1 den 9´e kadar. Toplam 9 Sayfa bulundu

Konu: Mutlaka Okuyun!! Tehlikelerin Haddi Hesabı Yok..l

  1. #1
    cokgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar
    2,384

    Alarm Mutlaka Okuyun!! Tehlikelerin Haddi Hesabı Yok..l

    Annem!

    Anneciğim..,

    3 yıl kadar önceydi, 16 yaşındaydım, hatırlıyor musun? Doğuş’ta yayımlanan “Bir Annenin Feryadı” başlıklı bir yazıyı kaç kere okutturmuş ve gözyaşları arasında o acılı anneye dualar etmiş, onun için üzülmüş ve kimsenin böyle bir duruma düşmemesi için dilekler dilemiştik...

    Özellikle bizim aile ve kendimiz için dualar etmiştik...

    Dizinin dibine oturur, başımı gül kokulu göğsüne yaslar; bal akıtan dilinden nasihatler dinlerdim. Yüreğinin atışında ve her anlatışında bizler vardık. Verdiğin o öğütler, yolumu aydınlatır, ufkumu açar, kendime olan güvenimi artırır, hayata bakışımı şekillendirirdi.

    Beynim dinç, ruhum diri, yüreğim huzura kavuşmuş olarak ayrılırdım yanından... Ve “biz aile olarak asla parçalanmayacağız” derdim kendi kendime...
    “Arkadaş seçimine dikkat et; Sibel’le ilişkilerini sınırlı ve mesafeli tut” derdin... Dinlerdim ve tutardım da nasihatlerini...

    Ama ne oldu da bu hale geldik, hala anlayabilmiş ve sırrını çözebilmiş değilim... Gelsem, kapını çalsam; hem evinden hem de yüreğinden içeri alacaksın, biliyorum; ama, yüzüm yok.... Utanç yığınıyım anne... Hep 16 yaşındaki bebeğin olarak kalsaydım da, sana bu acı ve utancı tattırmasaydım...


    İki yıl Atheneum’da okudum; benimle gurur duyuyordunuz. “Yüzümüzü güldürecek, topluma hizmet eden bir insan olacaksın yavrum” diye, benden herkese övgüyle bahsediyordunuz... İkinci yıl sınıfta kaldım, üzerinde durup, nedenlerini araştırmadınız; sorup/soruşturmadınız...

    O yıl ben, Sibel’in internet alışkanlığının kurbanı oldum. Sanal ortamda yazışmalar hoşuma gitmişti ve uzun zaman biriyle haberleşmiştim. Dersleri askıya almış, gece-gündüz bilgisayarın başında arkadaşımla yazışıyorduk... Benim bu halimden bile övgüyle bahsediyor, “Aferin benim yavruma! Gece-gündüz ders çalışıyor” diyordunuz...

    Ağabeyimle chat arkadaşlığım
    Uzun zaman intenette yazıştığımız, hatta kim olduğunu bilmeden, yüzünü görmeden aşık olduğum gençle tanışmak üzere randevulaştık. Korkuyor, çekiniyordum; ama daha fazla dayanamadım ve randevu sözü verdim...

    Okan’la bir kütüphanede buluşacak ve ben elimde, Kerime Nadir’in, “Hıçkırık” adlı romanının okuyor olarak onu karşılayacaktım... Okan, tarif ettiği giyimiyle sözleştiğimiz saatte karşımda duruyordu...

    Ama bu olamazdı anne!!! Çünkü karşımda ağabeyim Erhan duruyordu... Aylarca yazıştığım, şiirler gönderdiğim, sevda şarkıları bestelediğim ve hatta sevdiğimi haykırdığım kişi kardeşim Erhan’mış... Göz göze geldik, bakışlarımız mum gibi birbirimizi eritiverdi. Bir utanç yığınıydık.. Kanımın donduğunu, dünyanın durduğunu hissettim bir an... Gözlerinde yanan ışığın söndüğünü, alev fışkıran bir ocağa döndüğünü gördüm. Onurluydu, namusluydu ve o bir erkekti... Dövmedi, sövmedi; beni utancımla baş başa bıraktı ve çekip gitti...


    Onunla dövüşür, kapışır, kırgın ve küsülü gezerdik ya anne; şimdi onu ne çok özlüyorum bir bilsen!.. Gömlek ve pantolonlarını ütülemeyi, odasına çay-kahve götürmeyi, yatağını düzletmeyi bile özledim anne... O gidince dünyanın yükü omzuma bindi sanki...Ağabeyimin evi neden terk ettiğini hep merak ederdin ya anne, işte gizlenen bu sır ve utançtandı...

    Ağabeyimi görmedim ondan sonra; ama, onu görenlerden haberini aldım. İyiymiş, sağlıklı ve çalışıyormuş. Evlenmiş ve bir de kızı olmuş... İsmini de bu ‘yaşamıyasıca’ kızının adını koymuş... “Elif” diyorlarmış yeğenime... Ağabeyimin beni affettiğinin bir işareti mi bu anne?


    Onun evden gidişinin ve ailenin büyük bir acıyla karşılaşmasının müsebbibi olarak her şeyi askıya almış, okulu boşlamış ve sigaraya başlamıştım.
    Aşk Çocuklarıyla Tanışıklığım
    Anne, yine Doğuş’ta editör imzalı bir yazıda, genç kızlar “Fuhuş Tuzağı”na düş*******i hususunda uyarılıyordu hatırlıyor musun? İnsanoğlu ne çok unutkan oluyor...


    Okula artık “laf olsun” diye takılıyor ve yaşadığım o olayın etkisinden bir türlü kurtulamıyor, değişik yollar deniyor, bir çıkış arıyordum... Okul önünde, sarı saçları, yeşil gözleri, pahalı giysileri ve son model arabası olan bir genç sürekli beni izlemeye başladı. Her türlü konuşma ve arkadaşlık tekliflerini reddettim; diretti, inat etti ve beni pes ettirdi. Beraberce çıkmaya başlamıştık. Beni her gün güllerle; bazen de pahalı hediyelerle karşılıyordu...

    Önceleri sadece elimi tutuyor, öpmeye bile yanaşmıyordu. Her hali, tavrı beni kendine bağlamış ve sırılsıklam aşık olmuştum. Onunda beni sevdiğinden ve dürüst olduğundan emindim. Çünkü benden istifade etmeye asla yanaşmıyordu. “Her şeyi evliliğe saklamalıyız, seni tertemiz olarak ak duvağınla kabul etmek istiyorum” diyordu...
    Romantizmin doruğunda bir aşk yaşıyorduk. Ayaklarım yer değmiyordu. Annem, canım anneciğim! Senin öğütlerini ve başıma nelerin geleceğinin hesabını çoktan unutmuştum.

    Bir gün Serhan’ın oldum; nasıl oldu hala anlamış değilim. Şu an müptelası olduğum uyuşturucuyu, ilk o gün içirmiş olabilir mi diye zaman zaman düşünüyorum.. Ama ne fayda!
    Zordayım, dardayım, dipsiz karanlık kuyulardayım anne!... Feryadımı duyduğunu ve her gün gözyaşları içerisinde yolumuzu beklediğini biliyorum...
    Anne! Ağabeyimin evi terk edişine alışamamışken, benim de ortalardan kayboluşum sizi fena halde yıktı biliyorum. Benimle ilgili gerçekleri öğrendiğinizde kahrolacağınızı bildiğimden gitmek zorundaydım anne... Her şeyi anında sana anlatsam bu hallerin hiçbiri başıma gelmeyecekti; ama bunun için artık çok geç...


    Serhan, kendisiyle olduğum o utanç anını video olarak görüntülemiş. Bu rezil kaseti size gösterme tehdit ve şantajıyla beni sizden kopardı. “Birbirimizi seviyorsak, ailemi evliliğe razı ederim, böyle bir çirkefliğe neden gerek duydun” diye sorduğumda verilen cevap benim bitişimin başlangıcıydı....

    “Ne evliliği be! Bundan böyle benim malımsın ve istediğim şekilde hareket etmek zorundasın! Aksi halde başına gelebilecekleri sen hesapla!..”
    Fuhuş ve uyuşturucu bataklığındayım
    Parasız kaldığını söyleyerek başka erkeklere pazarlandım, uyuşturucu bulamama korkusuyla her denilene boyun eğdim. İnsanlığımdan, kadınlığımdan zerre kalmadı anne. İçimde yanan koca bir ateş her gün beni yakıp bitiriyor. Ateşten sıcak olan o kucağını özledim, gül kokunu, yüreğinin atışını, şefkatli bakışını özledim anne!..


    Bir gün bu hayata elveda diyeceğim, belki de senden önce göçeceğim.. Saçlarım ve gözlerim artık gece siyahı değil!.. Sarı ve yeşil oldular anne.. Burnum düzeltildi...
    Öldüğümde teşhis için seni çağırırlarsa tanımakta zorlanır ve belki de, “bu benim nazlı kızım Elif’im değil” der çeker gidersin.. Beni yadellere bırakma anne, beni de al yanına; beni de götür gideceğin yere....


    Beni, sol göğsümün, tam yüreğimin üstüne yaptırdığım ve “ANNEM” yazdırdığım dövmeden tanı anne!..
    Pezevenkler, bu dövmeyi, fuhuş pazarında kimse kimsenin de malını kullanmasın diye kazdırırlarmış, ama ben sana olan sevgimin bir nişanesi olarak kazdırdım ve beni ölünce rahat tanıyasın diye yazdırdım anne!...


    Serhan’ı polise şikayet ettim, üç gün sonra çıkıp geldi ve daha da azıttı, korkuyorum anne!.. Bu şebekeyi durduracak tek güç; aileler ve özgüvenle donatılmış gençlerdir anne...

    Anne, bu mektubu sana mı yazdım, yoksa benden sonra bu tuzağa düşmesini istemediğim genç kızlara mı bilemiyorum...

    Ben söylenen sözlerden, edilen nasihatlerden ders alsaydım bu hale gelmezdim elbette, benim yazdıklarımdan da gençlik ibret almayacak ve bu fuhuş şebekesi, bu uyuşturucu ve organ mafyası kirli çarklarını işletip duracaklardır.

    Nice masum gencin canı yanacak, onuru, namusu incinecektir. Ama ben son bir kez bana düşen insanlık görevimi yapayım ve sana sesimi ulaştırayım istedim... Sen beni mutlaka duyacak ve affedeceksin biliyorum ama, Müslüman-Türk kızları bu çığlığıma kulak verecek mi bilmiyorum...

    Seni seven kızın Elif...
    Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.

    Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
    Görmek fakat yaklaşamamak,
    Bakmak ama konuşamamak.
    Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
    Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
    Zor olan budur.
    Görmek ama dokunamamak...


  2. #2
    FuLYa_nL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    ALeMiM DiYaRiNDaN
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1,421

    Standart

    Okurken Tuylerim Diken Diken Oldu...
    Cok Kotu Ama Malesef Gerceklerrr...




    PaHa BiCiLMeZ DeGeRiMSiNiZ...!!!!



  3. #3
    SeNaToR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    KaYSeRi
    Mesajlar
    34

    Standart

    Gercekler Acı Olur (Çok SaĞoL(SüPPeR PaYLaŞıM)
    DüNYaDa HiÇKiMSeYe GüVeNMe ÇüNKi BeYaZ GüLüN GöLGeSi BiLe SiYaHTıR...

  4. #4
    Siyah&Beyaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    BiZim mahalleden:)
    Mesajlar
    2,171

    Standart

    Evlilik disi iLiskiye zina denmektedir.Ayrica zina tum semavi dinlerde buyuk gunahtir,ama gelin gorun ki,Gunumuzde zina suc olmaktan cikarilmistir.Henuz gencliginin baharinda olan gencler iyi ahlaki egitim almadan internet cafelerde,yada Ailelerin ilgisizligi yuzunden adeeta Boslukta yasamaktadirlar,Bu genclerin gercekten Bizlere ihtiyaci var Hergun onlarca genclerimiz Bu sekilde dunya menfati ugruna kandirilmakta,hayati karartilmaktadir,ve 1 aile daha perisan olmaktadir,Bu gencleri tuzaga dusuren,uyusturcu Kullandiran tum insanlar demiyorum..Lanet olsun bu tur suclari isleyenleri cadde ortasinda sallandirmak lazim.!! Umarim buda ornek olur Boylelerine,Paylasim icin cok saol cokgen´cim ellerine saglik

    SevgiLerimLe

  5. #5
    Hatira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    4,427

    Standart

    ALMANYA'DA REZALET

    Bu hikaye Almanyada yaşanmış..... Yakın arkadaş olan 2 türk kızın acı sonunu anlatıyor.
    Kızlar hayatlarından bıkmıştır. Onlar için bir gün diğerinin aynısıdır :
    Okul, ev temizliği, saat 21.00den sonra dışarı çıkma yasağı ve buna benzer diğer görevler.
    Onlara göre hayatlarını bir şekile sokmak için özgürlükleri ellerinden alınmış, aileleri tarafından kısıtlanmıştır......
    Etrafında ki alman kız arkadaşlarının yaşamlarını, sınır tanımaz özgürlüklerini(!) görüyorlar.... Onlar gibi özgür olmak istiyorlardı.... Alman arkadaşlarının allandıra ballandıra anlattıkları gece
    hayatını yaşamak istiyorlardı. Bir gecelikte olsa yaşamak.... Sadece bir gün bu özgürlüğü tatsalar..
    Dışarıdan çok güzel(!) cicili bicili gözüken gece hayatını yaşasalar.... Hayatlarının geri kalan yıllarını mutlu geçireceklerini sanıyorlardı.....
    İki arkadaş aralarında bir geceliğine özgür kız olmak için anlaşıyorlar. Gece hayatının gerçekten de alman arkadaşlarının anlattıkları gibi eğlenceli mi olduğuna kendileri karar vereceklerdi.... Bütün gece eğlenecekler, bir gün içinde olsa özgürlüğü hissedecekler, tadacaklardı....
    Oturdukları şehirde bir diskotek vardı. İki arkadaşdan büyüğü erkek kardeşinin bu diskotek hakkında ki konuşmalarını işitmişti. Her şey orda oluyordu. Eğer bu şehirde hayatını yaşamasını bilen biriysen oraya gideceksin. Bütün hayellerin gerçekleştiği, özgürlüğün, gece hayatının başladığı yerdir...
    Artık herşey planlanmıştı. Evdekilere okul gezisine gideceklerini söylemişler... Diskotekte giyilecek
    elbiseleri önceden alman arkadaşının evine bırakmışlardı bile...... Kızlar anne babalarının bu elbiselerini fark etmesinden çok korkuyorlardı... Çünkü diskoteğe kapalı bir elbiseyle gidemezlerdi. Herşey dengi dengine olmalıydı. Sadece bir geceliğine özgür kız olmalılar vede etrafındaki genclere ayak uydurmalıydılar....
    Kızlar çok umutlulardı, hayatlarının en önemli gecesini bu akşam yaşayacaklardı. Yaşayacakları
    ise bir ömür boyu onların mutluluğu olacaktı. En küçük bir hata belki yaşamlarını büs bütün
    değiştirecekti, belki onlar icin büyük sorunlar getirecekti ama bir gecelik özgürlük için herşeyi göze almışlardı. Zaten yaşamları kendilerine göre bir cehennemdi, daha beter olamazdı. Bu yüzden her
    şeyi göze almışlardı....
    Saat 20.00 'da alman arkadaşlarının evine gittiler. Bir arada oturup kız kıza konuştular, üç kız birer bira içtikten sonra saat 23 de, alman arkadaşa "Auf wiedersehen" diyen türk kızları gece karanlığına kendilerini attılar...
    Diskotek umduklarından da büyüktü, ama içeri girmeden önce birbirlerine söz vermişlerdi. Bu şaşkınlıklarını kimselere fark ettirmeyecekler, acemi olduklarını bildirmeyeceklerdi.... Herkes
    onları her akşam diskoteğe gelen kızlar olarak görecekti. Çılgın gibi eğlenen genclerden kendilerini ayırmayacaklardı. Onun icin cok açık giyinmişlerdi. Alman arkadaşta içilen biranın tadını
    beğenmemişlerdi ama içmeliydiler. Bir geceliğine her şeyi denemeliydiler..
    Artık özlenen hayat başlamış, kızlar distokette iki türk genciyle arkadaş olmuşlardı bile.... Çok
    yakışıklılardı vede çok iyi insanlara benziyorlardı...
    İki arkadaş gençlerden biri ile konuşurken diğer genc kızlara içecek getirmeye gitmişti. Kimselere fark ettirmeden iki içeceğin içine ilaç koymustu. İlac kızların kendilerini yorgun hissetmelerini sağlayacak uykularını getirecekti.. Böylece iki kız gencler icin kolay kurban olacaklardı....
    Gençlerin planları istedikleri gibi işliyordu. Saat sabahın 5'ine yaklaşmaya başlayınca kızlar artık düşüncelerini toparlayamaz olmuşlar ve gençlerle birlikte diskoteği terk etmeyi kabul etmişlerdi. Gençler arabalarıyla kızları kalacakları alman arkadaşın evine götüreceklerdi...
    Ama gencler kızları alman arkadaşın evine götürmek yerine bir ormana götürüp başlarına vurarak bayılttılar. Sonra kızların başlarına siyah bir poşet geçirerek defalarca tecavüz ettiler. Gençlerden biri gülerek ceptelefonunu çıkarıp başka bir arkadaşını çağırdı...
    Yarım saata kalmadan genclerin arkadaşı olay yerine gelmişti. Ömründe ilk defa bir kıza tecavüz edecekti. O da diğer arkadaşları gibi iki kıza tecavüz ettikten sonra gülümsüyordu... Üçüde kendilerinden gurur duyuyorlardı.
    Kızlarla diskotekte tanışan iki genc hala alkollüydüler ama sonradan gelen genc kendindeydi. Arakadaşlarına teşekkür ettikten sonra kızların yüzlerini görmek istedi. Tecavüz ettiği kızların yüzlerini merak ediyordu...
    İlk tecavüz ettiği kıza doğru uzanıp kızın yüzünde ki siyah poşeti çıkarttı. Çok şaşırmıştı.... Çünkü bu kız kız kardeşinin en yakın arkadaşıydı. Bir an kız kardeşine bu durumu nasıl anlatacağını düşündü ve de kız kardeşinin karşısında nasıl utangac bir halde durduğunu hayal etti....
    Sonradan gelen genc utanc icinde kız kardeşine vereceği hesabı düşünürken diğer genclerden biri diğer kızın kafasından poşeti çeki verdi....... Gördüğü manzara karşısın da donup kalmıştı... Yanaklarından akan yaşlarla hem kızlara bakıyor, hem de haykırıyordu.....
    "ALLAHIM NEYDİ GÜNAHIM? NE YAPTIM Kİ BU GÜNAHI HAK ETTIM BEN?
    NE YAPTIM Kİ KIZ KARDEŞİMİN NAMUSUNU KİRLETMEYİ BANA LAYIK BULDUN"
    ALLAH'IM.... ALLAH'IM... ALLAH'IM......
    AsLa BiriLerinin Umudunu Kirma,
    BeLkide Sahip oLduklari Tek Sey O'dur.



    "BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE"
    Hem Maliyeti Ucuzdur
    Hem De Değerine Paha Biçilmez...

    Kötümser yanlız tüneli görür,
    Iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
    Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.

  6. #6
    CASPER_CASPER_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    MaRDiN
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13,057
    Blog Entries
    7

    Unhappy Kanım Dondu:(

    İnsanoğLunun Nezaman Ne yapacaği ßeLLi oLmuyor işTe GerçekTen İbreT verici ßir oLay PayLasimin İçin tşk GüseL insan AppLe_girL

  7. #7
    Hatira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    4,427

    Standart

    Bilinclenelim arkadaslar, hepimiz icin gecerlidir Casper Casper!
    AsLa BiriLerinin Umudunu Kirma,
    BeLkide Sahip oLduklari Tek Sey O'dur.



    "BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE"
    Hem Maliyeti Ucuzdur
    Hem De Değerine Paha Biçilmez...

    Kötümser yanlız tüneli görür,
    Iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
    Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.

  8. #8
    Palästina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    Österreich
    Mesajlar
    2,307

    Standart

    Alıntı cokgen´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Annem!

    Anneciğim..,

    3 yıl kadar önceydi, 16 yaşındaydım, hatırlıyor musun? Doğuş’ta yayımlanan “Bir Annenin Feryadı” başlıklı bir yazıyı kaç kere okutturmuş ve gözyaşları arasında o acılı anneye dualar etmiş, onun için üzülmüş ve kimsenin böyle bir duruma düşmemesi için dilekler dilemiştik...

    Özellikle bizim aile ve kendimiz için dualar etmiştik...

    Dizinin dibine oturur, başımı gül kokulu göğsüne yaslar; bal akıtan dilinden nasihatler dinlerdim. Yüreğinin atışında ve her anlatışında bizler vardık. Verdiğin o öğütler, yolumu aydınlatır, ufkumu açar, kendime olan güvenimi artırır, hayata bakışımı şekillendirirdi.

    Beynim dinç, ruhum diri, yüreğim huzura kavuşmuş olarak ayrılırdım yanından... Ve “biz aile olarak asla parçalanmayacağız” derdim kendi kendime...
    “Arkadaş seçimine dikkat et; Sibel’le ilişkilerini sınırlı ve mesafeli tut” derdin... Dinlerdim ve tutardım da nasihatlerini...

    Ama ne oldu da bu hale geldik, hala anlayabilmiş ve sırrını çözebilmiş değilim... Gelsem, kapını çalsam; hem evinden hem de yüreğinden içeri alacaksın, biliyorum; ama, yüzüm yok.... Utanç yığınıyım anne... Hep 16 yaşındaki bebeğin olarak kalsaydım da, sana bu acı ve utancı tattırmasaydım...


    İki yıl Atheneum’da okudum; benimle gurur duyuyordunuz. “Yüzümüzü güldürecek, topluma hizmet eden bir insan olacaksın yavrum” diye, benden herkese övgüyle bahsediyordunuz... İkinci yıl sınıfta kaldım, üzerinde durup, nedenlerini araştırmadınız; sorup/soruşturmadınız...

    O yıl ben, Sibel’in internet alışkanlığının kurbanı oldum. Sanal ortamda yazışmalar hoşuma gitmişti ve uzun zaman biriyle haberleşmiştim. Dersleri askıya almış, gece-gündüz bilgisayarın başında arkadaşımla yazışıyorduk... Benim bu halimden bile övgüyle bahsediyor, “Aferin benim yavruma! Gece-gündüz ders çalışıyor” diyordunuz...

    Ağabeyimle chat arkadaşlığım
    Uzun zaman intenette yazıştığımız, hatta kim olduğunu bilmeden, yüzünü görmeden aşık olduğum gençle tanışmak üzere randevulaştık. Korkuyor, çekiniyordum; ama daha fazla dayanamadım ve randevu sözü verdim...

    Okan’la bir kütüphanede buluşacak ve ben elimde, Kerime Nadir’in, “Hıçkırık” adlı romanının okuyor olarak onu karşılayacaktım... Okan, tarif ettiği giyimiyle sözleştiğimiz saatte karşımda duruyordu...

    Ama bu olamazdı anne!!! Çünkü karşımda ağabeyim Erhan duruyordu... Aylarca yazıştığım, şiirler gönderdiğim, sevda şarkıları bestelediğim ve hatta sevdiğimi haykırdığım kişi kardeşim Erhan’mış... Göz göze geldik, bakışlarımız mum gibi birbirimizi eritiverdi. Bir utanç yığınıydık.. Kanımın donduğunu, dünyanın durduğunu hissettim bir an... Gözlerinde yanan ışığın söndüğünü, alev fışkıran bir ocağa döndüğünü gördüm. Onurluydu, namusluydu ve o bir erkekti... Dövmedi, sövmedi; beni utancımla baş başa bıraktı ve çekip gitti...


    Onunla dövüşür, kapışır, kırgın ve küsülü gezerdik ya anne; şimdi onu ne çok özlüyorum bir bilsen!.. Gömlek ve pantolonlarını ütülemeyi, odasına çay-kahve götürmeyi, yatağını düzletmeyi bile özledim anne... O gidince dünyanın yükü omzuma bindi sanki...Ağabeyimin evi neden terk ettiğini hep merak ederdin ya anne, işte gizlenen bu sır ve utançtandı...

    Ağabeyimi görmedim ondan sonra; ama, onu görenlerden haberini aldım. İyiymiş, sağlıklı ve çalışıyormuş. Evlenmiş ve bir de kızı olmuş... İsmini de bu ‘yaşamıyasıca’ kızının adını koymuş... “Elif” diyorlarmış yeğenime... Ağabeyimin beni affettiğinin bir işareti mi bu anne?


    Onun evden gidişinin ve ailenin büyük bir acıyla karşılaşmasının müsebbibi olarak her şeyi askıya almış, okulu boşlamış ve sigaraya başlamıştım.
    Aşk Çocuklarıyla Tanışıklığım
    Anne, yine Doğuş’ta editör imzalı bir yazıda, genç kızlar “Fuhuş Tuzağı”na düş*******i hususunda uyarılıyordu hatırlıyor musun? İnsanoğlu ne çok unutkan oluyor...


    Okula artık “laf olsun” diye takılıyor ve yaşadığım o olayın etkisinden bir türlü kurtulamıyor, değişik yollar deniyor, bir çıkış arıyordum... Okul önünde, sarı saçları, yeşil gözleri, pahalı giysileri ve son model arabası olan bir genç sürekli beni izlemeye başladı. Her türlü konuşma ve arkadaşlık tekliflerini reddettim; diretti, inat etti ve beni pes ettirdi. Beraberce çıkmaya başlamıştık. Beni her gün güllerle; bazen de pahalı hediyelerle karşılıyordu...

    Önceleri sadece elimi tutuyor, öpmeye bile yanaşmıyordu. Her hali, tavrı beni kendine bağlamış ve sırılsıklam aşık olmuştum. Onunda beni sevdiğinden ve dürüst olduğundan emindim. Çünkü benden istifade etmeye asla yanaşmıyordu. “Her şeyi evliliğe saklamalıyız, seni tertemiz olarak ak duvağınla kabul etmek istiyorum” diyordu...
    Romantizmin doruğunda bir aşk yaşıyorduk. Ayaklarım yer değmiyordu. Annem, canım anneciğim! Senin öğütlerini ve başıma nelerin geleceğinin hesabını çoktan unutmuştum.

    Bir gün Serhan’ın oldum; nasıl oldu hala anlamış değilim. Şu an müptelası olduğum uyuşturucuyu, ilk o gün içirmiş olabilir mi diye zaman zaman düşünüyorum.. Ama ne fayda!
    Zordayım, dardayım, dipsiz karanlık kuyulardayım anne!... Feryadımı duyduğunu ve her gün gözyaşları içerisinde yolumuzu beklediğini biliyorum...
    Anne! Ağabeyimin evi terk edişine alışamamışken, benim de ortalardan kayboluşum sizi fena halde yıktı biliyorum. Benimle ilgili gerçekleri öğrendiğinizde kahrolacağınızı bildiğimden gitmek zorundaydım anne... Her şeyi anında sana anlatsam bu hallerin hiçbiri başıma gelmeyecekti; ama bunun için artık çok geç...


    Serhan, kendisiyle olduğum o utanç anını video olarak görüntülemiş. Bu rezil kaseti size gösterme tehdit ve şantajıyla beni sizden kopardı. “Birbirimizi seviyorsak, ailemi evliliğe razı ederim, böyle bir çirkefliğe neden gerek duydun” diye sorduğumda verilen cevap benim bitişimin başlangıcıydı....

    “Ne evliliği be! Bundan böyle benim malımsın ve istediğim şekilde hareket etmek zorundasın! Aksi halde başına gelebilecekleri sen hesapla!..”
    Fuhuş ve uyuşturucu bataklığındayım
    Parasız kaldığını söyleyerek başka erkeklere pazarlandım, uyuşturucu bulamama korkusuyla her denilene boyun eğdim. İnsanlığımdan, kadınlığımdan zerre kalmadı anne. İçimde yanan koca bir ateş her gün beni yakıp bitiriyor. Ateşten sıcak olan o kucağını özledim, gül kokunu, yüreğinin atışını, şefkatli bakışını özledim anne!..


    Bir gün bu hayata elveda diyeceğim, belki de senden önce göçeceğim.. Saçlarım ve gözlerim artık gece siyahı değil!.. Sarı ve yeşil oldular anne.. Burnum düzeltildi...
    Öldüğümde teşhis için seni çağırırlarsa tanımakta zorlanır ve belki de, “bu benim nazlı kızım Elif’im değil” der çeker gidersin.. Beni yadellere bırakma anne, beni de al yanına; beni de götür gideceğin yere....


    Beni, sol göğsümün, tam yüreğimin üstüne yaptırdığım ve “ANNEM” yazdırdığım dövmeden tanı anne!..
    Pezevenkler, bu dövmeyi, fuhuş pazarında kimse kimsenin de malını kullanmasın diye kazdırırlarmış, ama ben sana olan sevgimin bir nişanesi olarak kazdırdım ve beni ölünce rahat tanıyasın diye yazdırdım anne!...


    Serhan’ı polise şikayet ettim, üç gün sonra çıkıp geldi ve daha da azıttı, korkuyorum anne!.. Bu şebekeyi durduracak tek güç; aileler ve özgüvenle donatılmış gençlerdir anne...

    Anne, bu mektubu sana mı yazdım, yoksa benden sonra bu tuzağa düşmesini istemediğim genç kızlara mı bilemiyorum...

    Ben söylenen sözlerden, edilen nasihatlerden ders alsaydım bu hale gelmezdim elbette, benim yazdıklarımdan da gençlik ibret almayacak ve bu fuhuş şebekesi, bu uyuşturucu ve organ mafyası kirli çarklarını işletip duracaklardır.

    Nice masum gencin canı yanacak, onuru, namusu incinecektir. Ama ben son bir kez bana düşen insanlık görevimi yapayım ve sana sesimi ulaştırayım istedim... Sen beni mutlaka duyacak ve affedeceksin biliyorum ama, Müslüman-Türk kızları bu çığlığıma kulak verecek mi bilmiyorum...

    Seni seven kızın Elif...
    Ayse Ebrar Ablamiz Bu Yazinin Tamamini Seslendirmisti Gözyaslari icersinde

    Dinlemistim!..Bu Yazilanlar Yasananlarin Sadece Bir Kismi!..Emin Olunuz

    Cevremize,Sagimiza Solumuza Baktigimizda Bu Gercekelrin Cok Daha

    Büyügünü Görecegiz Maglesef!..

    Hic Süpheniz Nette Cok iyi Dostluklar,Arkadasliklar Kurulabilinir Ama

    Klavyenin Ardinda Ne Vardir Bilinmez!..

    Eger Bir Forum Sitesine Giriyorsam Bu Sitenin Dini Agirlikli Olmasi

    Tercihimdir!..Alemime Gelene kadar Bir Sürü Dini Paylasim PlatFormu

    Var!..Forum Siteleri Tercihim Degildir Lakin Tevafuk Olarak Bu Siteyi Buldum

    Ve Nedenini Bilmedigim Sebeblerdne Dolayida Burdayim Rab`bim Yanlis Bir is

    Yaptirmaktan Beni Korusun!..

    Simdi Sürekli Tekrarladigim Su Sözlerimi Buradada Tekrarliycam Umarim Birisi

    Üzerien Alipta Kendinden Cok Beni Üzmez En Cok Korktugum Bir insani

    Kirmaktir kim Olursa Olsun Hic Farketmez!..

    Yukaridada belirttigim Gibi Hic Süphesiz Burada Güzel Dostluklar,

    Arkadasliklar Kurulmustur Ama Lütfen Dikkat Ediniz,Özellikle Böyle Yasanan

    Olaylari Göz Ardi Etmeyiniz,Netteki her Hareket icin Temkinli Olmaliyiz!..

    iste O Sözüm "Nette tanisilan Kizin Takvasina Yine Nette tanisilan

    Erkegin Evliyaligina Güven Olmaz,Klavyenin Ardini Bilemeyiz!"

    Sert ilklimin Mert Genci 66

    "Ayriligin Firaki Düsmeli Sineye,
    Dudaklar Küsmeli Kahkahaya Gülmeye!..
    _____________________
    Dügümlenirken Uzun Yollarin Ufukta Ucu,
    Bugünde Gelmedi Hasretle Beklenen Yolcu!
    N.F.K


    Ben Mahkum Olmusum Kirecli Dört Duvara,
    Gözyasi Dökme Yusuf Kirli Mektuplara!..



  9. #9
    nuki34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbuL
    Mesajlar
    1,550

    Standart

    __Teşekkür Ettim__Tüm Paylaşımlara Bir Söz söylemek İsterim Kendimce...Yaradan Öyle zarif Ve İnce Bir Akıl Vermiştirki Kuluna,Kula Bela Yazmaz Kul Belaya Yaklaşmadıkça..

    Bu Sözün Çok Çeşitleri Var Ben İçimden Geldiğince Yazdım

    Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkça;Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkça...

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Hayat DerSLeri.. MutLaka Okuyun
    By ChaoS in forum Özlü Sözler (Genç)
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 11.05.09, 17:48
  2. Mutlaka Okuyun Ben Koptum Vllahi.
    By nizam in forum FıkraLar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20.06.08, 08:05
  3. Jaguar ( mutLaka Okuyun )
    By Fidem in forum Hikayeler (Gençlikle iLgili)
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 12.05.08, 09:28
  4. azrailin güzelliği (mutlaka okuyun)
    By aCheLia in forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.05.08, 14:40
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.03.08, 17:29

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372