Karışık ve bizi aşan konular artık.Önce Özgür ülke olmak lazım.Bunları tartısmak için.
Önce Hukuk mu, Halkın İradesi mi ?
Türban davasında karar verildi.
Şimdi, kararla ilgili yorumlar, değerlendirmeler aşamasındayız.
"
Mahkeme, Yüce Meclisin yasa yapma görevine müdahale etmiştir.
Meclis, halkın iradesinin tecelli ettiği yer olduğuna göre, Mahkeme halkın iradsine karşı gelmiştir.
Ülkede bu defa Yargı Darbesi olarak adlandırılan yeni bir darbe türü gerçekleştirilmiştir.
Darbenin her türlüsünü yaşamış olan bu memleket, şimdi de Yargıçlar darbesi ile tanışmıştır.
Hukuk adına demokrasi katledilmiştir.
Ama bu iş ve bu şarkı burada bitmez.
Katıksız bir demokrasi ve halk iradesi ülkeye hakim kılınıncaya kadar mücadele devam edecek ve mutlaka muzaffer olacaktır. "
*
Karpuz gibi bölünmüş ülkenin karar mağdurlarının söylemleri aşağı yukarı bunlar.
Gelelim öbür tarafa.
Demokrasi, sandıktan tek başına iktidar olarak çıkanların her istediklerini yapabilecekleri bir rejim değildir.
"
Ülkenin bir Anayasa'sı vardır.
Halkın yüzde 92 sinin oyu ile onaylanarak yürürlüğe girmiş olan bu metin, bütün kanunların anası ve tapu senedidir.
Meclisten çıkacak her kanun, mutlaka bu tapu senedinin çizdiği sınırlar içinde kalmak ve koyduğu kurallara uymak zorundadır.
Bu tapu senedinin içinde, asla değiştirilemeyecek sınırlar ve çizgiler vardır.
Bu sınırların ve çizgilerin değiştirilmesi bile teklif edilemez.
Bu sınırların ve çizgilerin silinmeye veya değiştirilmeye çalışılıp çalışılmadığını incelemek ve gerekiyorsa buna engel olmak için de Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.
Bu Mahkeme, 11 Hakimden oluşur.
Bu Hakimlerin, mesleğin gereği Hukukçu olmaları tercih edilmeli idiyse de, belki o Anayasayı yapan Kurucu Meclis, Hukukçu olmayan kişilerin de bu Mahkemede Hakim olarak görev yapabilmelerine bilerek imkan vermiştir.
Bu bir eksiklik veya yanlışlık olarak düşünülmemelidir.
Belki de Mahkemenin kararlarına Hukuçu olmayan uzmanların da katkı yapabilecekleri düşünülmüş olmalıdır.
Ne var ki, görülmektedir ki, son zamanlarda, Hukukçu 9 üye ile, Hukukçu olmayan 2 üye, hemen her kararda aksi düşünceyi ifade etmektediler.
Bir takım teknik konularda bu böyle olmayabilmektedir ama, Mahkemenin siyasi düzenlemlerle ilgili kararlarında bu açıkça görülmektedir.
*
Gelelim temeldeki soruya.
Bu ülkede Hukuk mu hakim olacaktır, halkın iradesi mi ?
Halkın iradesinin tezahür ettiği Meclis mi, yoksa Hukuk mu son sözü söyleyecektir ?
İki şey söyleyeyim de lafı noktalayalım.
Önce ana kural.
Adalet mülkün temelidir.
Herkes, her kim olursa olsun, Adalete ve mevcut Kanunlara uyacaktır.
Öte yandan, elli yıl evel Rahmetli Menderes, Mecliste kürsüye çıkıp, milletvekilerine hitaben " Siz isterseniz bu memlekete Hilafeti de getirebilirsiniz" demişti.
Duyanlarınız, bilenleriniz vardır.
İşin sonunun nereye gittiğini de biliyorsunuzdur.
***
Misafir rümuzu ile yazan arkadaşa.
"Men dakka dukka " deyişi benim yazdığım gibi Farsça değil, Araça imiş.
Düzeltiyor.
Ben de baktım, Arapça değil, Farsça imiş.
Google'a girip bir bakıversin.
BiZ 3 KiŞiYiZ;
KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...
Karışık ve bizi aşan konular artık.Önce Özgür ülke olmak lazım.Bunları tartısmak için.
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks