[Köşe Yazısı]
Zeynep Unakıtan'ın talihi babası bakanlık makamına yükseldiği gün açıldı.
Aslında daha doğru bir tahlil yapmak gerekirse; Zeynep Unakıtan'ın talihini babasının yükseldiği değil alçaldığı makam belirledi.
Burak Erdoğan'ın adı ilk kez Sevim Tanürek'i arabası ile ezip öldürdüğünde duyuldu.
Tabiki cezasız kurtuldu. Tayyip Erdoğan'ın ünlü aflarından biri ustaca kurgulandı. RTE projesinin bir haylaz oğlan yüzünden riske girmesine kimse izin veremezdi.
Sonra gemiciklerden ve çürük raporlu testislerden haberdar olduk. Küçük Bilal'in ise ABD Maryland'de mortgage sistemi ile 261.000 dolara ev aldığını okuduk.
2004 yerel seçimleri öncesinde yaptığı yurt gezilerinde gençlere
"Gencler, egitimle donanacak sonra tasi * suyunu cikaracaksiniz. Yan gelip
yatma donemi bitti. Bakin ben universiteyi bitirdigimde halim ne
olacak diye dusunmedim. Ben de fakir bir aileden geliyordum. Ama
tasi *, suyunu cikardim."
öğüdünü veren Tayyip Erdoğan ve ekibi kendi oğulları ve kızları için taşın olmasa da başka şeylerin fazlası ile suyunu çıkardı.
Türk siyasi tarihinde baba faktörü ile kez yaşanıyor değil tabi ki.
Saymakla bitmez.
En ilginç örneklerinden birine geçenlerde Ecevit Kılıç'ın Özel Harp Dairesi başlıklı kitabında rastladım.
CIA ile gerekli işbirliğini yapmadığı için görevinden alınan MAH (MİT) Başkanı Naci Perkel'in yerine atanan Tümgeneral Behçet Türkmen'in oğlu imiş İlter Türkmen.
"Günaydın" diyenlerinizin oranı yüzde kaç bilemem ama beni şaşırtan başka bir şey oldu.
Hürriyet'te köşe yazıları ile tanıdığınız ve 12 Eylül hükümetinin Dışişleri Bakanı olan İlter Türkmen'in babası Behçet Türkmen MAH (MİT)'ın başına geçer geçmez teşkilatı hızla Almanların dümen suyundan çıkarıp ABD'lilerin dümen suyuna sokmakla suçlanıyor.
Öyle ki CIA'den doğrudan para alımı Behçet Türkmen zamanında başlıyor. Beyoğlu'ndaki dinleme noktasından Emirgan İstihbarat Okulu'na kadar bir çok noktada ABD'liler doğrudan zarflar içinde para dağıtmaya başlıyor.
Behçet Türkmen'in bu başarılı müttefikliği 27 mart 1957'de görevden alınmasına engel olamıyor fakat CIA tabiki kendine hizmet edeni unutmuyor.
Baba Behçet Türkmen; Türkmen Bağdat ve Stockholm'de büyükelçilik görevlerinde bulunduktan sonra emekliliğe adım atar atmaz Has ailesi ile birlikte Coca Cola'nın Türkiye ortağı olur. Bu ortaklıkla birlikte Türkmenlerin çok zengin olduğunu söylememize gerek yok sanırım.
CIA kendisine hizmet edene bir Coca Cola açar da; Coca Cola'nın gelirlerinin aktığı İsrail açmaz mı?
Fazlası ile.
Necdet Kent onurlu bir Türk diplomatıdır.
1942 yılında Marsilya'da görev yaparken 80 Yahudi'nin Auschwitz kampına gönderilmesini, Yahudilerin bindirildiği vagonlara bizzat kendisi binerek engellemiştir.
İnsanlık ve Türklük adına gurur verici bir cesarettir.
İsrail'in kuruluşuna en özgün katkıda bulunan Hitler'den 80 Yahudi'yi kurtaran Necdet Kent'in oğlu Muhtar Kent gün gelir Coca Cola'nın başına geçer.
Hitler uyguladığı soykırımla ne kadar İsrail'in kuruluşuna yardımcı olduysa; Coca Cola, gelirlerinin bir kısmını aktararak, milyonlarca insana Filistin'i ömür boyu Auschwitz'den beter eden İsrail'in ayakta kalmasına, aynı derecede olmasa da, katkı sağlamaktadır.
Ve şimdi bu kaynağın dümeninde yine bir oğul oturacaktır.
İnsanlık ve Türklük adına utanç verici bir tablodur.
Gazetelerde boy boy "Müthiş Türk" başlıkları atılır tabi. Muhtar Kent'in nasıl kamyon kullanarak işe başladığı hikayeleri anlatılır.
Bu kürenin gariban insanları ve gariban Türkleri kamyon sürerek Coca Cola'nın başına geçen Muhtar Kent'lerin ve "taşı sıkarak" Başbakan olan Tayyip Erdoğan'ların hikayelerini dinlemeye devam eder ve oğulları/kızları adına ümitlenirler.
Bir gün onların da....
Burak Erdoğan....
Zeynep Unakıtan...
İlter Türkmen...
Muhtar Kent....
gibi "Müthiş Türk" olması için dua ederler.
Bilmezler.
Bu dünyada "Coca Cola"'yı doğru yere hizmet edenler içer.
Kendilerine ise kazı kazan misali kapaklar dağıtılır ancak.
B.G.
Behiç Gürcihan
(Kıvanç Değirmenli)
Kaynak acikistihbarat.
♫ ♥ ♪ sadece müzik...
![]()
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks