1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Sevgi Kuşun Kanadında

  1. #1
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    download Sevgi Kuşun Kanadında

    Sevmek ve sevilmek, işte size iki güzel sözcük daha. Sevmek sizce nedir? İki sözcüklü “ Seni Seviyorum” demek mi? Hayır, yanıldınız. Sevdiğinize yalnızca ‘Seni Seviyorum’ demekle olmuyor. Sevmek biliyorsunuz yürek işi. Önce, sevdiğinize yüreğinizi, emeğinizi, alan elden çok, veren elin hayırlısı olduğu gibi, saçınızın siyahlığını, bacaklarınızın dermansızlığını, kısacası her şeyinizi vereceksiniz. Tabii ki delice seviyorsanız. Yalnız, 14 Şubat’ta değil, bir ömür boyu ve son nefesinize kadar seveceksiniz.

    Bir çok gencimiz, şu an belki de el ele, göz göze geleceklerinin yuva hayallerini kurmaktalar. Hani hep söyleriz, “Kutsal Aile” dediğimiz kavramın temellerini, birbirlerine söyledikleri güzel sözlerle atmaktalar. Önce, gençlerin “Anne, baba ve çocuk” sözcüklerinin ne anlama geldiğini bilmeleri, en önemlisi de, dünyaya getirecekleri çocuklarının yetiştirilmesi ve onu topluma kazandırmanın ne kadar önemli olduğunu bilmeleri konusunda bilinçlenmeleri gerekir. Günümüzde, özellikle bilinçsiz anne ve babaların, nüfus planlamasını göz ardı ederek, sırf zevkleri uğruna getirdikleri ve bakamayacakları bebekleri, terk etmeleri, hepimizi derinden üzmektedir.

    Siz hiç anne veya baba oldunuz mu?

    Çocuğunuz ateşler içindeyken, onu sabahlara kadar tüm uykusuzluğunuza rağmen başucunda beklediniz mi? Buz dolabını açtığınızda, canınız istese de tek kalan meyveyi, onun için ayırdınız mı? Sımsıkı sarılarak, onun sıcaklığını içinizde hissettiniz mi?

    Yoksa, gecenin bir karanlığında ve soğuğunda onu terk mi ettiniz?

    Onu terk ederken, hiç mi aklınıza gelmedi anne ve babanın sıcaklığını, özlemini her zaman küçücük yüreğinde hissedeceğini, boynunun bükük, üstüne üstlük ürkek bir kuş gibi kanatları kırık, bakıcı annelerden işkence göreceğini, belki de en kötüsü sapık ellerde cinsel tacize uğrayacaklarını, porno tacirlerine yem olacaklarını. Bunları hiç düşündünüz mü? Eğer bunları aklınızın ucundan geçirmeden yine de çocuğunuzu terk ettiyseniz, siz zaten ne anne ne de baba olabilirsiniz. Ey!.. bebeklerini terk eden anneler, Hayvanlar alemini belgesellerde izlediniz mi? O, Sevimli Su samuru annelerinin, yavrularını doğanın vahşiliğinden nasıl koruduklarını ve yaşama nasıl adapte ettikleri bir izleyin. Eğer onlar kadar olamıyorsanız sizlere başka sözüm yok. Çünkü siz, bir takım şeylerin arkasına sığınıyorsunuz. Sizler zaten insan olamazsınız ki. Bu iki kutsal sözcüğün yanından bile geçemezsiniz. Öyle cennetin bahçelerinde olacağınızı hiç düşünmeyin.

    Anne ve baba olacak adayları sizlere bir tavsiyem var. Gelin, evlenmeden önce bir çocuk yuvasını ziyaret edin. Onların ne kadar sevgiye aç olduklarını göreceksiniz. Etrafınızda sevgi yumağı olup, inanın paçanızdan ayrılmayacaklar. O gözlerin ardındaki masumiyet sizi oldukça düşündürecektir. Onlar, orada sizlerden oyuncak ve hediyeyi gerçekten istemiyorlar. Sadece sizlerden, sevgi ve şevkat dolu ellerinizin , saçlarında dolaşmalarını isteyeceklerdir.

    Daha önce ve son zamanlarda da görmeye devam ettiğimiz, yuvalarda çocuklara yapılan çirkin dayak ve işkence olaylarını hep birlikte nefretle izliyoruz. İzlerken inanın insanın gözlerinin yaşarmaması mümkün değil. Kaliteli mal üretme peşinde koşan bizler, kaliteli İnsan yetiştirmeyi unutuyoruz. Neden işin vasfına göre değil de, aldığımız insana göre iş bulmaya çalışırız? İşte meselenin çözümü de burada yatıyor. Her hangi bir işletmeye aldığımız insana vereceğimiz işin, kendisine uygun mu, değil mi önceden araştırmayız. Yurtlara alınan bakıcı anne kadrosundakilerin, öncelikle sevgi dolu, sabırlı, kültürlü ve daha birçok vasıflara sahip olması gerekir. Nasıl heyecanlı bir kişiliğe sahip bir doktor adayının cerrah olmada zorlanacağı gibi, sinirli olan bir kişinin de yuvalarda annelik ve öğretmenlik kadrosunu işgal etmemesi gerekir. Evet, yuvalar, çocukların hep birlikte toplandığı, disiplin edilmeye çalışıldığı yerler. Siz hiç buraları gördünüz mü? Nasıl bir yer diye merak ettiniz mi? Merak ettiyseniz, lütfen yarından tezi yok bir çocuk yuvasını ziyaret edin. Hem içiniz rahatlar hem de manevi hazzı yakalarsınız.

    Geleceğimiz dediğimiz çocuklarımızın yuvalara düşmemesi için çözümler nelerdir derseniz?

    Öncelikle, bir çoğumuz ekonomik nedenleri öne süreceğiz. Sonrada, aile içi şiddet ve parçalanmış aileler diye devam edeceğiz. Evet, ekonomik neden ailelerin parçalanmasında ve aile içindeki şiddetin en önemli göstergesi. Onun için ne yapmalıyız? Öncelikle aile kavramının önemini bilerek, gerek ebeveynlerin gerekse çocuklarımıza örf ve adetler ile manevi değerlerin öğretilmesi yanı sıra, bireylerin ekonomik göstergelerini yukarı çekmenin politikalarını üretmeliyiz. İşsizlere iş bulmak, iş bulanlarında insanca yaşamalarını sağlamak için özellikle sanayicilerin kazandıklarını çalışanları ile paylaşmalarıdır. Evet patronlar, çalışanlarınıza vereceğiniz gerçek geçinme değerinin, onların sofraya koyacakları bir iki lokma, belki de çocuklarının eğitimine harcayacakları, inanın hepimize artı olarak geri dönecektir. Hepimizin geleceği dediğimiz çocuklarımıza toplumun tüm bireyleri olarak sahip çıkmalıyız. Eğer sahip çıkmazsak, bizlerin eseri olan ve köşe başında bekleyen “tinerci” dediğimiz, artık beyinleri çürüyen tedavileri mümkün olmayan ve gördüğümüzde yönümüzü değiştirdiğimiz çocukların, her türlü yapacakları olumsuz davranışlardan da hiç kimsenin hayıflanmaması gerekir.

    Çocuklarımızın yuvalara düşmesindeki oluşumların bir çok nedenlerinden biriside, evlenenlerin ihtiras ve şehvet duygularıdır. Cervantes, “Eldeki serçe, uçan turnadan iyidir” derken neyi kastettiğini sanırım anlamışsınızdır. Bir çok evli erkek, evindeki namuslu ve hoş kadınına kaba davranıp onu hor görürken, dışarıda henüz yeni tanıdığı, namusundan şüphe ettiği bayanlara iltifatlar yağdırır. Sonrada ailenin parçalanmasına kadar varan vahim sonuçlar. Ardından da, çocukların anne ve babalarından ayrı kalmaları.

    Koruyucu aile olmaya ne dersiniz?

    Koruyucu aile olacakları öncelikle iyi tespit etmemiz ve çocuğun burada yetişmesinde bir sakınca olup olmadığı araştırılması yanı sıra, koruyucu aile olabilmenin bürokrasi boyutunun da kolaylaştırılması gerekir. Devlet, yuvada kalmak zorunda olan her çocuk için belli bir maliyet ödeyecektir. Bunu koruyucu ailelere teşvik olarak verilmesi halinde, hiç olmazsa çocukların bir aile ortamında sevgi ile büyütülmesinin yolu açılmış olur.

    20 Kasım 1989 yılında kabul edilen Çocuk Hakları sözleşmesi, çocukların gerek bedensel gerekse zihinsel bakımdan tam ergenliğine ulaşmamış olması nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar, doğum öncesinde de uygun yasal korunmayı da içeren özel güvence ve korunma gereksiniminin bulunmasına yöneliktir. Bu nedenle; Devletin görevi, çocuğun hangi biçimde olursa olsun ayırımcılıktan korunması ve haklarının savunulması ve yapıcı gelişmelerde bulunulması devletin yükümlülüğündedir.

    Bunun için, çocuklarımıza bir fiske bile vurmadan, hor görmeden, onları hep birlikte sevginin kanatları altında koruyalım ve o küçük yüreklerine sahip çıkalım. Onları ağlatmayalım ve sevgi ortamında büyüterek geleceğe gururla taşıyalım

    Kaynak : Özgür Dost köse yazilari
    Konu Fidem tarafından (06.11.08 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.
    ♪ sadece müzik...





  2. #2
    Hatira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    4,427

    Standart

    Cocuk bakim evlerindeki yanliz yasayan cocuklari dusunerekten,
    Bi anlik zevk icin o cocuklarin anasiz babasiz yasamamalari icin
    Sicak bir yuvadan mahrum etmemek icin
    Bilinclenelim bilinclendirelim
    Cok faydali emegin icin Yuregine saglik canim
    AsLa BiriLerinin Umudunu Kirma,
    BeLkide Sahip oLduklari Tek Sey O'dur.



    "BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE"
    Hem Maliyeti Ucuzdur
    Hem De Değerine Paha Biçilmez...

    Kötümser yanlız tüneli görür,
    Iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
    Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Sevgi..
    By Palästina in forum Videolarınız
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.11.08, 00:50
  2. Çölaşan'dan Yeni Bomba: Her Kuşun Eti Yenmez
    By alaraa-- in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.10.08, 18:48
  3. Sevgi
    By alaraa-- in forum GüzeL YazıLar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 16.07.08, 16:37
  4. Ask Ve Sevgi
    By FuLYa_nL in forum Resimli Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.06.08, 09:33
  5. Sevgi
    By Fidem in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.03.08, 13:24

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351