Potasyum, sodyumla birlikte hücre içi ve dışında sıvı ve mineral dengesinin sağlanmasına, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur ve besinlerin hücre içine geçişini sağlar. Kalbimizin ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol ve stres bu mineralle birlikte vücuttan atılır.
Böbrek bozuklukları da aşırı potasyum kayıplarına neden olabilir. Yetersizlik durumlarında güç kaybı, iştahsızlık, mide bulantısı ve halsizlik görülür. Hipertansiyon tedavisinde ek potasyum kullanılması gerekebilir. Yetişkinlerin hipertansiyondan korunmak için günde 2000 - 3500 mg potasyum alması önerilir. Potasyum balık, tavuk, taze et, birçok sebze (özellikle patates) ve meyvelerde (muz, kayısı, turunçgiller) bulunur. Az işlem görmüş besinlerin potasyum miktarı daha fazladır.
Sodyum ise vücut sıvı dengesinin kontrol edilmesine, kalp kası da dahil tüm vücut kaslarımızın gevşemesine, sinir uyarılarının iletimine yardım eder. Vücuttan sodyum kaybı aşırı ishal ve terleme yolu ile olur. Sodyum atımında bozukluklar görülen bazı böbrek hastalıklarında aşırı alım vücutta su tutulmasına ve ödeme neden olabilir. Tuza karşı hassasiyeti olan bireylerde, kan basıncında artış görülebilir.
Sağlıklı bireylerin gereksinimlerini karşılayacak yeterli ve güvenli sodyum miktarı her ne kadar 500 mg olarak belirlenmiş olsa da bireylerin tükettiği düzey bundan daha yüksektir. Dörtte bir tatlı kaşığı tuz 500 mg sodyum içerir.

Fazlası zarar
Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan sodyum, doğal yiyecek tuzu olarak adlandırılır. Sofra ya da mutfak tuzunun da büyük bir bölümü sodyumdur. Fazla tuz tüketiminin de yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) ile ilişkili olduğu daima dikkate alınmalıdır. Fazla tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atımını artırır. Bu durum kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur.