığı tek yer olarak elmas borsası kalmış.Anvers'teki elmas borsasının yüzde 20'si Belçikalıların, yüzde 30-35 i Hintlilerin ve yüzde 40-45 ise Yahudilerin elinde bulunuyor.

Belçika elmas sektörünü temsil eden Anvers Elmas Yüksek Konseyi'nin başında Charles Bornstein bulunuyor. "Bu işte neden Yahudiler bu kadar başarılı?" sorusuna, klasik cevabı veriyor Yahudi tüccarlar: "Bir yeri terk etmek zorunda kaldığınızda yanınızda rahatlıkla götürebileceğiniz bir mal elmas. Biz yüzyıllarca sürüldük, emlaka, büyük fabrika yatırımlarına girmemiz mantıklı değildi."

Dünyadaki bütün ham ve işlenmiş elmasın yüzde 50'si muhakkak Anvers'ten geçiyor. Sadece bu kentte 4 tane elmas borsası, 3 tane elmas bankası var. Ayrıca elmasın asıl değerini
ortaya çıkaran kesim işinde Anvers'in dünyadaki en iyi merkez olduğu söyleniyor. Elmasın değerinin tespiti, kesimi, cilalanması, mücevherat haline dönüştürülmesi konularında uzmanlaşmış 3 okul var. Yaklaşık 1 sene süren eğitime dünyanın her yerinden katılanlar oluyor. Anvers Yüksek Elmas Konseyi'nin tam karşısında küçücük bir sinagog var, adı da Türk Sinagogu. Türkiye'den gelen Yahudiler yaptığı için adı Türk Sinagogu'na çıkmış.

Elmas borsası ve bankalarının bulunduğu küçücük Hoveniersstraat'ta Türkçe konuşmalara hemen kulak kabartıldığını hissediyorsunuz. Etraftan Türkçe konuşan esnaflar gelmeye başlıyor. Hemen hemen hepsi Ermeni asıllı Türkiyeliler, daha çok altın işi ile uğraşıyorlar.

Elmas dediğimiz değerli taş 70.000 kg/cm3 gibi çok yüksek basınç ve 2000 C derece sıcaklıkta kristalleşmiş saf karbondan oluşuyor. Bu tür bir ortam ancak yerin 150-200 kilometre altında bulunuyor. Bu derinlikte oluşan elmaslar volkanik patlamalarla yüzeye doğru itiliyorlar ve daha sonra madenlerden dünyaya ulaştırılıyorlar.

18. yüzyıla kadar dünyanın tek elmas üreticisi Hindistan'mış; ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Hindistan'da elmas rezervleri hızlı bir şekilde azalmış. 19. yüzyılın sonuna doğru Kara Kıta'da ilk elmas bulunmuş. Bugün en büyük sanayi elması rezervine sahip iki ülke Avustralya ve Kongo, mücevherat elmasında ise Güney Afrika ve yine Avustralya. Rusya'nın da çok önemli miktarlarda elmas rezervine sahip olduğunu söylüyor uzmanlar.

Elmas üretiminde ise başı Avustralya, Kongo, Rusya, Bostwana ve Güney Afrika çekiyor. Elmas ticaretinin istikbalinin kadınlara bağlı olduğunu söyleyen Yahudi tüccarın Türk kadınlarına bir tavsiyesi de var: Elmaslı takıları Türkiye'den alın, zira işçilik Türkiye'de daha
ucuz!